ASAYİŞ - 07 Nisan 2019 Pazar 11:13

Bozulan telefonu mahkeme kararıyla iade etti

A
A
A
Bozulan telefonu mahkeme kararıyla iade etti

Sıfır aldığı cep telefonu bozulunca küplere binen tüketici, soluğu satıcının yanında aldı. Satıcının ret cevabıyla sarsılan tüketiciye müjdeli haber Yargıtay'dan geldi. Yüksek mahkeme, alındıktan bir süre sonra bozulan telefonun satıcıya iade edilebileceğine hükmetti.

Milyonlarca cep telefonu kullanıcısını ilgilendiren emsal karar Yargıtay 13. Hukuk Dâiresi'nden geldi. Satın aldığı telefonu bir süre sonra arızalanan tüketici, sözleşmeden dönme talebiyle telefonu aldığı işyerine iade etti.

Bir süre sonra satıcı, mağdur tüketiciye başka bir telefon gönderdi. Bu telefon da bozuk çıkınca tüketici, soluğu mahkemede aldı. Tüketici Mahkemesi'nde ifade veren mağdur tüketici, davalı tarafından gönderilen kendisine ait olmayan telefonun davalıya iadesine, satım sözleşmesinden dönülmesine, 450 TL maddî, 2 bin 500 TL manevî zararın olay tarihinden işleyecek kanunî faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istedi. Mahkemede savunma yapan davalı işyeri sahibi, davanın reddini talep etti. Mahkeme,, davanın reddine hükmetti. 

Davacı tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay 13. Hukuk Dâiresi'nce bozuldu. Yeniden görülen davada mahkeme bu kez tüketiciyi haklı buldu. Davanın kısmen kabulüne, dava konusu cep telefonunun davalıya iadesine, telefon bedeli olan 1.999 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından cep telefonu için yapılan 450 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verdi. Mahkeme, manevî tazminat talebinin reddine hükmetti. Kararı bu kez davalı iş yeri sahibi temyiz etti. Devreye yeniden giren Yargıtay 13. Hukuk Dâiresi, tüketicinin mağdur edildiğine dikkat çekti. Davalının temyizini reddeden dâire, mahkeme kararını onadı.  

Süleyman Aydın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."