SPOR - 06 Mayıs 2021 Perşembe 17:32

Burak Elmas: 'Bu bir tüzük ihlalidir'

A
A
A
Burak Elmas: 'Bu bir tüzük ihlalidir'

Galatasaray Başkan Adayı Burak Elmas, Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı'nın iptal edilmesinin tüzük ihlali olduğunu söyledi.

Galatasaray Başkan Adayı Burak Elmas, iptal olan Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı hakkında yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu, kulübümüzün demokratik seçim tarihine ve kültürüne kara bir leke olarak geçecek kararını, Galatasaray Spor Kulübü imzasıyla, 5 Mayıs 2021 Çarşamba saat 20:09'da kulübümüzün resmi internet sitesinde yayımlamıştır. Bu durum üzerine değerlendirmelerimizi Galatasaray Camiası ve spor kamuoyu ile paylaşma mecburiyetimiz hasıl olmuştur.

14 Nisan 2021 Çarşamba günü 17:58'de, kulübümüzün resmi internet sitesinde olağan seçim genel kurulu toplantısına çağrı yapılmıştır. Bu çağrıya göre, tüzüğümüzün 27. maddesi uyarınca, ilk toplantının 22 Mayıs 2021, yeterli çoğunluk sağlanamadığı halde ikinci toplantının 29 Mayıs 2021 tarihinde yapılmasına karar verildiği açıklanmıştır. Tüzüğümüzün 61. maddesi uyarınca, 28 Nisan 2021 tarihinde kulübümüz Divan Başkanlığına sunmuş olduğumuz başvurumuzda imzaları yer alan üyelerimizin hazirunda yer aldığı, 29 Nisan 2021 tarihinde Kulübümüz Sicil Kurulu Başkanı tarafından tasdik edilmiştir. Bu süre zarfında, bir diğer saygıdeğer başkan adayının da ilgili madde uyarınca başvurusunu sunduğu görülmüştür. Dolayısıyla, dün akşam yapılan açıklamanın aksine, seçim sürecinin tüzüğümüze uygun olarak devam ettiği ve ülkemizdeki geçici kapanma tedbirlerinin başkan adaylarının başvurularını engellemediği açıktır.

‘En yakın tarihte gerçekleştirilmek üzere iptal’ edilen 29 Mayıs 2021 tarihli seçimli genel kurul ile aynı gün, UEFA Şampiyonlar Ligi final maçının İstanbul'da ve de seyircili olarak oynanacağının açıklanmış olması, ayrıca yakın tarihlerde diğer bazı spor kulüplerinin genel kurul toplantılarının yapılacağı hususları, bu kapsamda oldukça dikkat çekicidir.

5 Mayıs 2021 tarihli kararın, geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı ve tamamen keyfi değerlendirmeler neticesinde alındığı açıktır. Tüzüğümüzün Aday Olmak İçin Başvuru Usulü ve Adaylığın Duyurulması başlıklı 61. maddesi uyarınca, başkan adaylarının ibraz etmekle yükümlü oldukları belgeleri şahsen ve elden sunmaları yönünde bir yükümlülük yoktur. Söz konusu başvuruların, İçişleri Bakanlığı genelgesi ile sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan avukatlar vesilesiyle vekaleten veya posta yoluyla ibrazı mümkündür. Dolayısıyla karara dayanak gösterilen kapanmanın belge ibrazına engel olduğu yönündeki gerekçe kesinlikle kabul edilebilir değildir. Ayrıca, bugün itibariyle, iki başkan adayının başvuru belgelerim divan başkanlığına ibraz ettiği göz önüne alındığında ve bu başvurulardan birinin tam kapanma koşullan geçerliyken gerçekleştiği değerlendirildiğinde, söz konusu gerekçenin pratikte de bir karşılığının olmadığı son derece açıktır.

Seçimli genel kurulun gerçekleştirileceği 22 ve 29 Mayıs tarihleriyle ilgili olarak yetkili makamlarca alınmış bir kısıtlama karan olmaksızın, adeta idarenin yerine geçilerek, Galatasaray Genel Kurulu'nun seçim hakkı sınırlandırılamaz. Yönetim Kurulu'nun böyle bir yetkisi yoktur. Aksi yöndeki her tutum, üyelerimizin iradesinin gaspıdır ve demokrasi kültürüne aykırıdır.

Son olarak, tüzüğümüzün 27. maddesi uyarınca ‘Olağan seçim toplantısı 3 (üç) yılda bir Mayıs ayının ikinci yarısında yapılır’ ve ‘Seçim toplantıları geri bırakılamaz’ Seçimli genel kurullarımızın toplanması konusunda bu kadar açık bir şekilde düzenleme bulunurken, ‘en yakın tarihte gerçekleştirilmek üzere iptal’ gibi temelsiz ve muğlak bir ifade kullanılması ve seçimlerin engellenmesi tüzüğümüzün açık ihlalidir.

Sonuç olarak, yasal takvimi devam eden seçimlerin açıklanan tarihte yapılmasının önünde halihazırda herhangi bir hukuki engel olmadığı gibi, bu yönde bir idari karar da bulunmamaktadır. Seçimlerin iptali söz konusu olamaz; bu bir tüzük ihlalidir. Camiamıza yakışan demokratik seçimler için, dernekler mevzuatımızı, tüzüğümüzü ve tarihimizi hiçe sayan bu tutumdan acilen vazgeçilmesini, başlayan ve işlemekte olan seçim sürecinin devamının sağlanmasını ve seçimlerimizin tüzüğümüze uygun bir şekilde yapılmasını talep ederiz. Kanuna, tüzüğümüze ve hakkaniyete dayalı talebimizin yerine getirilmemesi ve tüzüğümüze ısrarla aykırı davranılması halinde yasal yollara başvurmayı değerlendireceğimizi de bu vesileyle bildirmek isteriz.

Kulüp yönetim kurulu üyelerine de noter kanalı ile ihtarname yolladık. Galatasaray'ın demokrasi kültürüne müdahale edilmesine izin vermeyeceğiz. Hukuk dışına çıkan, hukuk önünde hesap verecektir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli "Sizi umreye götüreceğiz" yalanıyla vatandaşları 10 milyon TL dolandırdıkları iddia edilen şüpheliler: "Asıl mağdur biziz" Umre ziyaretine gitmek isteyen 412 kişiyi 10 milyon TL dolandırdığı iddia edilen turizm acentesi sahibi ve aracı şahıs tutuklandı. İlk ifadesi ortaya çıkan acente sahibi, "Vatandaşların uçuşlarının ertelenmesinden kaynaklı bütün ekip arkadaşlarımız ve bize güvenen insanlar mağdur olmuşlardır. Uçuş firması yetkilileri yerine biz gözaltına alındık" dedi. Romanlar Konfederasyonu Başkanı Ahmet Çokyaşar’ın (53) sahibi olduğu turizm acentesinin Kocaeli, İstanbul, Bursa, Sakarya, Balıkesir, Düzce gibi illerde umre ziyaretine gitmek isteyen yaklaşık 412 kişiyi yaklaşık 10 milyon TL dolandırdığı iddia edildi. Umreye gitme tarihinin geçmesi üzerine vatandaşlar şüphelilerle irtibata geçerek polis şikayette bulundu. Sakarya’da camide müşteriler ile yapılan toplantı sırasında Çokyaşar ve 4 şüpheli Sakarya’da gözaltına alındı. İfadesi alınan 5 şüpheli savcılık tarafından serbest bırakılmasına karar verildi. Ancak Bursa’da da yapılan şikayetler üzerine Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla Ahmet Çokyaşar ve aracı olduğu iddia edilen Ersoy Y. (50) serbest bırakılmadan gözaltı süreçleri devam etti. Diğer 3 şüpheli ise serbest bırakıldı. "Asıl mağdur olan biziz" Sakarya’dan SEGBİS aracılığıyla Bursa 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne bağlanan şüpheliler, "Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık" suçundan ifade verdi. Suçlamaları kabul etmeyen Ahmet Çokyaşar, "Asıl mağdur olan taraf biziz, firma iki kere uçuşlarımızı iptal etti. Bilgiyi aldığımız an itibari ile emniyete suç duyurusu yaptık. Uçakları ertelenen yolcularımız ile görüşmek için Sakarya’ya gittik. Aynı suçtan dün Sakarya’da serbest bırakılmıştık ancak Bursa’daki vatandaşların yine suç duyurusunda bulunması üzerine 3 gündür gözaltına olduğumuz için müşterilerimizle irtibata geçemedik. Uçuş firması yerine bizler bugün buradayız. Vatandaşların uçuşlarının ertelenmesinden kaynaklı bütün ekip arkadaşlarımız ve bize güvenen insanlar mağdur olmuşlardır. Bu mağduriyetin ortadan kaldırılması için serbest kalmamız gerekmektedir. Uçuş firması yetkililerinin acil olarak gözaltına alınmasını talep etmekteyiz. Asıl bizler dolandırıldık. Bu olaydan dolayı çok üzgünüm, sizlerden yardım talep ediyoruz, biz bu sorunu çok kısa zamanda çözecek pozisyondayız. Öncelikle serbest bırakılmayı talep ederim” diye konuştu. "Biz tüm ücretleri uçuş firmasına yatırmıştık" Çokyaşar’ın savunmasına katılan müdafisi Av. Nurcan Özlen, "Müvekkilimiz uçuşların iptal edildiğini 30 Nisan tarihinde öğrenmiştir, bu haberi alır almaz firma hakkında şikayetçi olduk. Firma sahibi hem Sakarya’da yürütülen soruşturmada hem de Kocaeli’de yürütülen dosyada şüpheli konumundadır. Biz tüm ücretleri uçuş firmasına yatırmıştık. Müvekkilimin dolandırıcılık kasti söz konusu değildir. Aksine biz mağduruz” şeklinde konuştu. "Umreyi iyi bildiğim için insanlar benimle gelmek istedi" 29 senedir kamu personeli olarak görev yaptığını söyleyen Ersoy Y., "Ben de umreye gidecektim, orayı iyi bildiğim için insanlar benimle gelmek istedi. İnsanlar umreye gideceğimi duyunca beni arayarak, ‘Birlikte gidelim’ dediler. 12 kişi bana para verdi, ben de parayı yatırdım fakat Umre’ye gitmemize 2 gün kala uçuş firması uçuşun iptal olduğunu bildirdi. İtibarımdan dolayı bu 12 kişinin parasını hemen ödemek istiyorum yeter ki serbest kalayım. Öncelikle serbest bırakılmayı talep ederim, hakimliğiniz aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanarak serbest bırakılmamı talep ederim” ifadelerini kullandı. "Ersoy umreye gitmek istemeyenlerin paralarını geri iade etmiştir" Ersoy Y. müdafisi Av. Gizem Dirbisoğlu ise "Müvekkilim daha önce de bu turizm firması ile umreye gitmiştir. Ersoy umreye gitmek istemeyenlerin paralarını da geri iade etmiştir. Müvekkil mağdur durumdadır, tutuklanması ağır bir tedbir olacaktır. Fazla şikayetçi olduğu için herkes para verdiğini iddia etmiştir ancak müştekinin gerçeğe aykırı beyanları ile müvekkilin tutuklanması hakkaniyete aykırı bir durum olacaktır. Turizm firmasının yetkilisini müvekkilim vatandaşlara bildirmiştir, kendisi sadece aracıdır. Ersoy Y., bir kuruş dahi kar sağlamadan vatandaşların parasını turizm firmasına yatırmıştır. Maddi menfaat yoktur” dedi. İfadelerinin ardından 2 şüpheli, "Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.