SAĞLIK - 27 Ekim 2013 Pazar 10:25

Büyük meme depresyona neden oluyor

A
A
A
Büyük meme depresyona neden oluyor

Op. Dr. Tamer Şakrak, büyük göğüslerin kadınları depresyona soktuğunu ancak bir ameliyat ile bu sorunun ortadan kaldırılabileceğini söyledi.

Şakrak, büyük göğüslerin, kadınlarda fiziksel hasara neden olabildiğini, yapılan araştırmalar ise 40 yaş üstü kadınlarda hiçbir neden yokken gelişen major depresyonun en önemli nedeninin “Büyük göğüslere sahip olmak” olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Şakrak, meme küçültme ve dikleştirme ameliyatı ile hem fiziksel hem de ruhsal problemlerinden ortadan kaldırılacağını belirterek, "Estetik cerrahi uygulamaları, insanlarda oluşturduğu özgüven ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlaması nedeniyle, günden güne artışı da beraberinde getiriyor. Doğru tanı ve uygun tedavi planlamasıyla gerçekleştirilen her uygulama, hastaların görsel olarak daha uyumlu bir bedene sahip olmasını sağlayarak, kadınların hem fiziksel hem de ruhsal olarak mutlu olmasına olanak veriyor. Bu uygulanan estetik cerrahi ameliyatların başında ise göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatları geliyor" dedi.
Şakrak, son zamanlarda sık yapılan bu ameliyatla kadınların daha diri ve dik göğüslere sahip olarak son derece mutlu olduklarına dikka çekerek şunları kaydetti: "Normalden daha büyük hacme sahip göğüslerin özellikle sırt ve bel omuru üzerinde dengesizce bir baskı yaratır. Bu baskı yıllar içerisinde omurgada eğrilmeye, bel ve boyun bölgesi fıtıklarına, fıtıklaşma sonrası özellikle kollarda güç kaybı ve geçmeyen baş ağrılarına yol açacaktır” diye konuştu.Şakrak, kadınların belli bir yaş sonrasında menopoz denilen fizyolojik süreci yaşamasının kaçınılmaz olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:"Menopoz birlikteliğinde meydana gelen osteoporoz (kemik erimesi), büyük göğüslerin vücutta oluşturduğu deformasyonu belirgin olarak hızlandırır. Meme küçültme ameliyatları, estetik düzelmenin yanı sıra bu problemleri büyük oranda çözer ya da bu problemlerin oluşmasını engeller. Dolayısıyla hastalar uzun yıllar omurga problemleri ve onun yol açtığı sorunlardan uzak kalarak, uzun yıllar aktif fiziksel hayatlarına devam ederler."

FATİH KEÇE
ADANA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BASKİ’den dijital hizmet atağı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) vatandaşlara daha hızlı, kolay ve kesintisiz hizmet sunmak amacıyla 7 adet yeni nesil kiosk cihazının kurulumunu tamamlayarak devreye aldı. Cihazlar; Edremit, Erdek, Gömeç, Ayvalık ve Karesi ilçelerinde kartlı sayaç abonelerinin daha kolay ve hızlı şekilde yükleme yapabilmesini sağlayacak. Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), kartlı sayaç abonelerinin işlemlerini daha rahat gerçekleştirebilmesi için 7 adet yeni nesil kiosk cihazını devreye aldı. Balıkesir genelinde yapılan analizler doğrultusunda; kartlı abone yoğunluğu, vatandaş talepleri ve mevcut hizmet noktalarının erişilebilirliği dikkate alınarak cihazların yerleştirileceği noktalar belirlendi. Edremit’te üç ayrı noktada kurulumu yapılan cihazlar, gelen talepler doğrultusunda ilk defa Erdek’te hizmet vermeye başladı. Karesi ilçesinde Özmerkez Tahsilat Merkezi’ne de kurulumu yapılırken Ayvalık’a bağlı Küçükköy Mahallesi ile Gömeç’e bağlı Karağaç Mahallesi’nde mevcut cihazların arızalanması ve kullanım yoğunluğu nedeniyle arızalı kiosk yenisiyle değiştirildi. Bu uygulama sayesinde tahsilat merkezlerinde oluşan uzun kuyrukların önüne geçilerek vatandaşların işlemlerini daha hızlı ve beklemeden gerçekleştirmesine imkân sağlanıyor. Erdek’te ilk kez kioks cihazı devreye alındı Edremit’te vatandaş yoğunluğu ve erişilebilirlik kriterleri doğrultusunda üç ayrı noktada kiosk cihazı kurulumu yapıldı. Edremit Belediye Binası önü, Cennetayağı Mahallesi Muhtarlık Binası ve Altınkum Tahsilat Merkezi’ne yerleştirilen kiosk cihazları hizmete alındı. Erdek’te ise daha önce kiosk cihazı bulunmaması ve vatandaş talebinin yüksek olması nedeniyle Erdek Abone Merkezi’ne bir adet kiosk cihazı kurulup devreye alındı. Gömeç’te ise Karaağaç Mahallesi Abone Merkezi’nde bulunan arızalı kiosk cihazı yenisiyle değiştirildi. Yeni nesil kiosk cihazları sayesinde tahsilat noktalarındaki yoğunluk azalırken, işlemler daha kısa sürede tamamlanıyor. Özmerkez kioks cihazı hizmet vermeye başladı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından il merkezinde vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine Özmerkez Tahsilat Merkezi’ne bir adet yeni nesil kiosk cihazı kurularak devreye alındı. Bunun yanı sıra Ayvalık’ın Küçükköy Mahallesi’nde mevcut cihazın arızalanması ve kullanım yoğunluğu nedeniyle arızalı cihaz yenisiyle değiştirilerek hizmete sunuldu. Yeni kiosk cihazlarıyla birlikte hizmet süreçleri hızlanırken bekleme sürelerinin de en aza indirilmesi hedefleniyor. Toplam 7 adet yeni nesil kiosk cihazı belirlenen noktalarda başarıyla hizmete alınırken, vatandaşların kartlı sayaç işlemlerini 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde gerçekleştirebilmesi sağlandı. BASKİ, hizmet kalitesini artırmaya ve vatandaşların işlemlerini daha erişilebilir noktalarda kolaylıkla yapabilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Gümüşhane Gümüşhane’de bel fıtığı vakaları Türkiye ortalamasının üzerinde Gümüşhane Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Doruk Taş, bölgedeki engebeli arazi şartları ve hayvancılık faaliyetlerinin bel fıtığı vakalarını artırdığını açıkladı. Modern mikrocerrahi ve endoskopik yöntemlerle fıtık ameliyatlarının korkulu rüya olmaktan çıktığını belirten Taş, hastaların artık aynı gün içinde taburcu edilerek sosyal hayatlarına dönebildiğini söyledi. Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 1,5 yıldır görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Doruk Taş, Gümüşhaneli vatandaşların en büyük sağlık sorunlarından biri olan bel ve boyun fıtığına dair açıklamalarda bulundu. Dr. Taş, özellikle Gümüşhane’nin sarp coğrafi yapısı ve bölgedeki çalışma kollarının bel sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Tıbbi adı "Lomber Disk Hernisi" olan bel fıtığının omurgadaki disk yapılarının yırtılarak sinirlere baskı yapması sonucu oluştuğunu belirten Dr. Taş, Gümüşhane özelindeki durumu şu sözlerle özetledi: "Gümüşhane’nin dağlık ve yamaç üzerine kurulu yapısı, arazi şartlarına uyum sağlamaya çalışan vatandaşlarımızın beline binen yükü artırıyor. Özellikle ilçelerde ve kırsal kesimde hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan bireylerde eğilerek çalışma ve ağır kaldırma gibi fiziksel zorlanmalar bel fıtığı vakalarını Türkiye ortalamasının paraleline, hatta üzerine taşıyor." Hastaneye başvuran hastaların yaklaşık yüzde 60-70’inin bel ağrısı şikayetiyle geldiğini ifade eden Op. Dr. Doruk Taş, "Günümüzde gelişen teknolojilerle beraber artık mikrocerrahi ve tam kapalı denilen endoskopik yöntemleri uyguluyoruz. Bu yöntemler sayesinde hastalarımızı ameliyat olduğu gün veya bir gün sonra taburcu edebiliyoruz. Sosyal hayata dönüş bu kadar hızlıyken, ameliyat korkusu yaşamanın bir gereği kalmadı" dedi. Fıtık tekrarlar mı Cerrahi müdahalenin fıtık için etkili bir çözüm olduğunu ancak hastanın yaşam tarzını değiştirmemesi durumunda hastalığın tekrarlayabileceğini belirten Taş, kilo kontrolü, ani hareketlerden kaçınma ve bel kaslarını güçlendirecek egzersizlerin hayati önem taşıdığını hatırlattı. Dr. Taş, kadınlarda genetik yatkınlık ve hamilelik süreçlerinin, erkeklerde ise fiziksel iş yükünün fıtık riskini artırdığını da sözlerine ekledi.
Balıkesir Ramazan davulunu çalacak kimse bulamayınca davulu çalmak muhtara kaldı Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Sarnıç Kırsal Mahallesi’nde muhtar, köyde davul çalacak kimse bulunamayınca Ramazan davulculuğunu gönüllü olarak üstlendi. Sarnıç Kırsal Mahallesi Muhtarı Hilmi Okur, Ramazan ayında sahura kalkmakta zorlanan özellikle yaşlı vatandaşların mağdur olmaması için davulu kendisinin çalmaya karar verdi. Daha önce köyde yıllarca davul çalan kişilerin bu yıl çeşitli nedenlerle görevi üstlenmemesi üzerine çözümü kendisi sahura kaldırmakta bulan Muhtar Hilmi Okur, Ramazan boyunca gönüllü olarak davul çalacağını söyledi. Sarnıç Kırsal Mahallesi Muhtarı Hilmi Okur, köyde yıllardır süren Ramazan davulu geleneğinin kesintiye uğramasını istemediğini belirterek, "Hilmi bu sene davul yok mu, davul çalmayacak mı diye söylediler. Sahura kalkamadık, davulun sesini duymadık diyenler oldu. Daha önce Kadir ve Caner kardeşler 7-8 yıl davul çaldı. Bu yıl yoğunlukları olduğu için ısrar edemedim. Başka arkadaşlara söyledim ama kabul eden olmadı. Yaşlı teyzelerin akşam yedikleri yemekle oruç tutmalarına vicdanım el vermedi. Ben de bu görevi gönüllü olarak üstlenmeye karar verdim" dedi. Ramazan boyunca sahur vaktinde köy sokaklarını dolaşarak davul çaldığını ifade eden Muhtar Hilmi Okur, "Hiçbir talebim yok, ücret de almayacağım. Amacım sadece çok sevdiğim yaşlı teyzelerimizin ve abilerimizin sahura kalkmasına yardımcı olmak. Ben 60 yaşındayım, Yıllardır bu köyde Ramazan davulu geleneği devam ediyor. Bu geleneğe ara verilmesini istemedim. Kapılarını tek tek çalıyorum, pencerelerinden sesleniyorum. Onlar da çok mutlu oluyorlar" diye konuştu. Köy halkı da Muhtar Okur’u davul geleneğini sürdürmesinden memnun olduklarını dile getirdi.