DİĞER SPORLAR - 25 Mart 2015 Çarşamba 10:36

‘Buzun Perileri’nin şampiyonluğa uzanan öyküsü

A
A
A
‘Buzun Perileri’nin şampiyonluğa uzanan öyküsü

Erzurum’un 5 bin nüfuslu Narman ilçesinde üç yıl önce kurulan ve bölgede “Buzun Perileri” olarak adlandırılan Narman Spor Kadın Buz Hokey Takımı, milyon dolarlık kulüpleri geride bırakıp büyük bir başarı öyküsüne imza atarak Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Kadınlar Ligi'nde şampiyon oldular.

Okulda öğrenci, evde hamarat kız, saha da ise adeta yırtıcı bir panter gibi mücadele veren “Buzun Perileri” şampiyonluğa uzanan hikayelerini İHA’ya anlattı.

Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Kadınlar Ligi'nde mücadele eden Erzurum'un 5 bin nüfuslu Narman ilçesi ekibi, geçtiğimiz hafta sonu Milenyum Paten Spor'u 5-1 yenerek Türkiye şampiyonu oldu. Narman Spor ve Milenyum Paten Spor karşılaşması, merkez Yakutiye ilçesi Dadaşkent yolu üzerindeki 3 bin izleyici kapasitesine sahip Buz Hokeyi Salonu'nda oynandı. “Buzun Perileri” olarak adlandırılan Narman Sporlu kızlar, 20 dakikalık ilk devreyi 2-0, ikinci devreyi 3-1 önde tamamladı. Üçüncü devrede rakibine fark atan Narman Spor kıran kırana geçen karşılaşmada Milenyum Paten Sporu 5-1 yenerek şampiyonluğunu ilan etti. Narman Sporlu kızlar kupayı Buz Hokeyi Federasyonu Başkanı Bülent Akay'dan aldı. “Buzun Perileri' galibiyeti kupayı kaldırıp halay çekerek kutladı. Kupayı seyircilere götüren genç sporcular, uzun süre ıslık ve alkışlarla desteklendi.

“AZİMLE KENETLENİP TAKIM RUHU OLUŞTURARAK MİLYON DOLARLIK KULÜPLERİ GERİDE BIRAKTILAR”
3 yıl önce kurulan ve hayal olarak çıktıkları yolda büyük bir başarıya imza atarak şampiyonluğu gerçeğe çevirdiklerini ifade eden Narman Spor Kulübü yöneticisi Cengiz Ceylan, “Kızlarımız çok çalışarak, azimle, gayretle şampiyonluğa ulaştılar. Şampiyonluğu Erzurum'a hediye ediyoruz. Takım olarak Avrupa şampiyonluğuna kadar gideceğiz. Türkiye ve Erzurum'u buz hokeyinde dünyaya tanıtacağız. Bize destek veren şehrin mülki amirlerine, herkese sonsuz teşekkür ederim” dedi.

“Buzun Perilerine” adeta ablalık yapan ve sporcuları tarafından çok sevilen Narman Spor Antrenörü ve Kaptanı Huriye Yeliz Yüksel ise, “Takımımızda iki tane Slovakya ve Kanadalı yabancı oyuncumuz var. Onlar da Türk sporcularımıza adapte olarak takım ruhu oluşturdu. Zorlu bir lig maratonu sonrasında şampiyonluğa uzandık” diye konuştu.

Narman Spor antrenörü Sevilay Kesteloğlu da, “Sporcularımız ve bizler kendimizden fedakarlık yaparak, çok çalışarak gayretimizin ödülünü şampiyonlukla aldık. Biz antrenmanlarımızdan hiç ödün vermedik. Şampiyon olarak büyük bir başarı elde ettik” şeklinde konuştu.

Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Kadınlar Ligi'nde en iyi kaleci seçilen Kübra Dadaşoğlu ve en iyi forveti seçilen Betül Toyğar ise, Doğu’da ilk etapta kadınların sporla ilgilenmelerine sıcak bakılmadığını ancak şampiyonluğa uzanan başarı öyküsüyle herkes tarafından takdir topladıklarını belirttiler.

“OKULDA ÖĞRENCİ, EVDE HAMARAT, SAHADA BUZUN PERİSİ OLDULAR”
Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Kadınlar Ligi'nde şampiyon olan “Buzun Perileri” sporcu kimliklerinin yanı sıra eğitim hayatlarını sürdürerek, evlerinde de ailelerinin hamarat kızları oluyorlar.

Çoğu Erzurum’da 2011 yılında düzenlenen Üniversiteler Kış Oyunları (UNIVERSIADE) zamanında yapılan tesisler sayesinde buz hokeyiyle tanışıp ardından kurulan Narman Spor takımıyla profesyonel sporculuğu yakalayan “Buzun Perileri” Atatürk Üniversitesi BESYO Bölümünde eğitim hayatlarını sürdürüyorlar. BESYO bölümü hocalarından Öğretim Üyesi ve Üniversiteler Arası Buz Hokeyi Antrenörü Hüseyin Yurttaş, şampiyon olan Narman Spor takımı oyuncularının gurur kaynakları olduğunu belirtti.
Okul ile antrenman için salon arasında adeta mekik dokuyan sporcular, evlerinin kapısını İHA kameralarına açtılar.

Narman Spor takımı oyuncularından Fulya Yurt, Seda Metin, Ayşenur Kurdal ve Betül Toyğar, sporun yanı sıra öğrenim hayatlarını da aksatmamaya çalıştıklarını belirttiler.

Sporculardan Fulya Yurt, “Bu spora başlarken ailemin desteği arkamda oldu. Daha önceden golf sporu ile uğraşıyordum ve bir yandan yine sürdürmeye çalışıyorum. Golf sporunda da derece elde ettim. Buz hokeyinde Narman Spor ile şampiyonluğa uzandık. Takımımız kurulalı 3 yıl oldu. Çok çalıştık, çabaladık. Hakkımız olan şampiyonluğu elde ettik. Ben bu yıl aynı zamanda milli takıma seçildim ve hedefim Türkiye’ye uluslararası arenada da başarı kazandırmak. Bana destek veren aileme çok teşekkür ediyorum” dedi.
Özel hayatı bir kenara bırakıp, çok fedakarlık ederek, çok çalışıp şampiyon olduklarını ifade eden Seda Metin ise, “İlk başlarda çevrem buz hokeyi oynamamı istemiyordu. ‘Kızdan sporcu mu olur’ diyenler oldu. Ama yılmadan mücadele ettim. Ailem de destek verince başarıya uzandık. Şimdi birçoğu bizimle gurur duyuyor” diye konuştu.

Takımın başarılı ve aynı zamanda sevilen sporcularından Ayşenur Kurdal da, “Narman Spor bizim ailemiz gibi oldu. Ben bu spora başlarken ailem en büyük destekçim oldu. Kardeşim de buz hokeyi sporcusu. Bizler çok çalışarak, çoğu zaman kendi özel hayatımızdan feragat ederek şampiyonluğu kazandık. Erzurum’da “Buzun Perileri” olduk. Herkes artık bizim başarımızla gurur duyuyor. Biz şampiyonluğumuzu Erzurum’a hediye ettik” şeklinde konuştu.

ŞAMPİYONLARIN AİLELERİ KIZLARIYLA GURUR DUYUYOR
Sporun çocuklarının hayatına olumlu anlamda çok şey kazandırdığını belirten Narman Spor takımının skorer oyuncularından Fulya Yurt’un anne ve babası, “Fulya spora golf ile başladı. Doğu’da golf sporunu yapmak saha, alan bakımından bir hayli zor. Daha küçükken golf sopası boyu kadarken spora merakı bir hayli fazlaydı. Zamanla büyük başarılara imza attı. Ardından buz hokeyi ile tanıştı. Gecesini, gündüzüne kattı. Çok çalıştılar takım olarak. Milli sporcu oldu. Narman Sporla da şampiyon oldular. Bu başarıları bizleri gururlandırdı. Biz her zaman kızımızın destekçisiyiz, böyle de devam edecek. Fulya bizim ortanca kızımız. Fulya’nın bir küçüğü tenis ile büyüğü ise voleybol sporuyla uğraşıyor. Spor kızlarımızın hayatına hep olumlu sonuçlar kazandırdı. Sporcu kızlarımız gurur kaynağımız” dediler.

Ablasının başarısıyla gururlandığını ifade eden Yurt ailesinin küçük kızı Fulden Yurt da, “Narman Sporla şampiyon oldular. Çok çalışıp neticeye ulaştılar. Çevrem, arkadaşlarım da ablamın başarısıyla gurur duyuyorlar” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Kadınlar Ligi'nde şampiyon olan Narman Spor, Kulüplerarası Buz Hokeyi Avrupa Kupası’nda Türkiye’yi temsil edecek. 

AHMET AKBUĞA - E.MEHMET YILMAZ
ERZURUM 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi Yeni chopper modeli BÖRÜ, özel organizasyonla gün yüzüne çıktı. Etkinlikte BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı ilk şase Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. TT Custom tarafından geliştirilen yeni chopper modeli BÖRÜ, düzenlenen özel organizasyonla tanıtıldı. BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı şase de Kurtlar Vadisi’nin Çakır’ı Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. Buluşmada kullanıcılar Tarhan Telli ile bir araya gelerek kendi şase numaralarını belirledi. Yoğun ilgi nedeniyle 2027 yılının ikinci 6 ayına kadar olan tüm BÖRÜ modellerinin sahiplenildiği açıklandı. Üretim ve teslimat süreçleri, seçilen şase numarası sıralamasına göre ilerleyecek. Normal satış bedeli 1 milyon 599 bin TL olan özel üretim model, lansmana özel olarak ilk 21 adet için 888 bin TL fiyat ayrıcalığıyla satışa sunuldu ve 10 dakika içinde motosikletler sahiplerini buldu. Etkinlikte konuşan Tarhan Telli, "BÖRÜ sadece bir motosiklet değil, yılların emeği ve custom kültürünün gerçeğe dönüşmüş halidir. 2027 yılının ilk altı ayına kadar planlanan tüm TT Custom BÖRÜ üretimleri sahiplenildi ve üretim haklarının tamamen satıldı. Bu bizim için büyük bir gurur. Türkiye’nin markası olmak ve bu kadar güçlü şekilde sahiplenilmek bizleri çok mutlu etti. Türk insanı tarih boyunca sadece savaş meydanlarında değil; üretimde, sanatta, ticarette ve hayallerinin peşinden giderken de gücünü tüm dünyaya göstermiştir. BÖRÜ de tam olarak bu ruhun yansımasıdır. Bir motosikletten fazlası Bir duruş, bir karakter, bir kimliktir’’ dedi. Berk Oktay ise 023 numaralı TT Custom BÖRÜ şasesini tercih ettiğini, bu sayının uğurlu rakam olduğunu ve basketbol oynadığı dönemlerde Michael Jordan’ın formasından etkilenerek bu numaraya özel bir bağ kurduğunu ifade etti. Eti Bisküvileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Tarhan Telli ile olan uzun yıllara dayanan çocukluk arkadaşlığının ardından, 013 numaralı özel TT Custom BÖRÜ siparişini kendisine ayırttığını açıkladı.
Denizli Denizli’de iyilik rüzgarı, 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında kurduğu köprüyle 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu. Denizlilileri iyilik hareketine ortak olmaya davet eden Başkan Çavuşoğlu, "Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir" dedi. Denizli’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, kentte dayanışma ve paylaşma kültürünü büyütmeye devam ediyor. Hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi yürüten Sevgi Eli, son iki yılda 8 bin 832 kişiye giyim, 3 bin 362 aileye ise ev eşyası desteği sağlayarak 12 binden fazla vatandaşın hayatına dokundu. Bu kapsamda, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sevgi Eli, vatandaşların kullanmadığı kıyafet, beyaz eşya, mobilya gibi eşyaları bir telefonda teslim alarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Muhtaç durumda olan vatandaşlara umut olmak isteyen hayırseverler, bağışlamak istediği eşyalar için 0 545 378 49 59 numaralı telefondan Sevgi Eli ile iletişime geçebiliyor. "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçen yıl kendi binasında hizmet vermeye başlayan Sevgi Eli’nin kamu kaynaklarını etkin kullanarak çok daha verimli çalıştığını söyledi. Bu verimli çalışmayla binlerce hayata dokunduklarını anlatan Başkan Çavuşoğlu, hemşehrilerini iyilik hareketine destek vermeye davet ederek, "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır. Bu anlayışla, şehrimizde birlik ve beraberlik ruhunu her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir. Gelin, ihtiyaç sahibi insanımızın yüzünü hep birlikte güldürelim" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Işıkhan: "Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu sene 10’uncusu düzenlenen Uluslararası İş sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na katıldı. ‘Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği’ temasıyla gerçekleştirilen programda iş kazaları oranlarının en aza indirilmesi ve gerekli önlemlerin en üst seviyede alınması hedefledi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacı olduğunu fakat modern anlamda iş sağlığı ve güvenliği anlayışının Sanayi Devrimi’yle birlikte çok daha görünür hale geldiğinin altının çizdi. Işıkhan, zaman içerisinde iş sağlığı ve güvenliği anlayışının ‘iş kazası olduktan sonra müdahale eden’ klasik yaklaşımdan, ‘risk oluşmadan önce önlem alan’ koruyucu ve önleyici yaklaşıma evrildiğini aktardı. Gelişmiş ülkelerin iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünün altını çizen Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de; bu dönüşümü yakından takip eden değil; bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" Işıkhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihi oldukça köklü olduğunu belirterek, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Işıkhan, "Bu Kanun ile birlikte; kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, iş yerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır. Bizler, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının mensuplarıyız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformları hayata geçirdiklerini vurgulayan Işıkhan, Çalışanların sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördüklerini ifade etti. "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz" Işıkhan, gelinen noktada, artık iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca işyerlerinde ortaya çıkabilecek klasik risklerin konuşulmadığını söyleyerek, "İş sağlığı ve güvenliği politikalarımızı da çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelliyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge; "sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite" ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında; önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Özellikle çocukların güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsediklerini dikkati çeken Işıkhan, güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inandıklarını söyledi. "Konferansın küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum" Işıkhan, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca kendi içinde dönüşüm yaşayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliklerinde önemli rol üstlenen bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası konferanslarımız, teknik iş birliklerimiz, Avrupa Birliği projelerimiz, İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki çalışmalarımız ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğümüz ortak programlarımız bu anlayışın en somut göstergesidir. Bu konferansın da ülkeler arasında bilgi paylaşımını artıracağına, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına katkı sunacağına ve küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Elbette önümüzde bizleri bekleyen hâlâ önemli sorumluluklar bulunmaktadır. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını daha da azaltmak zorundayız. Özellikle çok tehlikeli sektörlerde, daha güçlü tedbirler almak zorundayız. KOBİ’lerimizin kapasitesini artırmak zorundayız. Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorundayız. Ama şunu çok açık ifade etmek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir" ifadelerini kullandı. "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Konuşmasında emeklilerin Kurban Bayramı ikramiyelerinin yatırılacağı tarihleri de paylaşan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Tüm emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyorum. Şimdiden mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Buna göre gelir aylıklarının ödeme günü ayın 17, 18, 19, 20, 21 ve 22’si olanların mevcut gününde; gelir aylıklarının ödeme günü ayın 23’ü ile 24’ü olanlar ayın 21 Mayıs’ta ve gelir aylıklarının ödeme günü ayın 25’i ve 26’ı olanlar ise 22 Mayıs’ta bayram ikramiyeleri ve aylıklarını alacak. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından ‘İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geleceği: Sürdürülebilir İnsan Odaklı Yaklaşımlar’ oturumuyla devam etti.