ASAYİŞ - 18 Nisan 2021 Pazar 16:48

Çalınan telefonunu ‘telefonumu bul’ uygulamasından dakikalar içerisinde buldu

A
A
A
Çalınan telefonunu ‘telefonumu bul’ uygulamasından dakikalar içerisinde buldu

Antalya’nın Kepez ilçesinde telefonunu çaldıran bir genç, daha önce telefonunu eşleştirdiği arkadaşının telefonundan dakikalar içerisinde yer tespiti yaptı. Telefonun çalındığı yerden yaklaşık 500 metre uzaklıkta gencin gösterdiği alanda arama yapan polis ekipleri, kısa sürede telefonu bir ağaç altında buldu.

Olay, Kepez ilçesi Güneş Mahallesi Toptancı Hal Caddesi üzerinde saat 15.00 sıralarında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, toptancı hal içerisinde çalışan Kenan E. bir markette alışveriş yaparken telefonunun yerinde olmadığını gördü.

Aramalara rağmen telefonunu bulamayan genç, arkadaşlarının telefonundan ‘telefonumu bul’ uygulamasına girerek telefonunun konumunu tespit etti. Telefonunun yaklaşık 500 metre uzaklıktan sinyal verdiğini gören genç, önce polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen Kepez Polis Merkezi Suç Önleme Bürosu ekipleri, gencin gösterdiği bir ağacın altında arama yaptı. Yapılan aramada önce bir ayakkabı bulundu. Daha sonra ise bir kağıt içerisine sarılmış telefon bulundu. Telefonu teşhis eden şahsın mutluluğu yüzünden okundu.

Olay yeri inceleme ekiplerinin incelemesinin ardından genç telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştı. Yaklaşık 11 bin TL değerinde telefonuna yeniden kavuşunca mutluluğu gözlerinden okunan genç, “Komiserlerin yardımı ile buldum. Markete girdim alışveriş yaparken masada bırakmıştım çaldırdım. 5-10 tane şüpheli vardı. Allah’ın yardımı ile buldum. Değeri 11 bin TL falan. Hal içerisindeydik hal dışarısında bulduk” dedi.

Ertuğrul Gün
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Yarım asırdan fazla süredir bakıra hayat veriyor: 73 yaşında mesleğini aşkla yapıyor Çorum’da 10 yaşında adım attığı kalaycılık mesleğini 63 yıldır aralıksız sürdüren Süleyman Özkılıç, gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya yüz tutan zanaatını yaşatmak için adeta zamana karşı direniyor. Geçmişte mutfak kültürünün vazgeçilmezi olan ancak günümüzde yerini alüminyum ve çelik ürünlere bırakan bakıra yeniden hayat veren 73 yaşındaki Süleyman Özkılıç, 10 yaşında başladığı mesleğini aşkla sürdürüyor. Çorum’da kalan 3 kalaycıdan birisi olan Özkılıç, mesleğinin yok olması için yaşına rağmen çalışmaya devam ediyor. Son kalay ustalarının da çalışmayı bırakmasıyla mesleğin yok olabileceğini ifade eden Özkılıç, mesleği sayesinde çocuklarını büyüttüğünü, ev ve araba sahibi olduğunu söyledi. "O yaştan beri bu işle uğraşıyorum" Mesleğini hiç bırakmadığını kaydeden Özkılıç, "Bu işe 10 yaşında başladım, o yaştan beri bu işle uğraşıyorum. Başka bir iş yapmadım, okula da gitmedim. Elhamdülillah iki tane evim var, arabam var, üç-beş kuruş param var. Hepsini ben bu meslekle kazandım. Başa bir işe yönelmedim. Annem, babamdan hiçbir şey kalmadı. Ama 3 tane çocuğum var, ikisi astsubay oldu, kızım da evlendi. Herkes rahat ben de bu işi yapmaya devam ediyorum. Nasibimiz buymuş. 63 senedir bu işle uğraşıyorum" dedi. "Yeni nesil yetişmiyor" Çırak gelmediği için yeni ustaların yetişmediğini söyleyen Özkılıç, "Bu mesleği gençler sürdürmez. Bu meslek benimle beraber biter. Benim astsubay emeklisi olan oğlum yapacağını söylüyor. Arada bir gelip kalay yapıyor. Yaparsa o yapar, yeni nesil yetişmiyor" diye konuştu. "Bunu kullananda hastalık olmaz" Bakırın mutfaktaki önemine dikkat çeken Özkılıç, "Bunu kullananda hastalık olmaz. Diğer tencere, tavaları kullananlar 20, 30 sene kullanıyor. Demode olmuyor. Biz bunu yakıp tekrar kumla kalay yapıyoruz. İnsanı zehirleme ya da sağlığına zarar veren bir durum olmuyor. Ama insanlar diğer kaplara alışmış. Alüminyuma elinizi sürseniz iz çıkar. Ne kadar yıkarsanız yıkayın yine simsiyah çıkar. Bakır da asla böyle bir şey olmaz, bakır mikrop barındırmaz" şeklinde konuştu.
Çorum Yarım asırdan fazla süredir bakıra hayat veriyor: 73 yaşında mesleğini aşkla yapıyor Çorum’da 10 yaşında adım attığı kalaycılık mesleğini 63 yıldır aralıksız sürdüren Süleyman Özkılıç, gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya yüz tutan zanaatını yaşatmak için adeta zamana karşı direniyor. Geçmişte mutfak kültürünün vazgeçilmezi olan, ancak günümüzde yerini alüminyum ve çelik ürünlere bırakan bakıra yeniden hayat veren 73 yaşındaki Süleyman Özkılıç, 10 yaşında başladığı mesleğini aşkla sürdürüyor. Çorum’da kalan 3 kalaycıdan birisi olan Özkılıç, mesleğinin yok olması için yaşına rağmen çalışmaya devam ediyor. Son kalay ustalarının da çalışmayı bırakmasıyla mesleğin yok olabileceğini ifade eden Özkılıç, mesleği sayesinde çocuklarını büyüttüğünü, ev ve araba sahibi olduğunu söyledi. "O yaştan beri bu işle uğraşıyorum" Mesleğini hiç bırakmadığını kaydeden Özkılıç, "Bu işe 10 yaşında başladım, o yaştan beri bu işle uğraşıyorum. Başka bir iş yapmadım, okula da gitmedim. Elhamdülillah iki tane evim var, arabam var, üç-beş kuruş param var. Hepsini ben bu meslekle kazandım. Başa bir işe yönelmedim. Annem, babamdan hiçbir şey kalmadı. Ama 3 tane çocuğum var, ikisi astsubay oldu, kızım da evlendi. Herkes rahat ben de bu işi yapmaya devam ediyorum. Nasibimiz buymuş. 63 senedir bu işle uğraşıyorum" dedi. "Yeni nesil yetişmiyor" Çırak gelmediği için yeni ustaların yetişmediğini söyleyen Özkılıç, "Bu mesleği gençler sürdürmez. Bu meslek benimle beraber biter. Benim astsubay emeklisi olan oğlum yapacağını söylüyor. Arada bir gelip kalay yapıyor. Yaparsa o yapar, yeni nesil yetişmiyor" diye konuştu. "Bunu kullananda hastalık olmaz" Bakırın mutfaktaki önemine dikkat çeken Özkılıç, "Bunu kullananda hastalık olmaz. Diğer tencere, tavaları kullananlar 20, 30 sene kullanıyor. Demode olmuyor. Biz bunu yakıp tekrar kumla kalay yapıyoruz. İnsanı zehirleme ya da sağlığına zarar veren bir durum olmuyor. Ama insanlar diğer kaplara alışmış. Alüminyuma elinizi sürseniz iz çıkar. Ne kadar yıkarsanız yıkayın yine simsiyah çıkar. Bakır da asla böyle bir şey olmaz, bakır mikrop barındırmaz" şeklinde konuştu.
Hatay Türkiye’nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında bereketli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen soğan, tarlada 25 TL’den satılıyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan ve birçok ürünün yetiştiği Hatay’ın Amik Ovası’nda baharın gelmesiyle ürünler hasat edilmeye başlandı. Suriye sınırının sıfır noktasında olan Reyhanlı ilçesi Bükülmez Mahallesi’nde 500 dönümlük tarlada, ekimi yapılan soğanda da bereketli hasat başladı. Geçen yıla göre bereketli yağışların olduğu Amik Ovası’nda rekoltenin yüksek olduğu soğan, tarladan 22 TL ile 25 TL’yi bulan fiyatlarla alıcı buluyor. Rekoltenin dönüm başına 5 ton beklendiği soğan, ihracat yoluyla Rusya ve Suriye başta olmak üzere yurtiçindeyse 81 ile gönderiliyor. Bu yılki yağışlarla birlikte tarımsal faaliyetlerin bereketli olduğunu ifade eden Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, hasadın bereketli olduğunu söyledi. "Soğanın kilosunu 25 TL’ye devam ettirmeyi planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına sattık" Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, soğanın tarladan 25 TL’ye yola çıktığını söyleyerek, "Burası Hatay’ın Reyhanlı ilçesi, Suriye sınırına sıfır noktasında üretim yapıyoruz. Şu karşıda gördüğünüz tepeler Suriye’nin ve Türkiye’nin son tarlası. Burada 500 dönüm soğan tarlası var ve biz burada üretim yapıyoruz. Bu yıl hasat inşallah bereketli olacak. Bol yağmur yağdı, iki katı bir efor harcayarak çok şükür hasada ulaştık ve üretimimizi yaptık. Bugün de burada çuvallamayı görüyorsunuz. Türkiye’nin her tarafına kamyonlarla ve tırlarla gönderiyoruz. Bu yıl 25 TL gibi bir rakam düşünüyoruz. Artık gittiği nokta satış noktalarında rağbet görürse bir sıkıntı olmaz. Soğanın kilosunu 25 TL devam etmeyi planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına sattık. Üretim maliyetlerimizin altında sattık ama inşallah bu yıl emeğimizin karşılığını almayı düşünüyoruz. Manavlarda soğan 35 TL arasında satış olması lazım. Geçen yıl dönüm başında 5 ila 6 tondu ama bu yıl 4 ila 5 ton arası rekolte bekliyoruz. Türkiye’nin bütün illerine gidiyor. Mayıs ayının 10’u itibarıyla ihracatta sevkiyatlara başlayacağız inşallah. Rusya’ya, Suriye’ye ve Avrupa’ya bu yıl soğan gönderiyoruz. Burada Avrupa’ya da bu yıl soğan göndermeye başladık. Yurt içinde bütün illere gidiyor; Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa Türkiye’nin bütün illerine buradan Reyhanlı ve Adanalılara sevkiyat yapıyor. Bizim yetkililerden istediğimiz tek şey üreticiye destek olmak amaçlı, üreticiyle ve tüketicinin arasındaki köprüyü sağlamlaştırmak. Şimdi bölgedeki marketlerin oluşturduğu fiyatlar üretici ve tüketiciyi de üzüyor. Biz sebze hallerinden her ilin marketi, pazarcısı, manavı o ilin ve ilçenin sebze halinden malını temin ederse malın değeri oluşmuş olur" ifadelerini kullandı.