GÜNDEM - 17 Temmuz 2023 Pazartesi 12:34 | Son Güncelleme : 17 Temmuz 2023 Pazartesi 14:52

Çalışan annenin en önemli gündemi 'çocuk bakıcıları'

A
A
A
Çalışan annenin en önemli gündemi 'çocuk bakıcıları'

Büyükşehirlerde çalışan annelerin en önemli sorunu, çocuklarını emanet edebilecekleri güvenilir bir bakıcı. Kimi ‘çocuğuma annane şefkatiyle yaklaşabilecek yaşça büyük bir ablamız olsun’ derken kimi de enerjik ve alanında eğitimli bir dadı hayal ediyor. 

Bu durumda olan annelerin ise iki tercih şansı var. Birincisi kendi çevrelerinden biri ile anlaşmak olsa da bu imkana sahip olamayan aileler çoğunlukta. İkincisi ise devlet denetimi altında çalışan ‘Özel İstihdam Büroları’ yani ‘Resmi Bakıcı Ajansları’.

Bakıcı ajansları 2003 yılından bu yana Çalışma Bakanlığı tarafından denetlemeye alınmış resmi kurumlardır. Buralara iş başvurusunda bulunan adaylar sabıka kaydı başta olmak üzere, sağlık raporlarını ve ikametgahlarını bildirmek zorundadır. Bu şartları sağlamaları ailelerin adaylarla görüşme öncesinde yapmaları gereken güvenlik kontrollerini ajansların yapmasını zorunlu kılar. Profesyonel bir ajans ile çalışmanın diğer bir kolaylığı ise istediğiniz kriterlere uygun adayların ön mülakatlar sonucunda elenerek ve referans kontrolleri yapılarak karşınıza getirilmesidir. 

Çocuklarımız söz konusu olduğunda işi şansa bırakmayız. Günümüz büyükşehir yoğunluğunda zamandan da tasarruf etmek adına ailelerin güvenilir bir bakıcıya hızlıca ulaşmaları için yapmaları gereken ise bu firmalar arasındaki en profesyonel ile iletişim kurabilmektir.

Ülkemizde en çok tercih edilen resmi firmalardan biri İstanbul ve İzmir gibi iki büyük şehirde 3 merkeziyle hizmet veren Alya Danışmanlık. Çocuk bakıcı, hasta bakıcı, ev temizlik elemanları gibi ev personeli istihdamında uzmanlaşmış olan Alya Danışmanlık, 15 yılı aşkın tecrübesiyle bugüne kadar 6.000’den fazla ailenin eleman ihtiyacına çözüm buldu.

Bu kadar önemli bir konuda özellikle ilk kez bakıcı alacak olan aileler için Alya Danışmanlık şirket müdürü Rabia Şeyma Kuvan ile ‘çocuk bakıcısına sorulması gereken sorular’ hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Çalışan annenin en önemli gündemi 'çocuk bakıcıları'

Merhaba. Öncelikle kendinizden ve bu işe nasıl başladığınızdan biraz bahseder misiniz?

Merhaba. Ben 21 yaşından beri ailem ile beraber bu sektörde başı çeken firmalardan biri olan Alya Danışmanlık’ta aktif bir şekilde çalışıyorum. Başlarda aileme yardım etmek için işe başladığım şirketimizde 2015 yılından beri müdür olarak görev almaktayım ve Bakırköy şubemizin başındayım. 15 yıl öncesinde kendi yaşlımıza eleman ararken tanıştık danışmanlık şirketleri ile ve bu sektörün aileler için ne kadar önemli olduğunu süreci yaşayarak öğrendik.

Sizce aileler için bakıcı bulmak neden bu kadar zor?

Bakıcı bulmanın zorluğu öneminden kaynaklanıyor. Bir fabrikaya eleman aldığımızda aday eğitimine göre değerlendirilir ama aynı çatı altında yaşayacağımız ve en önemlisi yaşlımızı ya da çocuğumuzu emanet edeceğimiz kişiyi seçmek ailemize üye seçmek gibidir. Eğitimi, kültürü, temizlik anlayışı, konuşma ve giyim tarzı, referansları gibi birçok maddede değerlendiririz adayları. Bu süreci kendi içinde çözebileceğini düşünen çoğu ailemiz uzun uğraşlar ve yorgunluk sonucunda yine bize dönmektedir. Çünkü kendileri ilan verseler de büyükşehirlerde yaşayan hiçbir ailemizin o kadar fazla aday ile mülakat yapacak zamanı olmuyor.

Bakıcı olmak için şirketinize başvuran kaç aday var? Bu başvuruları ailelere nasıl ulaştırıyorsunuz?

Tatiller ve özel günlerde değişmekle beraber ayda ortalama 80 ila 100 özgeçmiş kayıt etmekteyiz. Bakıcı olmak için şirketimize başvuran adaylardan yarısı ilk mülakatta elenir. İlk görüşmede uygun olduğunu düşündüğümüz adayların arasından ailelerimizin kriterlerine uygun olanların bilgilerini 4 ayrı şekilde kayıtlarımıza geçiyoruz. Eleman arayışında bulunan ailelerimizin talebine göre kendileriyle öncelikle mesaj – mail yoluyla bilgi paylaşımında bulunuyoruz. Özgeçmişlerini uygun buldukları adaylar ile isterlerse telefon üzerinden görüntülü görüşme yaptırıyoruz isterlerse de ofisimizde ya da ailemizin ikamet adresinde yüz yüze görüşme organize ediyoruz.

Sizi diğer firmalara göre öne çıkaran nedir?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı tamamen resmi çalışan şirketimiz diğer firmalardan farklı olarak ailelerimize 2 ay boyunca “sınırsız eleman değişikliği” hakkı vermektedir. En uygun elemanı bulana kadar yeni aday yönlendirmesi yapıyoruz. 

Bunun anlamı iki taraf için de zaman kaybı olmaması adına ailelerimizin her seferinde ilk kez eleman alıyormuş gibi ilgili ve özverili bir hizmet görecek olmalarıdır.

Şirketiniz ile ilgili gelecek hedefleriniz neler?

Kadın istihdamının her geçen gün arttığı düşünüldüğünde yıllar geçtikçe bakıcılara daha çok ihtiyaç duyacağımız elzemdir. Dolayısıyla zaman içinde bize daha çok iş düşmektedir. Birinci hedefimiz Ankara, Antalya gibi büyükşehirlerimize de ofisler açıp, eğitimli personellerimiz ile oradaki ailelerimize de profesyonel hizmeti götürebilmek.

İkinci hedefimiz ise Avrupa’da çalışmak isteyen bakıcı adaylarımızın önünü açmak. Bunu da Almanya, Hollanda ve İsviçre gibi genç nüfusun hızla tükendiği ülkelerin yabancı işçi alım yasaları kapsamında gerçekleştirmek istiyoruz. Şu anda Avrupa’ya sadece Bulgaristanlı ve Romanyalı gibi Avrupa vatandaşlarımızı gönderebilirken, kısa bir zaman sonra Türk vatandaşlarımızı da Avrupa’da iş sahibi yapabilmek için hazırlıklarımız devam etmektedir.

Profesyonel bir şirket yerine kendi imkanları ile bakıcı arayan ailelerimiz için öneriniz var mı?

Tabii. Ülkemizde ev personeli olarak en çok ihtiyaç duyulan elemanlar çocuk bakıcıları. Kendi imkanları ile bakıcı arayacak zamanı olan ailelerimiz için, bir çocuk bakıcısı adayına mülakatlarda sorulması gereken 15 soruyu aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz. 

Çocuk Bakıcı Sorulması Gereken Başlıca Sorular

Hepimizin çocuk bakıcısına sorması gereken ilk 5 Soru;

•    1. Sigara içiyor musunuz?
•    - Çocuk bakıcı adayının çocuğunuzun yanında veya evinizin herhangi bir bölgesinde sigara ve benzeri kötü alışkanlıklar kullanıyor olması söz konusu bile değildir.

•    2. Herhangi bir konuda alerjiniz veya hastalığınız var mı?
•    - Evetse detay vermesini isteyiniz. Hastalık veya alerji durumu kabul edeceğiniz seviyede ise, acil bir durumda nasıl müdahale etmeniz gerektiğini sorunuz..

•    3. İlk yardım hakkında bilginiz var mı?
•    - Çocuğunuza acil durumlarda müdahale edebilmesi gerekir.

•    4. Neden çocuk bakmak istiyorsunuz?
•    - Mecbur kaldığı için değil ( Lütfen tanıdıklarınız vasıtasıyla görüştüğünüz çocuk bakıcı adayının mecburiyetten bu işi yapmak zorunda kaldığını hissettiyseniz görüşmeyi sonlandırın! ), çocukları sevdiği ve bu işi meslek edindiği için çocuk bakıcılığı yapıyor olması gerekir.

•    5. Sabırlı mısınız?
•    - Çocuk bakıcısında bulunması gereken en temel özelliklerden biri de sabırlı olmasıdır.

Hepimizin Çocuk Bakıcısına Sorması Gereken İkinci 5 Soru: 

•    1. Eğitim durumunuz nedir?
•    2. Çocuk bakımı deneyiminiz var mı?
•    3. Çocuğun ihtiyacı olan konularda yeterliliğiniz?
•    - Bebek – çocuk yemekleriyle ilgili bilgisi
•    - Bebeğiniz 1 yaşının altında ise, kaçıncı ayda hangi tip oyuncaklarla oynayabileceği hakkındaki bilgisi
•    - Çocuk oyun ve aktiviteleriyle ilgili bilgisi
•    4. Ulaşım probleminiz var mı?
•    5. Haftada … gün ve ……-…... saatleri arasında çalışabilir misiniz?
•    - Cevabın istenildiği gibi olup olmadığı, sizin bakıcınızdan beklentilerinize göre değişiklik göstermektedir.

Hepimizin Çocuk Bakıcısına Sorması Gereken Üçüncü 5 Soru:

•    1. Bu işi ne kadar süreyle yapmayı planlıyorsunuz?
•    - Cevabın istenildiği gibi olup olmadığı, sizin bakıcınızdan beklentilerinize göre değişiklik göstermektedir.
•    2. Medeni durumunuz nedir?
•    - Evli ise eşinin ne iş yaptığı
•    - Bekarsa yakın zamanda evlenmeyi düşünüp düşünmediği ( Çocuk bakıcı ailenizin üyesi gibi olacağından yukarıdaki gibi özel hayatla ilgili soruları sormaktan çekinmeyiniz )
•    3. Kendi çocuğunuz var mı?
•    - Varsa yaşları ve eğitim durumlarını sorunuz. Çocuk bakıcı adayınızın çocuklarının hakkında bilgi sahibi olmanız gereklidir. Ve çocuğunuza bakacak olan kişinin kendi çocuklarıyla olan iletişimi önemli bir referanstır.
•    4. Referanslarınız?
•    5. Maaş beklentiniz nedir?

Bakıcı arayışında olup adaylarla mülakat yapacak zamanı olmayan ailelerimiz, profesyonel bakıcılarla hemen bir araya gelebilmek için İstanbul / Bakırköy, İzmir / Alsancak ve İzmir / Karşıyaka ofislerimizle alyaik.com adresinden ya da 02126601646 numaralı telefon hattımızdan bize ulaşabilirler. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.