MAGAZİN - 23 Mart 2016 Çarşamba 16:21

Cansel Elçin'e büyük ödül

A
A
A
Cansel Elçin'e büyük ödül

Hatırla Sevgili dizisiyle kendini izleyiciye sevdiren ünlü oyuncu Cansel Elçin uluslararası alanda ödüle layık görüldü.

Cansel Elçin, ikinci sinema filmi ‘Melekleri Taşıyan Adam’ Hindistan’da düzenlenen Uluslararası Nashik Film Festivali’nde en iyi yabancı film ödülünü aldı.

Beren Saat ile başrollerini paylaştığı “Hatırla Sevgili” dizisi ile adını duyurmayı başaran Cansel Elçin, yazıp yönettiği ikinci sinema filmi ‘Melekleri Taşıyan Adam’ Hindistan’da düzenlenen 8’inci Uluslararası Nashik Film Festivali’nde ‘En İyi Yabancı Film’ ödülüne layık görüldü. 

Çocuk yaşta evliliğe farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Elçin, Nisan ayında yapılacak törene katılarak, ödülünü alacak.

Cansel Elçin'e büyük ödül

CANSEL ELÇİN KİMDİR?

Cansel Elçin (d. 20 Eylül 1973, Tire, İzmir), Türk sinema, tiyatro ve televizyon oyuncusu. 1982 yılından bu yana Paris’te yaşamını sürdürmekte olan Cansel Elçin, ilk ve orta eğitimini Paris’te Lycée Racine’de tamamladıktan sonra, aile işini devam ettirmek üzere ekonomi ve sosyal bilimler okudu. Bir süre ticaretle uğraşsa da akşam kursları ile başladığı tiyatroya, Fransa’nın önde gelen tiyatro okullarından Ecole Florent’e yazılarak devam etti. Gérard Depardieu, Sophie Marceau, Isabelle Adjani gibi isimlerin ders verdiği Ecole Florent'te Audrey Tautou’yla aynı sınıfta okuyan oyuncu, daha sonra New York’tan gelen ve Actor's Studio’u kuran Lee Strasberg'in oğlu John Strasberg ile Jack Garfeinden sinema ve tiyatro dersleri aldı.

Okulu dereceyle bitirmesiyle birlikte, Fransa’nın çeşitli bölgelerinde birçok temsilde sahne alarak profesyonel tiyatro yaşamına adım attı. Tiyatronun yanı sıra çeşitli reklam ve sinema filmlerinde de rol alan sanatçı, aynı zamanda senaryosunu kendisinin yazdığı ve yönetmenliğini de üstlendiği Papillon adlı kısa bir film çekti.

Bir temsilde kendisini izlemeye gelen Ferzan Özpetek ile tanışan Cansel Elçin, yönetmenin Haremsuare adlı filmiyle kamera arkasında cast oluşumu ve çekim konusunda da deneyim kazandı. Aynı zamanda bu paylaşım, kendisine Türkiye’nin önde gelen kadın yönetmenlerinden Tomris Giritlioğlu ile tanışma fırsatını da yaratmış oldu. Tomris Giritlioğlu'nun teklifi ile birlikte, Kırık Kanatlar adlı dizi için Türkiye’ye gelen oyuncu, böylece sanat hayatını Türkiye’de sürdürmeye başlamış oldu. Hatırla Sevgili adlı televizyon dizisinde başrolü üstlenen ve Beykent Üniversitesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen 7. İletişim Ödülleri'nde, 8000 öğrencinin katıldığı anket sonuçlarına göre "En İyi Erkek Dizi Oyuncusu" ödülü alan Cansel Elçin, Yağmur ve Durul Taylan kardeşlerin yönettiği Küçük Kıyamet adlı sinema filmi ile, Türk sinemasına da adım atmış oldu.

Son olarak Özhan Eren'in yönettiği 120 adlı sinema filminde "Süleyman Teğmen" olarak karşımıza çıkan oyuncunun; yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaryosunu üstlenmesinin yanında, birkaç sürpriz rolle de karşımıza çıktığı sinema filmi Kampüste Çıplak Ayaklar' Ekim 2009'da gösterime girmiştir.
2010'da da Gönülçelen adlı televizyon dizisi ile karşımıza çıkan oyuncu ayrıca Sertap Erener'in Bir Damla Gözlerimde adlı şarkısının klibinde de oynamıştır. 4 Şubat 2011'de gösterime giren Aşk Tesadüfleri Sever filiminde konuk oyuncu olarak yer almıştır. 3 Aralık 2011'de Burcu Esmersoy ile birlikte Elle Style sunuculuğunu yapmıştır. Oyuncu, 2011'de yayına giren Yalancı Bahar dizisinde başrol oynamıştır. 2012'de ise Kötü Yol dizisiyle yeniden başrol olarak karşımıza çıkmıştır.2014' Alper Akdeniz'in yönettiği "Roya" adlı kısa filmde Sema Öztürk ile başrol paylaşmıştır. Film 2014 Cannes Film Festivali Türkiye Standı'nda yer almıştır.
7 Şubat MİT operasyonunun anlatıldığı Darbe (2014) adlı filmde MİT Müsteşarı'nı Cansel Elçin canlandıracak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı açıkladı: "Oruç tutmak vücudu dinlendirip birçok fayda sağlıyor" Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, iftar ve sahurda aşırıya kaçılmaması halinde orucun vücutta toparlanma ve dinlenme etkisi oluşturduğunu vurgulayarak, oruç tutmanın sindirim sistemini rahatlattığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte oruç ibadeti devam ederken, değişen beslenme düzeninin insan sağlığına etkileri de dikkat çekiyor. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan sahur ve iftar öğünlerinin dengeli ve ölçülü tüketilmesi, vücudun dinlenme sürecine girmesine katkı sağlıyor. Bu süreçte sindirim sisteminin çalışma temposu düşerken, mide ve diğer organların daha az zorlanmasıyla birlikte bünyenin kendini toparlama imkânı buluyor. Ramazan döneminde abur cubur tüketiminin azalması ve gereksiz kalori alımının düşmesi, özellikle sindirim organlarının daha sakin çalışmasına imkan tanıyor. İftar ve sahurda aşırı ve hızlı yemek tüketilmemesi halinde bu olumlu etkinin daha belirgin hale geliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, oruç tutun bir bünyenin kendini dinlemeye aldığını söyleyerek, "Bu ayda zararlı şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer" dedi. "Midenin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır" Gerektiği gibi oruç tutulduğunda insan vücuduna faydası olduğunu söyleyen İbrahim Emre Kurtça, "Ramazan ayında abur cubur tarzı yiyeceklerin yenmesi azalıyor. Bu ayda böyle şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer. Herhangi bir yerimiz sakatlandığı zaman kendimizi dinlenmeye alıyoruz. Bizimde midemizin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır. Eğer biz kurallara uyarak oruç tutarsak ve sağlık uzmanlarının verdiği önerilere uyduğumuz zaman bu durum bizim hem bağırsaklarımız, pankreasımız ve midemiz açısından da dinlenmemizi sağlamaktadır. Gerektiği gibi oruç tutarsak bize faydaları daha çok olur. Oruç tutmadan önce herhangi bir rahatsızlığımız varsa doktor görüşü alınmalıdır. Eğer mide ve şeker gibi çeşitli rahatsızlıklar varsa uzman görüşü alınmalıdır. Oruç tutacağız diye sağlığımızdan olmamalıyız" dedi.
Erzurum Rektör Hacımüftüoğlu öğrencilerle iftar sofrasında buluştu Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayı dolayısıyla üniversite öğrencileriyle düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Merkezi yemekhanede gerçekleştirilen ve yoğun katılımın olduğu programda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu ön plana çıktı. Rektör Yardımcıları ve birim yöneticilerinin de yer aldığı iftar programında konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayının manevi atmosferinde öğrencilerle aynı sofrayı paylaşmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek: "Bu müstesna Ramazan sofrasında sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu bereketli ayın manevi ikliminde aynı sofrayı paylaşmak, gönül birlikteliğimizi daha da güçlendirmektedir" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin üniversite yönetimi için büyük bir emanet olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu: Atatürk Üniversitesinin öğrenci odaklı yaklaşımına dikkat çekti. "Sizler bizlere en başta ailelerinizin emanetisiniz. Güvenliğiniz, huzurunuz ve mutluluğunuz; alacağınız akademik eğitim kadar bizim için kıymetlidir" diyen Hacımüftüoğlu, üniversite olarak yalnızca akademik başarıyı değil; öğrencilerin sportif, sanatsal ve kültürel alanlarda da çok yönlü gelişimini önemsediklerini ifade ederek tüm birimlerin öğrencilerin ihtiyaç ve taleplerini karşılamak üzere her zaman hazır olduğunu belirtti. Rektör Hacımüftüoğlu: "Yeter ki bir fikriniz, bir hayaliniz, bir projeniz olsun. Bizler her zaman yanınızdayız" Program kapsamında öğrencilerin istihdamına yönelik çalışmalara da değinen Rektör Hacımüftüoğlu, İŞKUR programı çerçevesinde yaklaşık 4 bin öğrencinin üniversitenin çeşitli birimlerinde çalışma imkânı bulduğunu hatırlatarak, önümüzdeki yıl bu sayıyı artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Öğrencilerin hem eğitim hayatlarını sürdürürken hem de çalışma deneyimi kazanmalarının önemine işaret eden Hacımüftüoğlu, bu uygulamanın gençlerin mesleki gelişimine önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalara da özel bir parantez açan Hacımüftüoğlu, özellikle Teknofest ruhunun üniversite bünyesinde güçlü bir şekilde yaşatıldığını belirtti. Yerli ve millî teknoloji hamlesine katkı sunan tüm öğrenci projelerinin bilimsel araştırma projeleri kapsamında desteklendiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu: "Yeter ki bir fikriniz, bir hayaliniz, bir projeniz olsun. Bizler her zaman yanınızdayız" dedi. Program, yapılan duaların ardından sona ererken Rektör Hacımüftüoğlu, "Bu mübarek günde birlik ve beraberliğimizi pekiştiren bu ulvi sofrada sizlerle buluşmaktan bir kez daha mutluluk duyuyorum. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Ailelerinize selam ve dualarımı iletmeyi unutmayın" sözleriyle öğrencilerin Ramazan ayını tebrik etti.
Diyarbakır Diyarbakır’da günlük tatlı tüketimi tonları aştı: İşletmeler üç vardiyaya geçti Diyarbakır’da Ramazan ayında 3-4 katına çıkan tatlı tüketimine yetişmek için işletmeler üç vardiya çalışıyor. Hacıbaba Pastaneleri, Ramazan ayında talebi karşılamak için üç vardiya tatlı üretimini sürdürüyor. İndirimli ürünler ve Ramazan ayının yoğunluğu ile satışlar 3-4 katına çıktı. Yaklaşık 70 tatlı ustasını daha firma bünyesine katan Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, satışların artmasının orantısal olarak istihdamın da artmasına sebep olduğunu belirterek, mutlu olduğunu dile getirdi. Elaldı, 40 yıllık bir firma olduklarını ve temel ilkelerinin ’’en iyisi, en ucuza’ olduğunu söyledi. Elaldı, "O yüzden 5-6 aydır yaptığımız kampanya ile beraber piyasaya tatlı sunduk. Bu vesileyle herkesin evine tatlı girmesini istedik. Ramazan ayında yoğunluk var. Normalde iki vardiya olan çalışmamızı üç vardiya çıkardık. Amacımız tüm evlere tatlı girsin. Bunun için yetiştirmeye çalışıyoruz" dedi. Kampanya vesilesiyle diğer rakiplerinin küçüldüğünü fakat kendilerinin daha da büyüdüğünü aktaran Elaldı, şu ifadeleri kullandı: ’’İstihdam adına çok faydalı oldu. Son 3-5 ayda biz 50-60 personel işe aldık. Ramazan ayı geldi yine bir yoğunluk oluştu. Bu vesileyle bu kez 15-20 kişi daha işe aldık üçüncü vardiyayı oluşturmak için. Türkiye’deki tatlıcılar genelde Ramazan ayında zam yapmazlar. 40 yıldır bu işin içerisindeyim. Ramazan ayında veya bayramda zam yapmadık, yapmayacağız. Kendini bilmez fırsatçılar olabilir. Bayram ağzı zammı, Ramazan ayı zammı, bazı fırsatçılar hariç ülke genelinde olmaz. Bizim bu kampanyalarımız sadece Diyarbakır ya da güneydoğuda değil. İstanbul’da da 8 tane şubemiz var. İstanbul’da da aynı kampanyalar devam ediyor ve çok yoğun ilgi görüyor. Yoğun ilgiye yetişmeye çalışıyoruz. 7 gün 24 saat imalatımız durmadan çalışıyor. Her eve, her sofraya Hacıbaba Pastaneleri mutlaka misafir olacaktır diye bu büyük kampanyayı başlattık." Günlük 1 buçuk ton üretim Baklava ustası Ali Kaya, Ramazan ayının başından bugüne kadar günlük 1 buçuk tonu aşan bir üretimlerinin olduğunu söyledi. Kaya, "Ramazan ayı boyunca baklavada 45-50 ton, kadayıf ve diğer çeşitleri de eklersek bu 80 tonu bulacak gibi duruyor. Bayram için şimdiden siparişler alıyoruz. Şu ana kadar sadece baklava birimi olarak aldığımız siparişler toplam 35-40 tona yaklaştı. İndirimde olan ürünlerimiz var. Talep de çok fazla oluyor. O nedenle üç vardiya sistemine geçtik. Eleman sayısı da yükseldi. Yani istihdama da neden oldu bu sirkülasyon. Siparişleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Şu an genel olarak soğuk baklavamız zaten sürekli revaçta olan bir ürünümüz. Cevizlilerden de indirimde olan ürünlerimiz var. Hem indirimli ürünler hem de Ramazan ayı işlerimizi 3-4 kat artırdı diyebiliriz’’ diye konuştu.