TEKNOLOJİ - 23 Ağustos 2022 Salı 13:18

Casper’ın yeni iş bilgisayarı Nirvana M400 satışa çıktı

A
A
A
Casper’ın yeni iş bilgisayarı Nirvana M400 satışa çıktı

Türkiye’nin ilk 500 şirketinin yüzde 20’sine kurumsal çözümler sunan Casper da yeni satışa sunduğu Nirvana M400 iş bilgisayarıyla işletmelerin ihtiyacı olan tüm gereksinimleri bir arada karşılıyor.

Kullanıcılar için bilgisayar seçimi ne kadar önemliyse şirketler için bu durum daha da ciddi bir süreci barındırıyor. Özellikle iş süreçlerinde performanstan ödün vermek istemeyen şirketlerin bilgisayar tercihlerindeki en önemli noktayı ise güçlü donanımlar ve kompakt tasarım oluşturuyor. Kurumların bu ihtiyacını karşılıksız bırakmayan Türkiye’nin teknoloji markası Casper da günümüz dünyasının yeni iş yapış şekillerine yönelik verimliliği artırmak ve süreç yönetimi adına ihtiyaç duyulan teknolojik çözümleri sunmak için yeni Nirvana M400’ü Kurumsal Çözümler çatısı altında işletmelere ulaştırıyor. Güçlü performansı desktop ve mobil platformdaki 10. ve 11. Nesil Intel işlemci serileriyle sağlayan yeni Nirvana M400 mini PC, kompakt ve şık bir tasarımla buluşturduğu en güncel teknolojiyi de ortalama yüzde 89 enerji verimliliğiyle kurumlara sunuyor.

Kompakt tasarım ile maksimum performans sunuluyor

İşletmeler için güçlü ve güvenli bir bilgisayar her zaman verimliliği artırmada kilit rol oynuyor. Bu nedenle bilgisayar seçiminde güçlü, beklentileri karşılayabilen ve çalışma ortamına uygun modellerin tercih edilmesi ciddi önem arz ediyor. İş bilgisayarı söz konusu olduğunda kurumların ihtiyaçlarına en uygun çözümleri kompakt tasarımlarla buluşturan Casper, işletmelerin performanslarını artıracak tüm gereksinimleri bir arada sunacak kapasiteye sahip Nirvana M400’ü kurumsal çözümleri içerisinde bulundurmaya başladı. Kullanım alanına ve gereksinime göre Intel 10. ve 11. Nesil işlemcileri destekleyen H510 Thin Mini ITX desktop anakart veya 11. Nesil Tigerlake mobil anakart seçeneklerinden birini tercih edebilecek olan kurumlara her seçenekte yüksek verimlilik vadediliyor. Aynı zamanda kurumların ihtiyacı olan tüm donanımların kompakt bir tasarımla sunulduğu Nirvana M400 ile iş performansından ödün vermeden alan tasarrufu sağlanırken kullanıcılar Nirvana M400’ü dilediklerinde monitör arkasına monte ederek de kullanabiliyor.

Nirvana M400 ile yüksek verimlilik dönemi

Kurumların en öncelikli gereksinimleri dahil tüm detayları titizlikle çalışılıp üretilen Nirvana M400 mini PC bilgisayarın anakartı Casper tarafından işletmelere özel olarak maksimum performansı sunacak şekilde tasarlanıyor. İşletmelerin tüm verilerinin Güvenilir Platform Modülü TPM 2.0 ile koruma altına alındığı Nirvana M400’de, Type-C ve USB 3.0 portu ile hızlı ve kaliteli veri aktarımı sağlanıyorken aynı zamanda 2 RAM slotu sayesinde de maksimum 64GB RAM desteğiyle profesyonel işlerde aynı anda birçok programın kesintisiz kullanım fırsatı kurumlara sunuluyor. Ergonomik aksesuarları, IT ekiplerinin işini kolaylaştıran hızlı bakıma uygun tasarımı ve her iki farklı işlemci platformunun sunacağı performansa ve soğutma ihtiyacına göre farklı tasarlanan özel üretim mobil / desktop fanlı soğutma sistemleri ile her an güçlü iş performansı işletmelerin elinin altında oluyor.

İşletmelere Casper güvencesi ve düşük enerji tüketimi fırsatı

Güçlü donanımları ve kompakt tasarımı ile uzun yıllar kullanılabilecek teknolojiye ve dayanıklılığa sahip Nirvana M400 mini bilgisayarlar, 2 yıldan 5 yıla kadar uzatılabilen garanti paketleri ile Casper güvencesi altında tutuluyor. Ortalama yüzde 89 enerji verimliliğiyle de rakiplerine göre daha az güç tüketimi yaparak daha fazla enerji tasarrufu sağlayan Casper Nirvana M400, uluslararası standartlara göre gerekli testlerin hepsinden geçip sahip olduğu Energy Star sertifikası ile minimal enerji tüketimi sağlayarak kurumlara daha düşük bütçeli elektrik tüketimini de sunuyor.

 

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 2025 Türkiye Patent Raporu açıklandı: İGÜ ticarileştirmede ilk sırada Patent Effect tarafından hazırlanan 2025 Türkiye Patent Raporu’na göre İstanbul Gelişim Üniversitesi, patent ticarileştirme alanında Türkiye birincisi oldu. Üniversite, hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan/devir edilen patent sayısında ilk sırada yer aldı. Patent Effect tarafından yayımlanan "2025 Türkiye’nin Patent Raporu" açıklandı. Rapora göre İstanbul Gelişim Üniversitesi, patent üretiminin yanı sıra bu çıktıları ekonomik değere dönüştürme alanında da Türkiye’de ilk sırada yer aldı. Üniversite, "Patent Ticarileştirme Şampiyonu Üniversite" unvanını aldı. Ticarileştirme verilerinde ilk sırada Rapora göre İGÜ, "Ticarileştirme Sözleşme Sayısı" ve "Lisanslanan/Devir Edilen Patent Sayısı" kategorilerinde zirvede yer aldı. Üniversite, 23 ticarileştirme sözleşmesi ile listedeki diğer üniversitelerin önünde yer aldı. Listede Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi gibi üniversiteler de yer aldı. Patent yönetimi ve ticarileştirme modeli Üniversitenin geliştirdiği sistem ile patent portföyünün yönetimi, sektörlerle eşleştirme ve lisanslama/devir süreçlerinin koordinasyonu sağlandı. Yapay zekâ teknolojilerinde dört yıllık liderlik İGÜ, son dört yıldır yapay zekâ teknolojileri alanında Türkiye birincisi oldu. Üniversite, 2025 yılında da bu alandaki liderliğini sürdürdü. Üniversitenin AR-GE altyapısı ve disiplinler arası proje yapısı kapsamında öğrenci ve akademisyenlerin dahil olduğu çalışmalarla yapay zekâ alanında projeler geliştirildi. 20 teknoloji alanının 16’sında yer aldı İGÜ, 2025 yılında 20 teknoloji alanının 16’sında sıralamaya girdi, 9’unda ise lider oldu. Öne çıkan alanlar arasında gıda ve içecek, tarım, finans, otomotiv, enerji, robotik teknolojiler, havacılık ve savunma ile otonom teknolojiler yer aldı. Üniversite, üniversiteler ve araştırma merkezleri sıralamasında bu alanların tamamında ilk sırada yer aldı. Türkiye’de en çok patent başvurusu yapan üniversitelerden biri İGÜ, Türkiye’de en fazla patent başvurusu yapan üniversiteler arasında da üst sıralarda yer aldı. Bu durum, üniversitenin AR-GE kapasitesi ve inovasyon çalışmalarını ortaya koydu. İnovasyon ve ticarileştirme süreci Üniversitenin Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla akademik bilginin ticarileştirilmesi ve girişimcilik süreçlerinin yürütüldüğü belirtildi. İGÜ’nün AR-GE faaliyetleri, uluslararasılaşma çalışmaları ve inovasyon odaklı eğitim modeliyle faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi.
Mardin Mardin’de MovaPark AVM’deki kazada 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki MovaPark Alışveriş Merkezi’nde yürüyen merdivene sıkışan parmağı kopan 3 yaşındaki çocuğun ailesi adalet istiyor. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bulunan MovaPark AVM’de yaklaşık iki hafta önce meydana gelen olayda, 3 yaşındaki T.B. ailesiyle birlikte alışveriş merkezinde bulunduğu sırada talihsiz bir kaza geçirdi. Küçük çocuğun parmağı yürüyen merdivene sıkışarak koptu. Ailenin avukatı Sibel Çelik, yaptığı açıklamada olayın yaklaşık iki hafta önce meydana geldiğini söyledi. Çelik, kazanın müvekkillerinin çocuklarının yürüyen merdivene yöneldiği esnada yaşandığını belirterek, "Olaydan sonra ihmaller zinciri başladı. Müvekkillerim yürüyen merdiveni kendi imkanlarıyla durdurdu, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni kendileri aradı. İlk müdahale gelene kadar çocuğu sakinleştirmeye çalıştılar’’ dedi. "AVM hemşiresi uzuv kaybı yok dedi" AVM’de görevli sağlık personelinin yaraya tampon uyguladığını ancak "uzuv kaybı yok" denilerek ailenin yanlış yönlendirildiğini iddia eden Çelik, bu nedenle ailenin ilk etapta hastaneye gittiğini ifade etti. Doktorların parmağın koptuğunu söylemesi üzerine yeniden AVM’ye dönüldüğünü aktaran Çelik, "Geri döndüğünde hiçbir tedbir alınmamış, merdivenler aynı şekilde bırakıldığı gibi güvenlik şeridi çekilmemiş durumdaydı. Teknik personelin hiçbir tesisatı yok, kendi imkanlarıyla alışveriş merkezinden belirli cihazları satın alıp merdivenlerde parmağı arıyorlar. Saatler süren kendi mücadeleleri sonrasında uzuv bulunuyor’’ diye konuştu. Bulunan uzuvla ilgili sürece değinen Çelik, şunları kaydetti: "Uzuv ile ilgili yapılan doktor tespiti ile ’Yüzde 1 belki kurtarılabilir’ denmesine rağmen parmak yerine dikiliyor fakat geldiğimiz noktada şu aşamada bile çocuğumuz iki ameliyat geçirmiştir. Ve bu ameliyatların devamı maalesef gelecektir. Maalesef olaydan 2 saat sonra geç kalındığı için çocuğumuz uzuv kaybı yaşadı. Bu haliyle de ömür boyu unutamayacağı bir eksikliğe sahip olmuştur." Görüntü alınmasının engellendiği ve ekipmanın olmadığı iddiası Avukat Çelik, "Bu süreçte özellikle olay sonrası AVM’nin sağlık personellerinin ve yönetiminin süreci iyi yönetememesi ve ihmaller zinciri sonrasında bu aşamaya gelinmiştir. Biz bu süreci yakından takip edeceğiz. İhmali olan herkesle ilgili gerekli takiplerimizi yapacağız. Süreç sonrası maalesef alışveriş merkezi yetkilileri de konuyla ilgili duyarlı davranmamışlardır. Hatta alışveriş merkezinin imajı sarsılmasın diye görüntü alınmasını engellemişlerdir. Sadece telefonla ışık tutma ile yetinilmiştir. Bu haliyle de maalesef çocuğumuzun geleceğiyle ilgili ciddi bir sonuç ortaya çıkmıştır" dedi. Çelik, güvenli bir ortam sağlamakla yükümlü işletmenin hem olay anı hem de sonrasında bu denli yetersiz ve sorumsuz davranmasının bu olayın münferit bir kaza değil, zincirleme ihmal sonucu meydana geldiğini gösterdiğini belirtti. Çelik, sorumluların tespiti, ihmalin tüm yönleriyle ortaya çıkması, gerekli cezai ve hukuki yaptırımların sonuna kadar takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi. Öte yandan olayla ilgili MovaPark AVM yönetimi tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Alışveriş merkezimizde 8 Nisan 2026 tarihinde yaşanan talihsiz olay hepimizi derinden üzmüştür. Öncelikle yaralanan çocuğumuza acil şifalar diliyor, ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Olay anına ilişkin kamera kayıtları ve teknik incelemeler açıkça göstermektedir ki yürüyen merdivenlerimiz düzenli bakımları yapılmış, tüm güvenlik ve teknik gereklilikleri eksiksiz şekilde sağlayan durumda olup, olay öncesinde herhangi bir arıza veya kusur bulunmamaktadır. Bu husus, bağımsız iş sağlığı ve güvenliği raporlarıyla da teyit edilmiştir. Olayın meydana geliş şekli incelendiğinde küçük yaştaki çocuğun ailesinin kontrolünden çıkarak yürüyen merdivene yönelmesi sonucu kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede olayın oluşumunda alışveriş merkezimize atfedilebilecek bir ihmal veya kusur bulunmamaktadır. Bununla birlikte olayın hemen ardından sağlık ve teknik ekiplerimiz süratle müdahale etmiş, yaralı çocuk ivedilikle sağlık ekiplerine teslim edilerek, gerekli tüm süreçler titizlikle yürütülmüştür. Kamuoyuna yansıyan bazı iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, olay üzerinden haksız bir kusur isnadı oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Hukuki süreçlerde tüm gerçekler, yetkili merciler ve bilirkişi incelemeleri ile ortaya konulacaktır. MovaPark Alışveriş Merkezi olarak ziyaretçilerimizin güvenliği en öncelikli hassasiyetimizdir. Bununla birlikte yaşanan bu üzücü olay nedeniyle insani ve vicdani sorumluluğumuzu da göz ardı etmeksizin süreci yakından takip ettiğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."
Tokat Vakıf geleneği Tokat’ta akademik olarak ele alındı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyumda; Tokat, Amasya ve Çorum’daki vakıf geleneği tarihi ve toplumsal yönleriyle ele alınarak, vakıf sisteminin günümüze uzanan etkileri akademik yaklaşımla değerlendirildi. Tokat’ta vakıf geleneğinin tarihi ve toplumsal boyutları kapsamlı bir sempozyumla ele alındı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ev sahipliğinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü iş birliği ve Amasya ile Hitit üniversitelerinin katkılarıyla düzenlenen "Türk-İslam Kültüründe Vakıf Geleneği ve Tokat Bölgesi Vakıfları (Tokat-Amasya-Çorum) Sempozyumu" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sempozyumun açılışına Tokat Milletvekilleri Dt. Cüneyt Aldemir, Av. Mustafa Arslan, Kadim Durmaz, TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Vali Yardımcısı Osman Güven, İl Jandarma Komutanı J. K. Albay Ahmet Çetin, Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, müdürler, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Sempozyumla Tokat, Amasya ve Çorum’daki vakıf eserleri çok yönlü incelendi Program öncesinde konuklar, Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Akabinde 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi Milli İrade Salonundaki programa geçildi. Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan konuşmasında vakıf geleneğinin köklü geçmişine dikkat çekerek, bu yapının yalnızca bir yardım sistemi olmadığını vurguladı. Erdoğan, vakıf anlayışının insanı merkeze alan, toplumsal dayanışmayı esas alan ve tarihi süreçte sosyal devlet anlayışının önemli bir yansıması olduğunu ifade etti. Düzenlenen sempozyumun Tokat, Amasya ve Çorum illerindeki vakıf eserlerinin çok yönlü incelenmesine katkı sağlayacağını belirten Erdoğan, etkinliğin akademik çalışmalara da ışık tutacağını dile getirdi. "Vakıf bir kurumdan öte, bir değerler sistemidir" Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ise konuşmasında vakfın yalnızca kurumsal bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Vakfın aynı zamanda bir inanç ve ahlak sistemi olduğuna dikkat çeken Turabi, "Vakıf, insanın faniliğini kalıcı iyiliğe dönüştürme çabasıdır. Vakıf ruhu toplumda canlıysa merhamet de canlıdır. Merhametin olduğu yerde ise medeniyet vardır" ifadelerini kullandı. Rektör Yılmaz: "Vakıf kültürü günümüzde de yaşayan bir değerdir" TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise vakıf geleneğinin yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığını, günümüzde de toplumsal gelişim açısından önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vakıf kültürünün Türk-İslam medeniyetinin en köklü değerlerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, bu geleneğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren sürdürülebilir bir yapı sunduğunu belirtti. Tokat başta olmak üzere bölgede vakıf eserlerinin ihya edilmesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, sempozyumda bu eserlerin hem tarihi hem de güncel işlevlerinin ele alınacağını söyledi. Akademik panel yoğun ilgi gördü Açılış konuşmalarının ardından Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu başkanlığında gerçekleştirilen panelde Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Gökçe panelist olarak yer aldı. Alanında uzman akademisyenler vakıf geleneğini farklı yönleriyle değerlendirdi. Panelde, vakıf sisteminin tarihi gelişimi ve Anadolu’daki yansımaları ele alındı. Vakıf geleneği çok boyutlu ele alındı Sempozyumda, vakıf geleneğinin tarihi süreçteki gelişimi, toplumsal hayattaki yeri ve bölgesel örnekleri kapsamlı şekilde incelendi. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla zenginleşen etkinlikte, vakıf sisteminin eğitimden sağlığa, şehirleşmeden sosyal yardımlaşmaya kadar geniş bir etki alanına sahip olduğu vurgulandı.