KENT HABERLERİ - 23 Şubat 2013 Cumartesi 16:55

Çayseverler Küçükçekmece'de buluştu

A
A
A
Çayseverler Küçükçekmece'de buluştu

Küçükçekmece Belediyesi, çay seven İstanbulluları “İstanbul İçin Çay Vakti” etkinliğinde buluşturdu.


Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde Salih Zengin’in moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Levent Uslu’nun yanı sıra pek çok vatandaş katıldı. Romanlarında çay düşkünü insanlara yer veren Selahattin Yusuf, Tarık Tufan, Gökdemir İhsan, Ahmet Turan Alkan, Salih Zengin, Esra Yalazan ve Emine Uçak Erdoğan gibi yazar, aydın ve alanında önemli isimlerin de katıldığı etkinlikte çay içme, çay demleme ve çaya dair pek çok şey konuşuldu.

“Bir eve misafirliğe gittiğimizde ilk iş çay içip içmeyeceğimizi sorarlar. Biz de bugün burada çayı konuşacağız” diyen Salih Zengin, Türkiye’nin çayla geç tanışmasına rağmen, çayı en çok tüketen ülkeler arasında olduğunu söyledi. “Biz çaycı bir toplumuz. Çay bizde sadece tanışma, adab-ı muaşeret belirtisi anlamına gelmiyor; beslenme tarzı olmuş, 3 öğün tüketir hale geldik. Çay toplumun bütün hücrelerine yayılmış bir şey” diyerek çayın ülkemizdeki önemine değinen Ahmet Turan Alkan, eski zamanlarda misafirlere sunulan çayın şimdi her öğünde içildiğini söyledi.

“ÇOCUKLAR ÇAY KOKAN SABAHLARA UYANMIYOR”
Emine Uçak Erdoğan ise, “Çocukların çay kokusuyla uyandığı bir sabah yok artık. Çünkü artık evlerde çaydanlıklar yok; kettle var. Çay demlenmeyince ailece kahvaltıda buluşulmuyor” dedi.
Esra Yalazan ise, çayın hastanede, cezaevinde beklerken, yani tek başına oturulan zamanlarda bir tür yalnızlık eşlikçisi olması nedeniyle kendisine çok hüzünlü geldiğini söyledi. Selahattin Yusuf da, “Memleketteyken, eskiden kahvede oturan yaşlı bir amca vardı. Her gittiğimde orada olurdu. Önce oraleti bardaktan çay tabağına döker, sonra içerdi. Ben de yavaş yavaş o amcayı zihnimde yaşatmaya başladım. İşte o amca benim romanımda çay içen amca oldu” diyerek romanlarında çay içen karakterlere yer vermesinin nedenini katılımcılarla paylaştı.

Geleneksel ile modernizm tanımını yaparken genellikle çay örneğini verdiğini kaydeden Tarık Tufan ise, “Demleme çay geleneğimizdir. Sallama çay ise burada modernizm oluyor. Modernizim pratiktir, kolay tüketilebilir ve bireyseldir. Bir şeyin dünyamızdaki yeri, açtığı anlamlarla ölçülür. İki insanın konuşmasında içilen şeye göre ‘çay mı Türk kahvesi mi, Nescafe mi?’ o muhabbetin içeriği değişir” dedi.

Programda ayrıca Mustafa Duman’ın çay kitabı katılımcılara hediye edilirken, Japon Kültür Merkezi ‘Özel Çay Seramonisi’ düzenledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da çiftçiler don nöbetinde Erzincan’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde eksi derecelere kadar düşmesi, çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarını tehdit ediyor. Don riskine karşı önlem alan çiftçiler, bahçelerinde ateş yakarak ürünlerini korumaya çalışıyor. Baharın gelişiyle birlikte kayısı başta olmak üzere elma, kiraz ve diğer meyve ağaçlarının çiçek açtığı kentte, ani sıcaklık düşüşleri üreticileri endişelendiriyor. Gece boyunca bahçelerinde nöbet tutan çiftçiler, farklı noktalarda kontrollü ateşler yakarak oluşan ısı ve duman sayesinde ağaçların zarar görmesini önlemeye çalışıyor. Merkeze bağlı Akyazı Mahallesi’nde üretim yapan Ramazan Beydili, geniş arazilerde farklı meyve türleri yetiştirdiklerini söyledi. İklim değişikliklerinin üretimi zorlaştırdığını belirten Beydili, ağaçların erken çiçek açmasının don riskini artırdığını ifade etti. Geçen yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını dile getiren Beydili, "Bu yıl daha iyi bir hasat bekliyoruz. Dona karşı bahçemizde tütsü şeklinde ateşler yakarak önlem almaya çalışıyoruz." dedi. İlkokul öğrencisi Yusuf Kerem Demirol da babasına destek olmak için bahçeye geldiğini anlatarak, geçen yıl yaşanan don nedeniyle kayısı alamadıklarını söyledi. Bu yıl aynı durumu yaşamamak için gece ateş yakarak ağaçları korumaya çalıştıklarını belirten Demirol, iyi bir hasat umut ettiklerini kaydetti.