DÜNYA - 17 Kasım 2021 Çarşamba 17:16

Çekya’da PCR ve antijen testlerinin geçerliliği kaldırılıyor

A
A
A
Çekya’da PCR ve antijen testlerinin geçerliliği kaldırılıyor

Çekya’da Pazartesi’den itibaren restoran, bar ve kafeler ile kültürel ve toplu etkinliklere sadece aşılı ve hastalığı geçirmiş kişiler girebilecekken, antijen ve PCR testleri kabul edilmeyecek.

Çekya'da artan korona virüs vakalarından dolayı yeni önlemler gündemde. Salgınında yaşanan rekor artışın ardından Başbakan Andrej Babis yeni önlemlerle ilgili açıklamalarda bulunurken, “Durum kötüye gidiyor. Yarın yapılacak Bakanlar Kurulu toplantımız ardından yeni önlemleri açıklayacağız. Şimdiden söylemeliyim ki, Çekya 22 Kasım Pazartesi gününden itibaren Bavyera modelini uygulamaya başlayacak. Bu modele göre artık restoran, bar ve kafeler ile kültürel ve toplu etkinliklere sadece aşılı ve hastalığı geçirmiş kişiler girebilecek. Antijen ve PCR testleri kabul edilmeyecek. Salgın artık çok kritik bir seviyede ve alınacak kararlar bekleyemez. Özellikle Moravya-Silezya ve Zln bölgelerinde durum çok kritik. Oradaki bütün aileler yoğun bakım ünitelerinde kalıyor ve elbette aşısızlar. Herkesi aşı olmaya davet ediyorum” dedi.

“Onlara danışmak istedik ama artık zamanımız yok”

Mevcut hükümetin korona virüs önlemleri ile ilgili yetersiz olduğu yönündeki eleştirilerle ilgili sorulara cevap veren Babis, “Çok çalışıyoruz, sabahtan beri bir şeyler üzerinde ciddi anlamda çalışıyoruz. Onlara danışmak istedik ama artık zamanımız yok. Bugün bazı yalanlar dinledim ama önemsemiyorum. Artık herkesin korona virüs karşısında birleşmesi gerekir. Durum gerçekten çok kritik ve bir an önce karar vermek zorundayız” ifadelerine yer verdi

“Ortada bir hükümet yok”

Kurulacak yeni hükümetin muhtemel Başbakanı ve Sivil Demokrat Parti (ODS) lideri Petr Fiala ise, “Korona virüs konusunda Andrej Babis'in sona eren hükümetiyle tam bir iş birliği yapamıyoruz. Aslında ortada bir hükümet yok acilen yeni hükümetin kurulması gerekir. Avusturya modelini uygulayamayız, yasalarımıza aykırı durumlar doğurabilir. Bu işin tek çözümü aşılamadır, lütfen herkes aşı olsun” dedi.

Vaka sayısında rekor

Çekya son 24 saatte açıklanan 22 bin 479 korona virüs vakası ile salgının başından bu yana en yüksek sayıya ulaşarak rekor kırarken, dün 661'i yoğun bakımda olmak üzere 4 bin 425 kişinin hastaneye yattığı ve 27 kişinin de hayatını kaybettiği açıklandı. Salgının başlangıcından bu yana, Çekya'da 1 milyon 930 bin 214 kişi virüse yakalanırken, toplam 31 bin 709 kişi ise korona virüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Özgür Öztürk
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Geleneksel Erzurumevleri’nde tandırevi Yasemin Şimşek, İbrahim Numan ve Mine Topçubaşı tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, geleneksel Erzurum evlerinin asırlık mimarisi ve kültürü incelenerek tandırevinin evin asıl yaşam alanı olduğu tespit edildi. Araştırma, Türk evinin sadece fiziksel bir barınma alanı olmadığını; toplumun yaşam biçimini, alışkanlıklarını, ekonomik ve sosyolojik yapısını mekâna yansıtan "canlı bir olgu" olduğunu vurguluyor. Erzurum’un sert kış iklimi, genel Türk evi mimarisindeki "sofa" (hayat) kültürünü doğrudan etkilediği vurgulanan araştırmada, " Diğer bölgelerde evin ana yaşam alanı sofa veya avlu iken, Erzurum’da soğuk nedeniyle sofa sadece "odalar arası bir geçiş alanı" haline gelmiş; asıl hayat evin en sıcak ve işlevsel yeri olan tandırevine kaydığı görülüyor" denildi. Kültürel Kesişim Noktası Erzurum Kentin İpek Yolu üzerinde bulunması ve binlerce yıllık geçmişi, evlerin mimarisini zenginleştirdiği vurgulanan araştırmada, "Ona "nevi şahsına münhasır" (kendine has) bir karakter kazandırmıştır. Tandırevi sadece ekmek pişirilen bir yer değildir. Kadının evdeki hâkimiyet alanı olmakla birlikte; yemek pişirme, yeme, çamaşır yıkama, oturma ve hatta uyuma gibi günlük hayatın neredeyse tüm eylemlerini içinde barındıran, evin gerçek "kalbi" ve "merkezi" konumundadır" tespiti yapıldı. "Erzurumevi önemli bir öğe" Bir yandan şehrin özellikleriyle, diğer yandan da halkın kültürüyle şekillenen Türk evi türlerinden birinin de Geleneksel Erzurum evi olduğu belirtilerek, "Erzurum kenti, İpekyolu üzerinde bulunması nedeniyle tarih boyunca Doğu ile Batı arasında önemli bir köprü görevi üstlenmiştir. Tarihi MÖ 4000’li yıllara dayanan Erzurum, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, göç yolları üzerinde olması dolayısıyla, kültürel etkileşimlere açık olmuştur. Binlerce yıl süren bu kültürel birikim ve etkileşim neticesinde; Geleneksel Türk evi mefhumu içerisinde kendine has biçimi ve malzeme özellikleri itibarıyla farklı bir yeri olan Geleneksel Erzurum evi meydana gelmiştir. Geleneksel Erzurum evinin en karakteristik öğesi ise ev yaşamının ekseriyatının geçtiği alan olan tandırevidir." ifadesi kullanıldı.
İstanbul A&S Investment Holding’den 2 milyar euroluk longevity yatırımı A&S Investment Holding, insan ömrünü uzatmayı hedefleyen longevity yatırımını duyurdu. Yatırımın toplam bedelinin 2 milyar euroyu bulacağı belirtildi. A&S Investment Holding, Almanya’nın önde gelen sağlık ve longevity kuruluşlarından PureDrip Longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) şirketinin yüzde 80 hissesini satın aldı. Heidelberg ve Mainz Üniversitelerinden bilim insanlarının kurduğu PureDrip Longevity şirketi Prof. Dr. Stefan Stefanovic, Dr. Maximilian Kohler, Dr. Jan Hofmann ve Nemanja Markovic liderliğinde, insan ömrünü uzatmaya yönelik ileri tıbbi çözümler hedefliyor. A&S Investment Holding Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Akkuş; yaptığı açıklamada, Almanya’da 2 milyar euroluk longevity yatırımı yapacaklarını açıkladı. Yapılan iş birliğiyle dünya genelinde longevity ve sağlıklı yaşlanma klinikleri zinciri kurulacak. Dünya çapında klinik ağı geliyor Şirketten yapılan açıklamaya göre; projenin merkezinde, Almanya Heidelberg’de faaliyet gösteren örnek klinik bulunuyor. Bu model, dünya genelinde açılacak merkezlerin temelini oluşturacak. Bu yeni nesil kliniklerde, koruyucu tıp, hücresel sağlık optimizasyonu, kişiye özel tedaviler, biyoteknolojik çözümlerin ön planda olacağı belirtildi. "İnsan 250 yıl yaşayabilir mi sorusuna cevap aranacak" Bu yatırım ile insan ömrünü 250 yıla kadar uzatabilecek bilimsel yolları araştırılması hedeflendiğini belirten A&S Investment Holding Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Akkuş, "Bilim insanlarımızla yaşlanmanın biyolojik mekanizmaları incelenecek, DNA ve hücresel yapı üzerine ileri araştırmalar yapılacak ve uzun ve sağlıklı yaşamın bilimsel temelleri geliştirilecek. Proje kapsamında, dünyanın önde gelen longevity ve DNA araştırma merkezlerinden birini ABD’de kuracağız. Böylece bu merkezin uluslararası bilim insanlarıyla ortak çalışarak küresel bir sağlık ve biyoteknoloji üssü olmasını hedefliyoruz" dedi. Akkuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz sadece ömrü uzatmayı hedeflemiyoruz. Amacımız, insanlığın geleceğini değiştirmek; daha uzun, daha sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşam sunabilmek. Bu yatırım, Türkiye’nin global bilim ve sağlık teknolojilerindeki iddiasını bir kez daha gösteriyor. A&S Investment Holding olarak proje için 2 milyar euro bütçe ayırdık. Bu yatırımla global kliniklerin kurulması, araştırma altyapısının geliştirilmesi, bilimsel çalışmaların hızlandırılması için kullanmayı hedefliyoruz." "Geleceğin sektörü: Longevity" Uğur Akkuş Longevity’nin dünyanın en hızlı büyüyen sektörü olduğunu ve dünyada hızla yükselen longevity biliminin, yalnızca yaşam süresini artırmayı hedeflemekle kalmadığını belirterek, "Üretken, sağlıklı bir ömür hedefliyor. Birçok yatırımcı bu sektöre ilgi gösteriyor. Bizim bu hamlemiz, Türkiye’den çıkan en büyük sağlık teknolojisi yatırımlarından biri olarak değerlendiriliyor ve uluslararası medyada da ilgi görüyor" şeklinde sözlerini sonlandırdı.