EKONOMİ - 22 Temmuz 2021 Perşembe 16:48

Centric Software PLM çözümünün yeni sürümünü duyurdu

A
A
A
Centric Software PLM çözümünün yeni sürümünü duyurdu

Centric Software, Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) çözümünün yeni sürümü Centric 8 PLM v7.3'ü duyurdu.

Centric Software, Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) çözümünün yeni sürümü Centric 8 PLM v7.3'ü duyurdu. Yapılan açıklamada şirketin; konfeksiyon, ayakkabı, lüks tüketim malları, spor malzemeleri, mobilya, ev dekorasyonu, yiyecek-içecek, kozmetik ve kişisel bakım gibi ürünleri planlarken yenilikçi kurumsal çözümleri sağladığı belirtildi.

Özellikle moda, perakende ve doğa sporları sektörlerinde karşılaşılan zorluklara çözüm sunma amacını taşıyan sürümde; Ürün Değişim Takibi ve Yönetimi, Ürün Paketleme, Ürün Sürümü konularına odaklanan üç modül bulunduğu belirtildi. Ayrıca mevcut denetleme, proje yönetimi ve 3D yeteneklerinde de iyileştirmeler yapıldı.

Centric Software Ürün Geliştirme Başkan Yardımcısı Ron Watson, "Kullanıcılarımız estetik görünüm, paketlemenin türü, internetten sipariş edilen ürünün teslim süresi, kullanılan malzemelerin sürdürülebilir olup olmaması gibi pek çok konuda bir tüketici memnuniyeti oluşturma ihtiyacını giderek daha fazla hissediyor" dedi.

Centric Software Başkanı ve CEO'su Chris Groves ise, "PLM'in yeni versiyonunda herkes için yeni inovasyonlar var. Markalara, perakendecilere ve üreticilere esneklik ve süreç hakimiyeti sağlıyor. Böylece doğrudan PLM içinden bir tüketici deneyimi tasarlayabiliyorlar" ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Elektrikli araç kullanıcılarına enerji seçenekleri En Yakıt, farklı kullanım ihtiyaçlarına göre tasarlanan ve süresiz geçerliliğe sahip enerji seçenekleriyle, tüketimi planlı hale getirirken, bütçe kontrolünü de destekliyor. Elektrikli şarj işletmecisi En Yakıt, kullanıcı alışkanlıklarını dikkate alarak geliştirdiği enerji seçenekleriyle tüketim süreçlerini daha öngörülebilir hale getiriyor. Farklı ihtiyaçlara göre sunulan seçenekler, enerji kullanımında planlama imkânı sağlarken harcamaların da daha kontrollü yönetilmesine olanak tanıyor. Şirket enerji seçeneklerini şöyle açıkladı: ’’Mini, avantajlı, maxi gibi paketlere, mobil uygulamadaki EnWin sekmesi üzerinden hızlı ve kolay şekilde erişilebiliyor. Paketlerin kullanım süresi olmadığı için müşteriler uzun vadeli olarak güvenle satın alabiliyorlar. Sunulan enerji seçenekleri, bütçe yönetiminin yanı sıra çevreye duyarlı bir tüketim anlayışını da destekliyor. Ayrıca şirket, dönemsel indirimler ve özel fırsatlarla paketleri daha da avantajlı hale getiriyor. Enerji paketleri, yalnızca kullanım kolaylığı değil aynı zamanda birim enerji maliyetinde avantaj da sağlıyor. Paket satın alımlarında kWh başına düşen birim fiyat, standart kullanıma kıyasla daha avantajlı seviyelere geliyor. Bu sayede kullanıcılar enerji tüketimlerini planlarken aynı zamanda daha ekonomik bir şarj deneyimi elde edebiliyor. En Yakıt, bu yaklaşımıyla kullanıcılarına uzun vadede maliyet avantajı sunmayı hedefliyor.’’ ’’Amacımız, bütçe dostu çözümler sunmak’’ Enerji paketlerinin kullanıcıların harcamalarını daha kontrollü yönetmelerine katkı sağladığını belirten En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses, "Amacımız, enerji kullanımını daha planlı ve bilinçli hale getiren, aynı zamanda bütçe dostu çözümler sunmak. Bu doğrultuda hem tasarrufu hem de çevreye duyarlı yaklaşımı destekleyen uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz" dedi.
Muş Muş’ta devlet desteğiyle hayvan sayısı arttı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yem, kredi ve hibe desteğiyle Muş’ta büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılında artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı hayvansal üretim istatistiklerine göre, ülke genelinde olduğu gibi Muş’ta da hayvan varlığında artış kaydedildi. Devlet desteklerinin etkisiyle kentte büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı yükselişe geçti. Hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Muş’ta da 2024’te 242 bin 277 olan büyükbaş hayvan sayısı, 2025 yılında 253 bin 840’a yükseldi. 2024’te 1 milyon 158 bin 120 olan küçükbaş hayvan sayısı ise 2025 yılında 1 milyon 411 bin 269’a çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan yem desteği, düşük faizli kredi imkanları ve hibe programları sayesinde üreticiler hayvancılığa yöneldi. Özellikle küçükbaş hayvancılıkta yaşanan artış, Muş’un bu alandaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Devlet desteklerinin üretime olumlu yansıdığı Muş’ta hayvan varlığındaki artış, hem kırsal kalkınmaya hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Desteklerin devam etmesiyle önümüzdeki yıllarda da artış trendinin sürmesinin beklendiği ifade ediliyor. Yaklaşık 25 yıldır hayvancılık mesleğini yürüten besici Yusuf Bakır, devletin sağladığı desteklerle gençlerin batı illerine gitmeden kendi köylerinde kalarak hayvancılık mesleğini yaptığını ifade etti. Bakır, "Damızlık, koyun, küçükbaş ve büyükbaş hayvan besliyoruz. Ayrıca besi ve ticaret amaçlı hayvanlarımız da var. Son yıllarda devletimizin sağladığı destekler bizler için çok önemli oldu. Oğlak desteği, kuzu desteği, büyükbaş hayvan destekleri ve ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kış aylarında sağladığı arpa desteği hayvancılığın canlanmasına büyük katkı sundu. Bu destekler sayesinde hayvancılıkta ciddi bir artış ve iyileşme yaşandı. Eskiden gençlerimiz iş bulmak için batı illerine göç ediyordu. Ancak şu anda, verilen desteklerin de etkisiyle gençlerimiz yeniden hayvancılığa ve besiciliğe yönelmeye başladı. Devletimizden daha iyi ve sürdürülebilir destekler bekliyoruz. Bugüne kadar verilen destekler için de teşekkür ediyoruz" dedi.
Eskişehir 4 öğrenci tarafından omuriliği kırılan Kayra, polislik hayalinden mahrum kalmak istemiyor Eskişehir’de 4 öğrenci tarafından darp edilerek ağır yaralanan lise öğrencisi Kayra Altınkama, geçirdiği felç riskinden sonra ilk kez olay anını anlattı. Yüzündeki ameliyat izlerinden dolayı polislik ve askerlik hayalinden mahrum kalmak istemediğini belirten Altınkama, "Diyalog yaşanmadan 4 kişi tarafından15-20 tane yumruk geldi. Ufak bilinç kayıpları yaşadım; olayı zaten çok az hatırlıyorum. Bu ameliyat izi karşıma engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim. Vatanıma, milletime faydalı bir polis, asker veya savcı olmak hayalim" dedi. Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11’inci sınıf öğrencisi Kayra Altınkama, 3 Şubat’ta sınıf arkadaşı Y.Z. ile iddiaya göre beden eğitimi dersinde ‘top atma’ nedeniyle tartıştıktan sonra konu o anlık kapandı. Daha sonra Y.Z., isimli çocukla alakalı tartıştığı Kayra Altınkama’yı konuşmak istediğini belirtti. Y.Z. ve 12’inci sınıftan arkadaşları A.L., O.G. ile E.İ.A., Kayra Altınkama’ya okuldan çıktığı esnada saldırdı. İddiaya göre Kayra Altınkama 4 kişi tarafından, 1 muşta kullanılarak da darp edilirken bilinç kaybı yaşadı. Kavgaya bölgede bulunan polisler. Ağır yaralanan Kayra Altınkama, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Kayra Altınkama’nın çenesi ve omuriliğinin kırıldığı yapılan tetkiklerde tespit edildi. Yüzündeki izler polis ya da askerlik hayaline gölge düşürecek diye korkuyor Aldığı ciddi darbeler sonrası felç kalma tehlikesi atlatan Kayra Altınkama, 1 hafta boyunca tedavi gördü. Çenesi sabitlenen lise öğrencisi konuşamıyor. İleride polis ya da asker olmak isteyen Kayra Altınkama, yüzündeki ameliyat izlerinden dolayı bu hayalinden mahrum kalmak istemiyor. Başta Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz olmak üzere yetkililere seslenen lise öğrencisi, hayalinden mahrum etme ihtimali olan ‘yüzündeki iz’ için yardımcı olmalarını rica etti. 4 çocuk tutuklandı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma kapsamında yakalanan şüpheliler Y.Z., A.L., O.G. ve E.İ.A., işlemleri sonrası sevk edildikleri mahkeme tarafından adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakıldı. Savcılığın itirazı üzerine suça sürüklenen 4 çocuk yeniden gözaltına alınarak tutuklanarak cezaevine gönderildi. "15-20 tane yumruk geldi, ufak bilinç kayıpları yaşadım" Hastaneden eve geçen ve yeni yeni konuşmaya başlayan Kayra Altınkama olayı ilk kez İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine şöyle anlattı: "Yanlış hatırlamıyorsam 3 Şubat günüydü. Arkadaşımla aramızda bir top anlaşmazlığı oldu; ufak bir tartışmaydı. Öğle arasında ’Gel konuşalım’ şeklinde beni çektiler. Ben uzlaşma amacıyla gittim fakat o sırada 4 kişi tarafından darp edildim. Çenemde ve omurgamda kırıklar var. Durum bu şekilde. Bu diyalog sadece toptan dolayıydı. Onun dışında ne olduysa zaten öğle arasında oldu. ’Öğle arası gel bir konuşalım,’ dedi. Ondan sonrasında zaten diyalog yaşanmadan 4 kişi tarafından bir darp oldu. Yani benim gördüğüm kadarıyla 4 kişiydiler, ben ise tektim. Daha önce, o olayda bulunan başka bir şahsın kardeşi, başka bir arkadaşımı darp etmişti. Ben de darp edilen arkadaşıma sadece yardım amaçlı destek olup tanık olmuştum. Belki ondan dolayı bir hınç olabilir; onun dışında pek kestirebildiğim bir şey yok. Üzerime yaklaşık 15-20 tane yumruk geldi. Ufak bilinç kayıpları yaşadım; olayı zaten çok fazla ’parçalı bulutlu’ hatırlıyorum. Başta en azından kavgayı yarıda keserler, çok fazla bir şey yapmazlar diye zannetmiştim ama hınç beslemişler. Tam bir hafta hastanede kaldım. Şu an durumum yavaş yavaş iyiye gidiyor, toparlanmaya çalışıyoruz. Ağzımın içinde hâlâ dikişler var, dikişler henüz çıkmadı. Sıvıyla beslenme devam ediyor ve 2 ay daha devam edecek. Bunun dışında şu anki durumun bir de gelecek kaygısı var. Asker veya polis olma hayallerim vardı. Ameliyattaki izlerden dolayı yüksek ihtimalle bu hayalim gerçekleşmeyecek ama ’hayırlısı’ diyorum. İnternetten araştırma yapmıştım, zaten daha önceden de bilgim vardı; asker ve polislerin yüzünde belirli bir iz olmaması gerekiyormuş. Ameliyatta da böyle bir iz kalınca pek mümkün olmayacak gibi gözüküyor." "Bu iz askerlik hayalime engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim" Hayallinin polis ya da asker olmak olduğundan ve bu hayalinden yüzündeki izlerden dolayı mahrum kalmaktan korktuğundan bahseden Kayra Altınkama, "İleride zaman ne gösterecek bilmeyiz ama eğer ben bu hayalimin peşinden koşarsam ve bu iz karşıma engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim. Önümü açarlarsa çok müteşekkir olurum çünkü bu benim en büyük hayallerimden bir tanesi. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsam yardım etmelerini isterim. Ben de tabii ki vatanıma, milletime faydalı bir polis, asker, jandarma, astsubay veya savcı olmak isterim. Özellikle de asker olmayı çok isterim; çünkü şehitlerimiz ve şehit annelerimiz çok büyük acılar çekiyorlar. Ben de vatanıma, milletime bir yardımım dokunsun isterim" dedi. "Okulda bu kadar rahat olunmamalı" Okullarda denetimin artması gerektiğine ve okuluna muştanın nasıl bu adar rahat sokulduğunu anlamadığını belirten Kayra Altınkama, "Tabii okulda vukuatlı öğrenciler bulunmamalı. Çocuk ufak da olsa bir vukuat işliyor ve ’başıma bir şey gelir’ korkusu taşımıyor; benim başıma gelenler de bu yüzden geldi zaten. Bana vuran çocuklar 4 kişiydi ve hepsinin de vukuatı vardı. Önceden bir yaptırım uygulanmadığı için çocuklar aynısını korkusuzca yaptı. Suç kaydı değil de okulda yaşanmış, kayıt altına alınmış musibetler vardı ama önlem alınmamış. Bizim okulumuz çok gereksiz şeylere dikkat ediyor, böyle şeylere dikkat edilmesi gerekirken. Bu kadar rahat olunmamalı; asıl dikkat edilmesi gereken şeyler bunlar. Muşta gibi bir silahın okula sokulması, barındırılması ve fark edilmemesi çok saçma. Bütün okulun denetlenmesi lazım. Benim yaşadığımı başka bir çocuğun yaşamaması için bu önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. "Allah göstermesin felç kalabilir, hatta ölebilirdi" Kayra Altınkama’nın babası Cahit Altınkama, "Çok üzüldüm; o sırada fabrikada çalışıyordum. Annesi beni aradı; annesini de ambulanstan aramışlar. ’Çocuğunuzun çenesi ve boynu kırık’ deyince, olayın detayını da bilmediğimiz için ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilemedim. O anda aklıma hiçbir şey gelmedi. Ne ile karşılaştığımı bilmediğim için durum benim için bir rüya gibiydi; her şey gözümün önünden geçti. Sonra taksiyle hastaneye gittim. Gördüğümde ona orada müdahale etmişlerdi, sağ olsunlar. Sedyede yatıyordu, çok üzüldüm. Anlatılacak gibi değil; herkesin evladı kendine kıymetlidir, kimse çoluğunu çocuğunu yoldan bulmuyor. Vardığımda çenesi ve ağzı nedeniyle zor konuşuyordu; yüzünde kanlar vardı. Üstü başı toz toprak olmuştu. Kimse evladını, yavrusunu o şekilde görmek istemez. Sebepsiz bir konu için darp edilmesi; çenesi ve omuru kırılmış. Annesi orada ağlıyordu. İlk defa böyle bir şeyle karşılaştığımız için çocuğun başında kimse yoktu; kendisini ambulansa bindirmişler, görevliler götürmüş. Kendi başımızaydık. Tedavi sürecinde beyin cerrahı geldi; ellerine, kollarına, ayaklarına baktı. Omur kırık olduğu için omurilik zedelenmesinden şüphelendiler. ’Dudaklarını şöyle yap, gözünü sağa çevir, sola çevir’ dediler. Sonra tomografiye girildi ve çenede iki parça kırık olduğu netleşti. En çok omur tarafı için korkmuştuk ama çok şükür omuriliği zedelememiş. Yoksa Allah göstermesin felç kalabilir, hatta ölebilirdi; her şey olabilirdi. Doktorlar çok ilgiliydi, sağ olsunlar. Ameliyata aldılar ve iki plak takıldı, çenesi sabitlendi. Şu anda sadece dudak ve dil yardımıyla konuşuyor. Herhalde 1 buçuk-2 aylık bir iyileşme sürecimiz olacak" dedi. "İvedi bir şekilde çare bulmalarını istiyorum" Okullarda önlemlerin arttırılması gerektiğinden bahseden Cahit Altınkama şöyle devam etti: "Verilmiş sadakamız varmış diyorum. Bundan sonra başka ailelerin böyle bir şeyle karşılaşmasını istemiyorum. Devlet yetkililerimizden bu konuya ivedi bir şekilde çare bulmalarını istiyorum. Okullar denetlensin, aramalar yapılsın ya da X-ray cihazları kurulsun. Vukuatlı öğrencilerin geçmişi araştırılsın; gerekirse disiplin cezası ve okuldan uzaklaştırma gibi önlemler alınsın. Kardeşinin bile psikolojisi bozuldu. Sosyal Hizmetler’den arayıp bir ihtiyacımız olup olmadığını sordular; sağ olsun devletimiz bu konuda duyarlı ve alakalı. Çocuğumun psikolojisi için sadece uzman bir pedagog istediğimi söyledim. ’Eve çıksın, bizi bu numaradan arayın’ dediler; gerekeni yapacaklarını söylediler. Tabii ki herkesin hayalleri var ve hayal kurmak güzel bir şey. İnsanın başına böyle kötü bir durum gelince hayallerinin yok olması çok üzücü. İnsan hayallerinin peşinden koşar; inşallah o da hayalinin peşinden gider. Herkes sevdiği ve istediği mesleği yaparsa daha başarılı olur."