KENT HABERLERİ - 22 Şubat 2013 Cuma 15:16

"Çin tarzı Çinli’nin olsun"

A
A
A
"Çin tarzı Çinli’nin olsun"

Prof. Dr. Recep Bozlağan, Çin tarzı şehirleşmenin İstanbul’a örnek olamayacağını belirterek, “Özel sektörün başını çektiği ‘azamî kâra’ odaklı gözüdönmüşlük, ‘azamî kara’ bir bulut olarak şehrin istikbalini tüketmekte” diye konuştu.

İSTANBUL

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Bozlağan, katıldığı bir programda önemli açıklamalar yaptı. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Recep Bozlağan, İstanbul, son yıllarda bütün dünyanın gözlerini kamaştıran bir gelişim sürecine girdiğini belirterek, “Şehrin her tarafı adeta bir şantiye görünümünde. Neredeyse her ilçede büyük alış veriş merkezleri, rezidanslar, iş merkezleri, kuleler ve toplu konutlar inşa edilmekte. Dünya çapında projeler İstanbul için sıradanlaşırken, İstanbul ‘sıradanlaşma’ tehlikesi ile karşı karşıya. Şehir, kendisini farklılaştıran, özgünleştiren ve onu ‘İstanbul’ yapan aslî değerlerini kaybetme riski altında” dedi. Bozlağan ayrıca tarihî semtlerin yanı başında birbiri ardına inşa edilen gökdelenlerin, İstanbul’un dünya kültür mirasına dâhil olmuş değerlerini tehdit etmekte olduğunu açıkladı.

Prof. Dr. Recep Bozlağan açıklamalarının devamında, “Özel sektörün başını çektiği ‘azamî kâra’ odaklı gözüdönmüşlük, ‘azamî kara’ bir bulut olarak şehrin istikbalini karartmakta. Hava karardıkça şehrin üzerine bir sis çökmekte ve meydan ‘kâr’ kokusu almış ‘puslu’ hava aşıklarına kalmakta. İnşası kaçınılmaz olan plazaların, kulelerin ve rezidansların şehrin tarihî merkezlerine uzak mekânlarda yapılmasına kimse karşı çıkmazken, sağır kulaklar bildiklerini okumakta. Adını tarihe yazdırmak isteyenler İstanbul’u hızla Şanghaylaştırırken, Osmanlı’nın mirası her yandan kemirilmekte. Dersaadet’in bağrına hançerler saplanırken, şehre can vermiş bedenler kabirlerinde sızlamakta” dedi.

“İSTANBUL TARZI YETER”

Kaotik bir şehirleşmenin kurbanı olan İstanbul’da “Çin tarzı şehirleşme”nin sona ermesi gerektiğini de ifade eden Bozlağan, “Çin tarzı Çinli’nin olsun, bize İstanbul tarzı gerek. Bize İstanbul tarzı yeter. Mimarîde insanlığın ulaştığı en yüksek nokta olan hakiki İstanbul tarzı yeter. Gösterişin yerini fonksiyonelliğin aldığı İstanbul tarzı yeter. Süslemenin estetik çizgiyi aşmadığı eşsiz zevk yeter. Baharın çiçek bahçesine, yazın cennet bahçesine, güzün altın yağmuruna, kışın diyar-ı beyzaya dönen İstanbul tarzı yeter. Minarelerin, kubbelerin ve kulelerin çizdiği benzersiz siluet yeter. İnsanın insanca yaşadığı ev ve mahalle kültürü yeter. İnsan-aile-sokak-mahalle-şehir-devlet silsilesinin asırlar boyunca yaşadığı sosyal sistemin ihyası yeter” diyerek sözlerini tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da çiftçiler don nöbetinde Erzincan’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde eksi derecelere kadar düşmesi, çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarını tehdit ediyor. Don riskine karşı önlem alan çiftçiler, bahçelerinde ateş yakarak ürünlerini korumaya çalışıyor. Baharın gelişiyle birlikte kayısı başta olmak üzere elma, kiraz ve diğer meyve ağaçlarının çiçek açtığı kentte, ani sıcaklık düşüşleri üreticileri endişelendiriyor. Gece boyunca bahçelerinde nöbet tutan çiftçiler, farklı noktalarda kontrollü ateşler yakarak oluşan ısı ve duman sayesinde ağaçların zarar görmesini önlemeye çalışıyor. Merkeze bağlı Akyazı Mahallesi’nde üretim yapan Ramazan Beydili, geniş arazilerde farklı meyve türleri yetiştirdiklerini söyledi. İklim değişikliklerinin üretimi zorlaştırdığını belirten Beydili, ağaçların erken çiçek açmasının don riskini artırdığını ifade etti. Geçen yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını dile getiren Beydili, "Bu yıl daha iyi bir hasat bekliyoruz. Dona karşı bahçemizde tütsü şeklinde ateşler yakarak önlem almaya çalışıyoruz." dedi. İlkokul öğrencisi Yusuf Kerem Demirol da babasına destek olmak için bahçeye geldiğini anlatarak, geçen yıl yaşanan don nedeniyle kayısı alamadıklarını söyledi. Bu yıl aynı durumu yaşamamak için gece ateş yakarak ağaçları korumaya çalıştıklarını belirten Demirol, iyi bir hasat umut ettiklerini kaydetti.