KENT HABERLERİ - 15 Şubat 2013 Cuma 11:03

Çocuklara Osmanlı bilginlerini anlattı

A
A
A
Çocuklara Osmanlı bilginlerini anlattı

Tiyatro sahnelerinin ve ekranların sevilen ismi Özgür Özgülgün, Küçükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen “Özgür Abiyle Kitaplara Yolculuk” isimli programda çocuklarla buluştu.

İSTANBUL

Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşide deneyimli sunucu, yazar Mazlum Akın’ın “Osmanlı Süper Beyinleri” adlı kitabından yola çıkarak, çocuklara Osmanlı zamanında yetişmiş bilim adamlarını, buluşlarını ve keşiflerle dolu hayatlarını eğlenceli bir dille anlattı.

Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen programda öğrencilere, Mazlum Akın’ın “Osmanlı Süper Beyinleri” isimli kitabı hediye edildi. Program boyunca Özgür ağabeylerinin anlattıklarını büyük bir dikkatle dinleyen çocuklar, Özgülgün’e büyük ilgi gösterdi. Sunucu Özgülgün, Osmanlı’da bilim adamlarının kendilerini öncelikle Allah yoluna adadıkları için, padişahtan korkmadıklarını, halkın iyiliği için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti.

Söyleşide, öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Özgülgün, Fatih Sultan Mehmet Han’ın hocası Akşemseddin, mikroplardan bahseden ilk bilim adamı olduğunu ve kanseri tedavi etmek için çalıştığını, Ali Kuşçunun Dünyanın Evrenin merkezi olduğu fikrine karşı çıkan ilk bilgin olduğunu, ünlü bilginler Seydi Ali Reis, Takiyüddin, Katip Çelebi ve İbrahim Müteferrika’nın tarihteki rollerini ve icatlarını çocuklara macera dolu hayat hikayeleri ile birlikte anlattı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Antep fıstığının sürgün gelişiminde karagöz kurdu ve kabuklu bit riski Bu yıl Şanlıurfa’da yaşanan yoğun yağışlardan sonra Antep fıstığı ağaçlarında sürgünler çıkıp filizlenmeye başladı. Çiftçiler, Antep fıstığında verimi arttırmak için gübreleme, ilaçlama ve budama çalışmalarına başladı. Ağacın gelişimi için çok büyük bir önem taşıyan bahar bakımı, yanlış yapıldığında ise ciddi bir zarara yol açıyor. Şanlıurfa’da Antep fıstığı üretiminde kritik dönemlerden biri olan ilkbahar uyanış sürecinde, karagöz kurdu, kabuklu bit ve budama artıklarının oluşturduğu riskler tekrar gündeme geldi. Fıstık bahçelerinde incelemelerde bulunan Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, özellikle Antep fıstığında görülen karagöz kurdu zararlısının ağaçların dallarında ciddi tahribata yol açtığını belirterek, zararlının sürgün gelişimini olumsuz etkilediğini ve ilerleyen dönemlerde önemli verim kayıplarına neden olduğunu ifade etti. Bilgin, bu zararlıya karşı bakanlık tarafından belirlenmiş mücadele ve kontrol programlarının bulunduğunu da hatırlattı. Bilgin ayrıca karagöz kurdunun kış aylarında zayıf ve kuru dalların içerisinde veya bahçede bırakılan budama artıklarının içinde gizlenerek kışı geçirdiğini, bu nedenle budama sonrası bahçe temizliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Budanan dallar tuzak olarak kullanılabilir Budama döneminde bahçede bırakılan artıkların da önemli bir risk unsuru olduğuna dikkat çeken Bilgin, budama atıklarının bahçe içerisinde gelişigüzel bırakılması yerine Şubat ve Mart döneminde demetler halinde bahçe içerisine yerleştirilerek tuzaklama amacıyla kullanılabileceğini, ancak bu materyallerin Nisan ayı itibarıyla mutlaka toplanarak bahçeden uzaklaştırılması gerektiğini ifade etti. Fotosentezi engelliyor Ayrıca kabuklu bit zararlısının da bu dönemde aktif hale gelerek ağaçlarda zayıflamaya yol açtığını belirten Bilgin, salgıladığı tatlımsı sıvı ile fumajin oluşumuna neden olduğunu ve bu durumun yapraklarda fotosentezi engelleyerek sürgün ve dal gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.
Eskişehir Eskişehir’de masa tenisi için iş birliği: Proje yarışmasında dünya derecesi geldi 23 Nisan Dünya Masa Tenisi Günü çerçevesinde Eskişehir’de protokol üyeleri bir araya gelerek sporun yaygınlaştırılması için güç birliği yaptı. Öte yandan ITTF tarafından düzenlenen dünya geneli proje yarışmasında Eskişehirli hakem Kevser Yıldız derece elde ederek Türkiye’nin gururu oldu. Eskişehir Masa Tenisi İl Temsilcisi Hasan Aktaş; İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayraktar’ı ziyaret etti. Ziyaretlerde, International Table Tennis Federation Foundation (ITTF) tarafından dünya genelinde düzenlenen proje yarışmasında Eskişehir hakemi Kevser Yıldız’ın derece elde ederek Türkiye’yi temsil etmeye hak kazanması sevinçle karşılandı. Hasan Aktaş: "Okullar ve huzurevlerinde etkinlikler yapacağız" Ziyaretler sonrası açıklamalarda bulunan Eskişehir Masa Tenisi İl Temsilcisi Hasan Aktaş, masa tenisinin her yaş grubuna yayılması için çalıştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Her yaştaki bireyin masa tenisiyle buluşmasını ve toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefleyen proje doğrultusunda; Türkiye Masa Tenisi Federasyonu faaliyetleri hakkında da bilgi alışverişinde bulunarak, özellikle okullar ve huzurevlerinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz desteğiyle gerçekleştireceğimiz etkinlikler üzerine verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Günün anlam ve önemine binaen desteklerinden dolayı müdürlerimize küçük bir hediye takdim ettik; nazik kabulleri ve ilgileri için teşekkür ederiz. Projemiz kapsamında planlanan faaliyetlerin yaygınlaştırılması amacıyla kurum ziyaretlerimiz ve faaliyetlerimiz devam edecektir." Program sonunda İl Temsilcisi Aktaş, desteklerinden dolayı il müdürlerine günün anısına hediyelerini takdim etti.
Antalya Bin 800 rakımlı dağlardan toplanıp kilosu bin 500 liradan satılıyor Antalya’nın Akseki ilçesinde, doğada kendiliğinden yetişen ve halk arasında "göbek" olarak bilinen kuzugöbeği mantarı sezonu başladı. Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde yetişen ve nadir bulunmasıyla dikkat çeken kuzugöbeği, bölge halkı için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Taze kuzugöbeğinin kilogramı ise bin 500 liradan alıcı buluyor. "Toroslar’da bereketli sezon başladı" Akseki’de her yıl nisan ayının ilk haftalarında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu yıl da bahar yağmurlarının etkisiyle erken açıldı. Yağışların devam etmesi halinde hasadın mayıs ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor. İlçede özellikle sedir ve ladin ağaçlarının bulunduğu nemli ve yüksek rakımlı bölgelerde yetişen kuzugöbeği, diğer mantar türlerine göre daha değerli olmasıyla öne çıkıyor. "7’den 70’e herkes dağlarda" ezonun başlamasıyla birlikte Aksekililer sabahın erken saatlerinde dağların yolunu tutuyor. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden herkesin katıldığı kuzugöbeği mesaisi, adeta ilçede hayatı durma noktasına getiriyor. Toplayıcılar, gün boyu dağ taş gezerek mantar ararken, bir kişinin günlük ortalama 1 ila 5 kilogram arasında ürün bulabildiği belirtiliyor. "40 yıldır topluyorum" 52 yaşındaki Fatma Kara, yaklaşık 40 yıldır kuzugöbeği topladığını belirterek sezonun heyecanını şu sözlerle anlattı: "Bu mantarın zamanı gelince sabah erkenden eşim ve çocuklarımla birlikte dağlara çıkarız. Karış karış gezeriz. Bazen 1 kilo, bazen 5-6 kilo bulduğumuz olur. İlk çıktığında kilosu 4 bin liraydı, şimdi bin 500 liraya düştü". "Akseki’nin kuzugöbeği daha lezzetli Toros Dağları’nın 1000 ila bin 800 rakımları arasında yetişen kuzugöbeğinin daha etli ve lezzetli olduğunu ifade eden Kara, sahil kesimlerinde yetişen mantarlarla arasında ciddi tat farkı bulunduğunu söyledi. Dağlarda her gün kuzugöbeği Mantarı toplamaya giden Mehmet Kara ise Toros Dağları’nda nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarının çıkmaya başladığını belirterek, "Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, karlı, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz" dedi.Akseki kuzugöbeğinin bu özelliği nedeniyle daha çok tercih edildiği ve yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu vurgulanıyor. "Kışlık erzak da hazırlanıyor" Toplanan kuzugöbeklerinin bir kısmı satılarak gelir elde edilirken, bir kısmı ise kurutularak kış ayları için saklanıyor. Yöre halkı, kurutulan mantarı özellikle etli yemeklerde ve nohutla birlikte tüketerek sofralarını zenginleştiriyor. "Kuzugöbeği toplamak bir tutku" Kuzugöbeği toplamanın kendiler için adeta bir alışkanlık haline geldiğini söyleyen Kara, "Evde otursak aklımız hep dağda kalır. Elinde, belinde ağrısa hep dağlara çıkmak istersin. Bir tane bile bulsak çocuklar gibi seviniriz. Bazen bulamayınca üzülürüz ama yine de vazgeçemeyiz. Bu iş biraz hastalık gibi" dedi. Akseki’de kısa süren ancak yoğun geçen kuzugöbeği sezonu, bölge halkı için hem ekonomik hem de kültürel bir değer olmayı sürdürüyor. "Kuzugöbeği" Akseki’de kuzugöbeği mantarı sezonu, genellikle Nisan ayı ortasında başlar ve Mayıs ayı sonlarına kadar devam eder. Bahar yağmurları ve sedir/ladin ağaç dipleri (özellikle 8-12 derece toprak sıcaklığı) en verimli dönemleri belirler. Toroslar’da bu değerli mantar, bahar aylarında yoğun olarak toplanır. Doğada yalancı kuzugöbeği denilen zehirli türleri de bulunduğundan, toplama ve tüketim aşamasında dikkatli olmak gerekir. Bu mantarın Latince adı Morchella esculenta’dır. Genellikle ilkbahar aylarında, özellikle yağışlı dönemlerden sonra ormanlık alanlarda, ağaç diplerinde ve yanmış bölgelerde bulunur Kuzugöbeği mantarının dünyada yaklaşık 40 çeşidi bulunmaktadır. Türkiye’de ise 10 ila 15 türü doğal olarak yetişmektedir. Toroslardan başlayarak Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ormanlarından toplanır. Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde yaygın olarak tanınan, tüketilen ve pazarlarda satılan ve nadir bulunan bir mantar türüdür. (AÇ-