DÜNYA - 19 Kasım 2024 Salı 20:29 | Son Güncelleme : 19 Kasım 2024 Salı 22:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “BM Güvenlik Konseyi iflas etti”

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Şimdi de tüm insanlığın vicdanını sızlatan savaşlar, doğal felaketler ve zulümler karşısında uluslararası kuruluşların iflasına tanıklık ediyoruz. Bu kuruluşların en başında temel görevi küresel istikrarı ve barışı korumak olan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi geliyor. BM Güvenlik Konseyi, BM üyesi 193 ülkenin hak, hukuk kaygılarını gözetmek yerine sadece 5 daimi üyenin çıkarlarını önceleyen ve bu 5 ülkeye hizmet eden elitist bir yapıya dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya'nın Rio De Janeiro kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'ndeki temaslarını tamamlamasının ardından basın toplantısı düzenledi. Zirveye ev sahipliği yapan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'ya şahsı, eşi ve heyete gösterdikleri hüsnükabul için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve kapsamında, dönem başkanının davetlisi olanlarla birlikte 35'i aşkın ülkenin devlet ve hükümet başkanlarıyla, uluslararası teşkilatların temsilcileriyle bir araya geldiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçmiş yıllarda olduğu gibi G20 faaliyetlerine bu yıl da aktif olarak katkıda bulunduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya'nın 2024 dönem başkanlığı için son derece isabetli şekilde belirlediği üç öncelik olan "açlık, yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele", "enerji geçişi ve sürdürülebilir kalkınma" ile "küresel yönetişim kurumlarının reformu" başlıklarının yakından takip ettikleri önemli meseleler olduğunu söyledi.

“Türkiye olarak 2015'ten bu yana milli gelire oranla dünyada en fazla insani yardımda bulunan ülkelerdeniz”

"Adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek" temasıyla gerçekleşen zirvedeki ana hitabında, Türkiye'nin kimseyi geride bırakmama şiarıyla yürüttüğü insani kalkınma faaliyetlerine dikkati çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle şu hususu ifade etmek istiyorum; Türkiye olarak 2015'ten bu yana milli gelire oranla dünyada en fazla insani yardımda bulunan ülkelerdeniz. Çatışma bölgelerinden kaçarak ülkemize sığınan yaklaşık 4 milyon yerlerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapıyoruz” dedi.

“Afrika'dan Asya'ya Haiti'den Afganistan'a nerede bir kıtlık, açlık, felaket, çatışma, trajedi varsa Türkiye ilgili tüm resmi kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla oradadır”

Karadeniz Girişimi ile Türk boğazları üzerinden tahılın dünya pazarlarına ulaşmasını sağladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afrika'dan Asya'ya Haiti'den Afganistan'a nerede bir kıtlık, açlık, felaket, çatışma, trajedi varsa Türkiye ilgili tüm resmi kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla oradadır, ihtiyaç sahiplerinin her daim yanındadır. İsrail saldırıları karşısında hayatta kalma mücadelesi veren Gazze ve Lübnan'daki kardeşlerimize de el uzatıyoruz. Gönderdiğimiz 86 bin tonluk yardım miktarıyla Filistin'e en fazla destek olan ülkelerden biriyiz. Lübnan'daki kardeşlerimize ulaştırdığımız yardım miktarı da bin 300 tonu geçti. Filistin meselesinde bizimle aynı hissiyatları taşıyan Brezilya'nın açlık ve yoksulluğa karşı mücadelesini takdirle karşılıyoruz. Değerli dostum Lula'nın başlattığı Açlık ve Yoksulluğa Karşı Küresel İttifak'a kurucu üye sıfatıyla katılıyoruz” dedi.

"Uluslararası kuruluşların iflasına tanıklık ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin Küresel Yönetişim Kurumlarının Reformu başlıklı oturumunda mevcut uluslararası sistemin bir an önce adil ve katılımcı temelde ıslah edilmesi gerekliliğinin vurgulandığını belirtti. Covid-19 salgınında, ülkeler arası yardımlaşmanın büyük oranda iflas ettiğine şahit olunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi de tüm insanlığın vicdanını sızlatan savaşlar, doğal felaketler ve zulümler karşısında uluslararası kuruluşların iflasına tanıklık ediyoruz. Bu kuruluşların en başında temel görevi küresel istikrarı ve barışı korumak olan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi geliyor. BM Güvenlik Konseyi, BM üyesi 193 ülkenin hak, hukuk kaygılarını gözetmek yerine sadece 5 daimi üyenin çıkarlarını önceleyen ve bu 5 ülkeye hizmet eden elitist bir yapıya dönüşmüştür. Bunun günümüzün çoğulcu dünyasında hiçbir makul, mantıklı, tutarlı izahı olamaz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi dünya beşten büyüktür” dedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine çok yakınımızdaki bir bölgede Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaş bu gerçeği bir kez daha tüm insanlığın yüzüne çarpmıştır. Türkiye olarak daha adil bir düzenin inşasını hedefleyen gayretlerimizin merkezinde etkili bir BM sistemi, onun da odağında Güvenlik Konseyi reformu vardır. 11 yıl önce ilk kez dillendirdiğimiz bu önemli tespitimizin her geçen gün daha geniş kitleler tarafından benimsendiğini görüyoruz. Özellikle mevcut mekanizmaların dışladığı, mağdur ettiği, sesine ve taleplerine kulak tıkadığı Latin Amerika, Afrika ve Asya'dan ciddi destek alıyoruz. Rio Zirvesi bunun adeta bir ispatı oldu. 11 sene evvel açtığımız yolun bugün veya yarın ama bir gün mutlaka menzile varacağına yürekten inanıyorum” dedi.

“Dozu giderek artan bu vahşete sessiz kalanları tarih affetmeyecektir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20'nin temsil niteliği yüksek bir küresel yönetişim platformu olarak uluslararası sınamalara ortak çözüm getirilmesi bakımından önemli işleve sahip olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008'den bu yana G20 zirvelerine eksiksiz katıldığını belirterek, "Dünyamızın aynı anda birden fazla savaşla, soykırımla, insani dramla boğuştuğu başka bir dönem hatırlamıyorum. Bilhassa Gazze'de kıtlık riski uluslararası sınıflandırmalara göre felaket düzeyine ulaşmıştır. Gazze nüfusunun yüzde 96'sı, diğer bir ifadeyle 2 milyondan fazla insan sağlıklı gıdaya ve suya erişemiyor. İsrail hükümeti açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze'ye insani yardım girişlerini de engelleyerek insanlığa karşı suç işliyor. Bunu sadece biz değil, BM ve birçok kuruluş da söylüyor. Ağır bombardıman altında bir kap yemeğe, bir yudum suya ulaşmak için canlarını tehlikeye atan çocukların dramlarını hepimiz 14 aydır yüreğimiz parçalanarak takip ediyoruz. İsrail saldırılarında hayatını kaybeden yaklaşık 50 bin Filistinlinin yüzde 70'inden fazlası kadın ve çocuktur. Lübnan'da katledilenlerin önemli kısmı da masum sivillerdir. Batılı güçlerin desteğiyle İsrail'in bölgemizde estirdiği devlet terörünün insani maliyeti her geçen gün artmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun bu zulme, dozu giderek artan bu vahşete sessiz kalanları tarih affetmeyecektir. Lübnan'daki katliamın sona ermesi için acil ve kalıcı ateşkes ihtiyacını her fırsatta dile getiriyoruz. Bu çağrımızı G20 Rio Zirvesi'nde de tekrarladık. Girişimlerimizin de neticesinde G20 Liderler Bildirgesi'nde Gazze'ye dair güçlü ifadeler yer aldı” dedi.

"Şunun bir defa anlaşılması lazım. Bizim hiçbir ülkeyle, halkla, inançla sorunumuz yoktur”

Lübnan'daki tehlikeli tırmanış hakkında derin endişenin yanı sıra Gazze'ye insani yardımların ulaştırılmasının önündeki engellerin kaldırılması çağrısının liderler düzeyinde kayda geçirildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunun bir defa anlaşılması lazım. Bizim hiçbir ülkeyle, halkla, inançla sorunumuz yoktur. Bizim sorunumuz katliamla ve katliamcılarladır. Bizim sorunumuz, ülkesinin ve vatandaşlarının güvenliğini daha fazla masum kanı dökmekte arayanlarladır. Bizim sorunumuz işgal ve istila politikasıyla coğrafyamızı kaosa ve istikrarsızlığa sürükleyenlerledir” dedi.
Gazze halkına 14 aydır reva görülen soykırımın cezasız bırakılmaması için Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davaya Türkiye’nin müdahil olma kararı aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen noktada, uluslararası sistemin durduramadığı İsrail'e karşı sorumluluk sahibi devletler tarafından yine uluslararası hukuk temelinde zorlayıcı tedbirler uygulanmasının şart olduğunun altını çizdi.

"Filistin Devleti'nin daha fazla ülke tarafından tanınması bilhassa bu dönemde çok önemlidir"

Türkiye’nin İsrail'e silah ve mühimmat sevkinin durdurulmasını talep eden mektubunun 52 ülke ve 2 uluslararası kuruluşun ortak imzasıyla bir Birleşmiş Milletler belgesi olarak yayımlandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin Devleti'nin daha fazla ülke tarafından tanınması bilhassa bu dönemde çok önemlidir" dedi.

“Yeni ABD yönetiminin her iki çatışma bölgesinde de barışa giden yolda daha cesur, daha basiretli, daha destekleyici adımlar atmasını ümit ve arzu ediyorum”

Orta Doğu'da bunları yaparken, Ukrayna'daki savaşın adil ve kalıcı barışla neticelenmesi için tarafların eşit statüde temsil edileceği diplomatik girişimleri desteklediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Esasen çatışmaların ilk aylarında İstanbul süreciyle tarihi bir fırsat yakalanmıştır. Ancak bu imkan değerlendirilemedi. Bunun faturasını ise yarım milyona varan can kaybıyla her iki komşumuz, enerji ve gıda kriziyle tüm insanlık ödedi. Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz. Aradan geçen süre bu tespitimizin haklılığını teyit etmiştir. Türkiye, savaşın ilk gününden bu yana yaptığı gibi taraflar arasında her türlü kolaylaştırıcı rolü üstlenmeye hazırdır. Bunu yapabilecek iradeye ve kabiliyete ziyadesiyle sahiptir. Yeni ABD yönetiminin her iki çatışma bölgesinde de barışa giden yolda daha cesur, daha basiretli, daha destekleyici adımlar atmasını ümit ve arzu ediyorum. Barışa giden yolu tıkayacak ve savaşı körükleyecek adımları doğru bulmadığımızı burada vurgulamak istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevresindeki sıkıntılara ve çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisinin büyüme trendini istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü dile getirerek, Türkiye'nin, geçen yıl yapılan genel seçimlerle birlikte 5 yıllık kesintisiz icraat dönemine girdiğini söyledi. Seçimlerin hemen ardından uygulamaya koydukları ekonomi programıyla belirsizlikleri ortadan kaldırdıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat 2023'te yaşanan asrın felaketinin, insanların hayatında ve ekonomide yol açtığı yaraları hızla sardıklarını vurguladı.

"14 yıl boyunca kesintisiz büyüme sürecini devam ettirdik"

Geçen ay 130 bininci deprem konutunun anahtarlarını afetzedelere teslim ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 yılı sonunda 200 bin konutun, gelecek yıl sonunda ise 417 bini konut, toplam 453 bin bağımsız bölümün inşasını bitireceklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin izlerini silmek için bugüne kadar 71,5 milyar dolar harcama yapıldığını bildirdi.

Ekonomide 2023 yılını yüzde 5,1 oranında büyümeyle kapatarak, 14 yıl boyunca kesintisiz büyüme sürecini devam ettirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024 yılının ilk yarısında büyümemiz yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Milli gelirimizin 2024 sonunda 1 trilyon 331 milyar dolara ve kişi başına gelirimizin ise 15 bin 551 dolara yükselmesini bekliyoruz. Tüm dünya gibi bizim de en büyük endişemiz yüksek enflasyondur. Amerika ve Avrupa dâhil pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerini gören enflasyon baskısından herkes gibi biz de olumsuz etkilendik. Dezenflasyon sürecimiz 2024 yılı haziran ayından itibaren başladı ve 2025 yılında da devam edecek. Son bir yılda toplam istihdamı 1,1 milyon kişi arttırarak, işsizlik oranımızı yüzde 8,6'ya düşürdük. Ekim ayında yıllıklandırılmış ihracatımız toplam 262,3 milyar dolarla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. Bir başka güçlü olduğumuz alan olan turizmde, 2024'ün ilk 9 ayında 47 milyar dolar gelirle rekor kırdık. Yıllık cari açığımızı 10 milyar doların altına indirerek, dış kırılganlığımızı giderdik” dedi.

“2024'te üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu ikişer kademe arttırılan tek ülkeyiz”

Merkez Bankası rezervlerinin 160 milyar dolara dayandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makroekonomik göstergelerdeki bu pozitif gelişmeler, yatırımcıların ülkemize yönelik bakışını da olumlu yönde etkilemiş, kredi notumuz artarken, ülkemizin risk primi de emsallerimize göre daha hızlı düşmüştür. 2024'te üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu ikişer kademe arttırılan tek ülkeyiz. Ekonomide hedeflerimizi gerçekleştirmek amacıyla bundan sonra ülkemizin araştırma, geliştirme ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmeyi, aktif sanayi politikalarımızda, katma değer zincirlemede yükselmeyi, savunma sanayisindeki atılımlarımıza yenilerini eklemeyi, yeşil ve dijital ekonomiye geçişe yönelik teknolojik dönüşümü hızlandırmayı, yatırımcı dostu politikalarla iş ve yatırım ortamımızı iyileştirmeyi, ekonomimizin rekabet gücünü artırmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bölgemizdeki çatışmalar ve krizler çözüme kavuştukça Türk ekonomisindeki iyileşme daha da hızlanacak, Türkiye hedeflerine doğru koşar adımlarla gidecektir” dedi.
Rio'daki zirve boyunca katılımcı liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini, istişarelerde bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rio'ya geldiği gün ilk olarak ev sahibi Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile kapsamlı bir görüşme yaptığını söyledi. Aralarında Malezya, Endonezya, İtalya, İspanya, Fransa liderleri ile Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'nin de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla temaslarının ya da ikili formatta görüşmelerinin olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında Meksika, Endonezya, Kore Cumhuriyeti ve Avustralya ile kurdukları MIKTA oluşumunun liderleriyle dönem başkanı Meksika'nın ev sahipliğinde bir toplantı yaptıklarını kaydetti.

"İş birliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11. kuruluş yıl dönümünü kutladıkları MIKTA'nın liderleri olarak, iş birliğini gelecek dönemde daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını ifade etti. Barışı, adaleti ve insanlığın ortak değerlerini merkeze alan girişimci dış politikasıyla Türkiye'nin hem G20 ve MIKTA'da hem de diğer çok taraflı platformlarda etkin rol oynayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla, evlatlarımıza daha müreffeh bir dünya bırakmanın mesuliyetiyle çalışmalarımıza hız vereceğiz. Rabbim yolumuzu açık etsin" dedi.

G20 Liderler Zirvesi süresince yaptıkları istişarelerin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'nın şahsında Brezilya makamlarına misafirperverlikleri için teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 dönem başkanlığı görevini devralan Güney Afrika Cumhuriyeti'ne 2025 yılında sürdüreceği çalışmalarda başarılar diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Murzioğlu: "Kalkınma odaklı çalışmalar kararlılıkla sürüyor" Meclis toplantısında konuşan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun’un ekonomik, lojistik ve ticari kapasitesini artırmaya yönelik yatırımların ve iş birliklerinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Samsun TSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Haluk Akyüz başkanlığında gerçekleştirildi. İki toplantı arasında yürütülen çalışmalar hakkında meclis üyelerini bilgilendiren Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Ramazan Bayramı’nın ardından yoğun bir çalışma dönemine girdiklerini belirterek, "Faaliyet tempomuzun yükseldiği bir ayı geride bıraktık. Geçtiğimiz süreçte ilimizin ihracat potansiyelini geliştirmek amacıyla önemli temaslar kurduk. İlgili kurum ve temsilcilerle bir araya gelerek kentin dış ticaretine yönelik değerlendirmeler gerçekleştirdik" dedi. "Gücümüze güç katacak önemli bir adım" Ulaşım ve lojistik yatırımlarına da değinen Murzioğlu, "Uzun süredir takip ettiğimiz Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’nın ilk etap yapım kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu proje, şehrimizin üretim, ticaret ve lojistik kapasitesini güçlendirecek önemli bir adımdır. Sizlerin huzurunda başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanımız, Samsun Milletvekilimiz Mehmet Muş başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. İş dünyasına destek programları ve bilgilendirme toplantıları devam ediyor İş dünyasına yönelik bilgilendirme toplantıları ve destek programlarının kesintisiz şekilde sürdüğünü ifade eden Murzioğlu, "Üyelerimizin doğru, güvenilir ve güncel bilgiye en hızlı şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla çeşitli kamu kurumları ve paydaş kuruluşlarla iş birliği yaparak güçlü bir iletişim ve koordinasyon köprüsü kuruyor, bu sayede hem bilgi akışının sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sunuyor hem de iş dünyasının ihtiyaçlarına daha etkin çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda düzenlediğimiz toplantılarda yalnızca güncel gelişmeleri aktarmakla kalmıyor, aynı zamanda işletmelerin karşılaştığı sorunları doğrudan dinleyerek çözüm odaklı bir yaklaşım da benimsiyoruz. İki toplantı arasında iş teftişi süreçlerinden kamu alımlarına, teşvik mekanizmalarından finansmana erişim konularına kadar birçok başlıkta üyelerimizi düzenli olarak bilgilendirmeye devam ettik" ifadelerini kullandı. "Samsun’un potansiyelini en iyi şekilde değerlendireceğiz" Murzioğlu konuşmasında ayrıca, Antalya’da katıldıkları YÖREX Fuarı ile Samsun B2B Networking Summit gibi organizasyonların kentin tanıtımına ve ticari ilişkilerine katkı sağladığını belirtti. Samsun TSO’nun stratejik planı doğrultusunda hazırlanan İktisadi Raporun yayımlandığını da aktaran Salih Zeki Murzioğlu, raporun kentin ekonomik yapısını ortaya koyan önemli bir kaynak olduğunu söyledi. Konuşmasında Samsun TSO Kampüs projesine de değinen Salih Zeki Murzioğlu, "Kampüs idealimize giden yolda önemli bir adım attık. İnşaat süreci başladı. Bu proje yalnızca fiziki bir yatırım değil; iş dünyamıza daha güçlü hizmet sunacağımız, kurumsal kapasitemizi artıracağımız bir merkez olacak. Şehrimizin sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek ve ulusal ile uluslararası ticarette daha etkin bir rol üstlenmesini sağlamak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.
Yozgat Yozgat’ta aile içi iletişimin şifreleri masaya yatırıldı Yozgat’ın Sorgun ilçesinde lise öğrencileri Aile İçinde İletişim Stratejileri eğitimi aldı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Betül Tanrıverdi, Sorgun ilçesindeki Mevlüde Ahmet Doğanay Fen Lisesi’nde seminer verdi. Seminerde Tanrıverdi, aile içi iletişimin temelleri ve kuşaklar arası bağın toplumsal gelecekteki kritik rolü üzerine açıklamalarda bulundu. Tanrıverdi, Türk toplumunun yüzyıllık aile planlarına ihtiyacı olduğunu vurguladı. Aile kavramının önemine dikkat çeken Tanrıverdi, sağlıklı bir toplum yapısının ancak sağlam temeller üzerine kurulu ailelerle mümkün olabileceğini belirtti. Toplumda kuralsızlık ve manevi boşluk olarak tanımlanan anomi kavramına değinen Tanrıverdi, aile bağlarının zayıflamasının bireyleri bu boşluğa ittiği uyarısında bulundu. Öğrencilere "Aile bağları neden önemlidir?" sorusunu yönelterek interaktif bir tartışma başlatan Tanrıverdi, çocukluk döneminde yaşanan güvensiz bağlanma sorununun, bireylerin gelecekte kuracakları evliliklerde ve eş seçimlerinde belirleyici bir risk faktörü oluşturduğunu ifade etti. Kuşaklar arası farklılıklara değinen Öğretim Üyesi Tanrıverdi, X, Y ve Z kuşaklarının hayata bakış açılarını analiz etti. Toplumsal gelişimin sabır gerektirdiğini belirten Tanrıverdi, günübirlik çözümlere değil, Türk toplumunun geleceğini inşa edecek 100-200 yıllık makro aile planlarına ihtiyacı olduğunu belirtti. Sosyal medya hesaplarının aile içi dinamikler üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Ayşe Betül Tanrıverdi, sanal dünyanın bireyleri yalnızlaştırdığını kaydetti. Çözüm olarak sevgi odaklı, açık iletişim ve karşılıklı saygıya dayalı bir model öneren Tanrıverdi, aile üyelerinin birbirini gerçekten dinlemesi gerektiğinin altını çizdi. Program, soru-cevap bölümünün ardından öğrencilere hediye kitap takdimiyle sona erdi.
Ankara Bakan Kacır: "Türk gençliği, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "İnanıyoruz ki Türk gençliği, ‘Yapamazsınız, başaramazsınız’ diyenlere inat, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir" dedi. Bu yıl 57’ncisi düzenlenen 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması ve 20’ncisi düzenlenen 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın ödül töreni, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammet Bilal Macit ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın da katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Bakan Kacır, teknoloji yolculuğuna katkı sunmak için emek veren tüm gençleri tebrik ederek, bu süreçte onlara rehberlik eden öğretmenlere ve ailelere teşekkür etti. Son 23 yılda Türkiye’yi dönüşümün öncü aktörlerinden biri haline getirdiklerini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün üretim kabiliyetini çeşitlendirmiş, sanayi altyapısını güçlendirmiş, Ar-Ge ve yenilik ekosistemini derinleştirmiş bir Türkiye var. Türkiye Yüzyılı’nı vizyondan gerçeğe dönüştürme yolculuğunda emin adımlarla durmaksızın ilerleyen bir Türkiye var. Dosta güven, düşmana korku veren bir savunma sanayii inşa etmiş, yerli otomobilini geliştirerek milletimizle buluşturmuş, gözlerini ufkun ötesine diken, insanlı uzay misyonlarını gerçekleştiren, uydularını, uzay araçlarını yerli ve milli imkanlarla geliştiren bir Türkiye var" diye konuştu. "Gençlerimizin fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri bir iklim için var gücümüzle çalışıyoruz" İdeolojik çıkmazlara hapsolmayan, cesur ve meraklı bir neslin yetiştiğini dile getiren Kacır, "Pek çok gelişmiş Avrupa ülkesine nazaran 10-15 yaş genç olan nüfusumuzla bu açıdan büyük bir avantaja sahibiz. TEKNOFEST kuşağı olarak adlandırdığımız bu nesil, hayatın sorunlarına çözüm üretmenin, teknoloji geliştirmenin, ülkesine ve insanlığa değer katmanın en güçlü araçlarından biri olarak bilimi görüyor. Türkiye Yüzyılı’nda hedeflediğimiz tam bağımsız bir Türkiye için yılmadan, pes etmeden azimle yoluna devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak gençlerimizin özgürce hayal kurabilecekleri, özgüvenle adım atabilecekleri ve fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri bir iklim için var gücümüzle çalışıyoruz" açıklamasında bulundu. "Araştıran, üreten, hayallerini projeye dönüştüren tüm kardeşlerimiz, bizim gönlümüzde çok kıymetlidir" Yarışmaya değinen Bakan Kacır, "Bu yıl yarışmalarımıza ortaokul kategorisinde 30 bin 960 öğrencimiz 19 bin 437 projesiyle; lise kategorisinde ise 52 bin 96 öğrencimiz 29 bin 739 projesiyle başvurdu. Bu tablo, gençlerimizin ’Milli Teknoloji Hamlesi’ ve Türkiye Yüzyılı’nı bilimle inşa etme vizyonumuza ne denli kuvvetle sarıldığını, bu ideali ne kadar sahiplendiğini açıkça ortaya koyuyor. Bugün de burada bölge aşamasını başarıyla geçerek finale kalmaya hak kazanan 396 projenin sahibi 882 öğrencimizle birlikteyiz. Ödül alsın ya da almasın araştıran, üreten, hayallerini projeye dönüştüren tüm kardeşlerimiz, bizim gönlümüzde çok ama çok kıymetlidir" şeklinde konuştu. "Eğitim hayatınızın her aşamasında yanınızdayız" Bakan Kacır, çocukların hayallerini gerçeğe dönüştürebilmesi için tüm imkanlarla yanlarında olacaklarının altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Bizler, eğitim hayatınızın her aşamasında projelerinizi geliştirmeniz, fikirlerinizi olgunlaştırmanız ve onları ülkemize değer katacak çalışmalara dönüştürmeniz için her daim yanınızdayız. Ulusal ve Uluslararası Yarışma Katılım Desteği’yle takım olarak geliştirdiğiniz projeleri ulusal ve uluslararası yarışmalara taşımanıza, tecrübe kazanmanıza imkan tanıyoruz. TÜBİTAK Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) ile genç araştırmacılarımızın Ar-Ge ve inovasyon dünyasında aktif rol üstlenmelerini sağlıyoruz. Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı ile ön lisans ve lisans öğrencilerimizin proje hazırlama kültürlerini geliştiriyoruz. Bu yıl sonuna kadar sayılarını 100’e çıkaracağımız Milli Teknoloji Atölyeleri ile gençlerimizin teorik bilgiyi pratiğe dönüştürdüğü, takım ruhuyla üretim yaptığı ve yenilikçi projeler geliştirdiği fiziki altyapıyı üniversitelerimizde, bilim merkezlerinde tesis ediyoruz. Üniversitelerimizdeki teknoloji kulüplerini tek çatı altında toplayan ‘Milli Teknoloji Kulüpler Birliği Programı’yla gençlerimizin birlikte üretmelerini ve disiplinler arası çalışmalar gerçekleştirmelerini destekliyoruz." "Türk gençliği, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir" Gençlerin sadece araştıran ve geliştiren bireyler değil, aynı zamanda bu fikirleri katma değere dönüştüren birer girişimci olmalarını arzu ettiklerini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: "TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim Programı-BiGG, sizlerin daha üniversite sıralarındayken girişimcilik ekosistemiyle tanışmanıza, yenilikçi iş fikirlerinizi olgunlaştırmanıza ve teknoloji tabanlı girişimlere dönüştürmenize imkan sağlıyor. Bu programla gençlerimize yalnızca maddi destek sunmuyor, aynı zamanda eğitim, mentorluk, iş modeli geliştirme ve ticarileşme süreçlerinde de yol arkadaşlığı yapıyoruz. İstiyoruz ki bugün proje yarışmalarında filizlenen fikirleriniz, yarın üniversite laboratuvarlarında gelişsin; teknoloji kulüplerinde güçlensin; girişimcilik programlarımızla ürüne, hizmete ve yüksek katma değerli teknoloji girişimlerine dönüşsün. İnanıyoruz ki Türk gençliği, ‘Yapamazsınız, başaramazsınız’ diyenlere inat, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir." Bakan Kacır, konuşmasının ardından birinci olan öğrencilere ödüllerini takdim etti ve onlarla fotoğraf çektirdi.
Sakarya Mahalleye inen eşek ortalığı birbirine kattı Sakarya’nın Karasu ilçesinde başıboş eşek, girdiği işletmelerde esnafa ve yoldan geçen vatandaşlara zor anlar yaşattı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine jandarma ve belediye ekiplerini harekete geçiren davetsiz misafir, kontrol altına alınarak hayvan barınağına götürüldü. Olay, geçtiğimiz günlerde Ardıçbeli Mahallesi’nde meydana geldi. Mahalle merkezinde görülen sahipsiz eşek, çevredeki işletmelere girerek ve yoldan geçen vatandaşların peşinden koşarak mahallede paniğe neden oldu. Eşeğin zaman zaman saldırgan tavırları üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine bölgeye gelen Karasu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, konuyu belediye ekiplerine iletti. Belediye ekipleri müdahale etti Kısa sürede mahalleye ulaşan Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ekipleri, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli çalışma yürüttü. Yapılan incelemede sahipsiz olduğu tespit edilen hayvan, belediye ekiplerince kontrol altına alınarak barınağa nakledildi. Veteriner hekim tarafından yapılan kontrollerde 3-4 yaşlarında ve sağlıklı olduğu belirlenen erkek eşek, koruma altına alındı. Eşeği mahalleden alarak barınağa getiren belediye personeli Oktay Sözer, ilk defa böyle bir şikayetle karşılaştıklarını belirterek, "Eşek Ardıçbeli Mahallesi’nde başıboş gezerken mahalle sakinlerine denk gelmiş. Cami cemaati bulmuş. Eşek biraz hırçınlık yapmış ve cemaat ürkmüş. 112 üzerinden durumu jandarmaya bildirmişler. Jandarmalık bir durum olmayınca belediye ve ilçe tarıma bildirildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yaptığı denetimde eşeğin sahipsiz olduğu belirlendi. Biz de barınak ekibi olarak eşeği almaya gittik. Vatandaşlar bağlamıştı zaten. Bağırması, insanların peşinden gitmesi onları biraz korkutmuş" dedi. Eşeğin sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyen Sözer, "Keyfi yerinde. Herhangi bir sağlık problemi yok. Geçici süreliğine barınağımızda misafir edeceğiz. Bizim için de değişik oldu. Bayağıdır eşek görmemiştik. Büyük ihtimalle 3-4 yaşlarında diye düşünüyoruz. Cinsiyeti erkek. Aslında güzel bir hayvan. Bize kalırsa saldırgan bir yanı yok gibi. Keyifli de bir hayvan. Büyük ihtimalle can sıkıntısından insanların peşinden koşuşturmuştur. Umarım normal yaşamına devam eder" dedi.