DÜNYA - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 19:40 | Son Güncelleme : 03 Mayıs 2025 Cumartesi 20:59

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu eserler, Kıbrıs Türk halkıyla kardeşliğimizin en yeni simgesidir"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhuriyet Yerleşkesi’nin açılış töreninde yaptığı açıklamada, "Siyasi partilerimiz, hayat tarzlarımız, kökenlerimiz farklı olabilir ama bizleri bir arada tutan ortak paydamız ve hedeflerimiz aynıdır. Şunu kimse unutmasın, adlarımız farklı olsa da söz konusu Kıbrıs davası olunca soyadımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cum’uriyeti'nin başkenti Lefkoşa’da yapımı tamamlanan ve içinde KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi’nin de bulunduğu, KKTC Cumhuriyet Yerleşkesi’nin açılışı sonrası düzenlenen programda konuşma yaptı. Konuşmasına salondakileri ve Kıbrıs Türklerini selamlayıp, karşısında muhteşem bir katılım gördüğünü söyleyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb’im bu ihtişamınızın devamını nasip etsin. Bugün Akdeniz’in incisi, direnişin kalesi, vatan sevdasının ebedi ocağı, Mehmetçik ve Mücahitlerin destan yazdığı topraklardayız, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeyiz. ‘Sağlam Devlet, Saygın Gelecek’ şiarıyla bu topraklara kazandırdığımız muazzam eserlerin açılışını gerçekleştiriyoruz" dedi.

"Bu eserler, Kıbrıs Türk halkıyla kardeşliğimizin en yeni simgesidir"

Cumhuriyet Yerleşkesi’nin, 25 bin 210 metrekarelik alana sahip olduğunu, Cumhurbaşkanlığı binasının 600 kişilik 2 konferans salonu, 400 kişilik kabul salonu, 52 çalışma ofisi, 10 toplantı salonu, kafeterya ve yemekhaneyle 109 araçlık otoparka sahip olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 bin metrekare alanda inşa edilen Meclis binamızda ise Başkanlık ve Başbakanlık makamları, 157 kişilik Genel Kurul Salonu, 25 milletvekili makam odası ve bakanlar için toplantı salonu yer alıyor. Yerleşke içinde 290 bin metrekaresi yeşil alan olarak planlanan toplam 452 bin 428 metrekare büyüklüğündeki Millet Bahçemizin yapımı devam ediyor. 5 bin 661 metrekare alanda ise 2 bin 252 kişilik Millet Camisi inşa ediliyor. Yerleşkemizin son etabı olan Yüksek Mahkeme ve Millet Kütüphanelerinin inşasına da başlandı. Cami ile burası aynı zamanda inşallah bitecek. Cumhurbaşkanlığı Binamız, modern mimarisiyle devletimizin vakarını, Meclis Binamız ise ihtişamıyla Kıbrıs Türk halkının demokrasi sevdasını temsil ediyor" diye konuştu.
Bu eserlerin, her bir tuğlasında işçilerin alın teri, her tasarımında mimarların vizyonu, her detayında ise mühendislerin yeteneğinin olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Bütün bunlarla birlikte yine her bir detayında, her bir taşında, bu toprakların özgürlük ve mücadele ruhu var. TOKİ’mizin onlarca yıllık tecrübesiyle Kıbrıs Türkü’nün iradesi birleşti ve ortaya böylesine muhteşem bir eser çıktı. Kıbrıs Türk halkının adaletsizliğe karşı mücadelesinin en büyük mükafatı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin gücüne ve itibarına yaraşır bu yerleşkenin hayırlı olmasını diliyorum. Kıbrıs Türk halkıyla kardeşliğimizin en yeni simgesi olan bu eserlerin hayata geçirilmesine katkıda bulunan mimarından mühendisine, teknikerinden işçisine, yüklenici firmasından kurum ve kuruluşlarımıza tüm emek sahiplerine kalpten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Kıbrıs Türk halkının birliğinin, kardeşliğinin zayıflatılmasına müsaade etmeyeceğiz"

KKTC’nin her karışının kahraman şehitlerin kanlarıyla yoğrulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklar, şanlı mazimizin, mücadele ruhumuzun ve köklü mirasımızın çok büyük bir nişanesidir. Kuzey Kıbrıs’ımız Girne Kalesi’nin asırlık surlarında Osmanlı’nın fetih ruhunu, Selimiye Camisi’nin minarelerinde ecdadımızın imanını taşır. Salamis’in taşları medeniyetimizin izlerini fısıldar. Bellapais’in sükûneti tarihimizin derinliğini anlatır" şeklinde konuştu.
Aynı kültürü, aynı inancı, aynı geleceği ve aynı maziyi paylaşan Kıbrıs Türk halkıyla Türkiye’nin istikbalini de bir ve beraber gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu burada bir kez daha açık açık söylemek istiyorum, 500 yılı aşkın süredir kök saldığı Ada’da dilini, dinini, kültürünü kahramanca muhafaza eden Kıbrıs Türk halkı geleceğe güven ve umutla bakmayı herkesten çok hak etmektedir. Ancak bu davada önümüze taş koymak isteyenler olduğunu biliyoruz. Ellerinden gelse Türkü Ada’dan hatta Anadolu’dan dahi kovacak kadar gözlerini kin ve nefret bürüyenlerin olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunlar hiçbir zaman durmadılar ve durmayacaklar. Kıbrıs Türkü kardeşlerimize eski acıları tekrar yaşatma heveslerinden asla vazgeçmeyecekler. İşte sizler de görüyorsunuz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, gelişen ekonomisini, güçlenen altyapısını, artan huzurunu, uluslararası camiada yükselen görünürlüğünü kıskananlar ellerinden geleni yapıyorlar" dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren yatırımcılara gözdağı vermekten, Kıbrıs Türklerinin arasında nifak duvarları örmeye kadar tüm tuşlara birden basıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklarda asırlardır kök salmış, hoşgörü iklimini zehirlemek amacıyla mukaddes değerlerimiz üzerinden kirli bir oyun oynuyorlar. Biz bu oyunu, ülkemizde özellikle kritik kavşaklarda defalarca gördük. Hayat tarzı, kılık kıyafet, mezhep ve köken üzerinden insanlarımızı kutuplaştırmaya, özellikle de bu siyasette gerilimi tırmandırmaya çalıştılar. Benzer bir senaryonun burada da sahnelenmek istendiği açıktır. Ama Kıbrıs Türkü kardeşlerim o engin basiret ve ferasetleriyle oynanmak istenen kirli oyunun gayet farkındadır. Allah’ın izniyle hiçbirimiz bu tuzağa düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz. Kıbrıs Türk halkının birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin zayıflatılmasına müsaade etmeyecek, sabırlı, serinkanlı ve aklıselim ile hareket edeceğiz" diye konuştu.

"Adlarımız farklı olsa da söz konusu Kıbrıs davası olunca soyadımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ömrünün neredeyse 50 yılı siyasette geçen bir devlet adamı olarak hep şunu söyledim, siyasi partilerimiz, hayat tarzlarımız, kökenlerimiz farklı olabilir ama bizleri bir arada tutan ortak paydamız ve hedeflerimiz aynıdır. Şunu kimse unutmasın, adlarımız farklı olsa da söz konusu Kıbrıs davası olunca soyadımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını koruma noktasında, kendileriyle birlikte 86 milyonun tamamının da aynı hissiyat ve hassasiyete sahip olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıbrıs Türkü’nün kalkınmasının önüne set çekmek için yanıp tutuşanlar, karşılarında Türkiye’nin eşsiz dayanışmasını bulacaklardır" ifadelerini kullandı.
Fitnecilerin, bozguncuların, Kıbrıs Türkü’nün düşmanlarına gönüllü aparatlık yapanların kaybedeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ise garantör ülke Türkiye’nin desteğiyle ilelebet payidar olacağını belirtti.

"Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün bedelini, hiç kimse Kıbrıs Türkü’ne ödetemez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıbrıs Türkü’nün maruz bırakıldığı haksız izolasyon son bulmadıkça Ada’ya adil, kalıcı, sürdürülebilir ve Ada’nın gerçeklerine uygun bir çözüm gelmedikçe, bizim Güney Kıbrıs Rum yönetimini muhatap almamız, ticaret yapmamız, limanlarımızı kullandırmamız mevzubahis dahi olamaz. Yüzyıllardır aynı Ada’yı paylaştığı Kıbrıs Türkü’nü kendisine eşit görmeyen kibirli zihniyetin, kendini garantör Türkiye ile denk görme ve gösterme çabaları beyhudedir. Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün bedelini, şımarıkça davranarak çözümü tıkamanın faturasını artık hiç kimse Kıbrıs Türkü’ne ödetemez" şeklinde konuştu.

Kıbrıs Türk halkının bugüne kadar iyi niyetini, kalıcı ve adaletli çözüm isteyen taraf olduğunu defalarca gösterdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rum yönetiminin geçmişte alenen reddettiği federasyon tezini bugün savunmasının tek sebebinin, Türk tarafını masaya hapsetmek ve Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarını gasp etmek olduğunu söyledi.

"Yeni bir müzakere süreci olacaksa, egemen eşitlik içinde iki devlet arasında yürütülecektir"

İki devletli çözümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin ortak vizyonu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni bir müzakere süreci olacaksa, bundan böyle iki toplum arasında değil, egemen eşitlik içinde iki devlet arasında yürütülecektir. Biz de Kıbrıs meselesinin çözümünün bu yoldan geçtiğine inanıyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle birlikte bu istikamette gayretlerimizi sürdürüyoruz. Gönül birliğimizi, dayanışma ruhumuzu ve milli davamıza olan inancımızı muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel olamayacaktır. Kıbrıs Türk siyaseti de istikrarını korumalı, suni krizlere teslim olmamalı. Türkiye ile Kıbrıs Türkleri arasındaki gönül bağını zedelemeye yönelik tuzaklara düşmemelidir" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dayanışma içinde çalışarak, ulaştırmadan sağlığa, teknolojiden eğitime, şehircilikten sulamaya, tarımdan enerjiye her alanda büyük eser, hizmet ve projeleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kazandırdıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 yılı iktisadi ve mali iş birliği anlaşması çerçevesinde 15,9 milyar liralık ödenek tahsis ettiklerini, bu seneki anlaşmayla ise rakamı yaklaşık 21 milyar liraya çıkardıklarını belirtti.

"37 milyar liralık bir kaynakla Kıbrıs Türk halkının yanında oluyoruz"

Konuya ilişkin bugünkü Resmi Gazete’de yayınlanan kararın hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İktisadi ve mali iş birliği antlaşmalarıyla geçen yıl ve bu sene toplam 37 milyar liralık bir kaynakla Kıbrıs Türk halkının yanında oluyoruz. Yeni dönemde başta altyapı, sağlık, eğitim ve dijital dönüşüm olmak üzere ekonomik kalkınmayı hızlandıracak, Kıbrıs Türkü’nün refahını artıracak stratejik projeleri inşallah hayata geçireceğiz. Sağlık alanında Yeni Girne Askerî Hastanesini geçtiğimiz Kasım ayında hizmete verdik. Güzelyurt ve Maraş Sağlık Merkezleri, Lapta Sağlık Merkezi, Pamuklu Sağlık Merkezi gibi yatırımlarımızın inşası devam ediyor. Şimdi bütün bu sağlık yatırımlarını farklı bir noktaya taşıyoruz. İki etap hâlinde inşa edeceğimiz 650 yataklı Lefkoşa Devlet Hastanesi ile sağlık alanındaki yatırımlar taçlanmış olacak. Bu tesis, sağlık turizmi açısından da Kuzey Kıbrıs’ın cazibesini artıracak, bölgesel düzeyde stratejik bir rol üstlenecektir. Hastanemizin 320 yataklı ilk etabının inşasına yakında başlıyoruz. Doktor Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü’nün renovasyon çalışmaları da sürüyor. Proje tamamlandığında Kıbrıs Türk halkı, toplam 456 yataklı, özellikli, tüm alanlarda üst düzey hizmet sunan bir tesise daha kavuşacak" diye konuştu.

"Suyu getirdiğimiz gibi enerji konusunu da mutlaka halledeceğiz"

İki ülkenin Sağlık Bakanlıkları arasındaki iş birliğini de güçlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının yaşam kalitesini artırmaya yönelik yol projeleri ile ulaşım altyapısını da baştan sona yenileyeceklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 322 kilometrelik yol yapımı, bakım ve onarım çalışmalarının yanı sıra Değirmenlik, Çatalköy, Lapta Geçitköy, İskele, Boğaz, Lefkoşa çevre yollarıyla adanın dört bir yanını birbirine bağlayacaklarını söyledi. Ercan Havalimanı’nın hizmete girmesiyle yolcu sayısında yüzde 40 oranında artış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2023 yılı genelinde ulaşılan yolcu sayısına havalimanı açıldıktan sonra ilk 4 ayda ulaşıldı. Lefkoşa’yı doğrudan başka yerlere de bağlayacağız. Tarım ve enerji alanlarında da ciddi projeler devrede. Narenciye sektörünün geliştirilmesi için Güzelyurt başta olmak üzere tüm üretici ve ihracatçılara hizmet verecek soğuk hava deposu tesisi yapıyoruz. Tarımsal üretimi artırmak amacıyla ortak Mesarya Ovası sulaması iletim hattı projesi ve depo bağlantı hattı projesi devam ediyor. Kıbrıs Türkü’nün en önemli sorunu olan su meselesini çözdük. İçme suyunda çalışmaları bitirmiştik. Şimdi de sulamalarda önemli hamleler yapıyoruz. Su tedarikinin sorun olmaktan çıkmasıyla birlikte, Kıbrıs Türkü kardeşlerim, adanın diğer tarafına göre çok avantajlı bir konum elde etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin enerji arz güvenliğinin sağlanmasına ve altyapısının güçlendirilmesine büyük önem veriyoruz. Suyu getirdiğimiz gibi enerji konusunu da mutlaka halledeceğiz" ifadelerini kullandı.

"KKTC’nin öz güvenli ve müreffeh bir yapıya kavuşması için çalışmaya devam edeceğiz"

KKTC’ye şehircilik alanında da desteklerini arttırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ileriki dönemde TOKİ başkanlığıyla ülkeye yeni sosyal konutlar kazandıracaklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çöp sorununu tamamen ortadan kaldıracaklarını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla Kuzey Kıbrıs’a yeni bir atık su arıtma tesisi yapacaklarını söyledi. Tüm dünyada marka haline gelen Sıfır Atık hareketinin burada zemin kazanmaya başladığını görmekten memnun olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taşınmaz Mal Komisyonu çalışmalarını da büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Türkiye olarak Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her alanda güçlü, öz güvenli ve müreffeh bir yapıya kavuşması için çalışmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle bir kez daha Cumhuriyet Yerleşkesi’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Emeği geçenleri kutluyorum" şeklinde konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta kardan heykellerin yapımı tamamlandı Sarıkamış Harekatı’nda Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olan askerlerin temsili heykellerinin yapımı tamamlandı. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde 3-4 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler kapsamında sergilenecek kardan heykellerin yapımı tamamlanırken, heykellerin açılışı ise 3 Ocak 2026 tarihinde yapılacak. Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi’nin destek verdiği heykellerin yapımı Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda görevli Doç. Dr. Muhammet Hanifi Zengin koordinesinde 7 kişilik ekip tarafından yapıldı. Kardan heykellerinin yapımın tamamlandığını ifade eden Vefa Kocaalaz, "111 yıl önce bu topraklarda vatan uğruna aziz şehitlerimize bir vefa bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışırken bu amansız soğuğu ellerimizde, hüznü ise ruhumuzda hissettik. Amacımız kahraman ecdadımızı gelecek nesillere aktarmak. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. Öte yandan 3-4 Ocak 2026 tarihinde Sarıkamış’ta "Bu Toprakta İzin Var" sloganıyla düzenlenecek olan etkinliklerin programı da belli oldu. Etkinlikler 3 Ocak 2026 Cumartesi günü şehit yakınları ve gaziler onuruna düzenlenecek yemek ile başlayacak. Etkinlikler daha sonra kardan heykeller sergisinin açılışı, meşaleli kayak gösterisi, Mevlid-i Şerif programı ve meşaleli yürüyüşler ilk gün programı sona erecek. 4 Ocak 2026 Pazar günü ise büyük yürüyüş için vatandaşlar Kızılçubuk toplanma bölgesinde bir araya gelecek. Program 4 kilometrelik yürüyüşün ardından Ayyıldız Tören alanında devam edecek. Buradaki tören protokol konuşmaları ve çelik kanatlar gösterisinin ardından sona erecek. Törenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ta katılacak.
Samsun İlkadım’da karla mücadele Samsun’un İlkadım ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası belediye ekipleri, ulaşımın aksamaması ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için kent merkezi ile kırsal mahallelerde yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü. İlkadım Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışının ardından yol açma, temizleme ve tuzlama çalışmalarını eş zamanlı olarak hayata geçirdi. Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterler, ara sokaklar ve toplu taşıma güzergâhlarında buzlanmaya karşı önlem alırken, özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın kesintiye uğramaması için gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmalarının 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kar yağışının çocuklar için sevindirici olsa da şehir yaşamında aksamalara yol açabildiğine dikkat çekti. Yağışın başlamasıyla birlikte ekiplerin anında sahaya indiğini ifade eden Kurnaz, kırsal mahallelerde iş makinelerinin yoğunlaştırıldığını, kent merkezinde ise yol açma ve tuzlama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Başkan Kurnaz, gece boyunca fedakârca görev yapan ekiplere teşekkür ederek, önümüzdeki günlerde görülebilecek yeni kar yağışlarına karşı da teyakkuzda olduklarını vurguladı. Vatandaşlara da uyarıda bulunan Kurnaz, buzlanma ve don riskine karşı mecbur kalınmadıkça özel araçlarla trafiğe çıkılmamasını, mümkün olduğunca toplu taşımanın tercih edilmesini istedi.
Antalya Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü. Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor. "Bu gece baya uzun olacak" Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi. Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti. Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti. "Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu. Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi. Patlıcanları don vurdu Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.
İstanbul Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.