POLİTİKA - 06 Kasım 2021 Cumartesi 16:43

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu millet bu devleti sana teslim eder mi?'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu millet bu devleti sana teslim eder mi?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman'da toplu açılış töreninde , "Terör örgütü yöneticileri kendilerine çözümü reddetmeleri konusunda baskı yapıldığını görüyor. Bu azgın ruhun devri artık sona ermektedir. Gelirse Kandil'i yerle yeksan edecekmiş. Bay Kemal bu millet bu devleti sana teslim eder mi?" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplam yatırım bedeli 1 milyar lirayı geçen Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 36 fabrika, şehir stadyumu ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılışını yapmak üzere Batman’a geldi.

Mardin’den helikopterle Batman’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman Valiliğini ziyaret ettikten sonra toplu açılışın yapılacağı alana geçti.

Alanı dolduran kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Batman’da ilk olarak dünya çapında bir proje olan Ilısu Barajı ve HES açışını yaptık. Dicle Nehrine taktığımız gerdanlığın en büyüğü olan bu eser bölge illerinin topraklarına bereket dağıtacak. Santralde üretilecek elektrik de ülkemize büyük katkı sağlayacaktır. Hem dışarıda hem içerde nice kirli ve karanlık kampanyalar yürütüldü hamdolsun bu engellerin hepsini aşarak bugün Batman’ı bu hizmete kavuşturduk. Ilısu ile yetinmiyoruz aynı zamanda tamamlanan kamu yatırımları ve OSB fabrikalarının resmi açılışını da yapıyoruz. Eğitimde 432 derslikli 26 okulu, 400 öğrenci kapasiteli 2 pansiyon, 2 spor salonu, 50 yataklı öğretmen evini hizmete açıyoruz. Eğitim araştırma hastanesi statüsündeki 440 yataklı yeni kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesini, Sason devlet hastanesi 50 yataklı ek binasını, Kozlukta Aile Sağlık Merkezi, 112 acil servisi merkezi, ağız ve diş hastanesi, Hasankeyf’te devlet hastanesi, merkez, Gerçüş ve Beşiri’de çeşitli sağlık kuruluşlarını bugün açıyoruz. 15 bin seyirce kapasiteli stadyumunun da aralarında bulunduğu açılışı yapıyoruz. Bölgemizin önemli gelir kaynaklarından olan fıstık üretimini yaygınlaştırmak için 12 bin hektarlık bir alanda yürütülen menengiç tarlaları ile çok sayıda yatırımın açılışın yapıyoruz. Batman OSB’de 36 fabrikayı bugün açıyoruz. Yaklaşık 500 milyon yatırım ile şehrimize 4 bin istihdam sağlanmıştır. Batman OSB tamamen dolduğu için Raman Dağı tarafında 6 bin dekarlık alanda yeni bir OSB kuruyoruz” diye konuştu.

“Toplam yatırımı 1 milyar lirayı geçen açılış yapıyoruz”

Toplam yatırımı 1 milyara lirayı geçen açılışlar yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 yıl öncesinin Batman’ı ile bugünkü Batman’ı yan yana getirdiğinizde o günleri yaşayanlar nereden nereye diyecektir. Ama bilin ki daha da iyi olacak. Toplam yatırım bedeli 1 milyar lirayı geçen tüm bu kamu ve özel sektör yatırımlarının şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Batman tıpkı çevresindeki Diyarbakır, Muş, Bitlis, Siirt, Mardin aynen bunlar gibi yıllarca terör örgütünün zulmü altında açılar çekmiş, kayıplar vermiştir” şeklinde konuştu.

“Red, inkar ve asimilasyon politikalar bölgede hiçbir zaman huzur ve güvenliği sağlayamadı”

Türkiye’nin demokrasi ve kalkınmasına bakıldığında karşılarında millete düşman faşizmini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bin yıldır kardeş olarak bu topraklarda yaşayanlarla vatanımıza yönelik her türlü saldırılara birlikte karşılık verdik. Sultan Alpaslan Anadolu’yu fethederken aynı saflardaydık, Selahattin Eyyubi haçlılarla mücadele ederken kol kola yürüdük. Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethederken birlikteydik. Çanakkale’de 7 düvele birlikte mücadele verdik. Görüldüğü gibi biz bu toprakları hep kanımızla, alın terimizle birlikte yoğurarak vatan yaptık. Ne zaman ülkede ipler tek parti eline geçti o zaman sıkıntı yaşamaya başladık. Gücünü bu milletten alan gönül zenginliğimizi ve refah kaynaklarımızı tek parti faşizmi yok etti. Ülkenin başına bir felaket gibi çöken bu zihniyete karşı milletin safında yer alanlar darbelerle susturuldu. Ret, inkar ve asimilasyon politikaları bölgede hiçbir zaman huzur ve güvenliği sağlayamadı. Ama şimdi bu Batman’ın zenginliğine coşkusuna birliğine beraberliğine bak. Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte zafere yürüyeceğiz. Bütün yanlış uygulamalar bölgede terör örgütlerinin zemin bulmasına yol açan zehre neden oldu. 1980 sonrası baskı tehdit işkence ile haklarını hiçe saydıkları insanları yerlerinden ederek sorunu daha da büyüttüler. Uzun süre bölge insanını yoksulluğa sürüklediler. Hükümete geldiğimizde bununla karşı karşıyaydık. Kolları sıvadık insanların zihin ve gönül dünyalarında baskıya neden olan OHAL’i biz kaldırdık ve tarihin en büyük seferberliğini başlattık. 81 vilayeti de aynı şekilde donattık. Köyünde ilçesinde, ilinde, hayatını sürdüren vatandaşlarımızın temel hizmetlerden faydalanabilmesi için İstanbul, Ankara’ya gitmesinin önüne geçtik. Batman’da üniversite olmasaydı buradaki gençler batıya gidecekti. Ama biz Batman üniversitesiyle buradaki gençleri burada bıraktık. 76 üniversiteyle geldik, 206’ya çıkardık bu sayıyı” ifadelerini kullandı.

“19 yılda Batman’a eski rakamla 16 trilyon yatırım yaptık”

İktidara geldikten sonra 81 vilayete eşit şekilde hizmet verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “19 yılda Batman’a eski rakamla 16 trilyon yatırım yaptık. 4 bin 515 yeni derslik, YÖK öğrencileri için 2 bin 374 kişi kapasiteli yurt binaları yaptık, 15 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında bulunduğu 39 tesis yaptık. 4,2 milyar tutarığında kaynak sosyal sorumluluk adı altında vatandaşlara ayırdık. 41 sağlık tesisinin yapımını hizmete açtık, Biz hizmet ehliyiz, biz eser üretiriz. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Yapımı süren Batman Hasankeyf yolunu seneye, Kozluk Baykan, Van hududu yolunu ise 3 yıla kadar tamamlıyoruz. Batman Havalimanı terminal binasını yıllık 2 milyon yolcu seviyesine çıkardık. Bölgeyi ve şehrimizi her alanda en gelişmiş altyapı yatırımları ile buluştururken vesayetle yürüttüğümüz mücadelede mesafe kat ettikçe daha iyi duruma geleceğiz” dedi.

“Parayı verenin yönettiği PKK en çok Kürt kardeşlerimin kanını döktü"

Konuşmasında terör örgütü PKK’nın parayla yönetilen bir örgüt olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı bize sessiz devrim yaptı diyor, hamdolsun. Kürtçe konuşmanın yazmanın suç olması gibi asırlık sorunların ilk adımını biz attık. Ülke genelindeki bürokratik oligarşiyi kırdığımız gibi terör örgütünün bu bölgedeki insanların üzerindeki baskılarını tamamen bitirdik. Biz ülkemizi büyüttükçe milletimizin birlik beraberliği ve kardeşliğini pekiştirdikçe birileri rahatsız oldu. Çözüm süreci diye Türkiye’yi terör örgütünün tasallutundan tamamen kurtarmak için bir adım daha attık. Amacımız ülkeyi terör belasından tamamen bitirmekti. Her türlü riski göze alarak başlattığımız bu samimi süreç terör örgütünün silahı ve kan dökmeyi tercih etmesinden dolayı son buldu. Bizzat terör örgütü yöneticileri dışarıdan kendilerine çözümü reddetmeleri çatışmaları yeniden başlatmaları için yoğun baskı yapıldığını söylüyor. Israrla şiddeti seçen tavrıyla terör örgütünün bu topraklarla hiçbir bağının olmadığı alenidir. Parayı verenin yönlendiği bu örgüt en çok Kürt kardeşlerimizin kanını döktü en büyük bedeli Kürt kardeşlerime ödetti. Bu PKK’nın bu HDP’nin dini imanı yok, bunları iyi bilmemiz lazım. Bu alanda sizi sadece ve sadece Allah için seviyoruz ve ayrım asla istemiyoruz. Türkiye’de hareket alanı kalmayan örgüt şimdi de Kuzey Irak ve Suriye’yi karıştırmaya çalışıyor. Bunların devri artık sona erdi. Bay Kemal çıktı ne diyor, gelirse Kandil’i yerle yeksan edecekmiş. Ya bay Kemal sana bu millet bu devleti teslim eder mi ya. HDP, İYİ Parti’ye bu devlet teslim edilir mi? Biz biriz beraberiz hep birlikte inşallah Türkiye’yiz. Ne Türkiye ne bölgenin geleceğinde bu örgütün yeri yoktur ve olmayacaktır” diye konuştu.

“Yeminli Türkiye düşmanlarının ülkemizdeki piyonları olan PKK, FETÖ’cülere posta koydukça daha da kuduruyorlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye uğradığı saldırılara karşı devleti ve milletiyle dimdik ayakta durdukça bölge üzerinde alçak hesapları olanların bize olan hesapları kabarıyor. Biz adaletsizliklere zulümlere ne dedik ‘One munite’ dedikçe önümüze konulan tuzakların sayısı artıyor. Yeminli Türkiye düşmanlarının ülkemizdeki piyonları olan PKK, FETÖ’cülere posta koydukça daha da kuduruyorlar. Sen kimsin ya 10 tane büyükelçi çıkmış bize akıl vermeye çalışıyor. Bunlara en büyük desteği de içimizdeki birileri veriyor. Bu ülkede CHP diye bir parti ve onu yönetenlerin kendi kafalarına göre belirledikleri politikaları mı var. HDP diye bir parti var ama onların kendi kafalarına göre belirledikleri bir politikaları var mı? CHP ile HDP’yi hangi güç bir araya getirmiş. Bu senaryoyu ortaya koyanlar kendilerini gizlemiyorlar. Kardeşliğimizi güçlendirerek oynanan bu kirli oyunu bozmalıyız. Ülkemizi ve bölge insanını PKK’nın silahlı tasallutundan kurtardık bunların siyası kanadı olan HDP’’nin de tasalluttan kurtaracağız.”


Abdulaziz Karataş - Ekrem Aktaş - Osman Arslan - Sedat Irmak
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yıldız Techno GSYF’den girişimciler için 1 milyar TL’lik fon hazır YTÜ Yıldız Teknopark liderliğinde, BV Portföy iş birliğiyle kurulan Yıldız Techno Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), teknoloji girişimlerine yönelik yatırım sürecini resmen başlattı. 1 milyar TL bütçeli fon, global hedefleri olan, hızlı ölçeklenebilir ve ‘exit’ stratejisi güçlü girişimlere doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor. YTÜ Yıldız Teknopark, Yıldız Techno GSYF’ye başvuru sürecini başlattı. Fon, yapay zekâdan fintech’e, oyun sektöründen sağlık teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ve uluslararası büyüme potansiyeli taşıyan girişimlere odaklanarak milli teknolojiye güçlü bir destek sağlayacak. Yıldız Techno GSYF, ilk etapta portföyüne dahil edeceği teknoloji girişimlerini titiz bir değerlendirme sürecinin ardından belirleyecek. Yatırım sürecinin başlamasıyla birlikte, Yıldız Techno GSYF’nin, önümüzdeki dönemde ilk yatırım kararlarını açıklaması bekleniyor. Yeni bir faz başladı YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, fonun yatırım sürecinin başlamasına ilişkin yaptığı açıklamada, Yıldız Teknopark’ın girişimcilik ekosistemindeki güçlü rolünü yeni bir aşamaya taşıdıklarını vurguladı. ‘Uçtan uca destek modeli’ni adım adım inşa ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Garip, sürecin en kritik halkasının yatırım fonu olduğunu söyledi. Yıldız Techno GSYF’nin yatırım sürecine başlamasının Türkiye teknoloji ekosistemi açısından stratejik bir eşik olduğunu vurgulayan Garip, bu adımın girişimcilik zincirinin en kritik halkasını tamamladığını ifade etti. Doç. Dr. Garip, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye son 10 yılda çok güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturdu. Artık çok iyi fikirler üreten, ürün geliştiren ve global pazarı hedefleyen girişimlerimiz var. Ancak teknoloji girişimciliğinde asıl kırılma noktası, bu şirketlerin ölçeklenme aşamasında doğru yatırımcıyla buluşabilmesidir. Yıldız Techno GSYF’nin yatırıma başlaması, tam olarak bu kritik eşiği temsil ediyor. Bugüne kadar teknopark olarak girişimlerimizi fikir aşamasından ürün aşamasına taşıdık, onları büyüttük ve global pazarlara hazırladık. Şimdi ise bu yolculuğun en stratejik aşamasında, yani yatırım ve ölçeklenme sürecinde de doğrudan rol alıyoruz. Bu, Türkiye’de teknopark modelinin evriminde yeni bir fazdır. Teknoloji ekosisteminde asıl katma değer, global ölçekte büyüyebilen ve exit yapabilen şirketlerle oluşur. Bu yatırım sürecinin başlaması, Türkiye’nin artık yalnızca teknoloji üreten değil aynı zamanda teknoloji şirketlerine kurumsal ölçekte yatırım yapan ve onları dünya ligine taşıyan bir ekosistem olgunluğuna ulaştığının güçlü bir göstergesidir." Finansmanın ötesinde stratejik ortaklık modeli Yıldız Techno GSYF, yalnızca sermaye sağlayan bir yatırım fonu olarak değil, girişimlerin büyüme süreçlerine katkı sunan stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Bu noktada YTÜ Yıldız Teknopark, yatırım alan girişimcilere küreselleşme süreçlerinin her aşamasında destek sunacak. Londra, Amsterdam ve Dubai, Üsküp ofisleri aracılığıyla girişimlere küresel pazarlara erişim imkânı sağlanacak. Hedef 20 girişime yatırım yaparak en az 1 Turcorn çıkarmak 10 yıllık süre için kurulan Yıldız Techno GSYF’nin portföyüne 8 yıllık yatırım döneminde yaklaşık 20 teknoloji girişimine yatırım yapılması planlanıyor. Ağırlıklı olarak gelir üreten çekirdek ve büyüme aşamasındaki girişimler tercih edilecek. Fonun yatırım stratejisi "ölçeklenebilir iş modelleri ile Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırabilecek girişimlere destek" olarak konumlanıyor. Fon kapsamında yatırım yapılan girişimlere finansmanın yanı sıra mentorluk, performans odaklı yönetim desteği, uluslararası pazarlara erişim imkânı ve stratejik iş birlikleri sunulacak. Fonun kendi performans hedefleri arasında ise en az 1 adet Türk Unicorn’u (Turcorn) çıkarmak yer alıyor.
Gaziantep Genç dostu Gaziantep’te yeni proje hayata geçiyor Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehirde bulunan 4 üniversitede eğitimi alan gençlerin, Türkiye İş Kurumu tarafından yürütülen "İşgücü Uyum Programı" kapsamında belediye bünyesinde mesleki tecrübe kazanmalarını sağlayacaklarını açıkladı. Bilgi, beceri, çalışma alışkanlığı ve disiplin kazandırmayı amaçlayan program, aktif işgücü hizmetleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği içinde düzenleniyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilecek uygulama, hedef kitle olarak belirlenen üniversite öğrencilerine, aldıkları teorik eğitimleri pratiğe dönüştürme fırsatı sunacak. Türkiye İş Kurumu tarafından "İşgücü Uyum Programı" için belirlenen kriterlere uyan tüm öğrenciler, Gaziantep Büyükşehir tecrübesinden yararlanarak mesleki gelişimlerini destekleyecek. Başvuruların Türkiye İş Kurumu üzerinden yapılacağı programda, belediyede çalışarak tecrübe kazanacak üniversite öğrencileri, kurumun işleyiş yapısını, mühendislik sistemlerini ve hizmet süreçlerini yakından tanıma imkanı bulacak. Program eğitimleri sonrasında çalışmalar haftada 3 gün olarak planlanıyor. "Genç dostu, öğrenci dostu bir şehiriz" Program hakkında açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, proje için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a teşekkür ederek, "Çok genç bir nüfusumuz var, dört üniversiteniz var ve biz şu anda OECD’nin şampiyon şehri Euro Prize’ın onur ödülü almış, Avrupa Konseyi’nde bir şehiriz. Genç dostu, öğrenci dostu bir şehiriz. Teoriği pratiğe dönüştürmenin şartlarını sağlamak için Kıymetli bakanımızı ziyaret ettik. O da yeni bir program açıldığını ve bunun Gaziantep’e çok uygun olduğunu söyledi" dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin hem altyapı hem üstyapı hem de ulaşımda verilen hizmetlerin gençler için tecrübe merkezi olacağını vurgulayarak, "Bizim en büyük özelliğimiz sosyal politika, sosyal hizmet. Engelsiz yaşamımız, ortez protez merkezimiz, yaşlı bakım merkezimiz, alzaymır merkezimiz kendi alanlarında çok önemli. Bu çalışmalarımızı buna göre değerlendirip çalışma saatiyle ders saatini de güzel, verimli koordine ettiğimiz zaman bu programın gerçekten işe yarayacağına inanıyorum. Eğer başarılı bir sonuç elde edersek de bunun sürdürülebilirliğini, genç dostu, öğrenci dostu bir şehirde bunun ölçülebilir hale dönüştürürsek biz devamını da sağlayabiliriz" ifadelerini kullandı. "Bu çalışmayla öğrencilerimizin üniversitede edindikleri bilgileri pratik alana taşıyacaklar" Açıklamada konuşan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise üniversite olarak teorik eğitim verdiklerini aktararak, "Teori ile pratiğin birleştirilmesi elbette çok önemli. Bu çalışmayla öğrencilerimizin üniversitede edindikleri bilgileri pratik alana taşıyacaklar. Belediyemizde çalışacaklar. Bu ara kendileri için çok güzel bir iş tecrübesi olacak ayrıca maddi bir katkı da sağlayacaklar ve en önemlisi öğrencilerimiz yalnız olmadıklarını, devletin kendilerini düşündüğünü görecekler" diye konuştu. Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Taner Akçacı ise ders saatleri ile çalışma saatlerinin ayarlanacağı öğrencilere destek verileceğini söyledi. İş-Kur İl Müdürü Aytekin Doğan da öğrenciler için tecrübe sağlanacağını söyledi. Açıklamaya Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı Nurullah Bilici de katıldı.
İstanbul Reel Kesim Güven Endeksi Şubat ayında 1,1 puan arttı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yılı Şubat ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1773 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 2,5 puan artarak 104,1 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve iç piyasa sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise artış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir. Gelecek üç aydaki istihdam ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin de bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin zayıfladığı, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre değişmediği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 30,2 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.
Kocaeli Adil Kurban’dan TBMM’de Hekimlik Meslek Kanunu çağrısı HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, malpraktis süreçlerindeki hukuki belirsizliklerin sağlık sisteminde baskı oluşturduğunu belirterek, hekimlik mesleğinin güvence altına alınması için Hekimlik Meslek Kanunu’nun zorunlu hale geldiğini söyledi. HEKİMSEN ile Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (ALKON) Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında hekimlik mesleğinin geleceğini yakından ilgilendiren başlıklara dikkat çekti. Kurban, malpraktis süreçlerinde yaşanan hukuki belirsizliklerin sağlık sisteminde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek kalıcı çözümün Hekimlik Meslek Kanunu ile mümkün olacağını ifade etti. "Hekimlik mesleği güvence altına alınmalı" Kurban, hekimlerin yalnızca tıbbi değil aynı zamanda hukuki risk altında görev yaptığını vurgulayarak, "Hekimlik mesleği hukuki güvence altına alınmadan sağlık sisteminin sürdürülebilirliğinden söz etmek mümkün değildir. Malpraktis süreçlerindeki belirsizlikler hem hekim motivasyonunu hem de sağlık hizmet kalitesini doğrudan etkilemektedir" dedi. Adil Kurban, hazırlanan Hekimlik Meslek Kanunu taslağının hasta güvenliği, hekim sorumluluğu ve kamu yararını birlikte gözeten bütüncül yaklaşım sunduğunu belirtti. Savunmacı tıp uygulamalarının artışına, gereksiz tetkik yüküne ve sağlık hizmet maliyetlerinin yükselmesine dikkat çeken Kurban, mevcut hukuki altyapının hekimleri korumakta yetersiz kaldığını söyleyerek, bu durumun uzun vadede sağlık sistemini zayıflatabileceğini savundu. Reform çağrısı Kurban, TBMM’de yürütülen temasların amacının hekimlik mesleğini güçlendirecek kalıcı yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi olduğunu belirterek, "Bu mesele yalnızca hekimlerin değil, toplumun tamamının meselesidir. Sağlık sistemimizin geleceği için güçlü bir Hekimlik Meslek Kanunu artık zorunluluktur" şeklinde konuştu.