GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 18:08 | Son Güncelleme : 09 Mart 2026 Pazartesi 20:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Devletin tüm kurumları teyakkuz halinde'

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran’dan atılan Türkiye’yi hedef alan füzelerin imha edildiğini hatırlatarak, "Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provakatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Toplantıda özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını söyleyen Erdoğan, ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarıma ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı. İran-ABD ve İsrail çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dahil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa konuşmamın hemen başında açık açık söylemek isterim: Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız. Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor. Hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz" diye konuştu.

"Ana muhalefetin ne yazık ki elle tutulur bir dış politika vizyonu yok"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın kendi seçmeni dahil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde halen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletime, ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz. Bir defa şunun herkes tarafından görüldüğüne inanıyorum; Ana muhalefetin ne yazık ki elle tutulur bir dış politika vizyonu yok. Diplomasi birikimi, kriz yönetim tecrübesi deseniz zaten yok. Peki bunun yerine ne var? Dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümleleri var. Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili önyargıları var. Bilinç altında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor. Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır. İnanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir"

Türkiye’nin izlediği siyasetin dünyada övgüler aldığından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülke Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsediyor. Milletimiz bize oy versin veya vermesin. Kabinemizin nasıl ince bir siyaset izlediğini anlıyor ve bunun için bizlere dua ediyor. Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Aziz milletim şunu ülkemize kem gözle bakanlar dahil herkesin çok iyi bilmesini isterim; Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir. Her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir. Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır. O da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. ‘Biz iktidarda değilsek sorumlu hareket etmek zorunda değiliz’ tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası daha düne kadar ‘balıklar ürküyor’ bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran batılı ülkelere ‘Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz’ diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz. Ancak yine de 86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum. Kendi siyasi ikbalini mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın" ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, 13.5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafında olduğunu söyledi. Erdoğan, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını, ilk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını da sözlerine ekledi.

"Krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz"

Daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulabilmek amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü söyleyen Erdoğan, "Dışişleri Bakanımız aynı şekilde 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer arkadaşlarımız muhataplarıyla sürekli temas halindeler. Başta hazine maliye, enerji, ulaştırma, tarım olmak üzere bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ediyor. Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz" dedi.

"Proaktif bir yaklaşımla attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ediyor"

Savaşın başladığı 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yaptıklarına değinen Erdoğan şöyle devam etti:
"Bölgemizde yaşanan çatışmalar, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturuyor. Hiç şüphesiz bu tür kaotik durumlar hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçlerdir. Biz hamdolsun ikinci kategoride yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likidesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir. Proaktif bir yaklaşımla attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ediyor. 28 Şubat'tan bu yana merkez bankamız Türk lirası ve döviz likidesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldı. Sermaye piyasası kurulu ve Borsa İstanbul piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Vatandaşlarımızı enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla Eşel Mobil sistemini geçici olarak devreye aldık. Aziz milletim enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz. Yurt içi ham petrol üretimimizi 2025'de bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdık. Aynı dönemde kaynak çeşitliliğimizi artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettik. Halihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerimizde muhafaza ediliyor. BOTAŞ geçtiğimiz dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğalgaz ve LNG anlaşması imzaladı. Muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminallerimiz ve doğalgaz depolama tesislerimizin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdik. Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında. Tarımda gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık. Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerinin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık. İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor. Savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetler ticaret müşavirliklerimiz ve ataşelerimiz tarafından dikkatlice takip ediliyor. İş insanlarımızın sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluk şimdilik söz konusu değildir. Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu yayınladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının gümrük birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz."

"Hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz"

28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirleri konusunda da ihtiyaç duyulan tüm adımları attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "F-16'larımız havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7-24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekat merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz. 4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra ülkemize yöneldiği tespit edilen füze NATO tarafından etkisiz hale getirildi" diye konuştu.

"Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provakatif adımlar atılmaya devam ediliyor"

İran tarafından ateşlendikten sonra Türkiye’ye yöneldiği belirlenen füzenin imhasının ardından İran makamlarına gerekli ikazların yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu hususu altını çizerek ifade etmek durumundayım: Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provakatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının arttırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağımızı ve hava savunma sistemlerini adaya konuşlandırdık. İki devlet tek millet şiarıyla hareket ettiğimiz can Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma halindeyiz. Aynı şekilde bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerini de anbean izliyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun en güçlü şekilde karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı. Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir. Irak Kürt bölgesindeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz" açıklamasında bulundu.

"Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok"

Hudut güvenliği ve bölgede yaşanan gelişmelere dayalı alınan diğer tedbirlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi artırdık. Kurumlar arası iş bölümünü netleştirdik. İhtiyaç halinde devreye alınacak uygulama planlarını, koordinasyon merkezlerimizi ve müdahale mekanizmalarını hazır tutuyoruz. Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerimizi de süratle aldık. Çatışma öncesi dönemde İran seferlerini azaltarak uçuşları gündüz saatlerine çekmiştik. 28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferleri durdurduk. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Muscat üzerinden sürdürdük. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz. Karayolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergah olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergahlarını kullanmalarını önerdik ve ilgili ülkelerle koordinasyonu sağladık. Hava sahası ve havalimanlarında oluşabilecek muhtemel değişiklikler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip ediliyor."

"Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen biz Türkiye yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz"

Türkiye’nin emin ve ehil kadroların ellerinde ve güvende olduğunun altını çizen Erdoğan, "Özellikle yabancı basında son günlerde koro halinde senkronize şekilde yürütülen kampanyalar, Allah'ın izniyle Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır. Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen biz Türkiye yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Karanlık mahfillerde yazılan kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar her yolu denediler, tüm maşalarını üzerimize saldılar ama başaramadılar. İnşallah bundan sonra da başaramayacaklar" diye konuştu.

Ömer Faruk Karataş - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arne Slot: "Yarın çok iyi olmamız lazım" Liverpool Teknik Direktörü Arne Slot, Galatasaray’ın ligde Beşiktaş karşısında 10 kişi kalmalarına rağmen galip gelmesinin, takımın mücadeleci yapısını ortaya koyduğunu söyledi. Slot, Galatasaray’a ve Okan Buruk’a büyük saygı duyduğunu belirterek, "Yarın çok iyi olmamız lazım" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Liverpool yarın saat 20.45’te Galatasaray’a konuk olacak. Bu maç öncesinde Liverpool Teknik Direktörü Arne Slot, RAMS Park’ta düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Yarınki maç kafilesinde yer almayan Brezilyalı kaleci Alisson Becker ve İtalyan futbolcu Federico Chiesa’nın durumuna açıklık getirerek sözlerine başlayan Slot, "Federico, dün bizimle değildi. Sakatlığı devam ediyor. Alisson da antrenmanın sonlarına doğru bir rahatsızlık hissetti. Hem oyuncu hem ekip olarak hazır olmadığına karar verdik. Yarın bizimle olmayacak. Pazar günkü maçta bizimle olabilir ama yarın olmayacak" cümlelerine yer verdi. "Yarın çok iyi olmamız lazım" Galatasaray ile daha önce oynadıklarını ve bunun bir hafıza oluşturduğunu ifade eden Hollandalı teknik adam, "Onlarla oynadıktan sonra takımı daha iyi tanıdık. Galatasaray’a büyük saygım var. Okan Buruk’a da büyük saygım var. Kendisi Galatasaray’da büyük başarılar elde etti. En son Beşiktaş’a karşı oynadılar. 10 kişi kalmalarına rağmen onları yendiler. Bu da mücadeleci olduklarını gösteriyorlar. Bu yüzden yarın çok iyi olmamız lazım. Geçen sefer oynadığımızda iki taraf arasında büyük bir fark yoktu. Çok yakın bir maçtı. Penaltı da durumu değiştirdi. Yarın çok iyi iki takım oynayacak" diye konuştu. "Top bizdeyken inanılmaz bir şekilde ıslıkladılar, daha önce böyle bir şey ile karşılaşmamıştım" Galatasaray’ın iyi bir takım olduğunu ve kaliteli oyunculardan oluştuğunu belirten Slot, "Artık son 16 turuna kaldık. Bu turdaki tüm takımlar çok iyi. Galatasaray’a bu sezon hali hazırda kaybettik. Bu da durumu gösteriyor. Bu turda sahamızda da oynayacağız. Onlar da baskı hissedecek. Yine de onların taraftarı inanılmaz. Bunu hissettik. Buradaki atmosferi deneyimledik. Bu iyi bir şey. Top bize geldiğinde inanılmaz bir şekilde ıslıkladılar. Daha önce böyle bir şey ile karşılaşmamıştım. Çok farklı bir tecrübeydi. Sahada 11 tane çok iyi bir oyuncuya ve başarılı bir teknik adama karşı oynayacağız" ifadelerini kullandı. "Bu dönemde elimizde ne kadar oyuncu varsa o kadar iyi olur" Sağ bekte birçok farklı isme görev vermesinin nedeninin bu bölgede çok fazla alternatiflerinin bulunması olduğunu aktaran Slot, "Dominik Szoboszlai, sağ bekte başarılı oldu. Orta sahada da iyi oynadı. Elimde çok seçenek var. Sezon boyunca çok fazla seçeneğim olmadığı durumlar da olmuştu. Bizim için bu anlamda seçeneklerimizin olması iyi. Szoboszlai’yi, bek olarak kullanmak istersem bunu yapabilirim. Bu benim tercihime göre olur. Mecbur kaldığımızdan dolayı olmaz. Çok fazla maç oynadık. Sezon sonuna da yaklaştık. Bu dönemde elimizde ne kadar oyuncu varsa o kadar iyi olur" şeklinde konuştu. "Galatasaray’ın çok fazla silahı var" Premier Lig’de en fazla topa sahip olan takım olduklarının hatırlatılması üzerine tecrübeli çalıştırıcı, "İngiltere Premier Lig’de en çok topa sahip olan takım biziz. Oyun kurmakta başarılı olduğumuzun göstergesi bu. Çok fazla kontrataklara yakalanan bir takım değiliz. Topu ayağımızda tuttuğumuzda iyi organize olabiliyoruz. Galatasaray’ın çok fazla silahı var. Geçiş oyunları da silahlarından bir tanesi. Osimhen buna iyi bir örnek. Çok iyi bitirici ve hava toplarında da iyi. Geçişlerde de iyi. Galatasaray’ın ilerdeki üç oyuncusu çok hızlı. Barış Alper Yılmaz da çok hızlı. Ona yetişemediğimiz anlar oldu. Ofansif anlamda tehlikeli oyuncuları var. Bu oyuncuları tanıyoruz. Karşı takımın avantajlarını bildiğimiz için bunlara hazırlık yapabiliriz" değerlendirmesinde bulundu. "100. maçımın son 16 turunda Galatasaray’a karşı olması güzel" Yarın Galatasaray ile oynayacakları maçla birlikte Liverpool’un başında 100. maçına çıkacak olan Slot, şunları söyledi: "Bundan gurur duyuyorum. Bazen hisler ve yaklaşımlar farklı olabiliyor. Yine de güzel bir dönem geçirdim. 100. maçımın son 16 turunda Galatasaray’a karşı olması güzel. Yarın oyuncuların ön planda olduğu bir maç olacak. Her zaman asıl olay, oyuncuların peformansı olur. İyi oyunculara sahip olduğum için mutluyum. Hem geçen sene hem de bu sene iyi performanslar gösterdik." "Her zaman iyi rakiplere karşı özel önlem alıyoruz" Premier Lig’deki birçok önemli futbolcuya karşı olduğu gibi Osimhen’e karşı da önlem alarak oynayacaklarını belirten Slot, "Her zaman iyi rakiplere karşı özel önlem alıyoruz. Premier Lig’de sürekli iyi oyuncularla karşılaşıyoruz. Osimhen’i de buna örnek gösterebiliriz. Galatasaray’da çok iyi bir performans gösteriyor. Stoperlerimiz, daha önce ona karşı oynadı. Onu tanıyorlar. Ne kadar iyi olduğunu biliyoruz. Galatasaray’daki tek iyi oyuncu da o değil. Son 16 turunda takımınız tamamen hazır olması lazım" diye düşüncelerini aktardı. "Topa çok fazla sahip oluyoruz ama net şans bulamıyoruz" Hollandalı teknik adam, modern futbolda net gol fırsatları oluşturmanın zorlaştığını ve rakip savunmaların daha organize olduğuna değinen Slot, "Topa çok fazla sahip oluyoruz. Buna rağmen fazla net şans bulamıyoruz. Bu durum modern futbol da zorlaşıyor. Birçok takım fiziksel olarak daha iyi hale geliyor. Aynı zamanda da savunma organizasyonlarını daha iyi hazırlıyorlar. Galatasaray ile geçen oynadığımız maç buna iyi bir örnek. Hugo Ekitike, birebir kalmıştı kaleciyle. Kaçırdı ve top geri döndü ve daha sonra da penaltı oldu. Buna benzer durumları yaşadık. Her zaman böyle devam etmeyecektir. Çok fazla antrenman süremiz de yok. 3-4 günde bir maça çıkıyoruz. Bunu daha iyi hale getirmek için analiz yapıyoruz. Wolves’a karşı daha iyi oynadık. Florian Wirtz ve Alexander Isak gibi oyuncularınızın sahada hazır olması bu anlamda iyi olacaktır" sözleriyle cümlelerini tamamladı.
Kahramanmaraş Hırsızlar SMA’lı Ali’ye bağışlanan paraları çaldı Kahramanmaraş’ta SMA Tip-1 hastası Ali Yıldırım’ın tedavisi için kent genelinde kurulan bağış kutularındaki paralar, 2 kişi tarafından çalındı. Şüphelilerden biri polis ekiplerince yakalanırken, diğerinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet ve Ayşe Yıldırım çiftinin üç çocuğundan biri olan Ali Yıldırım’a doğumdan sonra SMA Tip-1 teşhisi konuldu. Küçük Ali’nin tedavisi için aile tarafından Kahramanmaraş Valiliği onayıyla yardım kampanyası başlatıldı. Kampanya kapsamında kentin farklı noktalarına bağış stantları ve yardım kutuları yerleştirildi. İddiaya göre 2 kişi tarafından bağış kutularındaki paralar çalındı. Olay anı çevredeki güvenlik kameralarına ve bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde şüphelinin önce çevreyi kontrol ettiği, ardından cebinden çıkardığı bıçakla bağış kutusunun bantlarını keserek kapağını açtığı ve içerisindeki paraları alarak cebine koyduğu görüldü. Olayın ardından baba Yıldırım’ın şikayeti üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan incelemede Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi önünde bulunan bağış kutusundan para çalan kişinin Ahmet Y. olduğu tespit edildi. Polis ekiplerince kısa sürede yakalanan şüphelinin üzerinde bulunan 500 lira aileye teslim edildi. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi önünde bulunan stanttan para çaldığı belirlenen diğer şüphelinin yakalanması için polis ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.