POLİTİKA - 24 Temmuz 2024 Çarşamba 13:23 | Son Güncelleme : 24 Temmuz 2024 Çarşamba 15:14

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz. Enflasyon, inşallah bundan sonra daha hissedilir biçimde düşecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında bugün vefatının 29'uncu yıl dönümü olan Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri merhum Doktor Sadık Ahmet'i rahmetle yad etti. Erdoğan, Doktor Sadık Ahmet'in inandığı değerleri savunmaktan, bu uğurda bedel ödemekten çekinmeyen ismiyle müsemma bir dava adamı olduğunu vurguladı. Erdoğan, Batı Trakya Türk azınlığın bugün sahip olduğu kazanımlarda merhum Sadık Ahmet'in yürüttüğü mücadelenin çok büyük payı olduğunu belirtti. Türkiye olarak tüm imkanlarla Batı Trakya'daki soydaşların yanlarında olunacağını ifade eden Erdoğan, “Yunanistan'la gelişen diyaloğumuzdan Batı Trakya Türk azınlığın hak ve hukukunun korunması noktasında da istifade ediyoruz. Yunan makamlarıyla görüşmelerimizde Batı Trakya'daki soydaşlarımızın sorunları gündemimizin ilk sırasında yer alıyor. Özellikle din ve ibadet hürriyetiyle eğitim haklarına dair meseleler sürekli takibimizdedir. Yunanistan tarafından atılan bütün adımları takip ediyor, ihtiyaç halinde gerekli müdahalelerde bulunuyoruz. İnşallah bundan sonra da Batı Trakya Türk azınlığa kol kanat germeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

“Kıbrıs Türk halkı 1960'lardan beri neredeyse üç çeyrek asırdır haksızlığa, hukuksuzluğa ve ayrımcılığa maruz kalıyor”

Kıbrıs Türk halkının 1960'lardan beri neredeyse üç çeyrek asırdır haksızlığa, hukuksuzluğa ve ayrımcılığa maruz kaldığını söyleyen Erdoğan, “Aynı durum Kıbrıs Türk halkının gasp edilen hakları için de geçerlidir. Kıbrıs Türk halkı 1960'lardan beri neredeyse üç çeyrek asırdır haksızlığa, hukuksuzluğa ve ayrımcılığa maruz kalıyor. 1963 ile 1974 yılları arasında yaşanan katliamları birçoğumuz daha dün gibi hatırlıyoruz. Yakılan köyleri, öldürülen çocukları adanın sadece yüzde 3'lük bölümüne sıkıştırılmak istenen Kıbrıslı kardeşlerimizin dramlarını asla unutamayız. Tüm bu zulümler işlenirken Batılı kurum ve kuruluşlar hiçbir şey yapmadı. Bugün Gazze Soykırımı'nı seyrettikleri gibi Kıbrıs Türk halkına yönelik etnik temizlik teşebbüslerini de uzaktan izlediler” şeklinde konuştu.

“Federalizme dayalı tekliflere bizim de Kıbrıs Türkünün de karnı tok”

20 Temmuz 1974 Barış Harekatı'yla Türkiye'nin, Kıbrıs Türk halkının varlığına uzanan kirli ve kanlı elleri kırdığını ifade eden Erdoğan, “1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanıyla Barış Harekatı taçlandırılmıştır. Ancak Kıbrıs Türkünün bağımsızlık iradesini kırmaya yönelik politikalar o günden bu yana artarak devam etti. Son olarak 2004 yılında Annan Planı'na 'evet' diyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cezalandırılırken plana 'hayır' diyen Rum kesimi Avrupa Birliği'ne tam üye yapılarak ödüllendirildi. Daha sonra oturulan müzakere masalarından ne yazık ki hiçbir sonuç çıkmadı. Eski yöntemlerle bir yere varılamayacağını artık görmüş durumdayız. Federalizme dayalı tekliflere bizim de Kıbrıs Türkünün de karnı tok. Anavatan ve garantör ülke olarak duruşumuzu Barış Harekatı'nın 50'nci yıl dönümünde çok net biçimde tekrar ortaya koyduk. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı ülkemizden geniş bir heyetin de katılımıyla Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle beraber büyük bir coşkuyla kutladık. Kıbrıs davasına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına verdiğimiz önemi böylece bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiş olduk” dedi.

Hedeflerinin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınırlığını artırmak olduğunun altını çizen Erdoğan, “İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde attığımız adımların devamını getirmekte kararlıyız. Aynı şekilde Kıbrıs Türk Halkının kendi ayakları üzerinde durması için de desteklerimizi, yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu vesileyle Barış Harekatı’nda şehit olan Mehmetçik ve Mücahitleri tekrar rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla yad ediyorum. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'na iştirak etmek suretiyle Kıbrıs Türk halkına varlıklarıyla destek olan; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, Cumhur İttifakı’nda beraber yol yürüdüğümüz ortaklarımıza, siyasi partilerin genel başkanlarına ve milletvekillerine hassaten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

“Özellikle muhalefetin, Türkiye’yi yabancılara şikayet eden eski siyasetini terk etmeye başlamasını önemsiyoruz”

“Özellikle muhalefetin, Türkiye’yi yabancılara şikayet eden eski siyasetini terk etmeye başlamasını önemsiyoruz” diyen Erdoğan, “Hatırlanacağı üzere ‘Sâbık Genel Başkan’ döneminde Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politikada yaşadığı savrulmalar, siyasi rekabet kavramıyla açıklanamayacak boyutlara ulaşmıştır. Kimi CHP milletvekilleri, Avrupa’da ülke ülke dolaşıp, PKK’nın Suriye’deki uzantılarının gönüllü avukatlığını yapıyorlardı. Geçen hafta 8’inci yıl dönümünü geride bıraktığımız 15 Temmuz ihanetinin faillerini aklama görevini de yine CHP yönetimi üstlenmişti. Milletin, bir gecede 252 evladını şehit vererek yazdığı milli irade destanına, ‘kontrollü darbe’ yaftası vuranlar da, bu kifayetsizlerden başkası değildi. Türkiye’ye ve Türk siyasetine yakışmayan bu tavrın değişim işaretleri göstermesini, açık söyleyeyim muhalefetin normalleşmesi adına kayda değer buluyoruz. Lefkoşe’de sergilenen birlikteliğin, başta terörle mücadele olmak üzere milli meselelerde istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini temenni ediyorum. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın şahsında Kıbrıs Türk halkına samimi ev sahiplikleri için buradan ayrıca şükranlarımı sunuyorum” açıklamalarında bulundu.
Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerinde gerilim peşinde asla olmadığını vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Yakın çevremizden başlayarak tüm ülkelerle dostluğumuzu ilerletmeye, bölgemizde ve dünyada dostlarımızın sayısını artırmaya bakıyoruz. Bu politikamızda da son derece samimiyiz, kararlıyız, iyi niyetliyiz. Tokalaşmak amacıyla uzatılan hiçbir eli havada bırakmayız. Ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı çerçevesinde hareket edildiği takdirde aşılamayacak hiçbir engel görmüyoruz. Nitekim son bir yılda bu yönde önemli adımlar attık. Komşularımızın yanı sıra, pek çok uluslararası kuruluşla iş birliğimizi ilerlettik. Artan güvenlik tehditleri karşısında Türkiye’nin manevra alanını genişletmek için gayretlerimizi inşallah daha da yoğunlaştıracağız.”

“Enflasyon, daha hissedilir biçimde düşecektir”

Dış siyasette tüm bu hamleleri yaparken, bir diğer temel öncelik olan ekonomide de sıkıntıların üstesinden geldiklerini belirten Erdoğan, “Orta Vadeli Program'ın olumlu sonuçlarını görmeye başladık. Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz. Enflasyon, inşallah bundan sonra daha hissedilir biçimde düşecektir. Aşırı kâr hırsının şişirdiği fiyat balonu, kimi sektörlerde yavaş yavaş sönüyor. Fiyatlama davranışlarının, tekrar piyasa gerçekleriyle uyumlu hale gelmeye başladığını görüyoruz. Bu dengelenme önümüzdeki dönemde güçlenerek devam edecek. Sene sonunda enflasyonu, hedeflediğimiz seviyelere mutlaka indireceğiz. Bunun piyasadaki ana aktörler tarafından da kabul edilmesi, ekonomideki yol haritamızın sağlamlığının delilidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

“Türkiye doğru yoldadır ve hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir”

Kredi derecelendirme kuruluşları da Türk ekonomisiyle ilgili daha objektif değerlendirmeler yaptıklarını belirten Erdoğan, “Moody’s geçen hafta kredi notumuzu iki kademe birden artırması, bunun en son örneğiydi. Tam 11 yıl sonra gelen bu not artırımı, esasen Türkiye için çok geç kalmış bir adımdı. Peki bunlar yeterli mi? Elbette değil. Türkiye’nin ekonomik kapasitesinin bu oranların çok çok üzerinde olduğunu gayet iyi biliyoruz. Kredi derecelendirme şirketleri adaletli davrandıkça, inşallah bu notlar da hak ettiğimiz seviyelere çıkacaktır. Burada şunu çok net vurgulamak isterim: Milletimiz gönlünü ferah tutsun. Türkiye, doğru yoldadır ve hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir” ifadelerine yer verdi.
Daha önce nasıl enflasyonu tek haneye indirdilerse, inşallah aynısını yine başaracaklarını aktaran Erdoğan, bunu AK Parti ve Cumhur İttifakı'ndan başka yapabilecek kimse de olmadığını söyledi.

Muhalefetin riyakarlığa seçim döneminde de başvurduğunu hatırlatan Erdoğan, “Her gün yeni bir vaatle arzıendam eden muhalefet, bize göre havanda su dövmektedir. Bunlar, aynı riyakarlığa seçim döneminde de başvurdular. Lütfen 4-5 ay öncesini şöyle bir hatırlayın. Suyu ucuzlatmaktan bahsediyorlardı; şimdi suya yüzde 400-500 oranında zam yapıyorlar. Liyakatten bahsediyorlardı; şimdi belediyeleri akraba çiftliğine çeviriyorlar. Ortalıkla boş gezen ne kadar eş, dost, hısım, tanıdık varsa; eğitimine bakmadan, hepsini belediyelere üst düzey yönetici olarak atadılar. Otoparkından toplu taşımaya belediye bünyesinde hangi hizmetler sunuluyorsa, hiç sektirmeden hepsinin ücretlerinde fahiş artışa gittiler. Emeklilere verdikleri sözleri zaten hatırlamak bile istemiyorlar. Daha 4 ay öncesinde meydanlarda bol keseden para dağıtıyorlardı, şimdi emeklilerimizi kapılarına dahi yaklaştırmıyorlar. Seçim bitti, sandıklar kapandı, verilen sözlerin tamamı rafa kalktı” şeklinde konuştu.

CHP’li belediyelerin alametifarikası olan çöp, çamur, çukur, yolsuzluk, hırsızlık girdabına vatandaşların tekrar sürüklendiğini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vals ve dans gösterisi düzenlemeyi belediyecilik zannediyorlar. Beceriksizlik, iş bilmezlik, ideolojik bağnazlık adeta bunların paçalarından akıyor. Buradan Sayın CHP Genel Başkanı'na şunu söylemek isterim: Dürüst siyaset verilen sözlerin arkasında durmayı gerektirir. Tutmadığınız sözlerin mahcubiyetini, daha büyük vaatlerde bulunarak gizleyemezsiniz. Gücünüz yetiyorsa, belediye başkanlarınıza söyleyin, ‘bedava yapacağız’ diyerek milletten oy istedikleri, ancak 3 ayda 3-4 kez zam yaptıkları hizmetlerin fiyatlarını düşürsünler. Emeklilere faydanız dokunsunuz istiyorsanız, talimat verin, belediyeleriniz Sosyal Güvenlik Kurumuna olan birikmiş borçlarını ödesinler. Meydanlarda ‘oy verene bedava traktör vereceğiz’ demek kolaydır; zor olan sözünün eri olmaktır, ahdine sadık kalmaktır. Şu anda belediyelerin borçlarıyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığımız kaynağında bu borçların tahsiline başlayacaktır. Milletin varlığını değişik yerlerde harcamaya yer yok. Maliye Bakanlığımız bunların tahsilatını yapacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

“Gayretlerimize ve samimiyetimize halkımız şahittir”

Siyasette hiçbir zaman ucuz yollara meyletmediklerini ifade eden Erdoğan, “Sırf seçim kazanmak uğruna tutamayacağımız sözler vermedik. Meydanlarda ne söylediysek, neyi taahhüt ettiysek, milletten yetki alınca bunları yerine getirmeye çalıştık. Sandıkta verilen görevin hakkını, sahada ter dökerek; koşarak, koşturarak ödemeye gayret gösterdik. Gerçekten yapmak isteyip de irademizi aşan sebeplerden dolayı yapamadığımız hususlar elbette olmuştur. Ama gayretlerimize ve samimiyetimize halkımız şahittir. Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamının huzuru, refahı, esenliği için verdiğimiz çetin mücadeleye milletimizin hepsi şahittir. Şunu tüm kalbimle söylemek istiyorum: Benim çiftçim, üreticim, sanayicim, işçim şüphesiz en iyisine layıktır” açıklamalarında bulundu.

Ömrünün en güzel yıllarını; ailesine, ülkesine, milletine hizmet etmek için harcayan emeklilerin hakkını ödeyemeyeceklerini söyleyen Erdoğan, “Hayatlarının ikinci baharında emeklilerimizin yanında yer almayı asli görevimiz olarak görüyoruz. Son 21 yılda emeklilerimizin hayat kalitesini yükseltecek birçok adım attık. Bizden önce emekli maaşları gerçekten insani standartların çok altındaydı. Kasım 2002’de nasıl bir ücret tablosuyla karşı karşıya olduğumuzu burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde en düşük emekli aylığı 66 lira, yani 43 dolardı. Yine bu dönemde asgari ücret 184 lira olarak uygulanıyor, bu rakam da 122 dolara tekabül ediyordu. Emeklilerimizin önemli bir kısmı asgari ücretin 3’te biri civarında aylık almaktaydı. Bu dengesizliği giderecek pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. En düşük emekli aylığını, geçtiğimiz hafta yapılan artışla 12 bin 500 liraya, yani 380 dolara yükselttik. Son 2 yılda en düşük emekli aylığını yüzde 257 oranında artırmış olduk. Bu yıl ocak ayında bütçe imkanlarımızı zorlayarak tüm emekli aylıklarını yüzde 49,3 oranında artırmıştık” ifadelerini kullandı.
"Temmuzda da SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarına yüzde 24,7; Emekli Sandığı emeklilerimizin aylıklarına yüzde 19,3 oranında zam yaptık" diyen Erdoğan, "Dolayısıyla 2024 yılında emekli maaşlarında yüzde 78 ilâ 86 oranında artışa gitmiş durumdayız. Yaptığımız bu artış, enflasyon beklentisinin oldukça üzerindedir. Yine geride bıraktığımız dönemde emeklilerimize tek seferlik 5’er bin lira ödeme yaparak, onlara destek olduk. Bunun yanı sıra, emeklilerimize bayram ikramiyesi ödemesini biz başlattık. 2018 yılında bin lira olarak başlayan bu ödemeleri, son iki bayramdır 3 bin lira olarak gerçekleştiriyoruz" dedi.

“Tüm bunlarla birlikte Çalışma Bakanlığımız, ‘emekliler yılı’ kapsamında bu sene emeklilerimize farklı alanlarda pek çok imkân sağladı”

Emeklilere sundukları bir diğer imkânın banka promosyonu olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Son olarak kamu bankalarımızın öncülüğünde emeklilerimize ödenen promosyon tutarlarının yükseltilmesini temin ettik. Maaş düzeylerine göre emeklilerimiz 8 ile 12 bin lira arasında promosyon alıyor. Hatta özel bankalarda bu tutar 18 bin liraya kadar yükseliyor. Tüm bunlarla birlikte Çalışma Bakanlığımız, ‘emekliler yılı’ kapsamında bu sene emeklilerimize farklı alanlarda pek çok imkân sağladı. İnşallah çok daha fazlasını yapacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz”

“Depremin faturası azaldıkça, ortaya çıkan ilave kaynağı halkımızın emrine sunacağız”

Depremin toplam 104 milyar doları bulan faturası azaldıkça, ekonomide uygulanan politikalar daha fazla sonuç verdikçe ortaya çıkan ilave kaynağı, başta emekliler olmak üzere halkın emrine sunacaklarını açıklayan Erdoğan, “Emekli kardeşlerimizin şunu bilmesini arzu ediyorum: Gösterdiğimiz tüm bu çabalara rağmen, Cumhurbaşkanınız olarak yaşadığınız sıkıntıların tamamının farkındayım. Serzenişlerinizi duyuyorum. Sorunlarınızı çözmek için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bizim popülizmle işimiz yok. Bizim hayal tüccarlığıyla da işimiz yok. Biz meydanlarda söz verip sonra unutanlardan değiliz; verdiği sözün her zaman dimdik arkasında duranlardan olduk. Bizden öncekilerin yaptığı yanlışları tekrarlamamakta da kararlıyız. Bu ülke, yakın geçmişte kendi çıkarı için ülkeyi popülizm bataklığına sürükleyen siyasetçilerden çok çekti. Bu ülke, meydanlarda vaat yarıştıranlardan, sırf seçim kazanmak için vatandaşın umutlarıyla oynayanlardan çok çekti. Böyle bir hataya yeniden düşme lüksümüz yoktur. Amacımız; ekonomimizi, enflasyonu körükleyecek bir kısırdöngüye sokmadan insanlarımızın refahını kalıcı olarak artırmaktır. El ele, gönül gönüle vererek bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Siz dava arkadaşlarımdan da bu hususları, vatandaşlarımıza anlatmanızı özellikle rica ediyorum” ifadelerini kullandı.

Mehmet Kalay - Muhammed Musab Gümüşer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te 2,6 milyar TL yatırıma sahip 8 proje değerlendirildi Siirt’te Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Olağan Yönetim Kurulu Toplantısı’nda, "Yerel Kalkınma Hamlesi" kapsamında toplam 2,6 milyar TL yatırıma sahip 8 proje değerlendirildi. Siirt Valiliği ev sahipliğinde Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında toplam 2,6 milyar TL yatırıma sahip 8 proje değerlendirilerek, DİKA bölgesinde yer alan 4 il için 16 yatırım başlığı karara bağlandı. Toplantıda konuşan Vali Dr. Kemal Kızılkaya, toplantının, bölgesel kalkınma adına önemli bir kilometre taşı olacağına inandıklarını söyledi. Vali Kızılkaya, 2025 yılında başlatılan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında, toplam yatırım büyüklüğü 2,6 milyar TL olan 8 projeye dair değerlendirmelerin yapılacağını belirterek, "Bu projeler, bölgesel kalkınmamıza önemli katkılar sağlamakta olup, özel sektörün bu alandaki yerini güçlendirmeyi hedeflemektedir. 2026 yılı için belirlediğimiz yatırım konuları ise, yerel kalkınma hamlemizin daha da güçlenmesine katkı sağlayacak niteliktedir. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Siirt için, dört yıldız ve üzeri konaklama tesisi, asgari bin küçükbaş entegre et ve/veya süt hayvancılığı yatırımı, asgari 2 bin ton sert kabuklu meyve (Siirt fıstığı) ürünleri lisanslı depo, entegre bal ve arı ürünleri üretimi (bal paketleme, arı sütü, polen, propolis vb. yenilikçi arı ürünleri üretimi) konuları, öncelikli yatırım konuları olarak belirlenmiştir" dedi. Vali Kızılkaya: "Kalkınan bir Siirt ve bölge inşa etme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" Bu yatırımların, Siirt’in kalkınmasında stratejik öneme sahip olduğunu aktaran Vali Kızılkaya, "İlimizin hem ekonomik hem de sosyal yapısında önemli iyileşmeler sağlayacaktır. Yatırımcılarımızı Siirt’e yatırım yapmaya davet ediyor, bu fırsatların değerlendirileceği bir dönemin başladığını vurgulamak istiyorum. Ayrıca, Dicle Kalkınma Ajansı’nın 2026 yılı teması "Anadoludakiler" olarak belirlenmiştir. Bu girişim, bölgesel kültürel mirasımızı koruyarak, sürdürülebilir üretim ve yerel ekonomi ile kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamaktadır. "Anadoludakiler" teması, bereketin, birikimin ve becerinin birleştiği yöresel ürünlerimizin korunmasını, üretiminin devamlılığını ve ulusal ile uluslararası arenada tanıtımını hedeflemektedir. Bu kapsamda, DİKA olarak bölgedeki yöresel ürünlerin tescil ve tanıtım çalışmalarına özel bir önem vereceğiz. Bunun yanında, Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi (SO GREEN) kapsamında mevcut işletmelere yönelik başvuru süreci tamamlanmış olup, 104 başvuru alınmıştır. Bu projeler, bölgedeki mevcut işletmelerin çevresel sürdürülebilirliğini artırmayı hedeflemekte olup, ekonomimize yeşil dönüşüm alanında önemli bir katkı sağlamaktadır. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) 2026 yılı için teklif toplama dönemi başlamış olup, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları başvurularını yapmaya davet edilmektedir. Siirt ve bölgemiz için büyük bir potansiyel barındıran bu projelerin hayata geçirilmesi, yerel kalkınmayı hızlandıracak ve bölgesel kalkınma konusunda önemli bir örnek teşkil edecektir. Tüm bu süreçlerde iş birliği ve katkılarınızı çok kıymetli buluyor, desteklerinizi bekliyoruz. Hep birlikte daha güçlü, kalkınan bir Siirt ve bölge inşa etme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Toplantıya, Batman Valisi Ekrem Canalp, DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç ve Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.
Ordu Ordu’da jandarma aranan 63 şüpheliyi yakaladı: 25 tutuklama Ordu’da jandarma ekipleri tarafından son 1 haftada yürütülen asayiş faaliyetlerinde aranması bulunan ve yakalanan 63 kişiden 25’i tutuklandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kendi sorumluluk bölgesinde son bir haftada yürüttüğü asayiş faaliyetleri kapsamında 23 bin 452 kişinin sorgusunu gerçekleştirdi. Kontrollerde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 63 şahıs yakalandı, 25’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca trafik faaliyetleri kapsamında toplam 11 bin 816 araç kontrol edildi. 27 şüpheliye uyuşturucudan adli işlem Ekiplerin, uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında yürüttüğü çalışmalarda toplamda 27 şüpheli yakalandı. Şahıslara yönelik yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde, 26 adet uyuşturucu madde kullanma aparatı ele geçirildi. Şüpheliler hakkında adli işlem yapıldı. Kaçakçılık ile mücadele çalışmaları Ekiplerin, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında yürüttükleri çalışmalarda 4 litre el yapımı alkollü içki, 60 litre etil alkol, 20 gram sahte altın, ruhsatsız tabanca ve şarjör, 7 adet ruhsatsız av tüfeği ve 355 adet fişek ele geçirildi. Çalışmalar kapsamında etil alkolden sahte sahte alkollü içki yaptığı tespit edilen 1 kişi gözaltına alındı. Karakoldaki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Çalışmaların devam edeceği bildirildi.
Muğla Muğla Büyükşehir çöpten 851 Milyon TL’lik elektrik üretti Muğla Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’ne kurduğu biyokütle enerji santralleri ile bugüne kadar piyasa değeri 851 Milyon TL olan elektrik üreterek çevreyi ve bütçesini korudu. Muğla il genelinde Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerinde kurulu biyokütle enerji santralleri bugüne kadar 309 Milyon 901 Bin 273 KW elektrik üreterek 851 milyon TL tasarruf sağladı. Ayrıca atıkların doğal olarak parçalanmasıyla açığa çıkan 153 milyon 790 bin 341 metreküp metan gazı, elektrik üretiminde değerlendirilerek hem enerji ekonomisine katkı sağladı hem de çevreyi tehdit eden sera gazı salınımının önüne geçildi. 1 Milyon 239 Bin 605 hanenin 1 aylık elektrik üretimi çöpten Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin biyokütle tesisleri sayesinde hem yenilenebilir enerji üretimi destekleniyor hem de vahşi depolama alanlarında atmosfere karışabilecek metan gazı kontrollü şekilde bertaraf ediliyor. Uzmanlara göre karbondioksite göre 25 kat daha fazla ısınma etkisine sahip olan metan gazının enerjiye dönüştürülmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bugüne kadar biyokütle enerji tesislerinden toplam 309 Milyon 901 bin 273 kW elektrik üretimi gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nin bu üretimi yaklaşık 1 Milyon 239 bin 605 hanenin 1 aylık elektrik üretimine karşılık geliyor. Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde 4 Milyon 395 bin 105 ton atık bertaraf edilmesi sonucu oluşan metan gazından elektrik üretimi gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Tesisler üretilen elektrik enerjisini elektrik alt yapısına vererek vatandaşın evlerinde ve işyerlerinde kullanıldığı elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunuyor. Başkan Aras: "Muğlamızın atıklarını enerjiye dönüştürerek çevremizi ve bütçemizi koruyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras çevreye yapılan her yatırımın geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Başkan Aras; "Her gün vatandaşlarımız düzenli olarak belirli saatlerde çöplerini dışarı çıkarıyor ve ilçe belediyelerimizin ekipleri bu çöpleri Katı Atık Düzenli depolama tesislerimize getiriyor. Burada geri dönüşüm olarak ayrıştırılan çöplerden tesislerimize kurduğumuz biyokütle enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretiliyor. Muğla’mızın atıklarını enerjiye dönüştürerek hem çevremizi koruyor hem de bütçemize ciddi bir katkı sağlıyoruz. Metan gazının atmosfere karışmasını engellemek, iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir adımdır. Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir enerji yatırımlarını artırmaya, doğamızı korurken aynı zamanda katma değer üretmeye devam edeceğiz" dedi.
Ankara Ankara’da esnafa silahlı saldırı: 2 yaralı Ankara’nın Altındağ ilçesi Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta çıkan silahlı kavgada, esnaf ve oğlu yaralandı. Olay, Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, el arabasıyla sokakta yürüyen M.T. (15) ile otopark çalışanları arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Olay yerine gelen ve bölgede esnaf olan M.T.’nin babası Ö.T. ise oğlunun darp edildiğini görerek otopark görevlilerine saldırdı. Otopark görevlileri ve Ö.T. arasındaki kavga büyüyerek silahlı saldırıya dönüştü. Olayda otopark çalışanı bir kişi, M.T. ve Ö.T.’yi bacaklarından vurdu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silahlı saldırı sonucu yaralanan M.T ve Ö.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz?" Yaşanılan olayın, Çantacılar Sokak’taki esnafa mal olmaması gerektiğini ifade eden Ankara Umum Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf Odası Başkanı ve aynı zamanda olayın yaşandığı sokakta esnaf olan Hüseyin Uzun, "Olay sonrasında hemen geldim ve müdahale ettim. 2 tane yaralımız var. 15 yaşındaki bir çocuğa otoparkçılardan birisi saldırıyor. Sonra babası geliyor. Çıkan tartışma sonucu hem babasına hem oğluna sıkıyorlar. Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz? Buranın tamamı esnaf. Sokağımızın kötü bir şekilde anılmasını istemiyoruz. Esnafımız ve sokağımız dünyada tek. Buradaki esnafa yazık. Biz bunları yapanların gerekli cezayı almasını ve bir daha cezaevinden çıkmamasını istiyoruz" diye konuştu. "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz" Olayın basit bir nedenden başladığını ve gereksiz büyüdüğünü belirten Uzun, "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz. Olay çok basit bir tartışmayla çıktı. Çocuk, el arabasıyla giderken dokunmuş. ’Niye dokundun’ diyorlar. Çocuk da ’fark etmedim’ diyor. Ondan sonra çocuğu pataklamaya başlıyorlar. Haliyle babası geliyor. Sonrasında otopark çalışanı çekiyor silahını, ikisinin de ayaklarına sıkıyor. Biz çok üzgünüz. Ben duygusal bir insanım, esnafımı gerçekten çok seviyorum. Burada böyle bir olayın olmasından dolayı çok üzgünüm" şeklinde konuştu. Saldırganlar gözaltında Olayla ilgili polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, olayın Ö.T. ve M.T. ile aynı bölgede otopark olarak faaliyet gösteren iş yerinin çalışanları G.T. ve R.Ç. isimli şahıslar arasında otopark meselesinden çıkan tartışma sonucu olduğu öğrenildi. Şüpheli şahısların, polisler tarafından yakalanarak gözaltına alındığı, gerekli adli işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.