DÜNYA - 17 Şubat 2026 Salı 21:28 | Son Güncelleme : 17 Şubat 2026 Salı 22:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Türk müteahhitlik firmaları, Etiyopya'da demiryolu, ulaşım, özellikle fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendiler" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya’da temasları devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkent Addis Ababa’daki Ulusal Saray’da Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile baş başa ve heyetlerarası gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Türkiye-Etiyopya arasındaki anlaşmaların imza törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Ahmed Ali ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında 11 yıl aradan sonra Addis Ababa'yı ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, başbakan ve Etiyopya makamlarına, şahsına ve heyetine gösterdikleri sıcak misafirperverlikten dolayı teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya'nın Türkiye için kardeş ülke olmasının yanı sıra stratejik konumu, siyasi, ekonomik ve kültürel ağırlığıyla Afrika kıtasında oynadığı öncü rol bakımından son derece önemli bir ülke olduğunu söyledi. Sahra Altı Afrika'daki en eski Türk büyükelçiliğinin 1926 yılında Addis Ababa'da açılmasının bu şehri kıtayla ilişkilerin kalbine yerleştirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ziyaretimin büyükelçiliğimizin açılışının 100. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmed Ali ve heyetiyle gerçekleştirilen görüşmelerde ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ilişkileri etraflıca görüştüklerini aktararak, "Diğer birçok alandaki potansiyel işbirliklerini nasıl değerlendiririz, 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız, bunları ele aldık. Etiyopya'daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 200'ü aşkın firmamızın, 2,5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olması, bizler için kıvanç vesilesidir. Türk müteahhitlik firmaları, Etiyopya'da demiryolu, ulaşım, özellikle fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendiler. İnşallah, bunun daha da artmasını temenni ediyoruz" dedi.

"Bu samimi coğrafyanın insanlarının yanındayız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara sari münasebetlerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerinin altını çizdi. Etiyopya'nın İslam kültürü bakımından paha biçilemez bir değer taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afrika'daki ilk Müslüman yerleşim yeri olarak bilinen Necaş köyündeki Necaşi Türbesi ve Camii, kültürel bağlarımız bakımından çok önemli. TİKA'nın destekleriyle tadilatı ve tamiratı yapılan bu projeyle Afrika tarihinin önemli bir kültürel mirasını yaşatmakla kalmayıp, Etiyopya ile aramızdaki kadim dostluk bağlarını da güçlendirmiş olduk. Maarif Vakfımızın eğitim alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra TİKA ofisimiz aracılığıyla aramızda kültür köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Eşit ortaklık ve karşılıklı anlayış temelinde bu samimi coğrafyanın güzel insanlarının her daim yanındayız" açıklamasını yaptı.

"Çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini istemiyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya'nın siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümü dolayısıyla Ahmed Ali’yi tebrik etti. Tüm dünyanın gözleri Afrika Boynuzu ve Etiyopya'ya çevrilmişken, Etiyopya'nın köklü devlet yapısının örnek gösterilecek yönetiminin öneminin daha çok hissedildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Etiyopya'nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kıymet veren tutumumuzun altını bilhassa çizmek istiyorum. Türkiye olarak, bölgenin yeterince çektiği çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini asla istemiyoruz. Biz, bölgenin sorunlarına yine bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesi ve Afrika Boynuzu'nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ne Somaliland'a ne de Afrika Boynuzu'na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuğunu yürüttüğümüz Ankara Süreci'ndeki tutumları için her iki tarafa da tekrar teşekkür ediyorum. İstikrara kavuşmasıyla birlikte, Afrika Boynuzu'nun ekonomik fırsatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir konuma erişmemesi için hiçbir engel görmüyoruz. Müspet neticelerini alacağımıza emin olduğum bu ziyaretimizin bölgenin barış ve istikrarına da katkı sunmasını temenni ediyorum. Malumunuz, Türkiye olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'na bu sene kasım ayında ev sahipliği yapacağız. Etiyopya'nın da önümüzdeki yıl tertipleyeceği bu toplantı bağlamında yakın işbirliğimizi sergileyeceğiz" dedi.

Şahsına ve heyetine karşı sergiledikleri tavır için Ahmed Ali ve Etiyopya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya'daki Müslüman toplumun Ramazan ayını da tebrik etti.

Türkiye-Etiyopya arasında imzalanan anlaşmalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali huzurunda iki ülke arasında çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalandı. Ulusal Saray'daki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından "9. Türkiye-Etiyopya Ekonomi, Ticaret ve Teknik İş Birliği Karma Ekonomik Komisyonu Tutanağı"na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos imza atmıştı. "Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanlığı Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" da Bakan Bayraktar ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu Itefa tarafından imza altına alınmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Akçaabat Belediyesi bölgede bir ilki gerçekleştirdi Trabzon’un Akçaabat ilçe belediyesi tarafından kurulan Şehir Orkestrası, Akçaabat’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, ilk konserini yeni hizmete açılan Akçaabat Kültür Merkezi’nde gerçekleştirerek sanatseverlerle buluştu. Bölgede ilk kez bir belediye bünyesinde kurulan şehir orkestrası, Akçaabat’ın kültür ve sanat hayatına önemli bir değer kattı. Şef Selahattin Dudak yönetimindeki orkestra, geniş repertuvarı ve başarılı performansıyla izleyenlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Salonu dolduran sanatseverler eserler boyunca büyük bir ilgiyle programı takip ederken, alkışlar gece boyunca hiç susmadı. Programa önceki dönem AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sanatsever katıldı. Konserin ardından değerlendirmede bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, bu projenin bölge için önemli bir adım olduğunu vurgulayarak "Akçaabat’ımızın kurtuluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında böylesine anlamlı bir organizasyonu gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Belediyemiz bünyesinde kurulan Şehir Orkestramız, bölgede bir ilk olma özelliği taşıyor. Yeni Kültür Merkezimizle birlikte Akçaabat’ımız artık kültür ve sanat etkinliklerinin güçlü bir merkezi haline gelecek. Bu anlamlı gecede emeği geçen orkestramıza, şefimiz Selahattin Dudak’a ve bizleri yalnız bırakmayan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Akçaabat Belediyesi tarafından hizmete sunulan Akçaabat Kültür Merkezi’nin, ilçede düzenlenecek konser, tiyatro, sergi ve diğer sanat etkinliklerinin yeni adresi olması hedeflenirken, Şehir Orkestrası’nın ilk konseriyle başlayan programların önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceği belirtildi.
İzmir İzmir Ekonomi ‘Asya’ birinciliği için yarışacak Sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğiyle mücadele alanında geliştirdiği bütüncül yaklaşımla dikkat çeken İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), dünyanın en saygın yükseköğretim değerlendirme platformlarından Times Higher Education’ın (THE) düzenlediği Awards Asia’da finale kaldı. ‘Çevresel liderliğe üstün katkı’ kategorisinde Asya kıtasındaki en iyi 8 üniversite arasında yer alan İEÜ, 22 Nisan tarihinde Hong Kong’da gerçekleştirilecek finalde birincilik için yarışacak. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Bizim için önemli olan, üniversitelerin iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu güçlü biçimde ortaya koymak. İzmir’den yükselen vizyonumuzun, Türkiye ve ötesinde karşılık bulmasını istiyoruz" diye konuştu. THE Awards Asia’nın finalistleri, aylar süren kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Asya kıtasındaki yüzlerce üniversitenin iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma odaklı projeleri ile kurumsal vizyonları detaylı biçimde incelendi. İzmir Ekonomi Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal stratejiye entegre eden yaklaşımı ve ölçülebilir etki çıktıları ile fark yaratarak finale kalmaya hak kazandı. Akademik dönüşümün öncüsü İEÜ, Türkiye’de sürdürülebilir enerji alanında açılan ilk yüksek lisans programının kurucusu olarak bu alandaki akademik dönüşümün öncülerinden biri oldu. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı (SKA) müfredatına, araştırma faaliyetlerine ve yönetişim yapısına sistematik biçimde uyarlayan İEÜ, Sürdürülebilirlik Ofisi aracılığıyla bu dönüşümü kurumsal zemine taşıdı. Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi (SENLAB) bünyesinde yürütülen çalışmalar sayesinde İEÜ, çok sayıda Horizon Europe projesinde aktif rol aldı ve Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu. "Üniversiteler, dönüşümü yönlendirmeli" İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, üniversitelerin sürdürülebilirlik alanında yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda dönüşümü yönlendiren kurumlar olması gerektiğini belirterek, "Üniversitelerin sürdürülebilirlik için ‘yaşayan laboratuvar’ olarak nasıl konumlanabileceğini somut uygulamalarla ortaya koyduk. Eğitimden araştırmaya, yönetişimden kampüs altyapısına kadar bütüncül bir yaklaşım benimsedik. Finalde yer almak önemli bir teyit; ancak bizim için asıl mesele, geliştirdiğimiz modeli kalıcı ve ölçeklenebilir hale getirmek" diye konuştu. "İzmir’i, pilot şehir konumuna taşıdık" Prof. Dr. Biresselioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sürdürülebilirlik, bizim için bir proje başlığı değil; kurumsal kimliğimizin parçası. Akademik programlarımızdan kampüs uygulamalarına kadar tüm alanlarda entegre bir dönüşüm modeli geliştirdik. İzmir’i, iklim-nötr yaşam pratiklerinin test edildiği bir pilot şehir konumuna taşıdık." Güzelbahçe’de inşa edilen yeni kampüs projesinin de çevre dostu özellikleriyle öne çıktığını söyleyen Prof. Dr. Biresselioğlu, temiz enerji teknolojilerinin kullanılacağı, enerji performansı optimize edilmiş binaların yer alacağı kampüste, yerleşke içi ulaşımın da elektrikli araçlarla sağlanmasının planlandığını ifade etti. Prof. Dr. Biresselioğlu, yeni kampüsün, İEÜ’nün sürdürülebilir yaşam yaklaşımını fiziksel altyapı ile destekleyen bir model olarak tasarlandığını aktardı. İzmir’den ‘küresel’ mesaj Prof. Dr. Biresselioğlu, finale kalarak ‘sürdürülebilir kalkınma’ alanında doğru yönde ilerlediklerini gösterdiklerini belirterek, "Bu başarı, attığımız adımların uluslararası ölçekte görünürlük kazandığını gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, üniversitelerin iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu güçlü biçimde ortaya koymak. İzmir’den yükselen bu vizyonun Türkiye ve ötesinde karşılık bulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.