POLİTİKA - 04 Temmuz 2025 Cuma 16:09 | Son Güncelleme : 04 Temmuz 2025 Cuma 16:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Filistin davasını terk edemeyiz''

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hankendi'de gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 17. Zirve Toplantısı'nda yaptığı konuşmasında, "İsrail'in; Lübnan, Suriye ve İran'a saldırılarının arka planında hepimizin bildiği üzere Filistin halkına diz çöktürme siyaseti yatıyor. Biz ne Filistin davasını terk edebiliriz ne de Netanyahu yönetiminin bölgemizi kan gölüne çevirmesine sessiz kalabiliriz" dedi.

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 17. Zirve Toplantısı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ev sahipliğinde Azerbaycan'ın Hankendi şehrinde gerçekleştirildi. Zirveye katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gerçekleştirdiği konuşmasında toplantının işgalden kurtarılan Hankendi şehrinde yapılması önemli bir anlam kazandırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlham kardeşimin vizyoner yaklaşımıyla bu kadim şehrin Kafkasların yeni kalkınma ve barış merkezi olacağına gönülden inanıyorum. Bugünkü istişarelerimizin ve 1 Temmuz'dan bu yana gerçekleştirilen kadın, gençlik ve iş konulu forumların ülkelerimiz ve bölgelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ticaretten ulaştırmaya, çevreden enerjiye geniş bir yelpazede potansiyele sahip teşkilatımızın bu zirvesini iklim değişikliğine odaklanmasını son derece isabetli buluyorum. İklim krizinin menfi etkilerinin en yoğun hissedildiği bölgelerin başında geliyoruz. Tüm üye ülkelerin iklim değişikliğini merkeze alan sürdürülebilir kalkınma vizyonuna katkı sağlamaları özellikle bu dönemde önem arz ediyor" dedi.

"Yaklaşık 6 milyon ton sera gazı emisyonunun önüne geçtik"

Türkiye olarak 2053 yılı için net sıfır emisyona ulaşma ve yeşil kalkınma vizyonlarını gerçekleştirme yolunda kilit sektörlerini geliştirmeye devam ettiklerini belirten Erdoğan, "Bilhassa enerji alanında yenilikçi girişimlerimizle yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 59'a çıkardık. Bu oranla Avrupa'da 5'inci dünyada 11. sıraya yükseldik.2024, 2030 yıllarını kapsayan Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planımızla 100 milyon ton karbondioksit eş değeri emisyon azaltımı öngörüyoruz. İklim kanunumuz önceki gün meclisimizde kabul edildi. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde küresel düzeye taşınan sıfır atık projesi iklim değişikliğiyle mücadelemize ilave güç katıyor. Projenin başlangıcından bu yana yaklaşık 6 milyon ton sera gazı emisyonunun önüne geçtik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP) ev sahipliğimiz onaylandığında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında adil, sürdürülebilir, şeffaf ve kapsayıcı bir yaklaşımı hakim kılmanın gayreti içerisinde olacağız. Türkiye güçlü tecrübesini ve en iyi uygulama örneklerini teşkilatımızla paylaşmaya hazırdır. Bu vesileyle Azerbaycan'da teşkil edilecek temiz enerji ve araştırma merkezleri kurucu belgelerinin onay sürecinin ülkemizde son aşamada olduğunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Teşkilatımızın başlıca işbirliği alanı olan ekonomi ve ticarette vizyonumuzu daha da geliştirmek mecburiyetindeyiz. 100 milyar dolarlık bölgesel ticaret hacmi hedefimizi daha yüksek rakamlara taşıyacak adımları hep birlikte atmalıyız" ifadelerini kullandı.

"Sekreteryamızı destekleyecek adımları da hep birlikte atacağımıza inanıyorum"

5. Ticaret Bakanları Toplantısı'nın mümkün olan ilk fırsatta düzenlenmesine büyük önem atfettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Teşkilatımızın önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek ekonomik işbirliğinin stratejik hedefleri 2035 belgesinin bizler için aynı zamanda bir yol haritası sunacağını düşünüyorum. Bu süreçte teşkilatımızın günümüzün dinamikleri ve ihtiyaçlarıyla uyumlu bir yapıya kavuşturulması da kaçınılmazdır. Bu minvalde uzun süredir ilerleme kaydedemediğimiz konulardan başlamak üzere işbirliği süreçlerinde sadeleştirmeye gitmek suretiyle teşkilatımızın etkinliğinin arttırılması müşterek menfaatimize olacaktır. Aynı şekilde bu sadeleşme bağlı kuruluşlarımızda da gerçekleştirilmelidir. Bu hususlar çerçevesinde şekillendireceğimiz 2035 vizyon belgemizden temel beklentimiz ekonomik ve ticari işbirliğinin ilerletilmesidir. Sekreteryamızı destekleyecek adımları da hep birlikte atacağımıza inanıyorum. Ekonomi ve ticaretin yanı sıra turizm alanındaki işbirliği de teşkilatımıza ayrı bir ödev yüklemektedir. 2025 yılı turizm başkenti Erzurum'da yapılan 6. Turizm Bakanları toplantısında alınan kararların bizlere ışık tutacağına inanıyorum. Program kapsamında Erzurum'da uluslararası düzeyde birçok önemli etkinlik başarıyla düzenlendi. Bunlar yıl sonuna kadar devam edecek. Bu vesileyle Şuşa'nın 2026 yılı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı turizm başkenti seçilmesi dolayısıyla Cumhurbaşkanı dostum İlham Aliyev'in şahsında tüm Azerbaycanlı kardeşlerimizi tebrik ediyorum"

"Zalimler karşısında mazlumun yanında dimdik durmaya devam edeceğiz"

Coğrafi bölgede yaşanan gelişmelere de dikkat çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "İsrail'in mevcut yönetimi altında hız verdiği saldırgan politikaları bölgemizin huzur ve istikrarını tehdit ediyor. Gazze'de 57 bine yakın kardeşimizin hayatını kaybettiği mezalimin bir an önce durması için hep beraber daha fazla çalışmalıyız. İran'a yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ilk gün kayda geçirdik. Bölgemizin daha büyük bir felakete sürüklenmemesi için yoğun gayret gösterdik. Taraflar arasındaki fiili ateşkesin sükunete tahvil edilmesini ümit ediyoruz. Bu dost meclisimizde bir kez daha şu hususun altını çizmek isterim. İsrail'in; Lübnan, Suriye ve İran'a saldırılarının arka planında hepimizin bildiği üzere Filistin halkına diz çöktürme siyaseti yatıyor. Biz ne Filistin davasını terk edebiliriz ne de Netanyahu yönetiminin bölgemizi kan gölüne çevirmesine sessiz kalabiliriz. Doğruları cesaretle söylemeye, zalimler karşısında mazlumun yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. Suriye'de ise halkın yıllardır süren mücadelesi neticesinde gelinen aşama bölge için bir umut ışığıdır. Uluslararası toplumun hem mali açıdan desteğini sürdürmesini hem de yeni yönetimle ilişkilerini ilerletmesini kritik dönemde ve önemde görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"On yıllardır haksız izolasyonlara maruz bırakılan Kıbrıs Türk'ü kardeşlerimizle dayanışmasını arttırarak sürdüreceğine inanıyorum"

Afganistan'da Afgan halkının güvenliği, huzuru ve kalkınmasına destek olunması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde yaşanan menfur bir terör eylemi dolayısıyla Pakistanlı kardeşlerimize bu vesileyle tekrar taziyelerimi ilerletiyorum. Teşkilatımız bünyesinde birlik ve beraberliğimize atfettiğimiz değeri bilhassa vurgulamak istiyorum. Bugün aramızda olan KKTC Cumhurbaşkanı değerli kardeşim Ersin Tatar'ı en kalbi duygularımla selamlıyorum. Teşkilatımızın 2012'den bu yana gözlemci üyesi olan ve on yıllardır haksız izolasyonlara maruz bırakılan Kıbrıs Türk'ü kardeşlerimizle dayanışmasını arttırarak sürdüreceğine inanıyorum. Bu doğrultuda Kıbrıs Türkleriyle spordan kültüre, ekonomiden turizme kadar çeşitli alanlarda ilişkilerinizi geliştirmenizi bekliyorum" ifadelerine yer verdi.

Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.