POLİTİKA - 13 Temmuz 2017 Perşembe 16:24

Cumhurbaşkanı Erdoğan gözyaşlarını tutamadı!

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan gözyaşlarını tutamadı!

FETÖ mensubu teröristler tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde kalkışılan darbe girişiminde şehit olanlar gözyaşları içinde anılıyor. 15 Temmuz’da hain darbeci teröristler tarafından Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında şehit edilen polis memurları Ahmet ve Mehmet Oruç’un babası Halil Oruç Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere salondakilere duygulu anlar yaşatırken, çocukları için yazdığı şiiri okurken gözyaşlarını tutamadı.

Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen 15 Temmuz Şehitleri Anma Programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salona şehit yakınları ve gazilerin tezahüratları arasında girdi. Salonda bulunan şehit yakınları ve gazilerle tokalaşan ve kısa sohbetler eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra törene TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlar katıldı. 

Programın başında salonda canlı sala ve Kur’an-ı Kerim okunurken, konuklara 15 Temmuz gecesini anlatan bir video izlettirildi. Videoda küçük bir çocuğun okuduğu şiir Cumhurbaşkanı Erdoğan ve salondakilere duygulu anlar yaşattı. Programda 15 Temmuz şehitlerinin resimleri de tek tek ekrana getirildi. Sunuculuğunu Oğuz Haksever’in yaptığı programa katılanlar tekbirler getirdi. 

15 Temmuz’da hain darbeci teröristler tarafından Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında şehit edilen polis memurları Ahmet ve Mehmet Oruç’un babası Halil Oruç, “15 Temmuz 2016 tarihinde şehit olan ikiz evlatlarım, 24 Ağustos 1990 Cuma günü dünyaya geldi ve 15 Temmuz Cuma günü şehit olarak Allah’ın rahmetine kavuştular. Bu vatan için şehit olan bu iki evladımla gurur duyuyorum. Evladım olan Ahmet sağ gözüm, Mehmet ise sol gözümdü” dedi. Baba Halil Oruç, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere salondakilere duygulu anlar yaşatırken, çocukları için yazdığı şiiri okurken gözyaşlarını tutamadı. Şiirin sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm salon ayağa kalkarak baba Halil Oruç’u alkışladı. 

Boğaziçi Köprüsü’nde yaralılara yardım ederken gazi olan Safiye Bayat, gaziler adına yaptığı konuşmada, “Ben 15 Temmuz’dan sonra sadece şehit kardeşlerine dua eden, evlatlarına bu duayı öğreten bir hanım kardeşinizim. Bizim 15 Temmuz Temmuz’dan öncemiz değil, sonramız var. O hainler bizden görünüp bizi inandırdılar, duygularımızı çaldılar. Asker üniformalarımızı çaldılar, silahlarımızı, tanklarımızı, toplarımızı ele geçirdiler. Öyle gaflet içindeydiler ki, Allah’ın inanmış olan kalplere verdiği iman gücünü unuttular. Eğer biz inanmış olmasaydık, Allah’a teslim olmasaydık, birbirimizden haberimiz yokken nasıl her cepheye yönlenebilirdik. Bu Allah’ın bize verdiği öncelik ve lütuftur. Allah inanana öyle güzel cesaret ve feraset nasip etmiş ki, yenilenmiş tanklarınız, silahlarınız, neleriniz olursa olsun benim bir kalbim etmez. Bizi esir almak istediler. Boyunduruk vurmak istediler. Ecdadımızda var mı böyle bir durum? Biz başımızı da veririz, kanımızı da akıtırız bu toprağım şerefini tek kişi kalana kadar yaşatırız. Dünyaya işte bunu söyledik biz. Bir kişi kalana kadar bu toprağı geçilmez kılacağız. İdam istiyoruz. Dile getiriyoruz. Çünkü katiller yaratılanların en acizi, en kötüsüdür. Planlamadan bir işi zaten yapamazdılar. Katil olmak için önce bir plan yapmak gerekir, küçük olmak, basit düşünmek gerekir. Allan Resulü ‘Bir insanı öldürmek tüm insanlığı katletmekle eşdeğer bir zalimliktir’ diyor. Demek ki o katiller insanlığı öldürdüler” ifadelerini kullandı.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Ekonomiye dinamizm sağlayan yiyecek içecek sektörü kredi kartı komisyonu nedeniyle sıkıntılı" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, restoran, lokanta ve kafe ile benzeri yiyecek içecek hizmeti sunan işletmelerde KDV uygulamalarına ilişkin boykot çağrılarının sektörün motivasyonunu olumsuz etkilemesine izin verilmemesi gerektiğini belirterek, "Restoran, lokanta ve kafelere ilişkin oluşturulacak olumsuz algı sektörü de müşterileri de olumsuz etkileyecektir. Kurunun yanında yaş da yanmasın" dedi. ATO’nun 60 No’lu Restoran, Lokanta, Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Abdurrahman Işıksever, ATO Meclis Divan Kâtibi ve 60 No’lu Restoran, Lokanta, Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Emre Güner, Meclis Üyesi Ayşe Nilay Çelik, Komite Meclis Üyeleri Hakan Sancur ve Meriç Çağlayan ile Komite Üyesi Aykut Altıntaş, ATO’nun Yiyecek ve İçecek Sektörü Çalışma Grubu Üyeleri Servet Alkan ve Beril Anaç ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Yiyecek içecek sektörünün son dönemde gerçekleşen denetimler ve boykotlar nedeniyle yaşadığı sıkıntıları ATO Başkanı Baran’a aktaran Işıksever, Başkent’teki lokanta, restoran ve kafelerin sorunları hakkında bilgi verdi. Ziyaretin ardından yazılı bir açıklama yapan Baran, yiyecek-içecek sektörünün pandemi sürecinden en fazla etkilenen sektörlerin başında geldiğini hatırlatarak, pandeminin ardından yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı, gıda arzında ortaya çıkan sıkıntılar, iklim değişikliğinin etkileri ve enflasyonun sektörü etkilemeye devam ettiğini söyledi. Yiyecek-içecek sektörünün hizmet sektörünün önemli bir bölümünü oluşturduğunu belirterek, ekonomideki önemine değinen Baran, "Komitemiz, denetimler başta olmak üzere, yaşadıkları sorunları aktardı" dedi. Baran, insanın temel ihtiyacını karşılayan yiyecek-içecek sektörünün tüm dünyada ekonomik kalkınmaya kaynaklık eden tarımsal üretimden perakendeye, restoranlara kadar bağlantılı olduğu sektörlerle birlikte ekonomik gelişmeye dinamizm sağladığını vurguladı. Türkiye’de ekonominin yaklaşık üçte ikisini oluşturan hizmet sektörünün ekonomik yapının iskeleti durumunda olduğunu kaydeden Baran, hizmet sektörü içinde de yiyecek-içecek sektörünün yaptığı yatırımların çarpan etkisinin, sağladığı istihdam ve ödediği vergilerle önemli bir yere sahip olduğunun altını çizdi. Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmelerin yiyecek-içecek sektörünün işletme giderlerini artırdığını belirten Baran, sektörün bankaların kredi kartı komisyon oranlarının yüksekliği nedeniyle sıkıntıya girdiğini, Katma Değer Vergisi’nin farklı oranlarda uygulanması nedeniyle de kafa karışıklığı yaşadığını anlattı. Baran, sektörün kira, işçilik, enerji gibi işletme giderlerinin artmasından da etkilendiğini söyledi. "Restoran, lokanta ve kafelere ilişkin oluşturulacak olumsuz algı sektörü de müşterileri de olumsuz etkileyecektir" ATO Başkanı Baran, restoran, lokanta ve kafe ile benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işletmelerde menü, fiyat, KDV uygulamalarına ilişkin denetimler ile boykot gibi çağrıların hem sektörün hem de müşterilerin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemesine izin verilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Hizmet sektörünün bel kemiği durumundaki yiyecek-içecek sektörünün sıkıntıya girmesi demek, sektör ile ilişkili onlarca sektörün, istihdam edilen binlerce çalışanın nihayetinde ticaretimizin sıkıntıya girmesi demek olur. Sektörde dürüst ve layıkıyla ticaretini sürdüren işletmelerimize haksızlık olur. Fahiş fiyat uygulayan, menü düzenlemelerine uymayan, KDV oranlarını farklı uygulayıp suiistimal ederek sektörü zora sokanlar elbette cezalandırılmalı. Ancak gecesini gündüzüne katarak dürüstçe çalışarak topluma yiyecek-içecek hizmeti sağlayan işletmelerimizi de dara düşürmememiz gerekiyor. Restoran, lokanta ve kafelere ilişkin oluşturulacak olumsuz algı sektörü de müşterileri de olumsuz etkileyecektir. Kurunun yanında yaş da yanmasın" dedi.
Mersin Özyiğit, 32 mahalle muhtarıyla buluştu Mersin’in merkez ilçe Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, muhtarlarla daima iletişim halinde olduklarını ve birlikte çalıştıklarını belirterek, “Sorunların çözümü noktasında tüm imkânlarımızla görev yapacağız. Sorunları çözmeye gücümüz var, yeteneğimiz var, bilgimiz var, altyapımız var. Hiçbir endişeye mahal vermeden hizmetleri yerine getirmeye devam edeceğiz" dedi. Özyiğit, Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök ve şube müdürleri ile birlikte 32 mahalle muhtarıyla bir araya geldi. Özyiğit ve Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök, önceki dönem mahalle muhtarlarına hizmetlerinden dolayı plaket ve teşekkür belgesi verdi. “Beraberlik ve dayanışma içerisinde güzel işleri birlikte yapacağız" Seçilen muhtarları tebrik ederek, çalışmalarından başarılar dileyen Özyiğit, “Yeni bir döneme başlıyoruz. Hep birlikte çok güzel bir kenti yönetiyoruz. Bunun gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum. Bu güzel kent daha da güzel yapmak için birlikte mücadele edeceğiz. Birlikte, omuz omuza çalışacağız. Muhtarlarımız mahallede olan her sorunu bizimle paylaşacaklar. Sorunların çözümü noktasında tüm imkânlarımızla görev yapacağız. Sorunları çözmeye gücümüz var, yeteneğimiz var, bilgimiz var, altyapımız var. Hiçbir endişeye mahal vermeden hizmetleri yerine getirmeye devam edeceğiz. Büyük bir birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde güzel işleri birlikte yapacağız. İnşallah yolumuz açık olur, güzel olur. Geçen dönemin üzerine koyarak çalışacağız" diye konuştu. Yenişehir’in, Türkiye’nin en gözde ilçelerinden biri olduğunu söyleyen Kaymakam Şengök ise “Başkanımın dediği gibi bu bir bayrak yarışıydı. Dokuz tane muhtarımız bu bayrağı yeni arkadaşlarımıza devretti. İnşallah yeni seçilenlerle birlikte görevi devam eden muhtarlarımızla birlikte güzel işlere, güzel hizmetlere imza atmayı hepimiz el birliğiyle başarırız. Yenişehir ilçesi gelişmişlik endeksinde gösterildiği gibi Türkiye’nin en gözde ilçelerinden birisi. Hem eğitim açısından, hem kültürel faaliyetler bakımından ve insan unsuru olarak en gözde ilçe. Tabi beklentiler yüksek olunca hizmetlerin de yüksek olması kaçınılmaz. Vatandaşımız en iyi hizmetlere layık. Kamu kurum ve kuruluşlarla birlikte belediye ile birlikte bunu yapmak bizlerin görevi” şeklinde konuştu.