GÜNDEM - 20 Temmuz 2021 Salı 23:05

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’li gençlerle buluştu

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’li gençlerle buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lefkoşa’da KKTC'li gençlerle bir araya geldi. Erdoğan, “Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı bir haçlı zihniyetini yeniden ortaya koymak isteyenlere Türkler olarak büyük bir ders vermiş olduk” dedi.

Kurban Bayramı'nın birinci gününü de kapsayan iki günlük ziyaret kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lefkoşa'da Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yıl dönümü etkinliklerine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tarar, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve heyette bulunan bakanların da yer aldığı KKTC’li Gençler Buluşmasında Kıbrıs Türkü gençlerle Büyükhan’da bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, asırlardır Ada’nın aslı sahibi olan Kıbrıs Türkünün bu toprakların ila nihai egemen ve eşit sahipleri olduğunun cümle aleme ilanıdır” ifadelerini kullanarak, gençlerden kendilerini yetiştirmelerini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dava bize Hala Sultan’ın, Lala Mustafa Paşa’nın, Dr. Fazıl Küçük’ün, Rauf Denktaş’ın emanetidir. Türkiye de, 20 Temmuz 1974’de işte bu emanete sahip çıkmak için harekete geçti. Bugün de aynı emaneti daha ileri taşımanın mücadelesini veriyoruz. İnşallah devraldığımız bu bayrak, sizler devraldığınızda tıpkı büyük ve güçlü Türkiye gibi güçlü KKTC’nin de inşasını tamamlayacaksınız” dedi.
“Bu gençliğin önünde durabilecek, buradaki azim ve heyecanı engelleyebilecek hiçbir güç tanımıyoruz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Millet olarak yürüttüğümüz her mücadelede olduğu gibi Kıbrıs’ta da kimsenin hakkında, hukukunda, malında, geleceğinde bizim gözümüz yok. Biz sadece kendi haklarımızı korumanın, kendi geleceğimizi inşa etmenin peşindeyiz. Sürekli sözünden dönenleri, sürekli oyunbozanlık yapanları, sürekli şımarıklık yapanları koruyup kollayanlar, eninde sonunda buradaki erdemli duruşu görecek, kabullenecek, gereğini yerine getirecektir. İşte o güne kadar haklarımızı almak için hep birlikte durmadan, dinlenmeden çalışacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’li gençlerle buluştu

“Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu”

“Kıbrıs denilince sizin aklınıza ilk ne geliyor? Fetihler mi, hellim mi? ” sorusuna cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hellim peyniri gelmiyor dersek ayıp olur. Kıbrıs’ın ekonomide en güçlü kalemlerinden birisi hellim peyniri. Bir de bizim aklımıza 74 geliyor. Çünkü 1974 o savaşta bizim artık çocukluğumuzun en hareketli çağlarıydı” ifadelerini kullandı.

“Buradaki zafere giden o yolda, o zamanlar Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş, Başbakan merhum Ecevit, Başbakan Yardımcısı merhum Erbakan, bunlarla birlikte milletimizin verdiği mücadele unutulur gibi değildi” diyen Erdoğan, “Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı bir haçlı zihniyetini yeniden ortaya koymak isteyenlere Türkler olarak büyük bir ders vermiş olduk. O günden aklımda kalan en önemli başlık nedir derseniz, onu da söyleyeyim, Beşparmak Dağları. Şimdi de inşallah yapacağımız külliyeyi de Beşparmak Dağlarına sırtımızı dayayarak yapmayı planladık” ifadelerini kullandı.

KKTC’li sporculara uygulanan ambargo

Genç bir sporcunun ambargolar yüzünden müsabakalara katılamadıkları söylemesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na ne yapılabileceğini sordu. Bakan Kasapoğlu da, “Bir takım çalışmalarımız var. Onlarla ilgili yapabileceğimiz bir şey olursa yaparız” demesi üzerine Erdoğan da, “Türkiye üzerinden bence müsabakalara katılsın” dedi.

“Biz sadece haklının hakkını kendine verelim diyoruz”

KKTC’de müteahhitlik yapan Yağmur Özyalçın’ın Kapalı Maraş ile ilgili sorduğu soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize yardımcı olun, o bölgelerde bize danışmanlık yaparsanız isabetli olur. Hızla mesafe almamız lazım. Rahatsız olmaya başladılar, aslında biz onları rahatsız edecek bir şey yapmıyoruz. Biz sadece haklının hakkını kendine verelim diyoruz. Bu güzel bölge, güzelim deniz atıl bir vaziyette kalmasın” ifadelerini kullandı.

“Kuzey Kıbrıs’ımızı imrenilir hale getireceğiz”

“Son dönemde Türkiye ile aramızdaki ilişkiler yüksek düzeyde ivme kazandı, bu bizi mutlu ediyor. Biz bunun daha da ileri ayamaya gelmesini istiyoruz" diyen Erdoğan, "Sizce bu ilişkilerimizi daha nasıl ilerletebiliriz?” şeklindeki soruya ise, “Bu konuda sağ olsun Cumhurbaşkanımızla aramızda en ufak bir sıkıntı söz konusu değil. Bundan önce cumhurbaşkanının Türkiye’nin Cumhurbaşkanına olan yaklaşım tarzı, ana vatan, yavru vatan meselesinde yaklaşım tarzı, sanki burayı böyle kucağında bulmuş gibi bir havada konuşuyor. Burada bütün bu mücadelenin verilmesi esnasında ana vatan burada nasıl kan döktü, Mehmetçik burada ne kadar kan döktü, sanki bunlardan haberi yok gibi bir yaklaşım içerisindeydi. Bu bizleri üzdü. Kıbrıs Türkü seçimlerde verdiği mücadele ile işi ehline verdi, yeni bir süreç başladı. Artık aramızda bizim yavru vatan, ana vatan ayrımı değil, tam manasıyla bir bütünleşme söz konusu. Biz yoğun bir şekilde alt yapı üst yapıla ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kuzey Kıbrıs’ımızı imrenilir hale getireceğiz. Yatırım çeken bir ülke konumuna getireceğiz. Burada bizim Kapalı Maraş’a, açık Maraş’a ihtiyacımız var, bütün bunları birleştireceğiz. Biran önce buralar Kuzey Kıbrıs’ın adeta hareket alanı haline gelmiş olacak. Ama sizler de, sen bir hukukçu olarak buranın hukukunu koruyacaksın” şeklinde cevap verdi.

“Bir gece ansızın gelebilirim”

Emine Uzun isimli bir gencin, “Milli Mücadele döneminde Rumlar radyolarında bizlere ‘Bekledim de gelmedin’ şarkısını çalarak hem Kıbrıs Türk halkının moralini bozmak hem de ana vatan Türkiye’nin yardıma gelmeyeceğini ima ediyordu. Bizler de kendi radyolarımızdan ‘Bir gece ansızın gelebilirim' çalarak Rumlara Türkiye’nin bir gece ansızın ensesinde olacağı korkusunu yaşattık” şeklinde konuşması üzerine Erdoğan, “Bugün devamlı onu çaldık” diye cevap verdi.

Emine Uzun isimli genç, “Bizler tüm gençler olarak sizlere bu şarkıyı armağan etmek istiyoruz” demesinin ardından gençler mini bir konser verdi. 9 yaşındaki Nida Su Yiğitler isimli çocuğun annesi ile birlikte yazdığı şiiri okumasından sonra gençler hep bir ağızdan “Bir şarkısın sen” şarkısını söyledi.

Derya Yetim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Sözlerine partisinin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümünü anarak başlayan Bahçeli, "Türkeş Bey, Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp, sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren; onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası haline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında milli aklı esas almış, devleti ’ebed müddet’ şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir" diye konuştu. "Yeni dünya düzeni bugün bir nizam değil, bir kaos olarak karşımıza çıkmaktadır" ABD’deki Trump karşıtı yürüyüşlere ilişkin değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Savaş karşıtı yüksek rütbeli askeri hiyerarşideki tartışmalar olmak üzere Batı kamuoyunun halk ve bürokrasi bazında, vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi halinde Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Benzer bir şekilde geçen hafta da ifade ettiğim gibi sağduyulu dünya Yahudilerinin Netenyahu’nun siyonist ideolojik zihniyetine karşı itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleri beklenilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı her konuyu derinlemesine incelemek ve gerçeğe en yakın bir şekilde sonuçlar çıkarmak bir mecburiyet, milletimize karşı ilkeli ve tutarlı bir siyasetin gereğidir. Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz ve birçok konunun içeriğini oluşturan ‘yeni dünya düzeni’ bugün bir ‘nizam’ değil bir ‘kaos’ olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kaos insanlığı etkilemekte, masum insanlar ölmekte, bir istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmaktadır" ifadelerini kullandı. "İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir" Bahçeli, ABD-İsrail-İran savaşıyla ilgili de, "İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün hem can kaybını artırmakta hem de alt yapının tahribatını giderek büyütmekte. İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının mukavemeti, kararlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksiyle dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi, uluslararası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini de boşa çıkarmıştır. Özellikle Hürmüz Boğazı odaklı çatışma, dünyada da bir taraftan enerji krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarik zincirlerini etkilemekte, her geçen gün bu sorunu karanlık ve belirsiz bir geleceğe doğru sürüklemektedir" dedi. "Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır" Milliyetçiliğin MHP’nin temel felsefi dayanağı ve ilkesel olarak değişmeyecek çizgisi olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu zorunluluğun yüklediği tarihi misyon sebebiyle Milliyetçi Hareket Partisi, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıpları içinde değerlendiren bir anlayışın çok ötesindedir. Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır. Biz gelişmelere sıradan olaylar zinciri olarak bakmayız. Bize göre her hadise, Türk milletinin kader çizgisine temas eden bir mahiyet taşır. Görünenin ötesine bakar, perde arkasındaki niyetleri, hedefleri ve stratejik sonuçları okumaya çalışırız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin nazarında dünya güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği ve yeni bir küresel yapılanmanın sancılarının yaşandığı bir mücadele alanıdır. Bu tabloda Türkiye’nin yeri, tesadüflerle değil tarihi sorumlulukla, jeopolitik hakikatlerle ve milli iradeyle tayin edilmektedir. Bizim için esas olan milletin birliği, devletin bekası ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür. Bu üç temel sütunu hedef alan her girişim, hangi kılıfa bürünürse bürünsün karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır" ifadelerini kullandı. "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" Enerjinin tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli bir kaynak olduğunun altını çizen Bahçeli, "Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik bir omurgadır. İşte bu hakikatten hareketle bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır. Hürmüz Boğazı’nda son haftalarda yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü sorundan ziyade küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur. Bugün enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir. Bu, doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir. Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Ve bu anlayışla açıkça ifade etmek gerekir: Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" diye konuştu. "Barış teslimiyet değildir, barış taviz değildir" "Terörsüz Türkiye" süreci doğrultusunda TBMM’de yapılan komisyon çalışması sonucunda ortaya çıkan rapor ve rapordaki yasal düzenlemeler hakkında konuşan Bahçeli, "Bugün gelinen noktada yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir. Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması, ertelenemez bir zaruret halini almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Biz diyoruz ki barış teslimiyet değildir. Barış taviz değildir. Barış milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Barış adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür" dedi. "Ay-yıldızlılarımız, Türk’ün sesini sahalardan tüm cihana duyursun" Konuşmasının sonunda Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik eden Bahçeli, "Bu kutlu yürüyüşte sorumluluk üstlenen Türkiye Futbol Federasyonu’nun muhterem Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başta olmak üzere yönetimini de samimiyetle kutluyorum. Milli formayı büyük bir onur ve inançla taşıyan futbolcularımızın sahaya yansıttığı azim, mücadele ruhu ve fedakârlık, teknik heyetimizin kararlı ve disiplinli çalışmalarıyla birleşerek milletimize umut vermektedir. Hepsinden öte Dünya Kupası’nda yeniden mücadele etme imkânı bulan bu güzide kadroya inancını esirgemeyen, duaları ve desteğiyle her daim yanında olan büyük Türk milletine şükranlarımı sunuyorum. Temennim odur ki ay-yıldızlılarımız, tarihine yakışır bir başarıyla milletimizin göğsünü kabartsın, birlik ve beraberliğimizin sahadaki nişanesi olup Türk’ün sesini sahalardan tüm cihana duyursun" şeklinde konuştu.
Kayseri Talas Belediyesi’nin 2025 faaliyet raporu onandı Talas Belediye Meclisi toplanarak gündeminde bulunan maddeleri karara bağladı. 2025 yılı faaliyet raporunun onandığı meclis oturumunda çeşitli komisyonlara üye seçimi de yapıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın başkanlığında gerçekleşen oturumda Talas Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu görüşülerek kabul edildi. Meclis üyelerinin söz alarak görüşlerini aktarmasının ardından yapılan oylama sonucuna göre Talas Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu onanmış oldu. Meclis oturumunda ayrıca başkan vekili, meclis katipliği, encümen üyeliği ve komisyonlar için seçim yapıldı. Yapılan seçimler sonucunda; Kemalettin Cengiz Tekinsoy 1. Başkan Vekili, İbrahim Ata ise 2. Başkan Vekili olarak belirlendi. Harun Ünal ve Murat İlhan’ın asıl meclis katibi seçildiği meclis oturumunda Taner Afşar ve Selim Gümüş de yedek meclis katibi oldu. Ahmet Tural, Osman Kutay Altuntaş ve Selim Gümüş, yeniden Encümen üyesi olarak belirlenirken Hami Türkyar, Mustafa Özaşır, Murat İlhan, Murat Özdemir ve Şahin Ülker de İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyesi seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonu; Alaaddin Canıpek, Emine Timuçin, Mehmet Akbulut, Aaattin Can Akkılınç ile Ramazan Bülbül’den oluşurken Emine Timuçin, Kerem Ekici, Müjdat Yılmaz, Hülya Yüksel ve Bünyamin Türkmen de Çevre, Kültür ve Turizm Komisyonu’nda yer aldı. Duygu İnce, Taner Afşar, Müjdat Yılmaz, Hülya Yüksel ve Yaşar Tuğrul Ercan’ın Gençlik, Kadın ve Aile Komisyonu üyesi olarak seçildiği meclis oturumunda Harun Ünal, Taner Afşar, Mehmet Akbulut, Musa Cingöz ve Mücahit Kısmet, Ticaret ve Sanayi Komisyonu üyesi oldu. Eğitim, Spor ve Sağlık Komisyonu; Duygu İnce, Kerem Ekici ve Mehmet Akbulut, Mustafa Çalıksoy ve Yaşar Tuğrul Ercan’dan, Bilik Teknoloji ve Halkla İlişkiler Komisyonu Osman Kutay Altuntaş, Harun Ünal, Mehmet Akbulut, Alaattin Can Akkılınç ve Mücahit Kısmet’ten oluştu.