GÜNDEM - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 19:00 | Son Güncelleme : 04 Mayıs 2026 Pazartesi 21:20

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını duyurdu

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının hemen başında dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler" ifadelerini kullandı.

"Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta"

Türkiye’nin dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden artık eskisi kadar etkilenmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Yaşadığımız her hadise Türkiye'nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye'nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz" dedi.

"12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin birçok avantaj sağladığını ve bu avantajlar sayesinde tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir. Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Nisan ayında ihracatımız yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. 12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatımızın detaylarına baktığımızda ümitvar bir tabloyla karşılaşıyoruz. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler ikinci, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik üçüncü, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim dördüncü oldu. Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz. Böylece yılın ilk dört ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli bir başarıya imza attık. Bir diğer çarpıcı rakam şudur; bin 18 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Şu da bir gerçek ki Türkiye'nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek rakamlara ulaşacağız" açıklamasında bulundu.

"Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi"

Türkiye’nin turizm alanında da oldukça verimli bir dönem geçirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmıştık. Sektörü olumsuz etkileyen çeşitli zorluklara rağmen hamdolsun 2026’ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Yine bu dönemde turist sayımız yüzde 4,2 oranında artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması ise 116 dolardan 119 dolara çıktı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı uğurlu diyorum" dedi.

Bu sene Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düzenlenecek uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inandığını söyledi.

"İşsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu"

Verilerin sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da umut verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48 buçuğa yükseldi. Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8’e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu.

"Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur"

İhracat, istihdam ve turizmdeki olumlu tabloya rağmen savaşın etkilerinin enflasyon rakamlarında hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Halen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.

"Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık"

Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor."

"Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır"

Türkiye olmadan Avrupa Birliği’nin tamamlanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değildir. Mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Kendini nerede gördüğüdür. Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz. Hiçbir zamanda olmayacağız. Avrupa Birliği Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir. Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy, verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Ve Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bakın açık söylüyorum. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa'daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye'yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye'nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla vakarla alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz" dedi.

Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu

Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı'nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aile ve Gençlik Fonu'yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Ömer Faruk Karataş - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da 8. Etnospor Kültür Festivali’nin tanıtımı yapıldı Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından 21-24 Mayıs tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek 8. Etnospor Kültür Festivali’nin basın tanıtımı gerçekleştirildi. Lansmanda konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Dünyadaki bütün çocukların aileleri ile mutlu olduğu bir tablo hayal ediyoruz. Gazze’de soykırım olurken siz neden eğleniyoruz diyecekler belki ama her festivalimizde Gazze’deki soykırımı gündem yapıyoruz. Oradaki çocukların neler yaşadığını bizim çocuklarımızda bilsinler, aileler de farkında olsunlar" dedi. Bu yıl 8.’si düzenlenecek olan Etnospor Kültür Festivali’nin basın tanıtımı Şişli’de bulunan bir otelde gerçekleştirildi. Tanıtımın açılışı, Türk Dünyası’nın geleneksel dans ve müzik gösterisi ile yapıldı. 21-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival hakkında konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Festival, çocukların, gençlerin ve ailelerin geleneksel sporlardan, geleneksel tatlara, evrensel tatlardan dünyanın müziklerine varıncaya kadar birçok zenginliğin yaşadıkları bir imkanı sağlıyor. Dünya Etnospor Birliği olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana geleneksel sporlarımızın ve oyunlarımızı biraz sportif faaliyetin çok ötesinde yaşayan değerler silsilesi bizim kadim kültürümüzün yansıması olarak görüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada birliğimizin küresel bir hareket ve ortak bir miras kaygısına dönüştüğünü görüyoruz. Bu gerçekten çok değerli. 30 farklı ülkeden 52 üyemizle kıtalar arasındaki köprü kurarak geleneksel sporların dünyanın her yerinde yeniden canlanması için çalışmaya devam ediyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi gün yüzüne çıkarmayı ve bu paha biçilemez mirası aslında sadık kalarak gelecek nesillere aktarmayı planlıyoruz" diye konuştu. Kazakistanlı ünlü sanatçı Dimash Kudaibergen’in de bu sene Etnospor’da olacağını belirten Erdoğan, "İlk festivalimizi Bezirganbahçe’de yaptığımız zaman Küçükçekmece’de bu renkli etkinliklerle, geleneksel, spor ve kültür şenliğine dönüşen festival gerçekten daha ilk defa aslında çok güçlü tanıtım olmamasına rağmen halkımızın çok ciddi bir teveccühüne mazhar olmuştur. Her yıl o günden bugüne 1 milyonu aşan ziyaretçiyi ağırlayan festival, bu ziyaretçileri geleneksel sporlar ve kültürlerden izler taşıyan, keyif dolu bir yolculuğa çıkarmaktadır. Festival artık genel Türkiye’nin festival olmanın ötesinde, bütün dünyanın bir cazibe merkezi olacak bir festival kimliğine bürünmüştür. Farklı ülkeleri temsil eden yüzlerce sporcunun katıldığı festivalde, farklı ülkelerin geleneksel sporları, geleneksel sanatları evrensel tatları ve birbirinden güzel çocuk oyunları icra ediliyor. Etnospor Kültür Festivali ailece katılım teşvik edildiği, her yaştan insanın kendine göre etikler bulabildiği nesiller arasında da güçlü köprülerin kurulmasına hizmet eden bir festival olarak tavsiye olarak hafızalara kazındı. Farklı ülkelerden pek çok katılımcının geleneksel kültürlerini icra etmelerine olanak sağlayan festivalimiz her sene misafir ülkelerin geleneksel sporlarını ve kültürlerini ön plana çıkarıyor. Bu senenin misafir ülkeleri ve sporları Azerbaycan, Litvanya ve Rusya’dan gelen sporlar olacak. Ayrıca bir sürprizimiz daha var artık açıklayabiliriz kesinleşti. Kazakistanlı genç sanatçı Dimash da bizimle bu sene bir araya gelecek" dedi. "500 bin öğrencimizi ağırlayacağız" Gazze’deki soykırımı her sene gündeme getirdiklerine değinen Erdoğan, "Ayrıca bu yıl Japonya’nın güzel sahne gösterisi olan Taiko gösterilerini de ağırlamış olacağız. Çok büyük davullarla geliyorlar. Gerçekten izleyiciler için çok güzel keyifli anlar yaşanacak. Bunun yanı sıra, okçuluk, yağlı güreş, şalvar güreşi, aba güreşi, aşık atma, cirit, Gökbörü ve atlı okçuluk başta olmak üzere birçok spor dalında kıran kırana mücadeleler ve gösteriler ziyaretçilere sergilenmiş olacak. Yine geçtiğimiz sene ilk defa Türkiye’ye gelen Ahalteke atını bu sene de Türkiye’ye getireceğiz. İnşallah ilk 2 günde 500 bin öğrencimizi festivale taşımayı planlıyoruz. Geleneksel oyunlar oynayan çocuklar ok atmanın, at binmenin keyfini yaşıyor. Bu yıl da çocuklarımızın keyifli vakit geçirmesini her şeyin önünde tutuyoruz. Dünyadaki bütün çocukların aileleri ile mutlu olduğu bir tablo hayal ediyoruz. Bu hayale hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Gazze’de soykırım olurken siz neden eğleniyoruz diyecekler belki ama her festivalimizde Gazze’deki soykırımı gündem yapıyoruz. Oradaki çocukların neler yaşadığını bizim çocuklarımızda bilsinler, aileler de farkında olsunlar. Bir yandan halimize şükredelim, bir yandan da o çocukların da gün yüzü görebilmeleri, aileleri ile mutlu olması için dua edelim. Ayrıca sahnemiz dünya müziklerine de ev sahipliği yapacak. Japonya dışında, Rusya, İspanya, Mısır, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’dan çeşitli gruplar festivalimizde sahne alacak. Ekin Uzunlar, Ay Yola ve Kıraç gibi isimler akşam konserlerimiz de sahne alacaklar. 24 ülkeden sporcu, sanatçı ve gastronomi insanlarının katılacağı festivalimizde yine bir milyonun üzerinde ziyaretçi bekliyoruz" diye konuştu.
Rize Ekrem Hayyam Dağ: "Beşiktaşlı oyuncular bile şaşırdı bu gol nasıl iptal olur diye" Çaykur Rizespor Yardımcı Antrenörü Ekrem Hayyam Dağ, Beşiktaş maçının ardından, "Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye" dedi. Tredyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor, sahasında Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısına teknik direktör Recep Uçar’ın kırmızı kart görerek cezalı duruma düşmesinin ardından yardımcısı Ekrem Hayyam Dağ katıldı. Çaykur Rizespor’un 90+2’de Halil İbrahim Dervişoğlu ile bulduğu ancak ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gole çok şaşırdıklarını idile getiren Dağ, "Sezonun son maçını oynadık. En önemlisi kazasız belasız yani sakat vermeden iyi bir maç oldu. Onu düşünüyorum. Hedefimizde burada evimizde mutlaka kazanmamız arzumuz zaten vardı, gözüküyordu. Birinci devre zaten özellikle çok iştahlı bir takımımız vardı. Kazanmaya ve taraftarımızı mutlu etmeye, evimizde 5’te 5 galibiyetle 6.’yı kovalıyorduk. Maalesef o olamadı ama 90. dakikada attığımız golün iptali, ona harbiden yani ben şaşırdım. Hakem nasıl iptal etti o golü? Yani Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye. Yani gerçekten çocuklar bugün emeğinin karşılığını alamadı diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kırmızı kartlık bir itiraz değildi" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar’ın yediği kırmızı kartın kendilerini çok üzdüğünü ifade eden Dağ, "Birinci devre zaten başlangıçtan beri çok iştahlı, önde baskılı, istediğimiz plan aslında ortaya çıktı. Pozisyonları yakaladık üst üste. Ali Sowe’un 4-5 tane pozisyonu var. Daha erken maçı koparabilirdik. 30’dan sonra özellikle de biraz daha fazla git gel oldu. Çok pozisyona girdik, geçiş fırsatları vardı ama geri dönüşümüz olmadığı için de fırsatları rakibe verdik. İkinci devreye de geçince tabii ki biraz daha riskli hamleler geldi Beşiktaş tarafından. Onları da tebrik ediyorum, iyi mücadele ettiler. Maçı çevirmeye yakınlardı, pozisyon ürettiler onlar da. Gol iptali bizi bozdu ama bizi daha çok üzen hocamızın kırmızı kart görmesi. İnanılmaz. Ali Sowe’un orada belki birinci devreden 4, 5, 6 tane ona yapılan faul var ama hiçbirisi verilmedi. Hocanın yediği kırmızı kartta da yan hakem müdahale ediyor ’faul var’ diye ki faulle alakası yok. Orada müdahale etmemesi gerekiyor böyle düşünüyorum. Hoca orada tabii ki maçı yaşadığı için biraz itiraz etti ama o itiraz kırmızı kartlık bir itiraz değildi. Ona üzülüyoruz" dedi.
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.