GÜNDEM - 15 Nisan 2025 Salı 18:21 | Son Güncelleme : 15 Nisan 2025 Salı 20:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Suriye'yi kim karıştırmak isterse karşısında bizi de bulacaktır'

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "10 bini Milli Eğitim Akademisine olmak üzere toplam 25 bin yeni öğretmen ataması sürecini başlattığımızın müjdesini gençlerimizle paylaşmak istiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kabinenin ikinci döneminin 38. Toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, "Ekonomiden tarıma, dış politikadan güvenlikle ilgili konulara, çok geniş bir yelpazede gündemimizdeki meseleleri etraflıca değerlendirdik. Öncelikle aldığımız kararların ve yaptığımız istişarelerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.Kabine olarak içeride ve dışarıda yoğun bir gündemle ülkemize hizmet mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Eğilmeden, bükülmeden, zorbalıklar karşısında asla geri adım atmadan milletimizin hakkını ve hukukunu en güçlü biçimde savunuyoruz" dedi.

Büyüyen ve güçlenen Türkiye gerçeğine bölgedeki gelişmeler başta olmak üzere birçok alanda şahit olmaya başladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "11-13 Nisan tarihlerinde düzenlenen 4. Antalya Diplomasi Forumu Türk dış politikasının gücünü görmemiz açısından yeni bir fırsat teşkil etti. Ayrışan dünyada diplomasiyi sahiplenmek temasıyla tertiplenen foruma 21'i devlet ve hükümet başkanı düzeyinde olmak üzere toplam 155 ülkeden 6 bini aşkın katılımcı iştirak etti. Forum süresince gerçekleştirilen 50 oturumda eğitimin dönüştürücü gücünden iklim krizine, yükselen korumacılık dalgasından çok kutupluluğa pek çok konu yetkin isimler tarafından ele alındı" ifadelerini kullandı.

Gazze ve Suriye'ye dair oturumların ülkemizin zulüm karşısındaki vicdanlı duruşunun sergilenmesi noktasında önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz de açılış hitabımızda Türkiye'nin Suriye ve Gazze başta olmak üzere bölgesel meselelere dair net tavrını ortaya koyduk. İnsanlığın beşten büyük olduğunun altını bir kez daha çizdik. Filistin halkının yanında olduğumuzu tüm dünyaya ilan ettik. Suriye'deki çıkarlarımızı koruma noktasında tereddüt göstermeyeceğimizi tekrar teyit ettik.Karşılıklı saygı ve ortak menfaatler temelinde Avrupa Birliği'yle ilişkilerimizi geliştirmeye hazır olduğumuzu ifade ettik" ifadelerini kullandı.

"Forum kapsamında 15 ikili görüşme gerçekleştirdik"

Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce son bulması için ellerinden gelen gayreti göstermeye devam edeceklerini de vurguladıkları belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erdoğan, "Ayrıca, forum kapsamında 15 ikili görüşme gerçekleştirdik. Böylece dünyanın 155 ülkesinden 6 binin üzerinde katılımcının iştirak ettiği bir uluslararası etkinliği daha hamdolsun başarıyla icra ettik. Aylar süren titiz bir hazırlık ve emek neticesinde bizlere bu gururu yaşatan Dışişleri Bakanlığımızı ve foruma destek veren tüm kuruluşlarımızı bir kez daha yürekten tebrik ediyorum.Gerilimlerin tırmandığı, sürekli yeni krizlerin baş gösterdiği bir dönemde Türkiye olarak adaleti, barışı, diplomasiyi öncelemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Forumdan bir gün önce 10 Nisan tarihinde Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto ve heyetini misafir ettiklerini hatırlatan Erdoğan, "Dostum Subianto'nun Meclis'imizde iki ülke tarihine ve münasebetlerine dair mesajları tarafımızdan memnuniyetle karşılanmıştır. 4 asrı aşan kardeşlik bağlarımızın olduğu Endonezya ile ilişkilerimizin geniş bir yelpazede yakaladığı ivmeden bahtiyarlık duyuyoruz. Ticaret hacmimizi 10 milyar dolara taşımakta kararlıyız. Savunma sanayinden müteahhitliğe, sağlık ve enerjiden gıda sektörüne kuracağımız yeni ortaklıklarla inşallah bu hedefe ulaşacağız" dedi.
"Ortadoğu'daki her gelişme, her kriz, her sorun doğrudan doğruya bizi, ülkemizi, milletimizi, ekonomimizi, güvenliğimizi ilgilendirmektedir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Girişimci, proaktif ve cesur bur anlayışla hadiseleri okumak, politikalarımızı da buna göre güncellemek mecburiyetindeyiz. Türkiye olarak bu mücadelede güçlü kurumlara sahibiz. 500 yıllık mazisiyle Hariciye Teşkilatımız bugün 260'ı aşkın temsilciliğiyle dünyanın en geniş 5 diplomatik ağı arasında yer alıyor. TİKA'ımız, AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türk Hava Yollarımız, Yurt Dışı Türkler Başkanlığımız, Türkiye Maarif Vakfımız ve diğer kurumlarımız birbirinden önemli projelere imza atıyor. İstihbarat diplomasisi alanında da çok ciddi tecrübe kazandık. Askeri mevcudiyetimiz genişlerken savunma sanayi ürünlerimiz doğudan batıya, kuzeyden güneye birçok ülke tarafından kullanılır hale geldi. Türkiye'nin sert güç ve yumuşak güç unsurları daha önce hiç olmadığı kadar dış politikamızda etkin rol oynuyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sağladığı avantajları da kullanarak şimdi tüm bunları aynı hedefe teksif ediyor, bölgedeki değişimin olumlu yönde seyretmesi için yoğun gayret gösteriyoruz" değerlendirmesini yaptı.

"Muhalefet, yolsuzluk soruşturmalarının üstünü örtmek için Batı'ya ve Batılı medya kuruluşlarına yalvarırken, biz Türkiye'nin itibarını küresel ölçekte artırmaya çalışıyoruz"
Sabırla, soğukkanlılıkla ve stratejik akılla, mücehhez bir bakış açısıyla dış politikadaki hedeflerini gerçeğe dönüştürmenin mücadelesini verdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet, yolsuzluk soruşturmalarının üstünü örtmek için Batı'ya ve Batılı medya kuruluşlarına yalvarırken, biz Türkiye'nin itibarını küresel ölçekte artırmaya çalışıyoruz. Mandacılık hastalığından kendini kurtaramayan Ana Muhalefetin bizim bu ufkumuzu, bizim vizyonumuzu, bizim diklenmeden dik duruşumuzu, Türkiye'yi 23 yılda nereden nereye getirdiğimizi anlaması zaten mümkün değildir. Onlar bırakın dünyayı okumayı, burunlarının dibini bile görmekten acizler. Ülkemizde son 23 yılda nasıl büyük bir değişim yaşandığını kavrayacak, böyle bir donanıma, bilgiye, kavrayışa da sahip değiller. Batı karşısında mahcup ve mağlup, kendi devletine karşı mağrur ve müfsit bir karakterle adeta zihnen mefluç olmuş durumdalar.Muhalefet görmese de şu gerçeği herkes görüyor ve kabul ediyor: Türkiye çok kutuplu dünyada bir kutup başı olarak ağırlığını daha fazla hissettirmektedir. Yeniden şekillenen küresel sistemde Türkiye inşallah hak ettiği yeri bu sefer mutlaka alacaktır" dedi.
Türkiye'nin herhalükarda sulhu sükunun tarafında olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye her komşusunun, her dostunun, her kardeşinin kendisinden emin olduğu bir ülkedir, böyle bir devlettir. Ama aynı zamanda Türkiye sınırları zorlanacak, dostluğu veya düşmanlığı test edilecek bir ülke de değildir. Biz istiklal ve istikbalimiz uğurunda gerekirse baş veririz, ama asla zalime baş eğmeyiz. Kimse hatalı hesap yapmamalı, kışkırtmalar karşısındaki serinkanlı tavrımızı asla bir zafiyet olarak algılamamalıdır" diye konuştu.

"Suriye'nin kalıcı huzura ve istikrara kavuşmasına kim engel olursa açık söylüyorum, karşısında Suriye hükümetiyle birlikte bizi de bulacaktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de kalıcı huzur ve istikrar için Türkiye'nin tutumunun net olduğunun altını çizdi. Erdoğan, "Özellikle Suriye konusunda kimi aktörler, Türkiye'nin sabır taşının direncini sınamak yerine, dostluğunun kıymetini bilmeli, buna göre söylemlerini ve politikalarını ayarlamalı, örgüt gibi değil, devlet gibi hareket etmelidir. Suriye'nin kalıcı huzura ve istikrara kavuşmasına kim engel olursa açık söylüyorum, karşısında Suriye hükümetiyle birlikte bizi de bulacaktır. Terör koridoruyla Suriye'nin parçalanmasına nasıl müsaade etmediysek, başka koridorlarla bu ülkenin bölünmesine de aynı şekilde izin vermeyiz. Tekrar ediyorum, Suriye'de 8 Aralık öncesine geri dönüş diye bir ihtimal ortadan kalkmıştır. 8 Aralık devrimiyle birlikte bu ülkede artık yeni bir dönem başlamıştır. Suriye toparlandıkça istikrara ve huzura kavuştukça bunun kazananı tüm bölgemiz olacak, bölgedeki tüm halklar olacaktır. Türkiye bu yeni sürecin başarıya ulaşması için elinden geleni yapacaktır. Gazze'de de kardeşlerimizin özyurtlarında güvenli, huzurlu ve özgürce yaşamaları için kendilerine gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine giderek daha fazla maruz kalındığını söyleyen Erdoğan, "Amerika yerlilerine atfedilen şu sözün manasını anladığımız günlerdeyiz: Son ağaç kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde ve son balık öldüğünde o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız. Evet, insanlık olarak bizden öncekilerden devraldığımız ve çocuklarımızın bize emaneti olan tabiatı, havayı, suyu, toprağı hoyratça kullanmanın faturasına daha çok muhatap olduğumuz bir dönemin içindeyiz. İklim değişikliği bazen kuraklık, bazen de sel, dolu ve zirai don gibi meteorolojik olaylarla kendisini belli ediyor. Hava şartlarına bağlı olan tarımsal üretim de iklim değişikliğinden en çok etkilenen alanların başında geliyor. Geride kalan 5 günlük dönemde maalesef bunu bir kez daha yaşadık. Hava sıcaklıklarındaki ani düşüşler sebebiyle ülkemizin belli bölgelerinde don, kar yağışı, dolu olaylarıyla karşı karşıya kaldık. Öyle ki kimi yerlerde termometreler eksi 17 dereceyi gösterdi. Bazı bölgelerde son 30 yılın en düşük sıcaklık değerleri ölçüldü. Bu vesileyle bir kez daha tüm üreticilerimize, çiftçilerimize geçmiş olsun diyorum" açıklamasını yaptı.

Tarım ve Orman Bakanlığının ilk günden beri süreci yakından takip ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fakat ülkenin başına gelen her felaketi fırsata dönüştürmek isteyen habis zihniyet burada da boş durmadı. Hasar tespit çalışmaları henüz tamamlanmadan millete korku salma adına her türlü manipülasyona başvurdular. Gıda arz güvenliğimizin tehlikede olduğundan tutun da, yurt dışına bağımlı olacağımıza, bütün bunlara kadar bir sürü tezviratı ortalığa boca ettiler. Tarım Bakanlığımız dün yaptığı açıklamayla karşı karşıya olduğumuz ilk tabloyu ortaya koydu. Buna göre bazı hususları tekrar açıklığa kavuşturmakta fayda görüyorum" dedi.

"Bu olay bizlere TARSİM'in önemini tekrar hatırlatmıştır"

Başta hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar olmak üzere stratejik öneme sahip tarım ürünlerinde yurt içi gıda arzını olumsuz yönde etkileyecek bir riskin olmadığını kaydeden Erdoğan, "Lakin eksi 17 dereceye düşen sıcaklıklardan dolayı belli bölgelerde bazı meyve çeşitlerinde sıkıntı söz konusu. İlk tespitlerimiz kayısı, üzüm, elma, şeftali, nektarin gibi meyve gruplarında farklı derecelerde hasar meydana geldiğine işaret ediyor. Hasar tespit çalışmalarımızın tamamlanmasını müteakip durum daha net ortaya çıkacaktır. Üretimin devamlılığını ve arz güvenliliğini sağlamak üzere Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli adımları atmaktadır. Bu olay bizlere TARSİM'in önemini tekrar hatırlatmıştır. Don, sel, kuraklık gibi durumlardan etkilenmemek için prim bedelinin yüzde 70'i kadarının devletimizce ödendiği tarım sigortasının yaptırılması ve çiftçi kayıt sistemine kayıt olunması büyük önem taşıyor. TARSİM uygulamasının başladığı 2006'dan bugüne kadar üreticilerimize 38,5 milyar lira prim desteği ve 33,5 milyar lira hasar tazminatı ödedik. Çiftçilerimizden de bu konuda azami hassasiyet bekliyoruz.Bugünkü Kabine Toplantımızda üreticilerimizin zararını tazmin konusunda neler yapabiliriz bunu enine, boyuna değerlendirdik. Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı ve zirai don sigortası olmayan çiftçilerimizin zarar gören mahsullerinin üretimi için yaptıkları harcamalarının hasar oranına göre karşılanması için Tarım Bakanlığımız çalışmalarına başladı. Tarım Bakanımıza konuyu çiftçilerimizle yakın istişare halinde yürütmesi için gereken talimatları verdik. Şahsen biz de yapılan bu çalışmaları büyük bir hassasiyetle takip edeceğiz. Üreticilerimize tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hükümetimizin tüm imkanlarıyla, tüm kapasitesiyle bu zor günlerinde çiftçilerimizin, üreticilerimizin yanında olduğunun bilinmesini istiyorum." Açıklamasında bulundu.

"Bu yollarla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu attırdığımız gibi, trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da düşüş sağladık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletçe dayanışmamızı perçinlediğimiz, muhabbetimizi güçlendirdiğimiz, birlik ve beraberliğimizi büyüttüğümüz bir bayramı daha geride bıraktık. Tek bir canımızı dahi trafik kazasında kaybetmeyelim diye 28 Mart-6 Nisan tarihleri arasında trafik güvenliğimizi en üst seviyede tuttuk. 69 bin polis ve jandarma personelimiz ülkemizin dört bir yanında görev başındaydılar. Trafik kazaları ve can kayıplarının önüne geçmek için bayramlarını görev başında geçiren bu kardeşlerimin her birine teşekkür ediyorum. Bayram tatilinde geçen seneye göre denetim sayımızı yüzde 30 arttırdık. Tedbirler sayesinde bu yıl ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında yüzde 4,6 oranında düşüş oldu. Fakat yine de 74 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine maalesef engel olamadık. 10 bin 199 kardeşimiz de trafik kazalarında yaralandı. Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılarımıza ise acil şifalar niyaz ediyorum.Burada şu vahim gerçeği açıkça ifade etmek zorundayım: Hepimizi acıya boğan bu kazaların en büyük nedeni aşırı hızdır. 6 bin 268 kazanın yüzde 41'i hız ihlalinden kaynaklandı. 74 canımızın 44'ünü yine aşırı hızdan kaybettik. Şuraya da özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum: Bayram boyunca otoyol ve köprülerimizden toplam 25 milyon 715 bin araç geçiş yaptı. Yine bu dönemde 731 bin otobüs seferi gerçekleştirildi ve bu seferlerde 9 milyon 110 bin yolcu taşındı. Havalimanlarımız da 42 bin 521 uçak trafiğiyle 6 milyon 108 bin yolcuya hizmet sunuldu. Yüksek hızlı tren, ana hat, bölgesel trenler ve şehir içi raylı sistem hatlarını ise 10 milyon 540 bin insanımız kullandı. Gördüğünüz gibi artık yollarda milyonlarla ifade edilen araç sayılarından 100 milyonlara yaklaşan yolcu rakamlarından bahsediyoruz. Yollarımızdaki trafik hareketliliği ve yolcu sayılarındaki bu artışlar şüphesiz doğu-batı, kuzey-güney demeden ülkemizi baştanbaşa yüksek standartlı yol ağıyla donatmamızla doğrudan bağlantılıdır. 2002 yılında 6 bin 101 kilometrelik bölünmüş yolumuz varken, bugün bu rakam 29 bin 734 kilometreye çıktı. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıyken, bugün bu sayı 77'ye yükseldi. Bir diğer çarpıcı rakam şudur: Bölünmüş yollarımız ülkemizin yol ağının yüzde 43'ünü oluştururken, trafiğin yüzde 83'üne hizmet veriyor. Bu yollarla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu attırdığımız gibi, trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da düşüş sağladık. Bakınız, 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8,5 milyon iken, şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 31,5 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız 90 kilometreye çıkmış durumda. Yani taşıt hareketliliği yüzde 195 oranında artarken, trafik kazalarında can kaybı 15'te bir oranında geriledi. Özellikle kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarının ve bu kazalardan kaynaklı ölümlerin büyük oranda önüne geçtik" ifadelerini kullandı.

"Trafik magandaları başta olmak üzere halkımızın güvenliğini tehdit edenlere karşı daha caydırıcı tedbirler uygulanmasını sağlayacağız"

Trafik güvenliğine yönelik yatırımların bölünmüş yollarla sınırlı olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Son 10 yılda yol ağımızda toplam 6 bin 100 kilometre banket sarsma bandı uygulaması gerçekleştirdi. Bu uygulama sayesinde yoldan çıkma türü kazalar hamdolsun yüzde 40 oranında azaldı. Ayrıca, 2024 yılı sonu itibariyle devlet ve il yolları genelinde toplam 33 bin kilometre oto korkuluk bulunuyor. Bunun dışında da farklı tedbir ve yatırımlarla yol güvenliğimizi arttırıyoruz. Trafik kazalarını daha da aşağı çekmek için sürücü kaynaklı ihlallerin de mutlaka önüne geçmemiz gerekiyor. Yakın zamana kadar trafik güvenliğini tehdit eden ve milletimizin tepkisine yol açan ihlallerin başında kanunsuz çakar kullanımı geliyordu. Cezaların artmasıyla illegal çakar kullanım oranı yüzde 80 oranında düştü. Bunu sıfırlayana kadar denetimlerimizi sürdüreceğiz. Trafikte kural ihlallerinin caydırıcılığının güçlendirilmesi, böylece trafik güvenliğinin temini amacıyla İçişleri Bakanlığı'mız bir çalışma yürüyor. Milletimizden gelen şikâyetlere özellikle kulak verilerek hazırlanmakta olan bu çalışmayı ilgili tüm taraflarla istişare ettikten sonra kamuoyumuzun ve Meclis'imizin takdirine sunacağız. Böylece trafik magandaları başta olmak üzere halkımızın güvenliğini tehdit edenlere karşı daha caydırıcı tedbirler uygulanmasını sağlayacağız. Şunun bilinmesini özellikle isterim: Yeni yol yatırımlarımız ve güvenlik odaklı uygulamalarımızla trafik kazalarından kaynaklanan can kayıplarını daha da azaltmaya kararlıyız. İşte son olarak 12 Nisan Cumartesi günü Antalya Havalimanı Genişleme Projesi ve yeni terminal binalarının açılışını yaptık. Böylelikle turizmin başkenti Antalya'mızı yıllık 82 milyon yolcu kapasitesine sahip muhteşem bir esere kavuşturmuş olduk. Yeni terminal binalarımızın bir kez daha Antalya için, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımız ile birlikte projede emeği geçen tüm kurumlarımızı, işçisinden mühendisine herkesi kutluyorum.
Her zaman söylüyorum; bizim işimiz hizmet ve eser üretmek. Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. İllerimizi ve insanlarımızı oy tercihlerine göre ayıranlardan olmadık. Biz milletimizi kucaklaştırmanın, şehirlerimizi kalkındırmanın derdindeyiz. Bizim ufkumuzda sadece büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etmek var. Bizim vizyonumuzda milletimizi asırlık hayalleriyle buluşturmak var. 23 yıldır muhalefetin engelleme girişimlerine rağmen daima bunun için çalıştık, bunun için ter döktük, emek verdik. İnşallah bundan sonra 85 milyon için aşkla çalışmaya devam edeceğiz."

"25 bin yeni öğretmen ataması sürecini başlattık"

10 bini Milli Eğitim Akademisi'ne olmak üzere toplam 25 bin yeni öğretmen ataması sürecini başlattıklarının müjdesini veren Cumhrbaşkanı Erdoğan, "Milli Eğitim Bakanlığımız, atama takvimi ve diğer detaylarla ilgili kapsamlı bilgilendirmeyi önümüzdeki dönemde yapacak. Bu vesileyle gözbebeğimiz olan evlatlarımızı kendilerine emanet ettiğimiz kıymetli öğretmenlerimize emekleri ve fedakârlıkları dolayısıyla ülkem ve milletim adına bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de kadın emeği atölyelerde hayat buluyor Mezitli Belediyesinin kadın atölyelerinde verilen ücretsiz kurslarla üretime katılan kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ekonomik kazanç elde ederken, Başkan Ahmet Serkan Tuncer kursiyerlerle bir araya geldi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Viranşehir Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Atölyesini ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların üretime katılımını artıran ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarını sağlayan atölyelerde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Tuncer, kursiyerlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Ücretsiz kurslarla hem meslek edinme hem de sosyalleşme imkanı sunan atölyelerin, Mezitli’de kadınların güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Kadınların kendilerini geliştirmeleri amacıyla Mezitli’nin birçok mahallesinde hayata geçirilen atölyelerde verilen ücretsiz kurslar büyük ilgi görüyor. El emeği üretimden kişisel gelişime kadar birçok alanda eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayacak üretimler gerçekleştiriyor. Gerçekleştirilen ziyarete belediye meclis üyeleri de katıldı. Heyet, atölyede yürütülen çalışmaları ilgiyle takip ederken kursiyerlerin taleplerini de dinledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren kadın atölyeleri, gönüllü eğitmenlerin desteğiyle farklı alanlarda eğitimler sunarak her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyor. Yoğun talep gören atölyelerde kadınlar, üretim, meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında kendilerini çok yönlü olarak geliştirme fırsatı yakalıyor. "Kadınların güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Ahmet Serkan Tuncer, kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, "Mezitli Belediyesi olarak kadınların hayatın her alanında daha güçlü bireyler olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atölyelerimizde kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de üretime katılarak ekonomik özgürlüklerini güçlendiriyor. Kadınların güçlenmesi, toplumun güçlenmesi demektir. Bu anlayışla daha fazla kadına ulaşmak için projelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Atölyede eğitim alan kadın kursiyerler ise sunulan imkanlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Burada sadece bir meslek öğrenmiyoruz, aynı zamanda sosyalleşiyoruz, kendimize güvenimiz artıyor. Üreterek aile bütçemize katkı sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Sanat Melikgazi Kayseri Kent Konseyi’ni ağırladı Dedeman Parkı’nın içinde, birbirinden keyifli etkinlikleri, söyleşileri ve yetenekleri gün yüzüne çıkaran farklı atölyeleri ile vatandaşları sanatın kalbine dokunmaya teşvik eden Sanat Melikgazi, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ ile Kültür Sanat ve Kadın Çalışma Gruplarını ağırladı. Kent Konseyi ziyaretine ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Sanat Melikgazi’nin kazandırılması ile çok önemli bir eksikliğin giderildiğini, verilen eğitimlerin güzel sonuçlar vereceğini dile getirerek şunları söyledi; "Kent Konseyi Başkanımız Serdar Altuntuğ’a, kent konseyinin değerli üyelerine teşekkür ediyoruz. Şehrimizin farklı açılardan birçok pozitif yanı var. Bu özelliklerini keşfettikçe, bunlara yatırım yaptıkça bizim de şaşıracağımız sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanat merkezimizle birlikte insanların ne kadar bu konuda istekli olduklarını; sanatla ilgili birçok eğitim almak isteyen, uygulama yapmak isteyen, hatta burada eğitim vermek isteyen kişiler olduğunu gözlemledik. Burada yaklaşık 14-15 farklı alanda atölye çalışmaları, eğitimler verilecek. Önümüzdeki günlerde burada sergiler yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla Kayseri’deki büyük bir açığı inşallah burayla birlikte bir nebze de olsa gidermiş olacağız. Sanat Melikgazi’nin kurs takvimlerini lütfen sanatseverler yakından takip etsin. Burası farklı bir formatta çalışacak ve buradan eğitim alanlar bir müddet sonra bu işten ekmek kazanacak, para kazanacak, istihdam sahibi olacak duruma gelecekler. Bir nevi uygulamalı bir akademi gibi çalışacak. Emeği geçen mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun." Sanat Melikgazi’de eğitim alan insanların kültür- sanat hayatına katkı sunacağını belirten Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ; "Kent Konseyi olarak Melikgazi Belediyemizin şehrimizde kazandırdığı sanat merkezini ziyarete geldik. Başkanımızı ve ekibini kutluyoruz. Kayseri’de şehrimizin kültür-sanat hayatına veya toplum yaşantısına katkı sunabilecek bütün projeleri, Kent Konseyi olarak ilgili çalışma gruplarıyla ziyaret edip desteklemek istiyoruz. Buraya Güzel Sanatlar Fakültemiz, lisemiz ve ilgili bütün sanatla uğraşan, kültürel faaliyetlerle uğraşan arkadaşlarımızı davet ettik. Daha önce biliyorsunuz Gön Han gibi çok önemli bir projeyi de ziyaret etmiştik. Bu tip projeler şehrimizin geleceği için çok önemli. İnşallah burada eğitim alan insanlar şehrin kültür- sanat hayatına da katkı sunacaktır. Güzel Sanatlar Fakültelerine, lisesine gitmek isteyen insanlara eğitimler de verilebilir diye Başkanımızla da görüştüm. Katılımcılara da çok teşekkür ediyoruz. Hepsi ilgili insanlar, sağ olsunlar, güzel bilgilendirme oldu. Bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz" dedi.
Bursa "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel lise öğrencilerini ağırlıyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Türkiye’de bir ilk olan ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında bu defa Bursa genelindeki özel liselerden 11. ve 12. sınıf öğrencilerini ağırlamaya başladı. Projenin ilk günüde oryantasyona katılan öğrenciler, bir ay boyunca BTÜ’de ders, laboratuvar, kütüphane ve sosyal yaşamın tüm imkânlarını deneyimleme fırsatı bulacak. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesine BTÜ internet sitesi üzerinden başvuran öğrenciler, lise not ortalamalarına göre bölümlere yerleştirildi. Öğrenciler, ilk günlerinde düzenlenen oryantasyon programı ile üniversiteyi, kampüs imkanlarını ve akademik yaşamı tanıma fırsatı elde etti. BTÜ hakkında öğrencilere bilgilendirme sunumu yapan Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit, üniversitenin öğrenciyi merkeze alan ve şehirle, toplumla bütünleşmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ecevit, ayrıca üniversitenin sunduğu imkânlar, mezun ve öğrenci başarıları ile sektörel fırsatları aktararak, öğrencilere "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin amacı ve işleyişi hakkında da ayrıntılı bilgilendirme yaptı. Öğrencilerden teşekkür Nisan ayının sonuna kadar her salı BTÜ’de derslere katılacak öğrenciler, üniversite yaşamını ve akademik ortamı yakından deneyimlemenin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. "Derslere aktif katılmak, laboratuvarları kullanmak, hangi bölümü seçeceğimiz konusunda daha net bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor" diyen öğrenciler, üniversiteyi birebir yaşayarak kararlarını bilinçli şekilde verebileceklerini belirtti. Projenin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı olduklarını ifade eden öğrenciler, böyle bir fırsatı sunan BTÜ’ye teşekkür etti. Rektör Çağlar: Geleceğinizi şekillendirecek bir deneyim BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilere "hoş geldiniz" diyerek, "Bu proje, sizlerin ilgi ve yeteneklerinizi keşfetmeniz, güçlü yönlerinizi fark etmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor. Üniversite yaşamını deneyimleyerek, gelecekte alacağınız önemli kararlar için daha bilinçli adımlar atabileceksiniz. Bu deneyimin bir parçası olan öğrencilerimize başarılar diliyor, verimli ve keyifli bir ay geçirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Meclis toplantısında gündem Gümrük Müdürlüğü DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Tanju Acar’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesi konuşuldu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olağan Meclis Toplantısı, Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysan Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Tanju Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantının ilk gündem maddesi yapılması planlanan Gümrük Müdürlüğü binası oldu. Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesiyle ilgili meclis üyelerine bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, bakanlığa verilen taahhüt gereği en kısa sürede Gümrük Müdürlüğü binasının bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Müdürlüğü sunumunun ardından oda faaliyetlerine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, mart ayında gerçekleşen faaliyetleri meclis üyelerine aktardı. Toplantının devamında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat yeni hizmet binasının son durumu ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, Turizm Komisyonu adına Meclis Üyesi Hasan Arslan da hazırlıkları devam eden fuar hakkındaki son gelişmeleri meclis üyelerine aktardı. Toplantıda ayrıca aylık mizanlar ve ekonomik raporlar da görüşülerek karara bağlandı.
Niğde Çanakkale ruhunu taşıyan mobil müze tırı Niğde’de ziyarete açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesinde yürütülen ’Çanakkale Savaşları Mobil Müze’ projesi kapsamında hazırlanan mobil müze tırı Niğde’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Çanakkale ruhunu Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı amaçlayan mobil müze, özellikle Çanakkale’yi ziyaret etme imkanı bulamayan vatandaşlara tarihi yerinde hissettirmeyi hedefliyor. Niğde’de yoğun ilgi gören müze tırında, Çanakkale Savaşı’na ait fotoğraflar, belgeler, çeşitli görsel materyaller ve videolar yer alıyor. Toplam 7 vitrinden oluşan müzede, Çanakkale Cephesi’nden günümüze ulaşan savaş objeleri de sergileniyor. Ziyaretçiler, dönemin atmosferini yansıtan içerikler sayesinde tarihi deneyimleme fırsatı buluyor. Niğde’deki açılışa Vali Yardımcıları Soner Divli ve Baha Büyükkaymakcı’nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrenciler, rehberler eşliğinde müzeyi gezerek Çanakkale Savaşı’nın önemine dair bilgi aldı. Mobil müze hakkında açıklamalarda bulunan tır görevlisi Ali Pınar, projenin altı yılı aşkın süredir aktif olarak sürdürüldüğünü belirtti. Pınar; müzenin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’da da ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Pınar açıklamasında; "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen mobil müzemiz, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Amacımız, Çanakkale’yi görme imkanı bulamayan vatandaşlarımızın ayağına bu ruhu taşımak. Müzemiz bugüne kadar Türkiye’yi defalarca dolaştı ve ulaşılmadık ilçe bırakmamayı hedefliyor. ‘Al sancağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir’ mottosuyla yola çıktık. Bu ruhu çocuklarımıza, gençlerimize, gazilerimize ve tüm vatandaşlarımıza aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. Niğde’de belirli bir süre ziyarete açık olacak müzenin, özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.