POLİTİKA - 03 Şubat 2026 Salı 15:17 | Son Güncelleme : 03 Şubat 2026 Salı 15:20

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan’da

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzere "TUR" uçağı ile Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’a geldi. Erdoğan, "TUR" uçağı ile başkent Riyad'a indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nda Riyad Emiri Prens Faisal bin Bandar Al Saud, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assad Abualnasr ile Türkiye'nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ve eşi Ayşenur İşler karşıladı.

Erdoğan, Veliaht Prensi Selman ile görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti kapsamında Riyad’daki Yemame Sarayı'nda düzenlenecek resmi karşılama törenine katılacak ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüşerek, heyetler arası toplantıya başkanlık edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra ise onuruna düzenlenen akşam yemeğine iştirak edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretinin ardından yarın Mısır'ın başkenti Kahire'ye gidecek.
Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile bazı yetkililer de Suudi Arabistan'a geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Işıkhan: "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" dedi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında ‘Sağlık Politikaları ve Finansmanı İş Birliği Protokolü’ İmza Töreni gerçekleşti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleşen programda, SGK’nın görev ve yetki alanına giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik; bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ile üretime yönelik olanlar da dahil olmak üzere proje faaliyetleri gibi benzeri hususlarda iş birliği yapılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlandı. "İmzalayacağımız protokolüm ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum" Programda bir konuşma gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, akademi camiasıyla ilgili kamu kurumlarının ortak bir platformda buluşturarak, ortak hareket anlayışlarını güçlendirecek bir işbirliği protokolüne atacaklarını belirtti. Ortak hedeflere giden yolda birlik ve beraberlik olduğu sürece başarının kaçınılmaz olduğunu bildiren Işıkhan, "İş birliğinin var olduğu yerde; çözüm vardır, dayanışma vardır, katma değer ve üretim vardır. Bugün burada imzalayacağımız protokol; ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Akademi kökenli bir Bakan olarak, hem sosyal güvenlik hizmetlerimizi, hem de sürekli standartları ve kalitesi yükselen sağlık hizmetlerimizi ilgilendiren bu önemli mevzuda, akademi camiamızın inisiyatif alarak sorunların çözümüne katkıda bulunmasını, ayrıca değerli bulduğumu özellikle ifade etmek isterim" açıklamasında bulundu. Işıkhan, SGK’nin GSS kapsamında yer alan hizmetleri sunduğunu söyleyerek, bunun yanı sıra sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kaliteyi artıran ve vatandaş memnuniyetini esas alan çok önemli düzenlemeleri de hayata geçirdiklerini ifade etti. Son dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sağlık alanında gerçekleştirdiği hizmetlere de değinen Işıkhan, bütün bu adımların sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kolaylaştırmak ve sağlık finansman yapısını dengeli biçimde sürdürmek amacıyla hayata geçirildiğini dile getirdi. "Bir taraftan ekonomimizi büyütürken diğer taraftan da daha sağlıklı bir ülke bırakmak için yeni hedefler üretiyoruz" Işıkhan, toplumun sağlıklı bireylerden oluşmasını amaçladıklarını ve bunun devamının sağlanmasının ise ekonomik kalkınma açısından önemli bir gösterge olarak kabul edildiğini vurgulayarak, "Hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmayan Genel Sağlık Sigortası ve nüfusumuzun nereyse tamamını kapsayan Sosyal Güvenlik Sistemimiz, sadece sosyal kalkınmamızın değil aynı zamanda ekonomik kalkınmamızın geleceği açısından da oldukça mühim bir husustur. Bir taraftan ekonomimizi büyütüp, kamu kurumlarımızı geliştirirken diğer taraftan da gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke bırakmak için her geçen gün yeni projeler ve hedefler üretiyoruz. Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedefimiz; sadece sağlık finansmanı sağlamak değil, aynı zamanda sigortalılarımızın tüm beklentilerini karşılayacak kaliteli, sürdürülebilir, güvenilir ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi inşa edebilmektir" değerlendirmesinde bulundu. "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" GSS uygulamaları ve sağlık politikalarına ilişkin çalışmalarını bilimsel ve teknik danışmanlık desteği ile yürütmeye önem verdiklerini aktaran Işıkhan, bu hususta üniversiteleri; eğitimin yanı sıra bilgi üreten ve kamu politikalarına yön veren stratejik yapılar olarak gördüklerini aktardı. Işıkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Sağlık gibi dinamik ve sürekli gelişen bir alanda üniversitelerimizin bilimsel yaklaşımı ve akademik birikimiyle yürütülen iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Dolayısıyla, Sosyal Güvenlik Kurumumuz ile Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı arasında tesis edilen bu iş birliği, teorik bilginin uygulamayla buluştuğu, akademik üretimin kamu hizmetine doğrudan katkı sunduğu örnek bir modeldir. Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Bu çerçevede üniversitelerimizin katkısı yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda GSS sistemimizin geleceğine yön verecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine ışık tutacaktır. Bizler, üniversiteleri doğal ve vazgeçilmez çözüm ortağı olarak görüyor; bu tür iş birliklerinin güçlenerek devam etmesini büyük bir memnuniyetle destekliyoruz." "İmzalanacak protokoller çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturmaktadır" SGK Başkanı Raci Kaya ise, kamu yönetimi ile akademik bilginin aynı hedef doğrultusunda buluştuğu bir iş birliği için bir araya geldiklerini belirterek, "İmzalanacak protokoller; genel sağlık sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik olarak bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ve proje faaliyetlerini kapsayan çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturmaktadır. Bu iş birliğiyle amacımız; uygulamadan gelen tecrübeyi akademik bilgiyle buluşturarak, kanıta dayalı, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sunmaktır. Bilimsel üretim gücü ile kamu kurumlarımızın saha deneyiminin birleşmesi, sağlık sistemimizin geleceği açısından son derece değerlidir" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK Başkanı Raci Kaya, TÜSEB Başkanı Ümit Kervan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın ve Ankara Üniversitesi Rektörü Naci Ünüvar tarafından işbirliği anlaşması imzalandı.
Denizli Vali Köşger; "Ata’mızın ziyaretinin taşıdığı tarihî ve manevi değer, nesilden nesle aktarılmaya devam etmektedir" Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 4 Şubat 1931’de Denizli’ye gerçekleştirdiği ziyaretin yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Köşger, mesajında Atatürk’ün Denizli’ye gelişinin kentin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 4 Şubat 1931’de Denizli’ye gerçekleştirdiği ziyaretin yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Köşger, mesajında Atatürk’ün Denizli’ye gelişinin kentin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Vali Köşger, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Denizli ziyaretinin 95. Yıl dönümünü en içten dileklerle kutladığını ifade ederek; "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, büyük mücadelelerle kurulan Cumhuriyetimizin kazanımlarını yerinde görmek maksadıyla çıktığı "Büyük Ege Gezisi" kapsamında 4 Şubat 1931 tarihinde şehrimize teşriflerinin 95. yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilimize teşriflerinin yıl dönümünü, bu yıl da 4 Şubat’ta, milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahip olan bu tarihî buluşmanın hatırasını yaşatma bilinciyle idrak etmekteyiz. Bu anlamlı gün vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan sevgi, saygı ve minnet duyguları bir kez daha ifade edilmekte; O’nun ilimize gelişinin taşıdığı tarihî ve manevi değer, nesilden nesle aktarılmaya devam etmektedir" dedi. Denizli Valisi Köşger, 95 yıl önce gerçekleştirdiği ziyaretiyle Denizli’yi onurlandıran ve bıraktığı değerlerle yolu aydınlatan Cumhuriyetin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kıymetli silah arkadaşlarını şükranla sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı; "Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a ayak bastığı ilk andan itibaren, yürüttüğü mücadelenin en büyük gücünü aziz Türk milletinden almış; her fırsatta sine-i millete dönerek Anadolu’nun iradesini esas almıştır. Bu anlayışın anlamlı bir tezahürü olan Denizli ziyareti, ilimiz için bir gurur günü olarak yaşatılmaktadır. 4 Şubat 1931 Çarşamba günü Atatürk’ü karşılamak üzere, öğretmeninden öğrencisine, memurundan esnafına kadar Denizli halkı İstasyon Caddesi’nde toplanmış; özlem, coşku ve içten bir sevgiyle Gazi’yi bağrına basmıştır. Atatürk’ün şehrimizden ayrılırken dile getirdiği, "Denizli halkının hakkımda gösterdiği hissiyattan duygulandım. Teşekkür ve muhabbetlerimin muhterem halka iletilmesini rica ederim." ifadeleri ise, ilimizin Atatürk’ün gönlünde edindiği yeri, tarihî bir hatıra olarak kayıt altına almıştır. Millî Mücadele yıllarında ilimiz, Kuvay-i Milliye ruhuyla Yunan işgaline karşı düzenlenen protesto mitinglerine ev sahipliği yapmış; gösterdiği kararlı duruşla düşmana karşı direnen şehirlerden biri olarak tarihteki yerini almıştır. O gün gösterilen bu fedakâr duruş, bugün de Denizli’nin gelişmiş sanayisi, üretim gücü, ihracat kapasitesi ve girişimci insan kaynağıyla sürdürdüğü kalkınma hamlelerinde hayat bulmaktadır. Denizli, geçmişten aldığı bu ruhla; ekonomide, eğitimde, kültürde ve sosyal hayatta ortaya koyduğu hamlelerle, ülkemizin Atatürk’ün işaret ettiği "muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma" hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerleyen, üreten ve örnek teşkil eden şehirlerimizden biri olmayı sürdürmektedir. Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme yolunda bizlere düşen en kutsal görev; tarihimizden miras kalan değerleri titizlikle korumak ve bu değerleri gelecek nesillere daha da güçlendirerek devretmektir. Bizler de bu bilinçle, ülkemizi dünyanın en müreffeh ve en güçlü devletleri arasına taşıma hedefi doğrultusunda var gücümüzle çalışacağız. Bu duygu ve düşüncelerle, 95 yıl önce gerçekleştirdiği ziyaretiyle şehrimizi onurlandıran ve bıraktığı değerlerle yolumuzu aydınlatan Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kıymetli silah arkadaşlarını; vatanımızın bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum"
Malatya Bakan Ersoy: "Dünya tarihinin en muazzam inşa ve ihya hareketini hayata geçirdik" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Malatya’da yaptığı açıklamada, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalarla dünya tarihinin en kapsamlı inşa ve ihya sürecinin hayata geçirildiğini söyledi. Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Malatya’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Malatya Valiliği ziyareti sonrasında açıklamalarda bulundu. Depremin ilk anından itibaren devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu belirten Bakan Ersoy kültür varlıklarından vakıf eserlerine kadar birçok alanda yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü kaydetti. Konuşmasında kararlı duruşa dikkat çeken Bakan Ersoy, "İnsanımızın beklentileri söz konusu olduğunda hiçbir bahaneyi kabul etmiyoruz. ‘Olmazcılara’, ‘yapılamazcılara’ asla kulak asmıyoruz. Sözle değil eserlerle konuşuyoruz. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla her şeyin yerine konulacağı sözünü vermiştik. Bugün bu sözü yere düşürmemiş olmanın huzurunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Deprem sonrası kültür varlıklarının korunması için önemli kaynaklar ayrıldığını belirten Ersoy, "Genel Müdürlüğümüz tarafından 5 bin 119 taşınmazda hasar tespiti yapıldı. Bakanlığımıza tahsisli yapıların projelendirilmesi için yaklaşık 7,3 milyar lira ödenek kullandık. Özel mülkiyetteki tescilli yapılar için ise 2 milyar liralık hibe desteği sağladık. 11 ilde hassasiyetle yürütülen 63 işi tamamladık" dedi. Malatya’ya ilişkin müjdeleri de paylaşan Bakan Ersoy, yüzde 90 fiziki gerçekleşme oranına ulaşan ve bugüne kadar 173 milyon lira harcanan yeni Malatya Kültür Merkezi’nin bu yıl içerisinde tamamlanarak hizmete açılacağını söyledi. Kentte hasar tespit edilen 24 vakıf eserinden restorasyonu süren 22’sinin Haziran ayı itibarıyla tamamen ayağa kaldırılacağını ifade eden Bakan Ersoy, Malatya Müzesi’nde hasar gören 42 eserin restorasyonunun da tamamlandığını aktardı. Yeşilyurt ilçesi Hıroğlu Mahallesi’ndeki 8 yapının projeleri için ihale çalışmalarının başlatıldığını belirten Bakan Ersoy, toplam 551 milyon lira ödenekle Malatya’nın tarihi dokusunun yeniden ihya edildiğini kaydetti. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Bakan Ersoy, "Bu milletin iradesinden güç alanları hiçbir şey dize getiremeyecektir. Bizim birlikte aşamayacağımız engel, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk yoktur" diye konuştu. (HE-LO-Y)
Aydın Atatürk’ün Aydın’a Gelişinin 95.Yıldönümü törenle kutlandı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 3 Şubat 1931’de Aydın’a gelişinin 95’inci yıl dönümü törenle kutlandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Aydın’a gelişinin 95. yıl dönümü kutlama programı Aydın Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulması ile başladı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol konuşmaları ile devam etti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkan vekili Polat Bora Mersin törende yaptığı konuşmada, "Bugün Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Aydın’a gelişinin 95.yıldönümünü büyük bir onur ve gururla kutluyoruz. Bu anlamlı gün sadece bir ziyaretin yıldönümü değil, aynı zamanda bir milletin yeniden ayağa kalkışının bağımsızlık inancının ve Cumhuriyet kararlılığının simgesidir" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat ise "Bu anlamlı günde Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’i bir kez daha minnet şükran ve rahmetle anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk milleti tarihin gördüğü en şanlı zaferlerden birini kazanarak, bayrak, vatan ve hürriyet aşkını tüm dünyaya göstermiş, kahraman bir millettir. Milletimizin verdiği bu onurlu mücadele bir milletin var olma iradesinin eşsiz bir timsali olmuş, aynı zamanda mazlum milletlere umut ve rehberlik eden tarihi bir örnek olarak yerini almıştır. Türk milleti insanlığın ortak değerlerine ve uygarlığın gelişimine büyük katkılar sunmuş tarihe ve insanlığa lider olan Gazi Mustafa kemal Atatürk’ü yetiştirmiş, yüce bir millettir" şeklinde konuştu. Protokol konuşmalarının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 3 Şubat 1931’de Aydın’a gelişinin 95’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri Vali Canbolat tarafından takdim edildi. Aydın Valiliği önünde düzenlenen tören Aydın Tren Garı’nda devam etti. Atatürk’ün Aydın’a gelişinin simgesi olarak süslenen tren, Aydın Tren Garı’na yanaştı. Trenin içinden inen Aydın’ın yöresel kıyafetlerini giymiş öğrenciler, Aydın Valisi Yakup Canbolat’a Türk bayrağı ve çiçek takdim etti. Daha sonra halk oyunları ekibi tarafından folklor gösterisi sergilendi.