POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 13:07 | Son Güncelleme : 07 Ekim 2025 Salı 15:34

TDT Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli mesajlar: Ortak alfabe vurgusu

A
A
A
TDT Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli mesajlar: Ortak alfabe vurgusu

TDT 12. Zirvesi’ne katılmak üzere Azerbaycan’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve kapsamında Türk dünyasına hitap etti. Erdoğan, ''Ortak alfabe hususunda Türkiye olarak ilk adımı atıyor, Cengiz Aytmatov'u anlatan bir eser ile Oğuznâmeleri ortak alfabe ile basıyoruz. Bugün de liderlere birer adet bundan takdim ediyoruz" dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 12. Zirvesi, "Bölgesel Barış ve Güvenlik" temasıyla Azerbaycan'ın Gebele kentinde başladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in başkanlık ettiği toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedovve ve KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise teşkilatın gözlemci üyesi olarak zirvede yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirvede yaptığı konuşmada, TDT Devlet Başkanları Konseyi 12. Zirvesi vesilesiyle Gebele'de bulunmakta mutluluk duyduğunu belirterek, "Bu vesileyle 3 Ekim'de idrak ettiğimiz Türk Devletleri İşbirliği Günü'nü bir kez daha canıgönülden tebrik ediyorum. Teşkilatın geride bıraktığı 16 yıl gibi kısa sürede dilde, fikirde, işte birlik şiarıyla kaydettiği başarılara her geçen gün yenilerini ekliyoruz. İnşallah bu anlayışla başarılarımızın sayısını artırmaya devam edeceğiz" dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin insanlığın vicdanını yaralayan birçok meseleye kayıtsız kaldığı bir uluslararası sistemle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Erdoğan, "Bugün pek çok uluslararası ve bölgesel teşkilat bizim ortak tarih, kültür ve ülküdaşlığımız gibi ulvi değerler üzerine bina edilmediğinden kamuoyu nezdinde işlevsiz, adeta omuzlara yük yapılar olarak görülüyor. Teşkilatımızın işte bu değişen koşullara ayak uyduran, uluslararası meselelerde ortak duruş sergileyen, sözüne güvenilen, haklının yanında duran bir yapıya dönüşmesi büyük önem arz ediyor. Türkiye olarak böyle bir dönemde zirvemizin temasının bölgesel barış ve güvenlik olarak belirlenmesini son derece isabetli ve anlamlı buluyoruz. Çeşitli güvenlik sınamalarıyla uğraştığımız bir ortamda aramızdaki iş birliğini pekiştirirken üçüncü taraflarla da diyaloğumuzun arttırılması mühimdir. Teşkilatımızı içine kapanık bir yapılanma olarak asla görmüyoruz. Diğer ilgili uluslararası kuruluşlar ve ittifaklarla etkileşim halinde sesini ve gücünü ortaya koyan bir vizyonu hayata geçirebilmeliyiz. Bu bağlamda bugün mutabık kaldığımız TDT+ formatının üçüncü taraflarla iş birliğimize yeni bir soluk getireceğine gönülden inanıyorum" dedi.

"Türk Devletleri Teşkilatı Savunma Sanayi Kurumları 1. Toplantısı'nı önemli bir adım olarak görüyorum"

Güvenliğe yönelik kapasite inşası başta olmak üzere ortak menfaatimizi ilgilendiren her alanda mümkün olan her katkıyı TDT bünyesinde sağlamaya hazır olduklarını belirten Erdoğan, "Terörizmden yasa dışı göçe, siber tehditlerden iklim değişikliğine ortak bir duruşla mukabele edebileceğimizi, kendi gök kubbemiz altında kendi güvenliğimizi güçlendirebileceğimizi düşünüyorum. Temmuz ayında yapılan TDT Savunma Sanayi Kurumları 1. Toplantısı'nı bu anlamda önemli bir adım olarak görüyorum. Yakaladığımız ivmenin sürmesi için çalışmalarımızın devamının çok mühim olduğunun altını çizmek istiyorum" diye konuştu.

"Yakın coğrafyamızda yaşanan pek çok çatışma, savaş ve uluslararası hukuk ihlaline karşı teşkilatımızın kararlı duruş sergilemesi önemlidir"

Türk dünyasının bölgenin istikrarında ve güvenliğinde birçok anlamda daha etkin rol üstlenebileceğine inandığını vurgulayan Erdoğan, "Bugün yakın coğrafyamızda yaşanan pek çok çatışma, savaş ve uluslararası hukuk ihlaline karşı teşkilatımızın kararlı duruş sergilemesi önemlidir. İsrail hükümetinin Lübnan ve Suriye ile başlayan Yemen ve İran'la devam eden ve son olarak Katar'ı hedef alan saldırıları bölgemizin istikrarına en büyük tehdidin bu ülkenin mevcut yönetiminden kaynaklandığını gösteriyor. Gazze'de 66 bin masumun hayatına mal olan katliamların durması yönünde son günlerde yaşanan gelişmeler memnuniyet vericidir. Biz ancak Filistin halkının uluslararası meşruiyet ve hukuktan kaynaklanan hakları temelinde iki devletli bir çözümün kalıcı ve adil barışa kapı açacağına inanıyoruz. Bu yönde de çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türk devletleri olarak Suriye hükümetiyle angajmanı ilerletmeliyiz"

Suriye'de istikrarın tesisinin, bölgemizde ve ötesinde güvenliğin sağlanması için önemli bir gereklilik olduğunu belirten Erdoğan, "Birçok zorlukla mücadele etmesine rağmen Suriye hükümetinin son 9 ayda kaydettiği gelişme geleceğe ümitle bakmamızı sağlıyor. Bu süreçte Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini muhafaza temelinde siyasi, ekonomik ve güvenlik ortamının iyileşmesine odaklanmalı, Türk devletleri olarak Suriye hükümetiyle angajmanı ilerletmeliyiz" dedi.

"Azerbaycan ve Ermenistan arasında 8 Ağustos'ta imzalanan ortak bildiriyi hayırlı bir adım olarak görüyor, devamının gelmesini diliyoruz"

Güney Kafkasya'da barış ve istikrarın tesisi için atılan adımları samimiyetle desteklediklerini vurgulayan Erdoğan, "Azerbaycan ve Ermenistan arasında 8 Ağustos'ta imzalanan ortak bildiriyi bu minvalde hayırlı bir adım olarak görüyor, devamının gelmesini diliyoruz. Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan arasında sınır birleşim noktasının tespitine ilişkin Mart ayında addedilen anlaşmayı da memnuniyetle karşılıyoruz. Uzun yıllardan bu yana gündemi meşgul eden bu meseleyi sağduyu ve bilgelikle çözüme kavuşturan Sayın Mirziyoyev ve Sayın Caparov'u kutluyorum, buradan Tacik liderliğine de tebriklerimi iletiyorum" diye konuştu.

"Türkçe büyük dil modelinin geliştirilmesine hız vermemiz gerekiyor"

Bölgenin istikrarına ekonomik kalkınma, sosyal refah ve kültürel bağların güçlenmesiyle katkı sunabileceklerinin farkında olduklarını belirten Erdoğan, "Ulaştırma, enerji güvenliği ve ticari entegrasyon alanlarındaki girişimlerimizi de bu yaklaşımı tamamlayıcı parçalar olarak görüyoruz. Aramızdaki enerji ve haberleşme bağını etkin hale getirip güçlendirecek proje ve yatırımlara odaklanmamız hepimizin menfaatinedir. Hazar Geçişli Ortak Koridoru sahada verimli hale getirmeliyiz. Türk devletleri olarak bilim ve teknoloji alanında hak ettiğimiz noktaya en kısa süre zarfında ulaşabilmemiz için güçlü işbirlikleri kurmalı ve bu alanda yüksek katma değere sahip ortak yatırımlar yapmalıyız. Yapay zeka konusunda küresel gelişmeleri yakalayabilmek ve kültürel zenginliğimizi muhafaza için Türkçe büyük dil modelinin geliştirilmesine hız vermemiz gerekiyor. Ortak alfabe hususunda Türkiye olarak ilk adımı atıyor, Cengiz Aytmatov'u anlatan bir eser ile Oğuznâmeleri ortak alfabe ile basıyoruz. Bugün de liderlere birer adet bundan takdim ediyoruz" dedi.

"15 Aralık'ın Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak ilan edilmesini temenni ediyorum"

Türk dünyası yayıncılık kongresini gelecek yıl Ocak ayında Ankara'da toplamayı planladıklarını ifade eden Erdoğan, "30 Ekim'den itibaren Semerkant'ta düzenlenecek olan UNESCO 43. Genel Konferansı'nda 15 Aralık'ın Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak ilan edilmesini temenni ediyorum. Özbek kardeşlerimize bu önemli genel konferansın tertiplenmesinde şimdiden muvaffakiyetler diliyorum" diye konuştu.

"İki devletli adil çözüm yolunda Türk dünyasının Kıbrıs Türk'ü kardeşlerini yalnız bırakmadığını memnuniyetle müşahede ediyorum"

TDT ülkelerinin sergilediği dayanışma ve kardeşliğin parlak ortak geleceği müjdelediğini belirten Erdoğan, "Türk dünyasının batı kanadından Macaristan'ın gözlemci olarak aramızda bulunması değerli dostum Orban'ın teşkilatımıza verdiği değere bizzat şahit olmak bizlere ayrı bir mutluluk veriyor. KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar'ın Ankara, Şuşa ve Bişkek'in ardından şimdi de Gebele'de aramızda bulunmasından son derece bahtiyar olduğumu da vurgulamak istiyorum. İki devletli adil çözüm yolunda Türk dünyasının Kıbrıs Türk'ü kardeşlerini yalnız bırakmadığını memnuniyetle müşahede ediyorum. Gözlemci üyemiz Türkmenistan'ın da Türk Akademisi ve Türk Kültür ve Mirası Vakfı'na gözlemci üye olmasını memnuniyetle karşılıyorum. Türkmen kardeşlerimizi inşallah yakında aile meclisimizde tam üye olarak görmek istiyoruz" dedi.

TDT'nin kurumsal işleyişini hızlandırmak üzere üye ülkelerin sekretarya nezdinde daimi temsilci atamalarını önemli bulduğunu ifade eden Erdoğan, "Henüz bu adımı atmamış üyelere de daimi temsilci atamaları için buradan çağrıda bulunuyorum. Bugün bir kez daha Türk devletleri olarak aramızdaki dayanışma, karşılıklı saygı ve kardeşlik ruhuyla geleceğe emin adımlarla yürüdüğümüzü gösterdik. Büyük Türk dünyasını daha da güçlendirerek çocuklarımıza miras bırakacak olanlar bizleriz. Birazdan imzalayacağımız Gebele bildirisinin ve alacağımız kararların Türk dünyası başta olmak üzere tüm dost ve kardeş ülkelere hayırlı olmasını temenni ediyorum. Azerbaycan'a ve değerli kardeşim Sayın Aliyev'e fevkalade ev sahipliği için yeniden teşekkürlerimi sunuyor. Teşkilat üyesi dost ve kardeş ülke halklarına en kalbi muhabbetlerimi gönderiyorum" diye konuştu.

Kamil Nadirli - Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bafra’da minik eller 3 bin fidanı toprakla buluşturdu Samsun’un Bafra ilçesinde Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, minik eller doğaya umut oldu. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen ağaç dikme etkinliği, "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi" çerçevesinde Kuşçular Mahallesi’ndeki Tıbbi Aromatik Bitkiler Üretim Sahası’nda yapıldı. Etkinlikte öğrenciler, doğaya katkı sunmanın heyecanını yaşarken toplam 3 bin fidan toprakla buluşturuldu. Doğa bilincinin küçük yaşta kazandırılmasının hedeflendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı. Dikilen fidanlarla birlikte bölgenin yeşil dokusunun güçlenmesi amaçlanırken, etkinlik katılımcılardan da yoğun ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, bu yılki etkinliğin diğerlerinden farklı olduğunu belirterek, ÇEDES projesi kapsamında tüm okulların katılımıyla ortak bir organizasyon planladıklarını ve bu etkinliği hep birlikte hayata geçirdiklerini ifade etti. Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar ise etkinliğe ilişkin yaptığı konuşmada, katıldığı en güzel Orman Haftası programlarından biri olduğunu vurguladı. Öğrencilere hitaben, dikilen ağaçlarla birlikte büyümelerini temenni eden Altınpınar, "Sizleri çok parlak bir gelecek bekliyor. Hayatınız boyunca başarı ve sağlık diliyorum. Bu güzel programa kattığınız renk için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Kaymakam Altınpınar, protokol üyeleri ve öğrenciler birlikte fidan dikerek etkinliği tamamladı.
İstanbul Çolakoğlu Metalurji’nin yıldız eskrimcileri Türkiye’yi İspanya’da temsil edecek 80. yılını geride bırakan Çolakoğlu Metalurji, spora ve genç yeteneklere verdiği destek doğrultusunda, İspanya’da düzenlenecek eskrim müsabakalarında Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü bünyesinde yetişen üç başarılı genç sporcu; Fatma Eslem Ergül, Zeynep Özkırım ve Buğlemşah Özdemir, 28-29 Mart 2026 tarihlerinde İspanya’nın Ciudad Real kentinde gerçekleştirilecek Uluslararası U14 Yıldızlar Kılıç Circuit Turnuvası’nda Türkiye adına piste çıkacak. Söz konusu organizasyon, Türkiye Eskrim Federasyonu’nun 2025-2026 faaliyet takviminde önemli bir yere sahip bulunuyor. Turnuvada hem kulüplerini temsil edecek hem de Türk bayrağını taşıyacak sporcular, disiplinli ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından uluslararası arenada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. Toplumsal katkı ve sporun yaygınlaştırılması Şirket, sürdürülebilir sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde genç sporcuların yanında yer almayı ve onların ulusal ile uluslararası başarı yolculuklarına katkı sunmayı sürdürmeye devam ediyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü ise yalnızca kendi sporcularına değil, bölgedeki gençlerin sporla buluşmasına da destek vererek önemli bir misyona katkı sağlıyor. Faaliyet bölgesi olan Dilovası ve Kocaeli’nde sporun yaygınlaştırılması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve genç yeteneklerin desteklenmesi adına çalışmalarını sürdüren kulüp, geleceğin başarılı sporcularının yetişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Kulüp, İspanya’da mücadele edecek genç sporcularına başarılar dilediğini duyurdu.
Van Allı turnalar bu yıl Van’a erken geldi Van Gölü havzasının zarif misafirleri olarak bilinen flamingolar (Allı turnalar), bu yıl erken gelerek bölgeyi renklendirdi. Genellikle bahar aylarının ortasında görülmeye başlanan flamingoların Mart ayında Van Gölü havzasını şenlendirdi. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Van Gölü havzası, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Sürüler halinde göl çevresine inen allı turnalar, özellikle gün doğumu ve gün batımında oluşturdukları manzarayla adeta görsel şölen sundu. Van Gölü kıyılarında yoğunlaşan kuş hareketliliği, baharın erken habercisi olarak yorumlandı. Son yıllarda göç takvimlerinde yaşanan bu kayma, bölgedeki ekolojik dengede de dikkat çekici bir değişim olduğuna işaret ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Van’a ayrı bir güzellik katan allı turnalar, göç yolculukları boyunca uğradıkları bu eşsiz coğrafyada bir süre konakladıktan sonra yollarına devam edecek. "Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin" Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Rehabilitasyon merkezimiz Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgileniyor. Ekolojik dengenin bozulmaması için doğal hayatın normal sirkülasyonunda devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak yaban hayatın devamlılığını gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yürütüyor. Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin olması dolayısıyla sucul habitat yönü önünden çok zengin. Göçmen kuşlar olsun, yerleşik kuşlar olsun bu bölgedeki sulak alanlarda yerleşmekte. Ama bayrak tür olarak her sene bahar sezonunun başlangıcında selam getiren Allı turnalar bu sene de selam getirdiler. Allı turnalar aslında Van Gölü havzasında birkaç yıldır göç etmeyen kafilelerle burada temsilcileri kalıyor. Bir grup flamingo, Van Gölü havzasındaki sulak alanlarında yaşayıp tekrar buradan kış sezonunda havalar soğumaya başlayınca göç ediyor. Bahar sezonunda da havalar ısınınca buraya geliyor. Ama geliş tarihlerinde mevsime bağlı olarak çeşitli tarihlerde buralara geliyor" dedi. "Allı turnaları artık iskele sahilinde de görebiliyoruz" Prof. Dr. Aslan, "En son Nisan’da gelen Allı turnalar, bu sene Mart’ın başında Erçek Gölü ile Gevaş ilçesindeki Göründü Sulak alanında konaklıyorlar. Allı turnalar artık park alanlarında, Edremit ve Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi sahiline artık selam getiriyor. Geçen senede göçerken bir kısım kafile selam götürürken yine onlarda piknik yapmaya gelen vatandaşlarımız Allı turnaları görebilmekteydi. Allı turnalar baharın gelmesi ile birlikte yine aynı yere İskele sahiline geldiler. Bu bize artık Van Gölü havzasının her tarafında, Van Gölü kıyısında bulunan sulak alanlarda Allı turnaları görmek mümkün olacak. Bu senede son yılların en çok Şubat’ta yağış alan bir sezonunu geçirdik. Sulak alanların bereketiyle bu ekolojik dengede de artık yaban hayatta da canlanmaya başladı. Bundan sonra canlılıkla Allı turnaların şahsında bütün sucul kuşları, ördekleri, kazları görebilmek mümkün olacak" diye konuştu.