GÜNDEM - 01 Aralık 2025 Pazartesi 18:00 | Son Güncelleme : 01 Aralık 2025 Pazartesi 22:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Terörsüz Türkiye süreci asırlık oyunu bozacak'

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi birbirimize düşürerek hepimize kaybettirmek isteyen kaos ve katliam şebekelerine karşı, kardeşlikle hep beraber kazanmayı savunuyoruz. Bu coğrafyada geleceğine güvenle bakmak isteyen herkes için de başka bir yol, başka bir çare, başka bir yöntem yoktur ve olamaz. Terörsüz Türkiye süreciyle bölgemizde tesis edeceğimiz ‘kardeşlik kuşağı' bütün kirli hesapları altüst edecek, asırlık oyunları bozacak, yeni bir dönemin kapılarını açacaktır. Türkiye, hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından "Millete Sesleniş" konuşmasını gerçekleştirdi. Erdoğan, toplantıda dış politikadan sanayiye, ekonomiden güvenliğe birçok konuyu mütalaa ettiklerini belirterek, kabinede alınan kararların ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buradan hangi siyasi görüşten, hangi etnik kökenden olursa olsun Türkiye için çalışan, Türkiye için dertlenen, kalbi Türkiye için atan herkese, tüm vatandaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Toplantımızın detaylarına geçmeden evvel bir hususun altını çizmek istiyorum: Küresel sistemdeki çatırdamaların olumsuz etkilerini en fazla hissettiğimiz kırılgan bir dönemden geçiyoruz. Yakın çevremize baktığımızda savaşların, çatışmaların, gerilimlerin, siyasi ve ekonomik dalgalanmaların hiç eksik olmadığı görülüyor. Türkiye'nin içinde yer aldığı bölge, şairin ‘akrebin kıskacında yoğrulmuş' ifadesinde anlamını bulan sürecin tam ortasındadır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önceki konuşmalarında yaklaşan küresel bir kasırgadan bahsettiğini, bunun farklı kıtalarda taşları yerinden oynatacağına dikkat çektiğini belirterek, "Türkiye'nin bu kasırgayı suhuletle yönetecek imkan ve kabiliyetlere haiz olduğunu da dile getirmiştim. 2025'in geride bıraktığımız 11 ayını şöyle bir gözden geçirdiğimizde liyakatli, tecrübeli, donanımlı ve çalışkan kadroların yönetiminde ülkemizin başarılı bir şekilde zorlukların üstesinden geldiğini müşahede ediyoruz" diye konuştu.

"Finansman imkanlarının bol olduğu dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirdiğimiz pek çok projemizin stratejik önemi bugün ortaya çıkıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin etrafındaki bütün olumsuzluklara karşın bir istikrar adası, bir huzur ve güvenlik adası olma vasfını muhafaza ettiğini kaydetti. Erdoğan, "Muhalefetin karşı çıkmasına rağmen son 23 yılda ülkemize her alanda kazandırdığımız güçlü altyapının değerini, bugün çok daha iyi anlıyoruz. Bilhassa finansman imkanlarının bol olduğu dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirdiğimiz Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İzmir Otoyolu ve Çanakkale Köprüsü gibi pek çok projemizin stratejik önemi bugün ortaya çıkıyor. Diğerleriyle birlikte zamanında 50-51 milyar dolarlık bir bütçeyle hizmete aldığımız projeleri bugün inşa etmeye kalksak ihtiyaç duyulan rakam, dikkatinizi çekiyorum, 90 milyar dolara yaklaşıyor. Bakın bu tutar, sadece yapım maliyetidir. Biz, bu eserleri yıllardır kullanıyoruz. Milletimiz bunlardan yıllardır istifade ediyor. Bu yatırımlar, Türk ekonomisine milyarlarca liralık katma değer sağlıyor" dedi.
Sadece ulaştırmada değil, savunma sanayiinden sağlığa birçok alanda benzer bir tablonun söz konusu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını döneminde şehir hastanelerinin öneminin herkes tarafından fark edildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız savaş uçağı KIZILELMA'nın dünya havacılık tarihinde bir ilke imza attığını da dile getirdi.

"Bu 'vizyonsuzlar korosuna' hiçbir zaman kulak asmadık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda bu dinamizmin, atılımın yaşandığını belirterek, "Şayet biz, siyaseti yapılan her işe kulp takmak olarak gören 'müzmin muhaliflere' itibar etseydik, bu muhteşem eserlerin hiçbirini ülkemize kazandıramazdık. Ne Avrasya Tüneli'ni, ne Zigana Geçidi'ni ne de bugün dünyanın en iyi havalimanları arasında gösterilen İstanbul Havalimanı'nı yapabilirdik. Ama biz bu 'vizyonsuzlar korosuna' hiçbir zaman kulak asmadık; onların ülkemiz için kurduğumuz hayallerimizle aramıza girmelerine müsaade etmedik. Eser ve hizmet siyasetimizle Türkiye'yi tarihinin en büyük yatırımlarıyla buluşturduk" değerlendirmesini yaptı.

"Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme trendini 21. çeyreğe taşımıştır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 238 milyar dolar olan milli geliri yıllık bazda 1,5 trilyon dolara çıkardıklarını, 2028 için hedefin 1,9 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşmak olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün TÜİK tarafından yüzde 3,7 olarak açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamları, doğru yolda olduğumuzu göstermiştir. Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme trendini 21. çeyreğe taşımıştır. Büyüme rakamlarının ülkemiz ekonomisi için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Sadece ekonomi ve yatırımlarda değil, temel hak ve özgürlüklerde de çok büyük ilerlemeler kaydedildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Reform hamlelerimizle on yıllardır milli iradenin tepesinde Demokles'in kılıcı misali sallanan vesayete son verdik. Milletimize zaten anasının ak sütü gibi helan olan haklarını teslim etmenin yanı sıra, demokrasimizin standartlarını yükselttik. Gezi olayları ve 15 Temmuz ihaneti gibi bağımsızlığımıza yönelik kökü dışarda girişimleri, milletimizle birlikte bozguna uğrattık" diye konuştu.


"Biz ayağına çelme takılınca, yoluna engel konulunca, yolu kesilince, girdiği yoldan dönecek bir millet de değiliz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Terörün her çeşidiyle mücadelede tarihi nitelikte başarılar elde ettik. Şimdi bu mücadeleyi taçlandırmak amacıyla hassas bir süreç yönetiyoruz. Terörsüz Türkiye süreciyle ekonomik şahlanışımızın, huzurumuzun ve kardeşliğimizin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmanın samimi çabası içerisindeyiz. Şunu herkesin, özellikle kan ve kaos tüccarlarının bilmesini isterim: Biz, ihtirasları boylarını aşanların aksine, kökleri çok eskiye uzanan kadim bir devlet geleneğine sahibiz. Merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada tam bin yıldır istiklaline halel getirmeden, özgürce yaşayan nadir milletlerden biriyiz. Aynı şekilde biz ayağına çelme takılınca, yoluna engel konulunca, yolu kesilince, girdiği yoldan dönecek bir millet de değiliz. Hele hele tehditler karşısında ürkecek, korkacak, çekinecek, tehdit diline boyun eğecek bir millet, böyle bir devlet, böyle bir ülke hiç değiliz" açıklamasını yaptı.

"Türkiye, hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşacağını belirterek, "Tarihimiz, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Tekrar altını çizerek söylüyorum Kürt kardeşlerimizle, Arap kardeşlerimizle ve bölgemizdeki diğer dost ve kardeş topluluklarla kalplerimiz tam bin yıldır beraber atıyor. İnşallah gelecekte de birlikte atmaya devam edecek. İster Sünni, ister Şii olsun; ister Kürt, ister Arap, ister Türkmen olsun; Allah korusun, yarın birimizin başı dara düştüğünde, başkalarının değil, yine birbirimizin kapısını çalacağız; yine birbirimize sığınacağız. Ev sahibi olduğumuz bu coğrafyada daha nice asırlar boyunca kardeşçe, kader birliği halinde yan yana yaşayacağız. Bu hakikati ne dönemsel hesaplar değiştirebilir ne de bölgemize dışarıdan monte edilenlerin pervasızlıkları gölgeleyebilir. Coğrafyamız artık kana, çatışmaya, teröre, komşunun komşuyu kırdığı kör şiddete doymuştur. Biz, meselelere işte bu pencereden bakıyoruz. Türkiye olarak 86 milyon vatandaşımız için ne istiyorsak, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimiz için de aynı iyilikleri murad ediyoruz. Bizi birbirimize düşürerek hepimize kaybettirmek isteyen kaos ve katliam şebekelerine karşı kardeşlikle hep beraber kazanmayı savunuyoruz. Bu coğrafyada geleceğine güvenle bakmak isteyen herkes için de başka bir yol, başka bir çare, başka bir yöntem yoktur ve olamaz. Umuyor ve inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreciyle bölgemizde tesis edeceğimiz 'kardeşlik kuşağı' bütün kirli hesapları altüst edecek, asırlık oyunları bozacak, yeni bir dönemin kapılarını açacaktır" diye konuştu.

"Tahriklere kapılmadan, provokasyonlara aldanmadan, öfkenin diline teslim olmadan bu kuşağın kuvveden fiile çıkması için samimiyetle çalışacağız" diyen Erdoğan, "Hiç kimsenin kuşkusu, endişesi olmasın 86 milyon omuz omuza, gönül gönüle verecek, birlikte çalışacak ve 21'inci yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline inşallah hep birlikte getireceğiz" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana gerçekleştirdiği programların da detaylarını paylaştı. Erdoğan, "İşte bu ufukla, işte bu sorumluluk bilinciyle son kabine toplantımızdan beri hem içeride hem de dışarıda yoğun bir mesai içinde olduk. 18 Kasım'da HAK-İŞ Konfederasyonumuzun 50'nci kuruluş yıldönümü programında emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. HAK-İŞ ailesinin 50'nci yaşını bir kez daha kutluyor, sendikal hayatımıza yaptıkları katkılar için kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum. 20 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanış oturumuna katıldık. Bu önemli sempozyumda kentleşme, dijital kültür, aile içi iletişim ve nüfus politikaları gibi kritik pek çok konu ele alındı. Milli değerlerimizin odak noktası olan ailenin güçlendirilmesi, demografik yapımızın iyileştirilmesi ve gelecek kuşakların zengin bir aile mirasını devralması için kararlı bir şekilde çalışıyoruz" dedi.

"Güney Kore'yle savunma sanayii alanında ortak projeler geliştirmeye devam ediyoruz"

24 Kasım Öğretmenler Günü'nde dünyanın en kutsal vazifelerinden birini icra eden öğretmenlerle ve yarınların teminatı öğrencilerle Külliye'de bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı programda kuraları çekilen 15 bin yeni öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaştık. Yeni atanan öğretmenlerimizi tekrar tebrik ediyor, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında maarif davamıza omuz veren öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Aynı gün Güney Kore Cumhurbaşkanı Külliyemizde misafirimizdi. Sayın cumhurbaşkanıyla Türkiye-Güney Kore arasındaki geniş işbirliği imkanlarını değerlendirdik. Togg'dan sonra Hyundai şirketi de İzmit'teki fabrikasında yüzde yüz elektrikli araç üretmeye başlayacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum. Güney Kore'yle savunma sanayii alanında ortak projeler geliştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Nükleer güç santraline yönelik görüşmelerinin de sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kore elektrik şirketi ve Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptıyla süreci bir adım daha ileriye taşıdıklarını aktardı. Erdoğan, "25 Kasım'da ise Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle düzenlenen programa iştirak ettik. 2026-2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5'inci Ulusal Eylem Planımızı da program vesilesiyle kamuoyumuzla paylaştık. 5 hedef, 15 strateji ve 130 faaliyetten oluşan yeni Eylem Planımızın kadınlar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 26 Kasım'da Külliyemizde tertiplenen 2025 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ne katıldık. Ödül sahiplerimizi bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum" açıklamasını yaptı.

Papa 14'üncü Leo'nun Türkiye ziyareti

27 Kasım'da Katolik dünyasının ruhani lideri Vatikan Devlet Başkanı Papa 14'üncü Leo'yu ve heyetini Ankara'da ağırladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde aile kurumuna yönelik tehditler başta olmak üzere ortak gündemimizdeki meseleleri ele aldık. Birleşmiş Milletler çatısı altında toplam 160 üyeye ulaşan Medeniyetler İttifakı girişiminin ehemmiyetine bir kez daha değindik. Batı'da son dönemde tırmanışa geçen İslam düşmanlığı da gündemimizin üst sıralarındaydı. Gazze'de İsrail'in camileri, okulları, hastane ve kiliseleri de hedef alan insanlık dışı saldırılarına dikkat çektik. Gerek müteveffa Papa Fransuva'nın, gerekse Papa 14'üncü Leo'nun Filistin meselesindeki ilkeli duruşunu takdirle karşıladığımızı dile getirdik. Bizim de katkımızla tesis edilen ateşkesin muhafazası, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve Kudüs-ü Şerif'teki tarihi statükonun korunması hususunda taşıdığımız hassasiyeti kendilerine aktardık. Şurası bir gerçek ki, millet olarak, ülke olarak farklı kimlik ve inançları barış içinde yaşatma noktasında eşsiz bir tecrübeye sahibiz. Bizi diğer ülkelerden farklı kılan en önemli özelliklerimizden biri de budur. Bilhassa içinde bulunduğumuz dönemde bu vasfımızın, bu tecrübemizin çok değerli olduğuna inanıyorum" dedi.

Farklı inançtan vatandaşların ülkenin beşeri zenginliğini oluşturduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklarda yaşayan tek bir insanımızın dahi ötekileştirilmesine, dışlanmasına, ayrımcılığa maruz kalmasına müsaade etmeyiz, edemeyiz. İnşallah bundan sonra da özgüvenli bir şekilde inanç ve kültür değerlerimiz ışığında üzerimize ne düşüyorsa yapmaya devam edeceğiz. 86 milyon olarak biz birlikte Türkiye'yiz, hep birlikte Türkiye'yiz demeyi her daim sürdüreceğiz" diye konuştu.

"Ana muhalefet ve yandaşları uzun bir süredir FETÖ'cülerin yurt dışında fonladığı paravan kuruluşların sözde raporları üzerinden suç ve suçluyla mücadelemize gölge düşürmeye çalışıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "28 Kasım'da İstanbul Atatürk Havalimanı'nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatı'na kazandırılan 9 bin 200 yeni aracın hizmete alım töreninde olduklarını bildirdi. Erdoğan, "Yeni araçlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyor; milletimizin huzur ve esenliği için canları pahasına görev yapan güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Burada şunu da ifade etmek durumundayım; ana muhalefet ve yandaşları uzun bir süredir FETÖ'cülerin yurt dışında fonladığı paravan kuruluşların sözde raporları üzerinden suç ve suçluyla mücadelemize gölge düşürmeye çalışıyor. Yapıcı eleştirilerle bu mücadeleye destek olmak yerine maalesef asılsız iddialarla emniyet mensuplarımızın fedakarlıklarını, emeklerini, hepsinden öte elde ettikleri başarıları görmezden geliyorlar. Bunun gece gündüz demeden kimi zaman canlarını ortaya koyarak görevlerini yapan kolluk kuvvetlerimize haksızlık olduğunu, bir defa burada açıkça söylemek mecburiyetindeyim" şeklinde konuştu.

"Uluslararası kuruluşların raporlarına göre dolandırıcılık, hırsızlık, cinsel saldırı, kasten yaralama, uyuşturucu ticareti gibi suçlarla mücadelede muhalefetin bize devamlı örnek gösterdiği Avrupa ülkelerinden çok çok iyi seviyedeyiz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Elbette gönlümüz tek bir müessif olayın dahi yaşanmamasından yanadır. Tek bir insanımızın dahi mağdur olmasını istemeyiz. Ama hükümetimizin suç ve suçlularla mücadelesini eleştirirken insaf sınırlarının aşılmamasını, kolluk kuvvetlerimizin olağanüstü çabalarına saygı gösterilmesini, haklı olarak herkesten bekliyoruz. Bu vesileyle bir kez daha vatanımız uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. 29 Kasım'da bu sene 4'üncüsü tertiplenen İlim Yayma Ödülleri Töreni'nde İlim Yayma ailemizin heyecanına ortak olduk. 3 ayrı dalda ödüllerini tevcih ettiğimiz bilim insanlarımızı tekrar yürekten tebrik ediyorum. Kendi alanında ülkemizin en prestijli ödülleri arasında yer alan İlim Yayma Ödülleri'ne uluslararası boyut kazandırılmasını önemli görüyorum. Neredeyse 75 yıldır büyük bir özveriyle milletimize hizmet eden İlim Yayma ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyor, çalışmalarında Rabbimden üstün başarılar diliyorum. Bu sene Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ev sahipliğinde düzenlenen G20 Zirvesi'yle ilgili değerlendirmemi partimizin grup toplantısında yapacağım. Bu vesileyle ayrıca Türkiye'nin son 23 yılda Afrika Kıtası'yla ilişkilerinde nereden nereye geldiğinin kısa bir icmalini de çıkaracağız."

"Kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz"

Bugünkü kabine toplantısında dış politikadaki güncel gelişmeleri de masaya yatırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini açıkça tehdit eder boyuta geldiği görülüyor. Cuma günü münhasır ekonomik bölgemizde ticaret gemilerinin hedef alınması, endişe verici bir tırmanmayı işaret ediyor. Bilhassa kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu tarz durumlarla ilgili tüm taraflara gerekli uyarılarda bulunuyoruz. Savaşı bitirmeye dönük son haftalarda yaşanan hareketliliği de yakından takip ediyor, gerekli katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Sanayi Alanları Master Planı ile planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 350 bin hektara ulaştıracağız"

Kabinenin bir diğer gündeminin sanayide dönüşüm olduğunu bildiren Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde sanayimizi güçlendirmek, üretimi büyütmek, katma değeri artırmak daima önceliğimiz oldu. Organize sanayi bölgelerinin sayısını 191'den 371'e yükselttik, 52 endüstri bölgesi kurduk. Planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 48 bin hektardan 155 bin hektara çıkardık. Teknolojik dönüşümü hızlandırmak için proje bazlı devlet destekleri, HİT-30 ve stratejik yatırım teşvikleriyle çok sayıda yatırımın önünü açtık. Bu programlarda bugüne dek desteklediğimiz 3,6 trilyon lira tutarında 308 yatırım ile 120 bin kişilik istihdam sağladık. Şimdi ülkemizin önündeki yeni fırsatları değerlendirerek sanayileşmeye hız kazandıracağız. Sanayi Alanları Master Planı ile planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 350 bin hektara ulaştıracağız" dedi.

"24 ilimizde kurulacak tesislerde SGK primlerini 14 yıla kadar hükümet olarak biz karşılıyoruz"

Anadolu'da 4 yeni sanayi koridoru oluşturacaklarını aktaran Erdoğan, "Hem mevcut organize sanayi bölgelerimiz hem de yeni mega endüstriyel bölgelerin demiryolu bağlantıları ile limanlara erişimini sağlayacağız. Geçtiğimiz yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde KOBİ'lerimize yönelik istihdamı koruma programı başlatmıştık. İstihdamını koruyan KOBİ'lerimize çalışan başına aylık 2 bin 500 lira destek verdiğimiz bu programla 15 bin KOBİ'de 416 bin istihdamı koruduk, 22 bin ilave istihdam oluşturduk. Bu programı 2026'da aylık destek tutarını 3 bin 500 liraya yükselterek ve büyük ölçekli firmaları da dahil ederek sürdüreceğiz. 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçimizin ve sanayicimizin yanında olacağız. Ayrıca sanayi sektörlerimizin tümünde finansman maliyetlerini kolaylaştırıcı adımlar atacağız. Markalaşma ve tasarım kabiliyetlerini daha da geliştirerek, katma değeri yükseltecek programlarla rekabet gücümüzü bir üst seviyeye taşıyacağız. Emek yoğun sektörlerimizdeki işletmelerin, batıdaki büyükşehirlerden Anadolu illerimize taşınmasını teşvik ediyoruz. 24 ilimizde kurulacak tesislerde SGK primlerini 14 yıla kadar hükümet olarak biz karşılıyoruz. Hiçbir sektörümüzü ihmal etmeden, hiçbir şehrimizi ve bölgemizi geride bırakmadan topyekûn yeni bir kalkınma seferberliğine çıkıyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de kadın emeği atölyelerde hayat buluyor Mezitli Belediyesinin kadın atölyelerinde verilen ücretsiz kurslarla üretime katılan kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ekonomik kazanç elde ederken, Başkan Ahmet Serkan Tuncer kursiyerlerle bir araya geldi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Viranşehir Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Atölyesini ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların üretime katılımını artıran ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarını sağlayan atölyelerde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Tuncer, kursiyerlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Ücretsiz kurslarla hem meslek edinme hem de sosyalleşme imkanı sunan atölyelerin, Mezitli’de kadınların güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Kadınların kendilerini geliştirmeleri amacıyla Mezitli’nin birçok mahallesinde hayata geçirilen atölyelerde verilen ücretsiz kurslar büyük ilgi görüyor. El emeği üretimden kişisel gelişime kadar birçok alanda eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayacak üretimler gerçekleştiriyor. Gerçekleştirilen ziyarete belediye meclis üyeleri de katıldı. Heyet, atölyede yürütülen çalışmaları ilgiyle takip ederken kursiyerlerin taleplerini de dinledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren kadın atölyeleri, gönüllü eğitmenlerin desteğiyle farklı alanlarda eğitimler sunarak her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyor. Yoğun talep gören atölyelerde kadınlar, üretim, meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında kendilerini çok yönlü olarak geliştirme fırsatı yakalıyor. "Kadınların güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Ahmet Serkan Tuncer, kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, "Mezitli Belediyesi olarak kadınların hayatın her alanında daha güçlü bireyler olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atölyelerimizde kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de üretime katılarak ekonomik özgürlüklerini güçlendiriyor. Kadınların güçlenmesi, toplumun güçlenmesi demektir. Bu anlayışla daha fazla kadına ulaşmak için projelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Atölyede eğitim alan kadın kursiyerler ise sunulan imkanlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Burada sadece bir meslek öğrenmiyoruz, aynı zamanda sosyalleşiyoruz, kendimize güvenimiz artıyor. Üreterek aile bütçemize katkı sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Sanat Melikgazi Kayseri Kent Konseyi’ni ağırladı Dedeman Parkı’nın içinde, birbirinden keyifli etkinlikleri, söyleşileri ve yetenekleri gün yüzüne çıkaran farklı atölyeleri ile vatandaşları sanatın kalbine dokunmaya teşvik eden Sanat Melikgazi, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ ile Kültür Sanat ve Kadın Çalışma Gruplarını ağırladı. Kent Konseyi ziyaretine ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Sanat Melikgazi’nin kazandırılması ile çok önemli bir eksikliğin giderildiğini, verilen eğitimlerin güzel sonuçlar vereceğini dile getirerek şunları söyledi; "Kent Konseyi Başkanımız Serdar Altuntuğ’a, kent konseyinin değerli üyelerine teşekkür ediyoruz. Şehrimizin farklı açılardan birçok pozitif yanı var. Bu özelliklerini keşfettikçe, bunlara yatırım yaptıkça bizim de şaşıracağımız sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanat merkezimizle birlikte insanların ne kadar bu konuda istekli olduklarını; sanatla ilgili birçok eğitim almak isteyen, uygulama yapmak isteyen, hatta burada eğitim vermek isteyen kişiler olduğunu gözlemledik. Burada yaklaşık 14-15 farklı alanda atölye çalışmaları, eğitimler verilecek. Önümüzdeki günlerde burada sergiler yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla Kayseri’deki büyük bir açığı inşallah burayla birlikte bir nebze de olsa gidermiş olacağız. Sanat Melikgazi’nin kurs takvimlerini lütfen sanatseverler yakından takip etsin. Burası farklı bir formatta çalışacak ve buradan eğitim alanlar bir müddet sonra bu işten ekmek kazanacak, para kazanacak, istihdam sahibi olacak duruma gelecekler. Bir nevi uygulamalı bir akademi gibi çalışacak. Emeği geçen mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun." Sanat Melikgazi’de eğitim alan insanların kültür- sanat hayatına katkı sunacağını belirten Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ; "Kent Konseyi olarak Melikgazi Belediyemizin şehrimizde kazandırdığı sanat merkezini ziyarete geldik. Başkanımızı ve ekibini kutluyoruz. Kayseri’de şehrimizin kültür-sanat hayatına veya toplum yaşantısına katkı sunabilecek bütün projeleri, Kent Konseyi olarak ilgili çalışma gruplarıyla ziyaret edip desteklemek istiyoruz. Buraya Güzel Sanatlar Fakültemiz, lisemiz ve ilgili bütün sanatla uğraşan, kültürel faaliyetlerle uğraşan arkadaşlarımızı davet ettik. Daha önce biliyorsunuz Gön Han gibi çok önemli bir projeyi de ziyaret etmiştik. Bu tip projeler şehrimizin geleceği için çok önemli. İnşallah burada eğitim alan insanlar şehrin kültür- sanat hayatına da katkı sunacaktır. Güzel Sanatlar Fakültelerine, lisesine gitmek isteyen insanlara eğitimler de verilebilir diye Başkanımızla da görüştüm. Katılımcılara da çok teşekkür ediyoruz. Hepsi ilgili insanlar, sağ olsunlar, güzel bilgilendirme oldu. Bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz" dedi.
Bursa "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel lise öğrencilerini ağırlıyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Türkiye’de bir ilk olan ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında bu defa Bursa genelindeki özel liselerden 11. ve 12. sınıf öğrencilerini ağırlamaya başladı. Projenin ilk günüde oryantasyona katılan öğrenciler, bir ay boyunca BTÜ’de ders, laboratuvar, kütüphane ve sosyal yaşamın tüm imkânlarını deneyimleme fırsatı bulacak. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesine BTÜ internet sitesi üzerinden başvuran öğrenciler, lise not ortalamalarına göre bölümlere yerleştirildi. Öğrenciler, ilk günlerinde düzenlenen oryantasyon programı ile üniversiteyi, kampüs imkanlarını ve akademik yaşamı tanıma fırsatı elde etti. BTÜ hakkında öğrencilere bilgilendirme sunumu yapan Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit, üniversitenin öğrenciyi merkeze alan ve şehirle, toplumla bütünleşmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ecevit, ayrıca üniversitenin sunduğu imkânlar, mezun ve öğrenci başarıları ile sektörel fırsatları aktararak, öğrencilere "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin amacı ve işleyişi hakkında da ayrıntılı bilgilendirme yaptı. Öğrencilerden teşekkür Nisan ayının sonuna kadar her salı BTÜ’de derslere katılacak öğrenciler, üniversite yaşamını ve akademik ortamı yakından deneyimlemenin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. "Derslere aktif katılmak, laboratuvarları kullanmak, hangi bölümü seçeceğimiz konusunda daha net bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor" diyen öğrenciler, üniversiteyi birebir yaşayarak kararlarını bilinçli şekilde verebileceklerini belirtti. Projenin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı olduklarını ifade eden öğrenciler, böyle bir fırsatı sunan BTÜ’ye teşekkür etti. Rektör Çağlar: Geleceğinizi şekillendirecek bir deneyim BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilere "hoş geldiniz" diyerek, "Bu proje, sizlerin ilgi ve yeteneklerinizi keşfetmeniz, güçlü yönlerinizi fark etmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor. Üniversite yaşamını deneyimleyerek, gelecekte alacağınız önemli kararlar için daha bilinçli adımlar atabileceksiniz. Bu deneyimin bir parçası olan öğrencilerimize başarılar diliyor, verimli ve keyifli bir ay geçirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Meclis toplantısında gündem Gümrük Müdürlüğü DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Tanju Acar’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesi konuşuldu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olağan Meclis Toplantısı, Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysan Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Tanju Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantının ilk gündem maddesi yapılması planlanan Gümrük Müdürlüğü binası oldu. Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesiyle ilgili meclis üyelerine bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, bakanlığa verilen taahhüt gereği en kısa sürede Gümrük Müdürlüğü binasının bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Müdürlüğü sunumunun ardından oda faaliyetlerine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, mart ayında gerçekleşen faaliyetleri meclis üyelerine aktardı. Toplantının devamında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat yeni hizmet binasının son durumu ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, Turizm Komisyonu adına Meclis Üyesi Hasan Arslan da hazırlıkları devam eden fuar hakkındaki son gelişmeleri meclis üyelerine aktardı. Toplantıda ayrıca aylık mizanlar ve ekonomik raporlar da görüşülerek karara bağlandı.
Niğde Çanakkale ruhunu taşıyan mobil müze tırı Niğde’de ziyarete açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesinde yürütülen ’Çanakkale Savaşları Mobil Müze’ projesi kapsamında hazırlanan mobil müze tırı Niğde’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Çanakkale ruhunu Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı amaçlayan mobil müze, özellikle Çanakkale’yi ziyaret etme imkanı bulamayan vatandaşlara tarihi yerinde hissettirmeyi hedefliyor. Niğde’de yoğun ilgi gören müze tırında, Çanakkale Savaşı’na ait fotoğraflar, belgeler, çeşitli görsel materyaller ve videolar yer alıyor. Toplam 7 vitrinden oluşan müzede, Çanakkale Cephesi’nden günümüze ulaşan savaş objeleri de sergileniyor. Ziyaretçiler, dönemin atmosferini yansıtan içerikler sayesinde tarihi deneyimleme fırsatı buluyor. Niğde’deki açılışa Vali Yardımcıları Soner Divli ve Baha Büyükkaymakcı’nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrenciler, rehberler eşliğinde müzeyi gezerek Çanakkale Savaşı’nın önemine dair bilgi aldı. Mobil müze hakkında açıklamalarda bulunan tır görevlisi Ali Pınar, projenin altı yılı aşkın süredir aktif olarak sürdürüldüğünü belirtti. Pınar; müzenin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’da da ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Pınar açıklamasında; "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen mobil müzemiz, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Amacımız, Çanakkale’yi görme imkanı bulamayan vatandaşlarımızın ayağına bu ruhu taşımak. Müzemiz bugüne kadar Türkiye’yi defalarca dolaştı ve ulaşılmadık ilçe bırakmamayı hedefliyor. ‘Al sancağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir’ mottosuyla yola çıktık. Bu ruhu çocuklarımıza, gençlerimize, gazilerimize ve tüm vatandaşlarımıza aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. Niğde’de belirli bir süre ziyarete açık olacak müzenin, özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.