GÜNDEM - 04 Haziran 2020 Perşembe 14:06

Deniz ulaşımında normalleşme tedbirleri

A
A
A
Deniz ulaşımında normalleşme tedbirleri

Korona virüs salgını nedeniyle deniz ulaşımında durdurulan seferler, 1 Haziran itibariyle yeniden başladı. Pendik-Yalova ve Yenikapı-Yalova hatlarında seferlere başlayan İDO, 2 Haziran itibariyle kademeli olarak diğer seferleri de başlattı. Korona virüs tedbirleri kapsamında bir dizi önlemlerle gerçekleştirilen seferlerde sosyal mesafe ve maske kurallarına dikkat edildiği gözlendi.

Korona virüs (Covid-19) salgını nedeniyle kademeli olarak durdurulan deniz seferleri, 1 Haziran itibariyle başladı. İDO ilk aşamada Pendik-Yalova ve Yenikapı-Yalova hatlarında seferlere başlarken, 2 Haziran itibariyle tarife dahilindeki diğer hatlara ait seferler kademeli olarak açıldı.

Deniz otobüsü seferlerinde korona virüs tedbirleri kapsamında bir dizi önlemler alındığı da görüldü. Sefere gidecek gemileri ve yolcu terminallerinin düzenli aralıklarla dezenfekte işlemi gerçekleştirilirken, terminallere konulan zemin işaretleri ile yolcuların gemiye biniş-iniş esnasında sosyal mesafesi korunuyor. Terminallere girişlerde temassız ateş ölçer kullanılarak ateş ölçümü yapılıyor. HES kodunun kontrolü doğrultusunda riskli ve şüpheli olanlar kabul edilmiyor.

Terminallere yolcular için Covid 19 ile ilgili bilgilendirme afişleri asan İDO, sık sık anonslar gerçekleştiriyor. Yolculuklar sırasında koltuklar misafirler için sosyal mesafe kuralları uygun olarak sadece mavi koltuklara oturulabiliyor. Misafirlerin seyahatleri boyunca maske takmaları zorunlu. İDO arabalı vapurlarında ise ilaç ve tıbbi malzeme taşıyan araçlara geçiş önceliği veriyor.

“Ek seferlerle ve yaz tarifemizle yeni normal sürece tüm seferlerimizle hazır halde bulunuyoruz”

Terminal ve gemi içerisinde alınan tedbirlerden bahseden İDO Genel Müdür Vekili Murat Orhan, “Korona virüs yeni yeni gündeme geldiği dönemlerden itibaren hızlı bir şekilde takip işlemine başladık. Ocak ayında personelimize bir bilgilendirme mesajı atarak bu süreci yönetmeye başladık. Sonrasında İş Sağlığı Güvenliği Müdürlüğümüz Başkanlığı’nda bir çalışma grubu oluşturduk. Yurt dışı temaslı arkadaşlarımızın ve sağlık açısından riskli çalışan arkadaşlarımızın 14 günlük karantina süreçleri kurulumuzun verdiği ilk kararlardandı. İstanbul merkezli birçok ilde şehirler arası ulaşım yasağı olması sonrası faaliyetlerimiz tamamen durdu. Bunun tek istisnası Eskihisar Topçular Hattı’ydı. Burada lojistik zincirinin devam etmesi çok önemli biz de bu anlamda Eskihisar Topçular Hattı’mızda buna katkı sağlamaktan dolayı çok mutluyuz. Bir hatırlatmayı da yapmak isterim ilaç ve tıbbi malzeme taşıyan araçlara geçiş önceliği veriyor. 1 Haziran itibariyle ulaşım yasaklarının kalkmasının ardından, biz Pendik-Yalova ve Yenikapı-Yalova hatlarında seferlere başlarken, 2 Haziran itibariyle tarife dahilindeki diğer hatlara ait seferler daraltılmış olarak açıldı. Tabii oluşacak talebe göre ek seferlerle ve yaz tarifemizle yeni normal diye adlandırdığımız sürece tüm seferlerimizle hazır halde bulunuyoruz. İlk HES kodu uygulamasını hayata geçirmek ve bu sayede sağlıklı bir yolculuk sunmak bizi fazlasıyla ziyade ediyor. Zaten terminal ve gemi içerisinde sosyal mesafe, maske ve dezenfektan gibi tüm tedbirlerimizi de aldık” dedi.

“İnsanlar da zaten dikkatli o yüzden tedirgin değilim”

Alınan önlemleri yeterli bulan Banu Çelik ise, “Sosyal mesafeye dikkat ediliyor. Sürekli anonslar geçiyor ve kapıda ateşimiz ölçülüp içeriye giriyoruz ve maskesiz kimse giremiyor. İnsanlar da zaten dikkatli o yüzden tedirgin değilim” şeklinde konuştu.

“Girişte ateşimiz ölçüldü sonra sosyal mesafeye dikkat ediliyor”

Yalova’ya seyahat edecek olan Sevgi Şahin de, “Tedbirler yeterli ama her şey insanlarda bitiyor. Girişte ateşimiz ölçüldü sonra sosyal mesafeye dikkat ediliyor. Her şey şu an güzel” ifadelerini kullandı.

Sümeyye İnal - Emre Baba
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’dan saldırının yaşandığı okulun önünde açıklama Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Okullarımızda asla sanal ortamda organize eden arka plandaki kirli ellerin çocuklarımızı zombileştirerek onları birer tehdit haline getirmesine fırsat verilmemelidir" dedi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan ile birlikte Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu’nun önünde ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından "şiddete karşı ortak bildiri" kamuoyuyla paylaşıldı. Yalçın, "Hem Siverek’te hem de Kahramanmaraş’ta yaşanan olayları inceleme fırsatım oldu. Yaşanan hadiseler bizi derinden üzdü. Gördüğümüz şudur, sanal ortamda bir terör hadisesi, bir yönlendirme çocuklarımızı zombiye çevirme girişimiyle karşı karşıyayız. Bunu hafife almamamız gerekir. Onun için Türkiye geneli iş bırakarak, cuma gününe kadar bu konuda devam edeceğimizi ifade ederek, dikkati toplamaya çalıştık. Okullarımızın güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmasını, bu sanal ortamların takip edilmesini ve okullarımıza sahip çıkılması konusunda hassasiyetimizin işitilmesini sağlamaya çalıştık. Teklifimiz şudur; okullarımızda asla sanal ortamda organize eden arka plandaki kirli ellerin çocuklarımızı zombileştirerek onları birer tehdit haline getirmesine fırsat verilmemelidir. Okulların güvenlik konusu geçiştirilecek bir konu değil. Okul polisi uygulama tüm okullarda uygulanmalıdır. Bakanlık hiçbir okulu rehber öğretmensiz bırakmamalıdır. Bu süreçlerin tamamını adım adım takip edeceğiz. Bu acı, hepimizin acısıdır. Buradaki tuzağı göstermek biz eğitim sendikalarının ortak sorumluluğudur" diye konuştu.
Aydın Kariyer Fuarı’nda en yoğun ilgiyi güvenlik ve sağlık stantları gördü Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ)’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ege Kariyer Fuarı 2026 (EGEKAF’26) başta gençler olmak üzere vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Fuarda en yoğun ilgi sağlık ve güvenlik stantlarına oldu. Trafik güvenliğinden ülke güvenliğine, dezenformasyonla mücadeleden suçun önlenmesi ve suçluların yakalanmasına kadar pek çok alanda oluşturulan onlarca stant 2 gün boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Adnan Menderes Üniversitesi Öğrenci topluluklarının yanı sıra polis, jandarma, sahil güvenlik, jandarma filo komutanlığı ve çeşitli kurum ve kuruluşların stant açtığı fuarda sürüş güvenliği ve emniyet kemerinin önemi de ziyaretçilere aktarıldı. Emniyet Kemeri Simülasyon Aracı ile trafik güvenliğinin uygulamalı olarak anlatıldığı fuarda vatandaşlar simülasyon aracına binip tecrübe etmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu arada sağlık görevlileri tarafından yetişkin ve çocuklara ilişkin ilk yardım eğitimi ve suni teneffüs uygulamaları da fuarın en ilgi çeken stantlarından biri oldu. Yetişkinlerin yanı sıra anne-babalar acil durumlarda suni teneffüs ve kalp masajının nasıl yapılacağını öğrendi. "Yeni nesil silahlar ve olay yeri inceleme ekipleri göz doldurdu" Güvenlik güçlerinin de çok sayıda standının yer aldığı EGEKAF’26 Fuarı’nda jandarmanın kullandığı yeni nesil silahlar da sergilendi. Güvenlik güçlerinin dosta güven düşmana korku veren stantları vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görürken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarından sunduğu kesitler de faili meçhul olayların nasıl aydınlatıldığı görüldü.
Antalya Çocuklarda şiddet eğilimine karşı doktorlardan çağrı: "Şiddeti doğuran her türlü ortam kaldırılmalı" Çocuk doktorları, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı başta olmak üzere yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların, her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından hekimlerin katıldığı, uluslararası konuşmacıların yer aldığı Türk Pediatri Kurumu Derneği tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla düzenlenen 61. Türk Pediatri Kongresi Antalya’da başladı. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek kongre çerçevesinde yapılan basın toplantısına Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ, Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş, Prof. Dr. Ömer Faruk Beşer, Prof. Dr. Nur Canpolat, Prof. Dr. Kenan Barut, Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Aktuğlu Zeybek, Doç. Dr. Esra Özek Yücel ve Prof. Dr. Metin Aydoğan, Prof. Dr. Burak Doğangün katıldı. Toplantıya Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısından duydukları üzüntüyü ifade ederken başlayan hekimler, şiddetin sonlanması için yapılması gerekenleri sıraladı. Çocuk sağlığı ve hastalıklarına ilişkin açıklamalarda bulunan uzmanlar, topluma önemli uyarılarda bulundu. "Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz" ‘Yüreğimiz yandı’ diyerek sözlerine başlayan Çocuk Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar bizleri iyice üzen noktalara geldi. Bu şiddetin nereden çıktığını ortaya koymamız gerekiyor. Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Bunların özendirilmesi çocuklarda ciddi olarak şiddeti körükleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmakta. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların gözden geçirilmesi, yaşam dışına çıkartılması gerektiğini söylüyoruz. Çocuklarımız için iyi bir geleceği kurmak için siber zorbalığın da mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyor, bunlarla birlikte ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Eğer yapmaz isek bizleri gerçekten çok kötü bir senaryo bekliyor. Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi. "Mutlaka çözümler üretmek gerekiyor" Yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade eden ve şiddet eğilimine karşı toplumun bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini aktaran Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, "Hepimiz şoktayız, biz yetişkinler de çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde şok oluyoruz. Çok faktöre bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Kısa, orta, uzun vadede yapılacaklar var. Unutmamamız gerekiyor, orta ve uzun vadede mutlaka çözümler üretmek gerekiyor. Hepimiz tırnak içinde; suçluyuz, hepimiz risk altındayız. Kendi çocuklarımız da hem zorbalık yapabilir hem zorbalığa maruz kalabilir. ‘Sorunu, problemi böyle çözebilirim’ şiddeti böyle görüyor, öğreniyor. Bu da bir kısır döngüye sebep oluyor. Tabi çocuk erkil aile içinde de belli bir dönem sonra annenin ve babanın fonksiyonu da düşüyor yani; çocuk karar veriyor" diye konuştu. "Ekranlardan üzerimize şiddet akıyor" ‘Ekranlardan üzerimize şiddet boca oluyor’ diyen Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, "Gerçekten akıyor çünkü dünya başka bir yere evrildi. Bir Trump var, Netanyahu var, çocukların sürekli öldürüldüğü, insanların öldürüldüğü, kıyıma uğradığı bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar hem televizyonlardan hem sosyal medyadan görüyorlar. O televizyonlarda gösterilen şiddet sahnelerin herhalde çok azaltılması lazım. Belki bu oyunların ki bunlar bize özgü değil, global bir şey herhalde kısıtlanması gerekecek. Günümüzde 100 binden fazla aile çocuğuna aşı yaptırmıyor maalesef ve maalesef uzun süre görmediğimiz, eski hastalıklar hortluyor. Kızamık hortluyor, suçiçeği az da olsa vardı, boğmaca vakaları zaman zaman artıyor. Dolayısıyla daha önce neredeyse yok etmeye yaklaştığımız hastalıklar tekrardan hortlayacaktır. En korktuğumuz şey; mesela polyo" ifadelerimi kullandı. "Boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı" Öte yandan toplantıda konuşan Prof. Dr. Kenan Barut, dijital bağımlılık sebebiyle çocuklarda çok küçük yaşlarda gördükleri hastalıklara ilişkin, "Bir çocuk romatoloji uzmanı olarak boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı. Normalde 40-50 yaş gibi yaşlarda gözükecekken 8-9 yaş gibi görmeye başladık" dedi. Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise bilinçsiz takviye kullanımının yanlışlığına dikkat çekti, hekim önerisi olmadan ürünlerin kullanılmaması gerektiğini aktardı.