KÜLTÜR SANAT - 30 Mayıs 2018 Çarşamba 10:28

'Deniz ve Güneş' filminin galasına yoğun ilgi

A
A
A
'Deniz ve Güneş' filminin galasına yoğun ilgi

1 Haziran'da vizyona girmeye hazırlanan ve başrolünü Şafak Pekdemir Mengü ile Burak Serdar Şanal'ın paylaştığı 'Deniz ve Güneş' filminin galası, oyuncularının katılımıyla İstanbul'da bir AVM'de gerçekleştirildi.

Başrolünü Şafak Pekdemir Mengü ile Burak Serdar Şanal’ın paylaştığı 'Deniz ve Güneş' filminin galası, Cinemaximum Kanyon sinemalarında gerçekleştirildi. 1 Haziran'da vizyona girecek filmin galasına yoğun katılım oldu. Galaya, Türkiye İşitme Engeliler Derneği üyeleri, İşitme Engelliler ve Aile Derneği'nin üyeleri yanı sıra yapımcı-yönetmen Sinan Çetin, şarkıcı Mustafa Topaloğlu, oyuncu Ceren Benderlioğlu ve oyuncu Fırat Doğruloğlu da katıldı. İşitme engeline karşı farkındalık oluşturacak olan filmin galasında işitme engellilere özel alt yazı ile film gösterimi yapıldı. 

''Film aslında farkındalık projesi'' 

"Filmin çekim süreci biraz zorlu geçti" diyen Yönetmen Barış Denge, ''Yaz filmi çekecektik ama hazırlıklar uzadığı için Ekim ayında yaz filmi çektik. O yüzden oyuncularımız üşüdü ve bayağı zorlandılar. Senaryoyu çekim ortasında oyuncularla birlikte değiştirmeye başladık. Akşamları yazıp sabahları çekmeye başladık ve bu süreci tamamladık. Senaryoyu çekimin ortasında değiştirmek kimsenin yapmayacağı bir delilik aslında. Film aslında farkındalık projesi. Senaryonun en büyük meselesi şu: İki insanın hiç konuşmadan, tek kelime etmeden anlaşabilmesi ve aşk yaşayabilmesi üzerine bir iddiaydı. Biz bunu denedik. İki insan gerçekten hiç konuşmadan film boyunca aşk yaşadılar, ayrıldılar ve tekrar birleştiler. Bir bakıma farkındalık projesi oldu. Çekim boyunca hepimiz işaret dili öğrendik'' dedi.

''Herkes, işitme engelli insanların farkında olsun'' 

Filmin ortasında senaryoda değişiklikler yaptıklarını dile getiren Oyuncu Burak Serdar Şanal, ''Filmin ortasından sonra bambaşka yerlere varacağını göreceksiniz. Keyifli, özverili ve kendinden bir şey katmak isteyen insanlarla çalıştım. Kendim de elinden gelenin fazlasını yapmaya çalıştım. Filmin konusu; bir trafik kazasında ailesini kaybetmiş bir kadının, bambaşka bir insanla tanışıp onunla yaşadığı bir aşk hikayesi ama filmin içinde sürprizlerde var. Türkiye yaklaşık 3 milyon işitme engelli insan var. Herkes onların farkında olsun'' şeklinde konuştu.

Oyuncu Şafak Pekdemir Mengü ise şöyle konuştu: ''Film, çok tatlı bir aşk hikayesi olarak başlıyor, sahil kesiminde ve yaz mevsiminde geçiyor. Mesaj içerikli, iletişim üzerine ve işitme engeline rağmen insanların diyalog kurabileceğini söyleyen bir film. Filmin, dönemimizde yaşadığımız iletişim kurmama, konuşsak da anlaşmama ya da konuşsak da karşımızdakini bizi dinlememesi durumunu, aslında konuşmadan da sağlam ilişkiler kurulabiliniyor mesajını veren bir hikayesi var. Çok keyif alarak okuyup oynadım. Umarım film, izleyenlere geçer''.

Filmin konusu şöyle: Deniz’in (Burak Serdar Şanal), nişanlısı ile gittiği Burgazada tatilinde Güneş (Şafak Pekdemir Mengü) ile karşılaşmaları sonucu aralarındaki aşkı konu alıyor. Filmin ana karakteri Deniz, işitme engelli sandığı Güneş'i daha yakından tanıyabilmek için işaret dilini öğrenir ve aralarında bir aşk başlar.

Yönetmenliği Barış Denge'nin üstlendiği, yapımcılığını MT Film Prodüksiyon olarak Mehmet Toptan ve Yaşar Tolga Bozkurt’un yaptığı, yürütücü yapımcılığını ise ATS Film Yapım Özge Şenocak Polat’ın üstlendiği belirtilirken, filmin senaryosunun ise Yaşar Tolga Bozkurt'a ait olduğu bildirildi.  

Adem Gürer-Murat Ergin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kamp yaparken kaybolan Elif Kumal’ın yengesi konuştu Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, yaşanan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Fatma Kumal, Enis G. ile olay günü yaşanan telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı: "Enis beni Messenger üzerinden aradı. Benim sosyal medyamda ekli değil, numarası da yoktu. Aramasını gördüm, geri döndüm. Yanlışlıkla mı aradın, bilinçli mi diye sordum. Bana Elif’in kayıp olduğunu söyledi. Saat 11.23’tü." Elif’in kaybolduğu sürece ilişkin Kumal, "(Enis G.) Gece bir tartışma olduğunu, Elif’in ortamdan ayrıldığını söyledi. Eve gittiğini iddia etti ama bizim evimizin girişinde kamera var, herhangi bir giriş çıkış yok. ‘Sabaha kadar dağda aradım’ diyor ama beni saat 11.23’te arıyor. Olay gece oluyor. Bu vakte kadar neden beklendi? Bunun saati mi var şüpheli bir vaka bu" dedi. Fatma Kumal, "Altı gündür bu dağlarda elimiz boş dönüyoruz. Ne araba var ne kardeşimiz. Kuş olup uçmadı, yer yarılıp içine girmedi. Yemek yok, uyku yok. Gözünü kapatınca bile açmak istiyorsun. Kabustan uyanmak istiyorum" dedi. Olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia eden Kumal, "Bu şahıs darbettiği halde eli kolu serbest geziyor. Benim içim bunu kaldırmıyor. Bu ülkenin de kaldırmasını istemiyorum. Herkes bildiğini konuşsun. Saklayan olabilir. Bugün bize, yarın size" diye konuştu. Silah sesleri iddialarına da değinen Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kumal, "İzlemekle yaşamak çok farklı. Ben iki küçük çocuğumu evde bırakıp geldim. Burada dondurucu bir soğuk var. AFAD, jandarma, gönüllüler herkes sahada ama alan çok büyük. Sahalar genişletilmeli. Lütfen destek olun" ifadelerini kullandı. Öte yandan Elif Kumal’ın kamp yaptığı alan, gölet bölgesi ve çevresi Bayraktar TB2 insansız hava aracı ile sürekli olarak havadan taranırken, helikopter destekli aramaların da aynı bölgelerde aralıksız sürdüğü öğrenildi. Kara, hava ve su altı unsurlarının koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalara gönüllü off-road grupları da destek veriyor. Yetkililer, arama kurtarma faaliyetlerinin çok yönlü olarak devam ettiğini bildirirken, soruşturma kapsamında adli sürecin sürdüğü kaydedildi.
Antalya Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2025’te 1 milyon 857 bin hastaya sağlık hizmeti sundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, 2025 yılında 2 bin 124 sağlık personeliyle birlikte toplam 1 milyon 857 bin 740 hastaya ayaktan sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. 2025 yılı sağlık hizmeti verilerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Hastane olarak tüm sağlık çalışanlarımızla birlikte, hasta ve hasta yakınlarımıza bilimin ışığında gelişen teknolojik altyapımızla kaliteli sağlık hizmeti sunmak adına çalışıyoruz. Acil servis dâhil olmak üzere 2025 yılında toplam 1 milyon 857 bin 740 hastamızın ayaktan tedavisini gerçekleştirdik. Acil serviste 430 bin 463 hastamızın muayenesi yapıldı. Hastanemizde 30 bin 122 hastamız yatarak tedavi gördü. 32 bin 156 hastamızın ise başarılı bir şekilde ameliyatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Doğum hizmetlerine de değinen Prof. Dr. Yılmaz, "Hastanemizde bin 402 bebek dünyaya gözlerini açtı. Anne ve baba olma heyecanı yaşayan ailelerin mutluluklarına ortak olduk" diye konuştu. Diyaliz ve fizik tedavi hizmetleri hakkında da bilgi veren Karakuş Yılmaz, bin 88 diyaliz hastasına 10 bin 441 seans hizmet verildiğini, 2 bin 505 hastaya anjiyo işlemi uygulandığını, Fizik Tedavi Ünitesi’nde ise 145 bin 85 seans FTR hizmeti sunulduğunu söyledi. Yılbaşı gecesi bin 641 hastaya sağlık hizmeti verildi Yılbaşı dönemine ilişkin verileri de paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, "31 Aralık 2025 gecesi ve 2026 yılının ilk gününde acil servisimizde bin 641 kişi sağlık hizmetinden faydalandı. Bu hastalardan 54’ünün yatışı yapılarak tedavilerine servislerimizde devam edildi, 10 hastamızın ise başarılı bir şekilde operasyonu gerçekleştirildi" dedi. 2026 yılına ilişkin hedeflerini de dile getiren Yılmaz, "2026 yılında 884 hekim ve toplam bin 240 sağlık personelimizle, insan hayatının kutsallığından ve kaliteden ödün vermeden; hasta ve hasta yakınlarımıza umut olmaya, sağlıklarına kavuşmalarına ortak olmaya, onlarla birlikte yeni hikayeler yazmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.