GÜNDEM - 21 Mayıs 2020 Perşembe 13:45

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy'dan Libya açıklaması

A
A
A
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy'dan Libya açıklaması

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ''Libya’daki Türk çıkarlarının hedef alınması halinde bunun çok ağır sonuçları olacağını ve darbeci Hafter unsurlarını meşru hedef telakki edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy Hafter milislerinin Türk Kuvvetlerini ve çıkarlarını hedef alacaklarına ilişkin açıklamaları hakkındaki soru üzerine şunları dedi:

" Yabancı bir basın yayın kuruluşunda atıfta bulunulan ve darbeci Hafter’e bağlı gayrımeşru milislerin Türk çıkarlarını hava unsurlarıyla hedef alacağı yönündeki açıklamanın Libya’nın Doğusunda dış destekle yeni savaş uçakları konuşlandırılmasından sonra yapılması dikkat çekicidir.

Hafter’e bağlı unsurların son dönemde sahada yaşadığı kayıpların hezeyanın bir yansıması olan bu açıklama, darbeci Hafter’in ve destekçilerinin Libya’daki ihtilafı tırmandırma niyetinde olduklarının en açık göstergesidir.
Bu vesileyle, Libya’daki Türk çıkarlarının hedef alınması halinde bunun çok ağır sonuçları olacağını ve darbeci Hafter unsurlarını meşru hedef telakki edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Seraları su basınca sivri biber ve salatalığın ateşi yükseldi Ocak sonunda 80-100 liradan satılan sivri biberin kilosu, Antalya’daki seraların selden zarar görmesi sebebiyle 250 liraya kadar yükseldi. Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin (TZOB) ocak ayına ilişkin açıkladığı ürünlerdeki fiyat değişimlerine göre, sivri biberin aralıkta üreticiden çıkış kilogram fiyatı 19 lira iken ocakta ortalama 42 liraya yükseldi. Marketlerde aralıkta 50-60 lira iken geçen ay 80-100 liraya satılmaya başlanan sivri biberin kilosu Bursa’daki pazarlarda 250 liraya çıktı. Aralıkta çiftçiden 26 liradan alınan salatalık ise ocakta tarla çıkış fiyatı 57 liraya yükseldi. Market fiyatlarında ise 70 liradan 100 liraya dayandı. Salatalığın kilosu pazarlarda ise 180 liraya ve kuru fasulyenin de 250 liraya kadar yükseldi. Ramazan öncesinde sivri biber ve salatalık el yakarken satışları düşen pazarcılar da yüksek fiyata tepkili. "Ramazan ayında daha da artar" Bursa’da pazarcılık yapan Bedirhan Derin, fiyatlardaki ani yükselişi "Antalya’da sel var abi sel var." diyerek açıkladı. "Mal yetişmiyor çiftçi mal yapamıyor." ifadesini kullanan Derin, "Fiyatlar ramazanda daha da artar. Biz istiyoruz ki düşsün. Bu yüksek fiyatta ürün satamıyoruz. Sivri biberi bir kilogram alan kalmadı." diye konuştu. Pazarcı Abdulrezzak Şen ise Antalya’yı sel bastı için biberin halde bile 220 lira olduğuna dikkati çekerek, "Şimdilik böyle fiyatlar sürekli güncelleniyor. Daha da yükselebilir çünkü ürün yok. 150 gram, 250 gram halinde satış yapabiliyoruz. Herkes alamıyor" dedi.
İzmir Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal: "Demans parmak izi gibidir, aynı tanıyı alan iki hastanın yolculuğu farklıdır" Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, demansın tek tip bir süreç olmadığını belirterek, "Aynı tanıyı alan iki insanın yaşadığı yolculuk, tıpkı parmak izi gibi birbirinden farklıdır. Hastalığın başlangıcından ilerleme hızına kadar pek çok faktör kişiye özgüdür" dedi. Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, hasta yakınlarının sıklıkla dile getirdiği, "Başkasında böyle olmamıştı" şeklindeki kıyaslamalara açıklık getirdi. Demansın, alzaymır, Lewy cisimcikli demans, frontotemporal demans ve vasküler demans gibi farklı hastalıkları kapsayan bir şemsiye kavram olduğunu ifade eden Uysal, klinik tablonun geniş bir yelpazede değerlendirildiğini belirtti. "Hastalık her hastada aynı kapıdan girmez" Aynı alzaymır tanısını alan iki kişide bile hastalığın farklı seyredebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Uysal, "Bazı hastalarda unutkanlık ön plandayken, bazılarında kelime bulma güçlüğüyle başlayan dil problemleri görülebilir. Erken dönemde öfke, içe kapanma veya şüphecilik gibi davranış değişiklikleri de ortaya çıkabilir. Bunun temel nedeni hastalığın beynin hangi bölgelerini ve hangi sırayla etkilediğidir" diye konuştu. Hastalığın seyrinde genetik yapı, eğitim düzeyi, stres, hipertansiyon ve diyabet gibi faktörlerin rol oynadığını belirten Uysal, bu durumu "bilişsel rezerv" kavramıyla açıkladı. Uysal, bazı beyinlerin oluşan hasarı daha uzun süre telafi edebildiğini, bu nedenle aynı tanının her hastada aynı klinik tabloya yol açmadığını ifade etti. "Demans sadece hafıza kaybı değildir" Toplumda demansın sadece unutkanlıkla ilişkilendirildiğini ancak beynin etkilenen bölgesine göre belirtilerin değiştiğini aktaran Doç. Dr. Uysal, şunları söyledi: "Beynin ön bölgeleri etkilendiğinde kişilik ve davranış değişiklikleri, yan bölgeler etkilendiğinde dil bozuklukları, derin yapılar etkilendiğinde ise halüsinasyonlar görülebilir. Hasta yakınlarının ’Eskiden böyle biri değildi’ tepkisi anlaşılırdır ancak hastalık kişinin karakterini değil, beynini değiştirir. Hastalıkların birbirleriyle kıyaslanması doğru değildir." "Kıyaslama yapmak süreci zorlaştırır" Tedavi sürecinde kişiye özel yaklaşımın önemine değinen Doç. Dr. Uysal, bazen en doğru tedavinin ilacı artırmak değil, bakım şeklini değiştirmek veya hasta yakınını desteklemek olduğunu belirtti. Başka hastalarla yapılan kıyaslamaların süreci zorlaştırdığını ifade eden Uysal, "Bu süreç kişiye özeldir. Hasta yakınları bunu bildiğinde suçluluk duygusu azalır ve beklentiler gerçekçi hale gelir. Hastaya yargılayarak değil, anlayarak yaklaşmak mümkün olur" dedi. Demansın uzun bir yolculuk olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, sözlerini şöyle tamamladı: "Beyin çevresini anlamlandıramadıkça beden ve davranışlar alarm verir. Hastaların ’inat’ veya ’huysuzluk’ gibi görünen davranışlarının ardında genellikle korku ve kontrol kaybı yatar. Bu alarmı susturmanın yolu hastayla tartışmak değil, onun dünyasına yaklaşmaktır. Görevimiz, her ailenin ve her beynin kendine özgü hikayesini yargılamadan dinlemektir."
Diyarbakır "Diyarbakır’da ev fiyatları imarlı arsa sorunu yüzünden yükseliyor" Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Diyarbakır İl Başkanı Mahmut Arslan, satılık mülk fiyatlarının imarlı arsaların az ve yetersiz olmasından dolayı yüksek olduğunu söyledi. TEDB Diyarbakır İl Başkanı Mahmut Arslan, kiralık ve satılık mülklerle ilgili açıklamalarda bulundu. Arslan, Oğlaklı deprem TOKİ’lerinin yapılmasıyla birlikte kira fiyatlarında düşüş olduğunu fakat imarlı arsa yetersizliğinden dolayı satılık ev, dükkan ve plaza gibi yapıların fiyatlarının çok yüksek olduğunu söyledi. Arslan, "Şu an Diyarbakır’da ortalama 2 bine yakın kiralık daire bulunmaktadır. Tabii bu durum aynı zamanda sezonluktur. Sezon itibarıyla kiralık daire sayısının fazla olduğunu görüyoruz. Bunun birkaç nedeni var. Özellikle Diyarbakır’da TOKİ’lerin inşaat ve üretim sürecinin artmasıyla birlikte bu fazlalık daha belirgin hale geldi. Yani Diyarbakır’da şu an ortalama 2 bin civarında kiralık daire bulunuyor ve bu dairelerin büyük bir kısmı boş durumda, alıcısını ya da kiracısını bekliyor. Bu noktada Diyarbakır’daki ev sahiplerine şunu söylüyoruz, evleri kiraya vermeme noktasında direnmesinler. Çünkü Diyarbakır’da inşaat üretimi devam ediyor. TOKİ’ler ve sosyal konutlar kapsamında yaklaşık 12 bin konut daha üretilecek. Belediye de ayrıca 2 bin konutluk bir üretim yapacağını açıkladı. Yani bundan sonra Diyarbakır’da kiralık konut konusunda açıkçası ciddi bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyoruz. Bu anlamda ev sahiplerine çağrımız şu yönde, ellerindeki daireleri kiraya versinler. En azından aidatlarını kendi ceplerinden ödememiş olurlar, ekstra masraflara girmezler. Cebinize giren para boşta kalmaz, geliriniz olur. Evler boş kalmasın, vatandaşımız da mağdur olmasın" dedi. "Diyarbakır’da imarlı arsa sorunu var" Satılık dairelere baktıkların Diyarbakır’da çok farklı bir durumun olduğunu aktaran Arslan, şu ifadeleri kullandı: "Diyarbakır, satılık konut noktasında sıkıntı yaşıyor. Bu durum Türkiye genelindeki ekonomik şartlarla bağlantılı olmakla birlikte, Diyarbakır’a özgü bazı sorunlardan da kaynaklanıyor. Özellikle bazı bölgelerde konut fiyatları çok yüksek. Bunun temel sebebi Diyarbakır’da imarlı arsa sorununun olmasıdır. İlgili kurumlar tarafından imara açılması gerekiyor. Şu an Diyarbakır’da bazı bölgelerde 2+1 daireler 6, 7 hatta 8 milyon liraya kadar çıktı. Yüksek rakamlar konuşuluyor. Bu durumun piyasaya etkisi ciddi anlamda olmuştur.’’ "Deprem konutları kiraları hafifletti" Arslan, Oğlaklı’da yapılan 13 binin üzerinde deprem konutlarının kira konusunda vatandaşları ciddi şekilde rahatlattığını ifade etti. Arslan, "Eskiden Bağlar, Ofis, Kaynartepe gibi bölgelerde, neredeyse oturulamayacak durumda olan, çok eski evlere bile yüksek kiralar ödeniyordu. TOKİ’lerin yapılmasıyla birlikte bu anlamda ciddi bir rahatlama sağlandı. Özellikle dar gelirli kesim açısından büyük bir rahatlama oluştu. Vatandaşlarımıza ayrıca şunu da özellikle tavsiye ediyoruz. Resmi çalışan, Taşınmaz Ticaret Yetki Belgesi olan emlakçılarla çalışsınlar. Alım, satım ve kiralama işlemlerini bu şekilde yapsınlar. Zaten 1 Şubat itibarıyla, satılığa çıkarılan tüm taşınmazlar da yetki belgesi olan emlakçılar üzerinden, yetki alınarak ilana veriliyor. Daha önce bu uygulama kiralıkta vardı, şimdi satılıkta da uygulanıyor. Bu vatandaşlarımızın faydasına olan bir durumdur. Son zamanlarda çok sık duyuyoruz; birçok vatandaşımız dolandırıcılık mağduru oluyor. Bu tür durumların içine girmemek için kurumsal tabelası olan, ofisi bulunan, resmi çalışan emlakçılarla çalışmaları çok önemlidir" şeklinde konuştu. 6 Şubat depreminin ardından vatandaşların kiralık ev bulmakta zorlandıklarını ve fahiş fiyatlara evleri kiraladıklarını dile getiren Arslan, sözlerine şöyle devam etti: "6 Şubat depremi, gerçekten asrın felaketiydi. Türkiye’nin başına gelmiş en büyük felaketlerden biriydi. Bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Allah bir daha böyle bir felaketi ülkemizin ve milletimizin başına vermesin. Depremin hemen ardından ciddi bir konut sıkıntısı yaşadık. Özellikle kiralık daire bulunamaz hale geldi. Bu süreçte fırsatçılık yapanlar olduğu gibi, elini taşın altına koyan, yardımcı olan çok sayıda vatandaşımız da oldu. O dönemde ciddi bir dayanışma ve paylaşma gördük. Ancak kiralık konusunda büyük sıkıntılar yaşandı. İki, üç hatta beş ailenin aynı evde yaşamak zorunda kaldığı dönemler oldu. Kira fiyatları bir anda yükseldi ve vatandaşlarımız ciddi mağduriyetler yaşadı. Ancak TOKİ’lerin hızlı bir şekilde devreye girmesiyle bu sıkıntılar büyük ölçüde giderildi ve vatandaşlarımız ciddi anlamda rahatladı. Allah bir daha böyle bir süreci bizlere yaşatmasın inşallah."
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Kocasinan’ı estetik dokunuşlarla geleceğin şehri haline getiriyoruz" Kocasinan Belediyesi, ilçeyi daha güzel bir görünüme kavuşturmak için yoğun bir gayretle yürüttüğü estetik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın öncülüğünde gerçekleştirilen projeler, şehre enerji tasarrufu sağlarken aynı zamanda rengârenk bir görsellik oluşturuyor. Kayseri’yi daha da güzelleştirmek için çalışmaların devam edeceğini belirten Başkan Çolakbayrakdar, yapılan projelerle Kayseri’ye önemli bir canlılık kattıklarını vurguladı. İnsan odaklı bir anlayışla yenilikçi hizmetler sunduklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ın yenileme çalışmalarının örnek teşkil ettiğini ifade etti. Yapılan yatırımlar sayesinde ilçenin hizmet standartlarının yükseldiğini söyleyen Başkan Çolakbayrakdar, şehrin görsel estetiğine büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "Bu doğrultuda yenilikçi bir belediye olarak farklı projeleri hizmete sunuyoruz. Modern aydınlatma ile ilçemizi görsel ve estetik olarak daha güzel bir hâle getiriyoruz. Bu projelerle vatandaşlarımıza alışılmışın dışında bir görsel konfor sunuyoruz. Çevreye duyarlı tasarımı olan aydınlatma ürünlerinde enerji tasarrufu sağlıyoruz. Özellikle parklarımızın daha renkli, daha farklı, daha güzel ve daha ferah bir görünüme kavuşması için projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Özellikle parklarımız, gece görüntüsüyle görsel şölen sunmaktadır. Yeni çöp konteynerlerinden ışıklı bariyerlere kadar farklı yenilikleri ilçemize kazandırdık. İnşallah daha modern ve akıllı şehirler inşa edeceğiz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimize daha mutlu, huzurlu olabilecekleri bir ortam hazırlamak ve daha çevreci yaklaşımlarla onlara hizmet edebilmektir" ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, ilçenin her mahallesini güzelleştirmek ve yenilemek için çalışmaların hızla devam edeceğini belirterek, Kocasinan’ın estetik görünümünü her geçen gün daha da iyileştireceklerini sözlerine ekledi. Öte yandan Kocasinan Belediyesi, özellikle park, cadde ve sokaklarda yaptığı modern aydınlatma çalışmalarıyla büyük ilgi görüyor. Enerji tasarruflu LED’li aydınlatma direkleri ve ışıklı bariyerlerle ilçeye farklı bir hava katılırken, bu aydınlatma ürünlerinde Kocasinan Belediyesi’nin logosu da görsel bir güzellik oluşturuyor. Ayrıca yeni yapılan parklar, hem gündüz hem de gece görüntüsüyle şehre görsel şölen sunuyor. Kocasinan’ın estetik çalışmaları, ilçenin her noktasına yayılarak şehri daha modern ve güzelleştiriyor, hem görsel açıdan hem de çevresel açıdan önemli katkılar sağlıyor.