MAGAZİN - 10 Nisan 2022 Pazar 12:42

Doğadan topladığı değerli taşlar geçim kaynağı oldu

A
A
A
Doğadan topladığı değerli taşlar geçim kaynağı oldu

Bölgedeki dağ, tepe ve dere yataklarından değerli ve yarı değerli taş toplayan İbrahim Irgatcı; türleri, şekilleri ve özelliklerine göre ayırdığı taşları Türkiye’nin birçok ilindeki taş koleksiyoncularına ve takı imalatçılarına gönderiyor.

Şifalı özellikleriyle bilinen değerli ve yarı değerli taşlar geçim kaynağı olmaya devam ediyor. Yaklaşık 1,5 yıldan bu yana dağlardan, tepelerden ve dere yataklarından değerli taş ve yarı değerli taş toplayan İbrahim Irgatcı, bulduğu taşları Türkiye’nin birçok ilindeki taş koleksiyoncularına ve takı imalatçılarına gönderiyor.

Doğadaki her taşın farklı bir özelliği ve insan sağlığına faydasının bulunduğunu anlatan Irgatcı, “Kendi bölgemde 1,5 yıldan bu yana değerli taşlar ve yarı değerli taşlar toplayarak kendime bir hobi edindim. Bulduğumuz belli başlı birkaç sınıfı ayırıyoruz. Bol bulunan taşları diğer az bulunan taşlarla takas yaparak, koleksiyon yaptık. Bunun dışında topladığımız bir taş birikimimiz var. Onları farklı şekillerde değerlendirdiğimiz için, koleksiyona dahil etmiyoruz” dedi.

Doğadan topladığı değerli taşlar geçim kaynağı oldu

Doğadaki her taşın sertlik değerinin, oluşumunun içindeki mineral yapısının farklı olduğuna dikkat çeken Irgatçı, “Koleksiyonumuzda bulunan taşlar, içinde metal bulunan taşları ayırdık. Elimizdeki malzeme aslında yapısı kalsit. Ama içerisinde birçok oranda pirit bulunduruyor. Pirit ışıltılı bir mineral. Göze hoş görünür. Koleksiyonerler bunu koleksiyonlarına dahil etmek için, ellerinde bulundurmak istiyorlar. Ya da buna ulaşıp satın almak istiyor. Pirit mineralinin içinde eser miktarda da olsa altın bulunur. Oranlar bölgesine göre değişir. Bunu altın toplayan arkadaşlar içindeki altını almak için, bu malzemeyi ararlar. Biz daha çok koleksiyon için elimizde bulunduruyoruz. Dentiritli opelimiz var. Daha çok küçük parçaları var ama elimizde bulunduruyoruz. Bu taş takas yaptığımız labrobolit, bu renkler Türkiye de mevcut değil. Mavi rengini bulamıyoruz. Bu Avrupa dan geldi. Türkiye de genelde bunun sarı rengi, bulunuyor. Beyaz renkte olduğu için elimizdeki taş süt opel olarak anılıyor. Takı yapımında kullanılıyor. Bunu üzerinde taşıyanlara enerji verdiğine inanılıyor. Bu da süt opelin, daha büyük bir parçası. Bu da bulduğumuz noktada bu kadardı. Quarz kristali. Buda takıda kullanılıyor. Kesime geldiği için yüzük yapımında kullanılıyor. Bunun da şifa verdiği söyleniyor. Bu turmalin, takı yapımında kullanılan değerli taşlardan bir tanesi. Koleksiyonluk. Kesim şekliyle ilgili olarak taşın değeri de artabiliyor. Bu taşta kalsit, takıya gelmez. Koleksiyonda bulunduruyoruz. Oluşumu nedeniyle çok hoş bir görüntüsü var. Buda farklı bir oluşumla ortaya çıkmış kalsit. Dışı itibariyle mermere benzer ama kendisi kalsittir. Diş kalsit diye geçer. Bu malzemede krom, içinde krom barındırır. Beyazlıklar krom filizi olarak geçer. Yeşil kalsit, muhtemelen orada olan bir metalin etkisiyle yeşile dönmüş. Görünüşü itibariyle koleksiyona uygun. Nikel içeren bir parçamız var. İçinde kurşunda vardır” diye konuştu.

Oluşmamış yakut zümrüt bulunuyor

Değerli ve yarı değerli taş toplarken yakut veya zümrütümsü malzemelerinde bulunabileceğine dikkat çeken Irgatcı, şöyle konuştu:

“Değerli taşları topluyoruz içinde yakut ve zümrütümsü malzemeler var. Bunlar sinkat gurubuna dahildir. Bu taşlardan da bulduk ancak kök halinde olduğu için değeri yok kristal halın de bulursak maddi anlamda getirisi olabilir. Zümrütle karşılaştık opel bulduk. Kar taşı dediğimiz, bir oluşum daha var ama şuan, koleksiyonumuzda yok. Bunlar gelir getiren taşlar”

Hasan Durna
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Akademisyenlerden Karabük’te inceleme gezisi Karabük’te bir araya gelen alanında uzman akademisyenler, Safranbolu ve Eskipazar ilçelerinde tarihî ve kültürel miras alanlarında incelemelerde bulundu. Başkent Üniversitesi İdare Hukuku Profesörü Ender Ethem Atay, önceki dönem Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şölen Külahçı, aynı fakülteden birçok idari görevinin yanı sıra TBMM Genel Sekreterliği ile YÖK üyeliği görevlerini de ifa eden Prof. Dr. Necdet Basa ile Medeni Hukuk Kürsüsü’nden Dr. Öğretim Üyesi Emir Ali Görler’den oluşan heyete, Karabük Üniversitesi’nden Doç. Dr. Abdülazim İbrahim ev sahipliği yaptı. Heyet, program kapsamında ilk olarak Safranbolu’da incelemelerde bulundu. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’nun tarihî konakları ve kültürel dokusu hakkında yerinde gözlemler yapan akademisyenler, bölgenin korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında değerlendirmelerde bulundu. Programın ikinci bölümünde Eskipazar ilçesine geçen heyet, burada bulunan Hadrianapolis Antik Kenti’ni ziyaret etti. Kazı Başkanı Prof. Dr. Ersin Çelikbaş’tan çalışmalar hakkında detaylı bilgi alan akademisyenler, bölgenin arkeolojik ve turizm potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerçekleştirilen inceleme gezisinin, Karabük’ün tarihî ve kültürel değerlerinin akademik perspektifle ele alınmasına ve tanıtımına katkı sağlaması bekleniyor.