GÜNDEM - 16 Eylül 2021 Perşembe 08:54

Doğu Karadeniz’de mantar zehirlenmelerinde dikkat çeken artış

A
A
A
Doğu Karadeniz’de mantar zehirlenmelerinde dikkat çeken artış

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde mantar zehirlenmeleri dikkat çekiyor. Son o günde Trabzon, Ordu ve Gümüşhane illerinden 15’e yakın kişi yedikleri mantarlardan zehirlenirken, uzmanlar zehirli mantarlara karşı yöre halkının duyarlı olması uyarısında bulunuyor.

Trabzon’un Araklı ilçesinde yaylada topladıkları mantarları akşam yemeğinde tüketen Bakırtaş ailesinin 3 ferdi fenalaşarak önce Araklı Bayram Halil Devlet Hastanesi’ne ardından da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan müdahaleler sonrası Bakırtaş ailesinin 3 ferdi sağlığına kavuştu.

57 yaşındaki Tahsin Bakırtaş yediği mantar sonrası halüsinasyonlar görmeye başladığını söyledi. Bakırtaş “Önce eşim rahatsızlandı, ambulansla Araklı Bayram Halil Hastanesi’ne kaldırıldık. Orada yapılan ilk müdahalenin ardından durumumuzun ciddiyeti üzerine KTÜ Farabi Hastanesi Toksikoloji Bölümü’ne sevk edildik. Halüsinasyonlar gördüğümü hatırlıyorum. Sonrasında kendimi kaybetmişim gözlerimi açtığımda etrafımdaki sağlık çalışanlarının hummalı çalışmasından ne kadar ciddi bir süreç atlattığımı fark ettim” dedi. Bakırtaş, hastane çalışanlarına minnettar olduğunu belirterek toplama mantar tüketilmemesini istedi.
KTÜ Farabi Hastanesi Acil Tıp AD Öğretim Üyesi ve Tıbbı Toksikolog Dr. Öğr. Üyesi Aynur Şahin ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Geldiklerinde ağır halüsinejik zehirlenme durumunda olan hastalarımız hızlı ve etkili müdahalemiz sonrasında 12 saat içerisinde tedavi edilerek taburcu edildi” dedi.

Sinek mantarı ile köy göçüren mantarı zehirlenmelerde ilk sırayı alıyor

Dr. Aynur Şahin, son 10 günde yaklaşık 15 hastanın Trabzon, Ordu, Gümüşhane’den danışıldığı bu vakaların 10 tanesinin KTU Farabi Hastanesi Toksikoloji ünitesinde tedavi olduğunu, geri kalanının ise bulundukları hastanede tele tıp yöntemiyle konsültasyon hizmeti verildiği söyledi. Hasta yakınlarından alınan mantar örnekleri ve hastalardan alınan serum ve idrar örneklerinden yapılan analizlerden bu çok sayıda zehirlenme vakasına sebep olan mantarın Amanita Muscaria (sinek mantarı) ve Amanita pantherina olduğu öğrenildi. Amanita Muscaria zehirlenmesi nedeniyle bugüne kadar başvuran en ciddi vakanın 70 yaşlarında erkek hasta olduğu derin koma nedeniyle solunum cihazına bağlandığı ve yaklaşık 2 hafta boyunca KTÜ Farabi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde takip edildikten sonra taburcu edildiği ifade edildi. Dr. Şahin, aynı zamanda doğadan toplanan yabani mantarların daha da ölümcül olan halk dilinde 'evcik kıran, köy göçüren' mantar olarak da bilinen ve ciddi karaciğer yetmezliği ve karaciğer nakli ihtiyacına neden olan 'Amanita Phalloides' zehirlenmesine sebep olabileceğinin altını çizdi.

"Tek bir zehirli mantar yetişkin bir insanı öldürebilir"

“Mantarlar gerek lezzetli olmaları gerek protein oranlarının yüksek olması gerekse doğada ulaşılabilirliğinin kolay olması ile birlikte oldukça insanları cezbetmektedir" diyen Şahin "En önemli sorun doğadan toplanan mantarların aynı zamanda öldürücü derecede zehirli olma ihtimali ve her yıl dünyada çok sayıda ölüme sebep olmasıdır. Mantarlar ılıman ve nemli iklimleri sevdiklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi yabani mantarların yetişmesi açısından en uygun iklime sahip olan bölgedir ve zehirlenmelerin önemli bir oranı yağışların daha fazla olduğu bahar ve sonbahar aylarında görülmektedir. Zehirli mantarların toksinleri; ısıya, pişirmeye, dondurulmaya ve kurutulmaya dayanıklıdır. Tek bir zehirli mantarın bile yetişkin bir insanı öldürebilecek toksine sahip olma potansiyeli bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

Bekir Koca
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da üreticiler tedirgin: Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar Elazığ’da etkisini sürdüren yağışlar ve Keban Baraj Gölü’nün su tahliyesine başlamasıyla birlikte üreticiler, suyun çiftliklere ulaşmaması için ahır önlerine set çekerek nöbet tutmaya başladı. Sular altında kalma tehlikesi geçiren bölge, dron ile görüntülendi. Elazığ ve bölgesi bu yıl rekor düzeyde kar ve yağmur yağışı aldı. Yüksek kesimlerdeki karların erimeye başlaması ve yağışların devam etmesiyle birlikte Keban Barajı 843.10 koduna ulaştı. Baraj savakları 7 yılın ardından ilk kez açılarak su tahliyesine başladı. Baraj sahasına yüksek debide su girişinin devam etmesi ve yağışların sürmesiyle birlikte su seviyesinde yükselme devam ediyor. Bu kapsamda Yurtbaşı beldesinde üreticiler, çiftliklerinin sular altında kalmaması için iş makinelerinin yardımıyla suyun geldiği bölgeye toprakla set çekti. İşletme sahipleri, gece gündüz nöbet tutarak suyun artışını takip ediyor. "Kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk" Artışla birlikte suyun yaklaşık 2,5 kilometre geldiğini belirten Mehmet Yücedağ, "Belli bir kısım DSİ’ye ait fakat bizim tapulu alanımız 100 metre suyun içerisinde kaldı. Ekinlerimiz sular altında kaldı, bundan dolayı bir sıkıntı yaşamıyoruz ama bizim panik yaptığımız durum, çiftliklerimizde hayvanların olmasıdır. Burada kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk. Karşıda bulunan ev suyun içerisinde kaldı. Onlar iş makinelerini çalıştıramadıkları için önlem alamadılar. Komşumla beraber iş makineleriyle buralara set çektik" dedi. "Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz " Yurtbaşı’nın sahil kenarında olduklarını aktaran Ercan Kahvecioğlu, "Biz bu tesisi 2015 yılında arkadaşlar yapmıştı biz de onlardan 2 sene önce aldık. Maalesef bu sene yağışlardan ve iklim değişikliğinden dolayı 2015 yılından sonra su ilk defa bu kadar yükseldi. Burada önlem aldık. Burada hayvancılık mı yapalım yoksa balıkçılık mı yapalım. Sadece benim tesisim olsa devletimize kurban olsun fakat burada bulunan herkes aynı durumdan şikayetçi. Yetkililerden destek bekliyoruz. En azından bize bir çözüm veya hayvanlarınızı alın su yükseliyor desinler, biz de ona göre önlemimizi alıp tesisi terk edelim. Şu anda tesiste 70 büyükbaş hayvanımız var. 2015 yılından sonra ilk defa su bu kadar yükseldi. Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz ki hayvanlarımız suyun içerisinde kalmasın. Saat başı gelip suya bakıyoruz. Dün gece yağıştan dolayı sabaha kadar yatamadık" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursaspor borç yükünden kurtuldu: Ali Ay, 700 milyon TL’den vazgeçti Bursaspor Başkanı Enes Çelik, mali kongre öncesi kulübün güncel borç tablosunu açıkladı. Eski başkan Ali Ay ile yapılan protokolle 700 milyon TL alacağın tamamı silindi, toplam borç 391 milyon TL’ye geriledi. Mali disiplin ve şeffaflık ilkesiyle idari çalışmalarını sürdüren Bursaspor Kulübü’nde asrın mali devrimi gerçekleşti. 31 Mayıs’ta yapılacak mali genel kurul öncesinde sosyal medya hesabı üzerinden güncel bilançoyu paylaşan Başkan Enes Çelik, göreve geldiklerinde 2 milyar 12 milyon 969 bin 336 TL olan toplam borcun, 22 Mayıs 2026 itibarıyla 391 milyon 181 bin 358 TL’ye kadar düşürüldüğünü müjdeledi. Yeşil beyazlı kulübün borç yapısındaki bu muazzam düşüşün en kritik virajı ise eski başkan Ali Ay ile yürütülen alacak zirvesi oldu. Başkan Çelik, Ali Ay’ın kulüpten olan yaklaşık 700 milyon TL’lik alacağının tamamından hiçbir nakit ödeme yapılmaksızın vazgeçtiğini ve kulübün elindeki çekleri iade ettiğini açıkladı. Süreç, reklam ve loca formülleriyle çözüme kavuşturuldu. Başkan Enes Çelik borçlarla ilgili yaptığı açıklamada, "Bursaspor Kulübü’müzün eski başkanlarından Ali Ay ile hiçbir nakit meblağ vermemek kaydıyla iki adet yedi yıllık loca, üç yıllık tozluk sponsorluğu, reklam kiralama gibi yöntemlerle toplam 165 milyon liralık anlaşma yapılarak güncel Euro kuru itibarı ile yaklaşık 700 milyon liralık alacağının tamamını silerek kulübümüzün çeklerini geri iade etmiştir. Anlaşmanın kulübümüz için hayırlı olmasını diliyor, kendilerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "1. Lig’e borçsuz şekilde taşındık" Yönetim kurulu olarak TFF 2. Lig sürecinde de tüm kamu ve özel yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiklerini vurgulayan Enes Çelik, kendi dönemlerinden yeni sezona 1 kuruş bile borç devretmediklerinin altını çizdi. İki yıllık süreçte toplamda 1 milyar 621 milyon TL’lik borç erimesi sağlayan Bursaspor yönetiminin nihai hedefi ise net olarak çizildi. Hedeflerinin "Süper Lig’in ilk senesinde borçsuz bir Bursaspor olarak yola devam etmek" olduğu belirtildi.