BASKETBOL - 08 Mayıs 2019 Çarşamba 17:25

Doğuş Balbay: 'Aç ve istekli bir şekilde İspanya’ya gideceğiz'

A
A
A
Doğuş Balbay: 'Aç ve istekli bir şekilde İspanya’ya gideceğiz'

İspanya’da düzenlenecek olan THY Euroleague Final-Four’da Avrupa’nın en büyüğü olmak için mücadele edecek olan Anadolu Efes’te kaptan Doğuş Balbay, “Camiada 18 yıllık bir özlem vardı. Böyle bir başarıya ulaşmak uzun süre beklediğimiz bir şeydi” dedi. Final-Four’da kupayı kazanmayı çok istediklerini belirten Balbay, “Aç ve istekli bir şekilde İspanya’ya gideceğiz. Her takımın şansları eşit. Ama Final-Four’un kesinlikle kazananı Türk basketbolu olacak” şeklinde konuştu.

Tam 18 yıl aradan sonra İspanya’da düzenlenecek Final-Four’a, Fenerbahçe Beko, Real Madrid ve CSKA Moskova’dan sonra adını yazdıran Anadolu Efes, medya gününde basın mensuplarıyla buluştu. 8 yıldır Efes’te forma giyen Kaptan Doğuş Balbay, zorlu Avrupa serüveni ve Final-Four hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Uzun süre böyle bir başarıya aç olduklarını belirten Balbay, “18 yıldır bir özlem vardı kulübümüzde. Böyle bir başarıya ulaşmak uzun süre beklediğimiz bir şeydi. Birkaç kez Final-Four kapısından döndük ama bu yıl çok farklıydı. Adım adım ilerledik hedeflerimize. İlk hedefimiz Play-Off. Sonraki hedefimiz ev sahibi avantajını yakalamaktı. Büyük bir özlem vardı; oyuncusuyla, ekibiyle çalışanlarıyla. Her zaman bu kapının eşiğinden dönmek hayal kırıklığı olmuştu bizde. Bu yıl Final-Four’a kalmamız bizi çok rahatlattı. Hedefimize ulaşmanın verdiği özgüven ve gurur da var. Rakibimiz Fenerbahçe. Şanslarımız eşit. Bu sene oynadığımız maçlarda bunu gösterdik. Final-Four’un kazananı Türk basketbolu olacak. Avrupa’nın zirvesindeki en iyi 4 takımından ikisinin Türk takımı olması büyük gurur verici. Bir takım final oynayacak. Bu sevindiriyor bizi. Gönül ister ki bu takım Anadolu Efes olsun. Aç ve istekli bir şekilde İspanya’ya giderek, Fenerbahçe karşısında galip gelmek istiyoruz” dedi.

“Bizim konsantre olduğumuz tek şey kendimiz”
Balbay, Final-Four’un ilk maçında final bileti almak için parkeye çıkacakları Fenerbahçe Beko’da yaşanan sakatlıkların kendilerini ilgilendirmediğini ifade ederek, “Bunlara çok takılmamak lazım. Sporda böyle üzücü sakatlıklar olabiliyor. Burada bizim ne yapacağımız ve nasıl hazırlanacağımız önemli. Bu tür olaylara takım olarak takılmamak lazım. Fenerbahçe’nin ne kadar kaliteli bir takım olduğu ortada. Sakatları olmasına rağmen onların yerini doldurabilecek kalitede oyunculara sahipler. Bizim sahada ne yapacağımız önemli. Bizim konsantre olduğumuz tek şey kendimiz” yorumunu yaptı.

“Efes ruhunu yeniden yakaladık”
Geçen sene Euroleague’de son sırada olan bu sene ise Final-Four’a kalan Anadolu Efes’teki değişim hakkında konuşan Balbay, “Kadro değişimi büyük etken oldu. Bu sene 9 oyuncu katıldı ve onların kalitesi ve tecrübesi bizim adaptasyon sürecini en kısa zamana indirdi. Efes ruhunu yansıttık. Taraftarın getirdiği desteği saha içinde gösterdik. O ruhu yeniden yakaladık. Oyuncularımızın kalitesi ve özgüvenleri, sezon başındaki hedeflerimize kendilerini adamaları çok önemliydi. Artık öyle bir noktaya geldik ki kim ne yapacağını çok iyi biliyor. Yeri gelen çok az oynadı yeri gelen 40 dakika saha kaldı. Hiç kimse itirazda bulunmadı ve işini yaptı. Her maçın kahramanı ve hikayesi farklıydı. Benchin derinliği de bize katkı sağladı. Şimdi bunu kupa ile taçlandırmak istiyoruz” dedi.

“Barcelona’dan daha iyi bir takım olduğumuzu biliyorduk”
Barcelona ile oynanan Play-Off serisi hakkında da konuşan milli basketbolcu, “Bu sene kafamızda hiçbir soru işareti yoktu. Barcelona’dan daha iyi bir takım olduğumuzu biliyorduk. Deplasmanda da başladıkları gibi maçı bitireceklerine inanmıyorduk. Beşinci maçta burayı dolduran 15 bin taraftar ve televizyonun başında milyonlarca insanın desteğini arkamızda hissettik. Belki de hayırlısı seriyi buraya taşımaktı. Son maçı kaybedeceğimizi hiçbir zaman düşünmedik. Her zaman Final-Four’a kenetlenmiştik. Bizim saha içinde ve saha dışında çok güzel bir arkadaşlığımız var. Barcelona serisinde stresli geçen bir 8 gün oldu ama kafamızda hiçbir soru işareti olmadı. Oradaki ilk maçımızda ne kadar kararlı olduğumuzu gösterdik. İkinci maçta işler yolunda gitmedi ama kararlı olarak yola devam ettik. Her ne kadar Play-Off serisi stresli geçse de tünelin ucunda ışığı gördük. Çok zorlu maçları geçtik. 5 maçlık Play-Off serisi zordu. Sezonun geneline baktığımızda içeride ve dışarıda güzel bir mücadele gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Finalde kimin geleceği çok önemli değil”
İspanya’da dört takımın da şanslarını eşit gördüğünü belirten Balbay, “Final-Four’a kalmamızın ardından takımda bir rahatlık oldu. Çünkü bir özlem vardı. Orada ne yapacağımız çok önemli. Bence şanslarımız eşit. Önce Fenerbahçe ile karşılaşacağız. Finalde CSKA veya Real Madrid ile oynayacağız. Bu takımlarla sezon içinde de oynadık. Bazen istediğimiz sonuçları alamadık ama nasıl mücadele ettiğimizi gösterdik. Final-Four’da işler kolay olmayacak. Her maça ayrı konsantre olacağız. Önceliğimiz Fenerbahçe maçı. Sonra finalde kimin geleceği çok da önemli değil” açıklamasını yaptı.

“Bu takım çok özel”
8 yıl boyunca formasını giydiği Anadolu Efes’te hiçbir sezon ayrım yapamayacağının altını çizen Balbay, “Oynadığım her takımda düzgün insanlar vardı. Anadolu Efes’in kültürü de ayakları yere basan, karakterli ve kariyerli oyuncularla oynamak. Bu takımları birbirinden ayırmak çok zor. Bu takım çok özel. Güzel bir arkadaşlık ortamı ve birliktelik var. Her maçın ayrı hikayesi olduğu gibi bu sene de bu takımla Final-Four’a kaldık. 8 yıldır bu takımdayım. Hiçbir koçu ve oyuncuyu ayırt edemem” şeklinde konuştu.

“Sezon başından beri agresif yapımızı sahaya yansıttık”
Sezonun genelinde saha içinde hücum ve savunmayı doğru orantıda yaptıklarını dile getiren Balbay, “Savunmamızı besleyerek hücumda akış yaptık. Her şey savunma ile başlıyor ama maçta hücumla bitiremezseniz işler tepetaklak olabiliyor. Bunu bu sene çok iyi yaptık. Sezon başından beri agresif yapımızı sahaya yansıttık. Hücum ve müdafaa dengesini çok iyi yaptık. Her zaman müdafaamız ön planda oldu” değerlendirmesinde bulundu. 

Baba olmaya da hazırlanan tecrübeli oyuncu en büyük hayalinin doğacak çocuğunu Euroleague kupasının içine koymak olduğunu belirterek, “Kısmetse inşallah kupayı alırız da oğlumu kupanın içine oturturum. İkisi de olursa inanılmaz bir tecrübe olacak benim için” diye konuştu. 

THY Euroleague Play-Off serisinde Barcelona’yı 3-2’lik seri sonunda eleyen Anadolu Efes, Fenerbahçe Beko, CSKA Moskova ve Real Madrid'in ardından Final-Four biletini almıştı. 17-19 Mayıs tarihlerinde İspanya'nın Vitoria-Gasteiz kentinde düzenlenecek turnuvada Efes, bir diğer temsilcimiz Fenerbahçe ile final bileti almak için mücadele edecek.  

Güven Mert Ercan - Bozhan Memiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Yüksek ses cinayetinde sanığa ’kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde araç park etme ve yüksek sesle müzik dinleme meselesi yüzünden çıkan kavgada 24 yaşındaki komşusu Dilara Yıldırım’ı bıçaklayarak öldüren ve Faruk B.’yi yaralayan tutuklu sanık Serdar S.’nin yargılanmasına devam edildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak, sanığın ’kadına karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen mahalle muhtarı Aydın K., olay gecesi sanık Serdar S.’nin kendisini aradığını belirterek, "Serdar bana gece saatlerinde telefon etti. Dilara’nın kazaen yaralandığını, üç kez aramasına rağmen ambulansın gelmediğini söyledi. Bunun üzerine ben 112’yi aradım, ambulansın çıktığını öğrendim ve konumu verdim. Ambulans ters yönde evimin önünden geçince komşuları arayıp ambulansı karşılamalarını söyledim" dedi. Sanık ile maktul arasında daha önceden bir husumet duymadığını ifade eden Aydın K., "Serdar ve ailesi tarafından Dilara’nın evine gelenlerden dolayı herhangi bir şikayet olmamıştı. Ancak sanığın evinin bir altında oturan başka bir mahalleli, ’Benim genç kızlarım var, gelenleri bir daha buraya park etmeyin diye uyardım’ şeklinde bana dert yanmıştı" ifadelerini kullandı. Tanık beyanlarına karşı bir diyeceği olmadığını belirten tutuklu sanık Serdar S., "Yaşlı annem, babam ve bakıma muhtaç çocuklarım var. Tahliyemi istiyorum" diyerek serbest bırakılmasını talep etti. Sanık avukatı ise müvekkilinin olayın başından beri samimi ikrarlarda bulunduğunu ve eylemin kazaen gerçekleştiğini öne sürerek, "Suçun vasfının değişmesi ihtimali ve tutuklulukta geçirdiği süre göz önünde bulundurularak müvekkilimin adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz. Ayrıca iddia makamının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma hazırlamak için mahkemeden süre talep ediyoruz" dedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık avukatına esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlaması için süre verilmesine ve sanık Serdar S.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya Göç İdaresi’nden basın mensuplarına dezenformasyon eğitimi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, göç haberlerinde doğru ve güvenilir bilginin yaygınlaştırılması amacıyla basın mensuplarına yönelik "Göç Haberlerinde Yanlış Bilgi ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı bir medya semineri düzenledi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından Antalya’da düzenlenen seminerin ilk oturumu, Başkan Yardımcısı Niyazi Ulugölge ile Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Ömer Çetin’in açılış konuşmalarıyla başladı. Dijital mecralarda hızla yayılan yanlış bilgi ve manipülasyonlara değinen Ulugölge, kaynağı belirsiz içeriklerin toplumsal hassasiyetleri tetikleyebildiğini belirterek, bu süreçte basın mensuplarının kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. "Yanlış kullanılan tek bir kelime bile kamuoyunda ciddi bilgi kirliliğine yol açabiliyor" Programda konuşan Göç İdaresi Başkan Yardımcısı Niyazi Ulugölge, göç alanında yürütülen çalışmalar kadar medyanın doğru bilgilendirme görevine dikkat çekerek, "Sahada verdiğimiz mücadele ne kadar hayatiyse, sizlerin kamuoyunu doğru bilgilendirme çabası da o kadar önemlidir. Yanlış kullanılan tek bir kelime bile kamuoyunda ciddi bilgi kirliliğine yol açabiliyor" diye konuştu. Basın mensuplarının soruları da yanıtlandı Seminer kapsamında gerçekleştirilen sunumun ardından düzenlenen soru-cevap bölümünde, Ulugölge’nin yanı sıra Yabancılar Genel Müdürü Fatih Ayna, Sınır Yönetimi Genel Müdürü Ozan Gazel ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mustafa Karataş basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bu bölümde; göç olgusu özelinde ve göç haberlerinde veriye dayalı, güncel, doğru ve sorumluluk bilinciyle sürdürülmesi gereken bilgi akışının sağlanmasında medya ile kurulacak iletişimin önemine bir kez daha vurgu yapıldı.
Burdur Burdur’da 2000 yılı öncesi yapılar ciddi risk taşıyor Doç. Dr. Hakan Ulutaş, Burdur’daki özellikle 2000 yılı öncesi yapıların ciddi risk taşıdığını vurgulayarak, güçlendirme ve kentsel yenilenmenin hayati önemine dikkat çekti. Burdur’da deprem gerçeği bir kez daha bilimsel veriler ışığında masaya yatırıldı. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Bilim Kafe" buluşmaları çerçevesinde gerçekleştirilen programda, kentin yapı stoku ve deprem güvenliği tüm yönleriyle ele alındı. 12 Mayıs 1971 Burdur Depremi’nin yıl dönümü anısına düzenlenen etkinlik, AFAD Burdur İl Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı. Programa konuşmacı olarak katılan Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Ulutaş, Burdur şehir merkezindeki yapıların mevcut durumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. 2000 yılı öncesi binalar ciddi risk barındırıyor Ulutaş, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Bu yapılarda düşük malzeme kalitesi, yetersiz denetim süreçleri ve mühendislik hatalarının öne çıktığını belirten Ulutaş, "güçlü kiriş-zayıf kolon" gibi yapısal düzensizliklerin muhtemel bir depremde hasarı artırabileceğini vurguladı. Ayrıca bitişik nizam yapılaşmada kat seviyelerinin uyumsuz olmasının çekiçleme etkisine yol açabileceğini ifade etti. Yeni yapılar da tamamen güvenli değil Yeni yapıların da tamamen güvenli olmadığına değinen Ulutaş, özellikle ağır çıkmalar ve yaygın şekilde kullanılan asmolen döşeme sistemlerinin risk oluşturabileceğini söyledi. Yapılaşma süreçlerinde mühendislik ilkelerine daha sıkı bağlı kalınması gerektiğinin altını çizdi. Etkinliğe Burdur ve çevre ilçelerde görev yapan mimar, inşaat mühendisi ve farklı meslek gruplarından çok sayıda kişi katıldı. Program, kentteki özellikle eski yapıların yenilenmesi ya da güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığı mesajıyla sona erdi.
İstanbul Flash Haber Tv’nin sahibinin de bulunduğu yasadışı bahis davasında 3 sanık tahliye edildi Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde bulunan Flash Haber Tv’nin sahibi Erkan Kork’un da aralarında bulunduğu 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Mahkeme, 3 sanığın tahliyesine hükmetti. Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde yer alan Flash Haber Tv’nin sahibi Erkan Kork dahil 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, aralarında Erkan Kork’un da bulunduğu bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bir kısım sanıklar ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, mahkemeden beraatlarını ve tahliyelerini talep ettiler. 3 sanık tahliye edildi Alınan savunma ve bayanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklarından Hülya Turan, Arzu Tepe ile Hamza Kork’un tahliyesine hükmetti. Heyet, sanık Erkan Kork’un tutukluluk halinin devamına da hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Erkan Kork’un yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasına yönelik çok katmanlı bir şirket yapılanması oluşturduğu, doğrudan veya dolaylı şekilde çok sayıda şirketin sahibi, ortağı veya yöneticisi konumunda bulunduğu aktarıldı. İddianamede, Erkan Kork’a yönelik düzenlenen MASAK raporları ve Merkez Bankası (MB) denetimlerine göre, Kork’un bu şirketler aracılığıyla örgütsel faaliyetleri yönettiği, finansal yapıyı kurduğu ve kontrol ettiği aktarıldı. 21 yıla kadar hapis cezası talebi İddianamede, Erkan Kork hakkında, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ ile 7258 sayılı ’futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi’ suçlarından 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Bursa Yıldırım’da Erguvan Bayramı coşkusu başlıyor Bursa’da Yıldırım Belediyesi; bahar aylarının müjdecisi, huzur ve kardeşliğin simgesi olarak kabul edilen 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini bu yıl da yaşatmaya hazırlanıyor. Yıldırım Belediyesi, 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini günümüze taşıyor. Yıldırım Belediyesi, baharın müjdecisi Erguvan Bayramı’nı bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlayacak. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’in damadı ve Bursa erenlerinden Emir Sultan’ın, erguvanların açtığı dönemde Bursa’da sevenleriyle buluşmasıyla başlayan bu anlamlı gelenek, Yıldırım’da yeniden hayat buluyor. Yıldırım Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen Erguvan Bayramı, bu yıl 8-9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek. Baharın bereketini ve paylaşma kültürünü yansıtan Erguvan Bayramı, Emir Sultan Meydanı’nda gerçekleştirilecek programla başlayacak. Üç gün boyunca birbirinden zengin etkinlikler Bursalılarla buluşacak. Erguvan Bayramı kapsamında sempozyumlar, söyleşiler, tasavvuf musikisi konserleri, şiir ve Mevlid programları düzenlenecek. Ayrıca geleneksel olarak hazırlanan Eşrefi çorbası da vatandaşlara ücretsiz olarak ikram edilecek. Yıldırım’ın önemli parçası Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Erguvan Bayramı’nın Bursa ve Yıldırım’ın en önemli manevi zenginliklerinden olduğunu belirtti. Başkan Yılmaz, "Erguvan birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Erguvan bahardır, berekettir, paylaşmaktır, hoşgörüdür. Erguvan, bu şehrin duayla, irfanla ve çiçekle inşa edildiğinin göstergesidir. Erguvan Bayramı, Yıldırım’ın kültürü ve manevi kimliğinin önemli bir parçasıdır. Emir Sultan Hazretleri ile özdeşleşen ‘Erguvan Bayramı’nı Yıldırım’da yaşatıyoruz. Yeşiliyle, tarihi ve kültürel değerleriyle şehrimizin geçmişinden güç alarak geleceğe yürüyoruz. Bursa’nın en köklü geleneklerinden olan birliği ve beraberliği pekiştiren, aynı zamanda baharı müjdeleyen Erguvan Bayramı’na tüm Bursa halkımızı bekliyoruz" dedi.
İstanbul İşadamı baba ve oğlu arasındaki "dronla taciz" olayında yeni gelişme İşadamı Yüksel Mermer ve oğlu Zafer Murat Mermer arasında devam eden arazi kavgası geçtiğimiz günlerde kamuoyunda "dronla taciz" başlığıyla gündeme gelirken oğul Mermer’in babası Yüksel Mermer’i dronla izlettiği iddia edilmişti. Konuyla ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma sonucunda, Zafer Murat Mermer hakkında 1 Mart 2026 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Cemiyet hayatının önde gelen isimlerinden Zafer Murat Mermer işadamı babası Yüksel Mermer’le arazi kavgası nedeniyle yaşadığı anlaşmazlıklara dron tacizi iddiası eklenmişti. İşadamı Yüksel Mermer, oğlunun dronla kendisini izlediği iddialarıyla mahkemeye başvurmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilen soruşturma sürecinde elde edilen bulgular, söz konusu iddiaların somut delillere dayanmadığını ve kamuoyunda oluşturulan algının gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Verilen kararla birlikte, Mermer’in olayla ilişkilendirilmesinin hukuki bir dayanağı olmadığı, bu nedenle kovuşturmaya gerek olmadığı kararı çıktı. Öte yandan, işadamı Yüksel Mermer ve oğlu Zafer Murat Mermer arasında uzun süredir devam eden ticari anlaşmazlıklar ve şirket hisselerine ilişkin ihtilafların bulunduğu; aile içerisindeki farklı bireyler ve sonraki nesiller arasında da benzer uyuşmazlıkların mahkeme safhalarının devam ettiği öğrenildi. Söz konusu ihtilaflara ilişkin olarak kamu makamları nezdinde dava açılmış, devam eden ve sonuçlanmış çok sayıda dava bulunduğu; bazı dosyaların ise istinaf incelemesi aşamasında olduğu öğrenildi. Bu davaların yalnızca tek bir tarafla sınırlı olmayıp, aile içerisindeki farklı bireyler tarafından da açılmış olması, sürecin çok yönlü bir hukuki uyuşmazlık niteliği taşıdığı iddialar arasında.