TEKNOLOJİ - 21 Kasım 2012 Çarşamba 09:38

Dünyayı sarsacak keşif!

A
A
A
Dünyayı sarsacak keşif!

NASA, Mars’ta bulunan keşif aracı Curiosity’nin çok önemli bir keşif yaptığını belirtti. Her ne kadar Curiostiy’nin “çok önemli bir bulgu” elde ettiği ifade edilse de, NASA konu hakkında sessiz kalmayı tercih ediyor...

Kızıl Gezegen’in yüzeyinde gözlem ve deneyler gerçekleştiren Curiosity, çok büyük bir keşif yapmış olabilir. Ancak NASA’nın konu hakkında kesin bir açıklama yapmamış olması şu an bilim dünyasında birçok soru işaretine neden olmuş durumda. NASA, Aralık'ın ilk haftasında resmi açıklama yapılacağını belirtti.

NASA’nın Jet İtiş Gücü Laboratuvarı’na ev sahipliği yapan California Teknoloji Enstitüsü’nden (Caltech) jeolog John Grotzinger, Curiosity’nin en son analizlerinde çok ilginç sonuçlar elde ettiğini belirtti. Curiosity, Mars Numune Analizi (SAM) cihazına döktüğü en son numunede ‘bir şey’ keşfetti.

“TARİH KİTAPLARINA GEÇECEK”

Grotzinger, National Public Radio’ya (NPR) yaptığı açıklamada, “Curiosity’nin elde ettiği en son bulgular tarih kitaplarına geçecek. Gerçekten çok etkileyici görünüyor” dedi. Grotzinger’in açıklamasının ardından, Mars’taki jeolojik yapıların kimyasal bileşenlerini ve bu bileşenlerin yoğunluklarını analiz eden Curiosity’nin, Kızıl Gezegen’de mikrobiyolojik yaşam tespit etmiş olabileceği ifade edildi.

Grotzinger, Wired dergisine yaptığı açıklamada, elde edilen bilgilerin yakın zamanda açıklanacağını belirtti. Söz konusu açıklamanın, 3-7 Aralık arasında San Francisco'da düzenlenecek 2012 Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında yapılabileceği ifade edildi.

Grotzinger, gönderdiği e-posta’da, “elde edilen sonuçların Dünya’yı sarsabilecek boyutta olduğunu, bu yüzden Curiosity ekibinin elde edilen bulguların doğruluğunu teyit etmek için birçok kontrol gerçekleştireceğini” söyledi. NASA, Grotzinger’in açıklamalarının dışında son gelişmeleri gazeteciler ve bilim dünyasıyla paylaşmıyor. Hatta, NASA bünyesinde Curiosity ekibi dışındaki bilim insanlarına bile bilgi verilmiyor.

“SADECE BİR İPUCU DA OLABİLİR”

Arizona Üniversitesi Ay ve Gezegen Laboratuvar’ından Peter Smith, “Eğer yapılan keşif tarih kitaplarına geçecekse, açıklanmasını beklediğimiz keşif organik materyaller olacak” dedi. Mars’ın Kuzey Kutup bölgesine 2008 yılında inen Phoenix keşif aracının ekibinde yer alan Smith, “Sadece bir ipucu elde edilmiş olabilir... Ama bu bile heyecan verici” dedi. Smith, Curiosity ekibinde yer alan kimseyle bağlantısı olmadığını ve en son gelişmeler hakkında bir bilgisi bulunmadığını söyledi.

Organik moleküllerin bulunması, Mars’ta yaşam olabileceği ihtimalini güçlendiren en önemli sinyallerden biri olacak. Phoenix, keşif görevi esnasında toprak numunesini eritmiş ancak Mars toprağında yer alan perkloratlara (tuz) rastlamıştı. Perkloratlar, ısıya tepki vererek tüm karmaşık organik molekülleri yok ediyor ve geride sadece karbon dioksit bırakıyor. Karbon dioksit, Mars atmosferinde oldukça bol mikyarda bulunuyor.

BU KEZ BULUNDU MU?

Mars’a 1976’da inen ve Kızıl Gezegen’in toprağına değen ilk insan yapımı araçlar olan Viking-1 ve Viking-2’de organik molekül arayışından sonuç alamamıştı. Bilim insanları, Mars’ta yapılan ilk keşiflerin ardından Dünya’nın en yakın komşusunda yaşam olmayacağını düşünmeye başladı. Bunun en büyük nedeni, organik molekülleri ortadan kaldıran perkloratların varlığıydı.

Phoenix’in aksine, Curiosity’nin sahip olduğu en son teknoloji analiz ve deney donımı, perkloratların tepki vermesini önleyen bir şekilde yavaşça ısıtılmasını sağlıyor. Aynı zamanda, deney esnasında numunede ne kadar karbon, oksijen, hidrojen ve diğer moleküllerin bulunduğu net bir şekilde ölçülüyor.

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te Yalçın Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin 1,5 yaşındaki çocukları Talha, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabii bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabii bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabii burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.