TEKNOLOJİ - 25 Kasım 2011 Cuma 16:33

E-Kimlikte sona gelindi

A
A
A
E-Kimlikte sona gelindi

Digital kimlik çalışmalarında sona gelindi. e-ID Program&Kamu Sertifikasyon Merkezi Yöneticisi Dr. Oktay Adlıer, "Yeni çipli kimliklerin vatandaşlara dağıtılmasına hazırız.

ENİSE YAPAR

Bunun için Kalkınma Bakanlığı gerekli bütçeyi ayırdı. e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu ve Bakanlığın kararıyla düğmeye basılmış olacak. 2012'de yaygınlaştırma çalışmalarına başlanmış olacak. Karardan sonra, 4 yıl içerisinde vatandaşlara dağıtılacağı öngörülmektedir" dedi.

TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi, Bilgi ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) bünyesinde Akıllı Kart İşletim Sistemi (AKİS) geliştirildi. e-ID Program&Kamu Sertifikasyon Merkezi Yöneticisi Dr. Oktay Adalıer, en ideal yaygınlaştırma süresinin, vatandaş memnuniyeti, maliyet ve yönetim perspektiflerinden değerlendirildiğinde 3 yıl olarak belirlendiğine dikkat çekerek, ülke geneline kimlik kartı dağıtımından sorumlu kurum olan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün tüm birimlerinin, yaygınlaştırma aşamasına geçebilmesi için bir geçiş süreci öngörüldüğünü söyledi. Bu geçişin öngörülen süresinin 1 yıl olduğunu vurgulayan Adalıer, "Dolayısıyla yaygınlaştırma aşamasının 3 yıllık dağıtım ve yaygınlaştırmaya geçişin 1 yıl düşünülmesiyle toplam 1+3 yıl olması öngörülmüştür" dedi.

Vatandaş, farklı belge, kart taşımak durumunda kalmadan elektronik ortamda kimlik doğrulama yapılabileceğini anlatan Adalıer, konuşmasında şunları söyledi: "T.C. kimlik kartı ile tek kart-tek şifre dönemine geçilecektir. Her alanda bu kart kullanılacaktır (Hastane, banka, noter, internet gibi) Kredi kartları hariç. kimlik sahteciliğinden kaynaklanan vatandaş mağduriyeti önlenecektir. e-Devlet kapsamında sunulan hizmetlere internetin bulunduğu her yerden (ev, iş yeri ) kimlik kartı ile güvenli bir şekilde erişilebilecektir. Kimlik kartıyla e-imza kullanılabilecektir. Kimlik kartı vizesiz gidilen ülkelerde seyahat belgesi olarak kullanılabilecektir, elektronik pasaport özelliğine sahiptir. Ancak, VISA gerektiren ülkeler için elektronik pasaport alınması ihtiyacı bulunmaktadır."

Adalıer, kimliğin özelliklerine ilişkin olarak şunları söyledi: "T.C. kimlik kartının görsel tasarımı yapılmış ve üzerinde bulunacak güvenlik tedbirleri belirlenerek bunların kart üzerinde uygulaması gerçekleştirilmiştir. Özgün bir akıllı kart yongası geliştirilmiştir. Milli Akıllı Kart İşletim Sistemi (AKİS) geliştirilmiş ve "Ortak Kriterler Belgesi'' alınmıştır. Milli bir Kart Yönetim ve Dağıtım Sistemi geliştirilmiştir. Bir milli kimlik doğrulama sistemi geliştirilmiştir. E-Kimlik kartı, vatandaş tarafından standart kart okuyucularla kullanılabilecek olmasına rağmen kamusal kullanım amacıyla Güvenli Kart Erişim Cihazları (Kurumsal, Bireysel, Kiosk, Mobil) geliştirilmiş, prototip üretimleri yapılmış ve endüstrileşmeye esas dosyaları hazırlanmıştır. TÜBİTAK tarafından daha önce geliştirilen Milli Açık Anahtar Altyapısı bu projede de kullanılacak şekilde revize edilmiştir."

AR-GE ALT YAPISI TÜBİTAK TARAFINDAN TAMAMLANDI

Geliştirilen AKİS'in Türkiye Cumhuriyeti yeni kimlik kartı olduğunu belirten Adalıer, sözlerini şöyle sürdürdü: "TÜBİTAK olarak 2006'da Nüfus Genel Müdürlüğü'nün talebiyle, bu işe başladık. 5 yıl içerisinde 30-40 yıl kullanılacak kimlik kartının AR-GE alt yapısını tamamladık" Adalıer, 5 yıl içerisindeki çalışmalarda kartların güvenli olarak takılacağı bir kart erişim sisteminin de geliştirildiğini belirtti. Adalıer, Bolu genelinde 498 köyden 287'sine mobil kayıt ünitesi ile hizmet verildiğini belirterek, Bolu'da 60 memurla 220 bin kartın dağıtımının başarıyla yapıldığını söyledi.

Adalıer, yeni çipli kimliklerin vatandaşlara dağıtılmasına hazır olduklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Bunun için Kalkınma Bakanlığı gerekli bütçeyi ayırdı. e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu ve Bakanlığın kararıyla düğmeye basılmış olacak. 2012'de yaygınlaştırma çalışmalarına başlanmış olacak. Karardan sonra, 1+3 yıl içerisinde vatandaşlara dağıtılacağı öngörülmektedir"
Kimliklerde bayan bay renk ayrımı olmayacağını anlatan Adalıer, "Her vatandaşa tek renk kimlik verilecek. Bu kimlik kartlarının 3 temel görevi var. Birisi, elektronik ortam, ikincisi elektronik imza ve son olarak pasaport yerine vatandaş çok rahat kullanabilecek" dedi.

Kullanım için vatandaşın Nüfus Müdürlüğü'ne giderek biyometrik vesikalık fotoğraf ile kayıt yaptırabileceğini belirten Adalıer, Ankara'da basılan kartın posta yoluyla vatandaşın adresine gideceğini ve vatandaşın kart okuyucusuyla elektronik ortamda hizmet veren kurumlardan faydalanabileceğini söyledi.

TEK ŞİFRE, TEK KART

Bu kimlik kartının anahtar rolü oynadığını anlatan Adalıer, şunları söyledi: "Tek şifre, tek kart olarak cüzdanımızda taşıyacağız. Hem devlet hem banka uygulamalarında kartımızı kullanacağız. Güven getiriyor vatandaşa. Vatandaş kimliği kaybettiğinde, benim adıma biri bir iş yapar mı demekten kurtuluyor. Bürokrasi azalıyor devlet kurumlarında. Hızlı erişim mümkün, 10 yıl dayanıklı bir kart. Uzun soluklu olarak kullanılabilecek"

Sosyal yardımlaşma konusunda da bir çok projenin olduğunu vurgulayan Adalıer, "Yardım gerçekten doğru kişiye mi yapılıyor emin olunabilecektir" dedi. Adalıer, bu konuyla ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Bakanlığı, Noterler Birliği ve bankalarla da çalışmaların devam ettiğini anlattı. Adalıer, toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kartın güvenliğine ilişkin bir soru üzerine Adalıer, "Vatandaş hangi bilgisinin nerede görülmemesi gerektiğine nasıl karar verecek. Kişisel bilgilerin korunması ile ilgili kanun tasarısı çıktıktan sonra tüm devlet kurumları elektronik devlet uygulamalarını bu karta entegre edecekler ve kart kullanımında o kurumun mevzuatı çerçevesinde vatandaşın izni dahilinde bilgi çıkacak."

Kartların nerede basılacağına ilişkin soru üzerine Adalıer, şu an kart basımı yapan 5 yerli firmanın bulunduğunu belirterek, öngörüsünün de yerli firmaların ihaleye girmesi yönünde olduğunu söyledi. Adalıer, "Kartın çipinden mürekkebine kadar Türk endüstrisi üretti" dedi. Kartın kopyalanma riskine karşı görünür ve görünür olmayan 9 koruyucu önlemin yapıldığını anlatan Adalıer, bu şekilde kartın kopyalanmasının mümkün olmadığını belirtti. Bir gazetecinin, "Kişi trafik kazası geçirdi diyelim. Kimlik bilgilerinin girilmesi gerekiyor ancak şuuru yerinde değil. Bu durumda kart nasıl kullanılacak?" sorusunu, "Bu senaryo Sağlık Bakanlığı için uygulanacak. Bu durumda bakanlığın nüfus müdürlüğü tarafından verilmiş bir sertifikası olacak. Sağlık Bakanlığı bu kartı tüm okuyucularında taktığında otomatik olarak bilgi çıkması gerekiyor. onaylanmadı ama kartın içinde sınırlı acil kritik bilgiler var. Hastanın şeker, tansiyon durumu, kullandığı ilaçlar ve kan grubu bilgileri gibi. Sağlık Bakanlığı'nın alt yapıyı hazırlamasının ardından bu bilgiler karta yüklenecek. Vatandaş, muayene olduktan sonra tüm bilgileri hastanenin güvenli kart okuyucularında doğrulanacak ve sürekli güncellenecektir."

KARTTA DAMAR VE PARMAK İZİ KULLANILACAK

Adalıer, kartta yüksek güvenlik sağlayan damar ve parmak izi kontrollerinin ise güvenlik ve nakit transferi gibi durumlarda kullanılacağını söyledi. Damar izi, parmakta derinin altındaki damarlar ve avuç içi damar izini denediklerini anlatan Adalıer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Montaj çalışması ve kullanım sahasında denemedik. İris gelirse onu da entegre edeceğiz, gözle biyometrik doğrulamayı öngörüyoruz"

Önceki ihalede pasaport başı 2 buçuk Euro olan miktarın 1.70 Euroya düşürüldüğüne dikkat çeken Adalıer, bu konuda bir farkındalık oluşturulduğunu söyledi. Uluslararası platformdaki şirketlerin de bu ürünü kullanmak istediğini anlatan Adalıer, 5 yılda gelinen noktanın sevindirici bir şey olduğunu kaydetti. Çocuklarının durumlarını ailelerin bu kartlarla görebileceğine dikkat çeken Adalıer, şöyle konuştu: "Ben kimlik kartımla giriş yaptığımda devlet beni yönlendiriyor. Çocuklarımın sınav tarihlerini görebiliyorum. Bu unsur karttan bağımsız, uygulamaya bağlı, kart sadece güvenlik sağlıyor." Bu kartın otellerde de çok işe yarayacağını vurgulayan Adalıer, kimlik kullanılan her yerde bu kartın kullanılabileceğini belirtti. Adalıer, her bankadan ayrı şifre alma devrinin biteceğini belirterek "İlgili kurum hizmet verdiği noktada sizi görüyor, farkediyor ve kaydediyor. Onların kayıtları da ilgili kurumda"

Toplantı sonrası AKİS'in özellikleri ve uygulama aşamaları gazetecilere tanıtıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa "Şanlıurfa’da "Sakar Şakir" filmi gerçek oldu Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı "Sakar Şakir" filmindeki kiloyla veresiye defteri satılması sahnesi, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde gerçek oldu. İlçede evleri yanan iki aileyi ziyarete giden Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, mahalle ziyaretinde uğradığı bakkalın veresiye defterini tartarak satın aldı. Filmde 50 liraya satılan veresiye defteri, gerçek hayatta da 50 bin liraya satılmış oldu. Ramazan ayı münasebetiyle ilçedeki yetim ailelerini, hasta, yaşlı ve engellileri evlerinde ziyaret ederek ihtiyaçlarını karşılayan Şanlıurfa Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, ekibiyle birlikte, geçtiğimiz günlerde çıkan yangın sonucu yanan iki evi ziyaret etti. Evleri yanan ailelerin evlerinin temizlenerek yeniden yapılması ve tefriş edilmesi talimatı veren Kuş, çoğunluğu dar gelirli ailelerin yaşadığı mahallede bir bakkal dükkanına girdi. Zaman zaman yaptığı zimem defteri geleneğini burada da sürdüren Kuş, önce bakkalla sohbet edip, ne kadar veresiye alacağı olduğunu sordu. Bakkalla pazarlık aşamasında ise önünde duran teraziye defteri koyan Kuş, Sakar Şakir filmindeki sahneye benzer olarak "tartalım o zaman" dedi. Defteri tarttıktan sonra 50 bin TL’ye bakkalla anlaşan Kuş, veresiye defterini satın alarak tüm mahalle sakinlerini borçtan kurtardı. Film sahnesinin birebir yaşandığı bakkal dükkanından çıktıktan sonra konuya açıklık getiren Kuş, bakkalla pazarlık esnasında alacak miktarının 40-50 bin lira arasında olduğunu konuştuklarını, sonuç olarak 50 bin lira karşılığında tüm mahallenin borçlarını satın aldıklarını söyledi. Topdağı ve Tepe Mahalleleri’nde yetim aileleri, hasta, yaşlı ve engellilerin yaşadığı onlarca haneyi ziyaret eden Kuş ve beraberindekiler, vatandaşların taleplerini dinleyerek ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladı.
Antalya Özgür Özel’den ’Tanju Özcan’ açıklaması CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan ve ilk duruşması 16 Mart tarihinde görülecek Muhittin Böcek’i kaldığı cezaevinde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Özel, Böcek’in sağlık durumuna dikkat çekerek, "Şu anda günde 22 tane ilaç içiyor" dedi. Özel, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilişkin ise, "Vakıf öğrencilere burs vermiş, bu da bize soruluyorsa vallahi bize bunlar sorulsun" ifadelerini kullandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırılan ve Döşemealtı L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Muhittin Böcek’i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görüşme sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulundu. "Günde 22 ilaç içiyor" Böcek’in sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, tutukluluk sürecinin sağlık açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Böcek’in cezaevine ilk girdiğinde 12 ilaç kullandığını ifade eden Özel, "Şu anda günde 22 tane ilaç içiyor. Kendi deyimiyle ‘yuttuğum ilaçlara bakıyorum, bu kadarını böbrekler bir günde nasıl süzecek benim de aklım almıyor’ diyor" ifadelerini aktardı. Böcek’in dört-beş farklı hastalığının bulunduğunu kaydeden Özel, 100 günün üzerinde Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda tedavi gördüğünü, birkaç kez hayatını kaybettiği yönünde haberler çıktığını ve olağanüstü şekilde hayata tutunduğunu söyledi. Ciğerlerinde hasar bulunduğunu belirten Özel, Böcek’te şeker, hipertansiyon, kalp rahatsızlığı ve ileri derecede uyku apnesi teşhisi bulunduğunu, tek başına kalmasının hem fiziki hem de psikolojik zorluk oluşturduğunu vurguladı. "16 Mart’ta mahkeme var, sorular sorulacak, cevaplar verilecek" Tutuksuz yargılama çağrısını yineleyen Özel, "Tutuksuz yargılama zaten esas. Sanki tutuksuz yargılama bir lütufmuş gibi ev hapsi talep etmeye insan utanıyor ama Mehmet Murat Çalık ve Muhittin Böcek için hiç değilse ev hapsi olsa bunun kime ne zararı var? Yargılanmasın mı diyoruz? Yargılanmasın demiyoruz. 16 Mart’ta mahkeme var, sorular sorulacak, cevaplar verilecek" dedi. Böcek’in yargılandığı dosyada yüzü aşkın kişi bulunduğunu belirten Özel, emniyet müdürü ve bir yakını hariç Böcek, oğlu ve bir kişi dışında tutuklu bulunmadığını ifade ederek, "Tutuksuz yargılamanın ya da ev hapsinde olmanın adaletin ve vicdanın gereği olduğunu bir kez daha çizmek isterim" diye konuştu. "Tanju Özcan’ın şahsına bağış yapmıyorlar, cebine konmuyor" Özel, sabah saatlerinde gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Özcan’a yöneltilen soruların bir vakfın öğrencilere verdiği burslarla ilgili olduğunu belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: "Bir vakıf var. Vakfın tek işi öğrenciye burs vermek. Vakıf öğrencilere burs vermiş. Tanju Özcan’a da diyorlar ki belediyeye gelenler vakfa da bağış yapıyormuş. Tanju Özcan’ın şahsına bağış yapmıyorlar, cebine konmuyor. Bolu’daki iş insanları vakfa bağış yapmışlar, o vakıf da Bolu’nun fakir öğrencisine burs veriyormuş. Bu da bize soruluyorsa vallahi bize bunlar sorulsun." Bolu’daki süreci yakından takip ettiklerini belirten Özel, en kısa sürede Özcan’ın serbest bırakılmasını beklediklerini ifade etti. "500 milyon liralık arsayı bağışladı" Muhittin Böcek’in Antalya’da 2 bin 200 okul arasında yer alan Muhittin Böcek Anadolu Lisesi’nin arsasını bağışladığını dile getiren Özel, bağışlanan arsanın değerinin 500 milyon TL olduğunu söyledi. Özel, "Muhittin Böcek’e beş kuruş hesabına para yattığına, zimmet ya da irtikap olduğuna dair bir şey yok. 500 milyon liralık yeri bağışlamış ve orasını özel okul yapsa para basacak bir yerde devlete Anadolu Lisesi olarak vermiş. Antalya’nın bir numaralı hayırsever insanı içeride duruyor" dedi. Adaletin yerini bulmasını temenni ettiklerini ifade eden Özel, arkadaşlarıyla gurur duyduklarını ve özgürlüklerine kavuşacakları günleri umut ettiklerini kaydetti. Soruşturma Öte yandan, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, şüphelilerin zincirleme suç hükümleri kapsamında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından cezalandırılması talep edildi. İddianamede, Muhittin Böcek’in "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması istendi. Tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, ilk duruşma tarihinin 16 Mart olduğu bildirildi.
Adıyaman AK Parti’den 28 Şubat açıklaması Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, 28 Şubat sürecinin 29. yıl dönümünde yaptığı basın açıklamasında 28 Şubat’ı "Millet iradesine karşı yapılmış bir darbe" olarak nitelendirdi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı adına açıklama yapan Başkan Çadır, 28 Şubat’ın amaçları itibarıyla 27 Mayıs, 12 Eylül, 27 Nisan ve 15 Temmuz ile aynı olduğunu belirterek, "Siyasetin yanı sıra topluma yönelik ağır sonuçlar doğuran, nesiller boyu etkisi sürmesi hedeflenen hesaplı bir darbedir" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını kaydeden Çadır, iktidarları döneminde vesayet odaklarının tasfiye edildiğini ve demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler alanında önemli ilerlemeler sağlandığını ifade etti. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik bazı tutumların 28 Şubat zihniyetini hatırlattığını savunan Çadır, demokrasi bilinci, sivil irade ve sandığın gücünün önemine dikkat çekti. Çadır, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Büyük ve güçlü Türkiye idealimize yönelik engellere rağmen milletimizle birlikte yürümeye devam edeceğiz" dedi. Açıklamada, AK Parti’nin Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde darbeci anlayışlara karşı kararlılıkla durmayı sürdüreceği ve benzer süreçlerin bir daha yaşanmaması için milli irade anlayışının diri tutulacağı vurgulandı.