DÜNYA - 27 Nisan 2026 Pazartesi 15:30 | Son Güncelleme : 27 Nisan 2026 Pazartesi 15:52

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

A
A
A

Türk yapımları, Ekvador’da geniş kitleler tarafından izlenirken Türk dizilerinin en büyük etkisi ise nüfus kayıtlarına yansıdı. Ekvador nüfus kayıtlarından elde edilen veriler, çocuklara Türkçe isim konulmasında artan bir eğilimi ortaya koyuyor.

Türk dizileri, Ekvador’da günlük hayatı etkisi altına aldı. 2015 yılından itibaren Ekvador’u etkisi altına alan Türk dizileri ülkedeki tüketim alışkanlıklarını, aile dinamiklerini ve doğum kayıtlarını dahi değiştiren kültürel bir akıma dönüştü. Türk yapımları, görünüşte imkansız olanı başararak Meksika ve Kolombiya dizilerini  Ekvador izleyicisine unutturdu.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

"Binbir Gece Masalları" Patlaması

2015 yılından bu yana alınan reyting verilerine göre, ülkedeki bu değişimin dönüm noktası "Binbir Gece" adlı dizi oldu. Verilere göre söz konusu dizinin "ABC Ev Kadınları" kategorisinde yüzde44,2'lik şaşırtıcı bir paya ulaştığını ve o zamandan beri çok az ulusal veya uluslararası yapımın yakalayabildiği bir ölçüt belirlediğini gösteriyor. Bu başarının ardından Fatmagül adlı dizi yüzde 33,7, Beni Unutma yüzde 38,8 ve daha yakın zamanda Altın Çocuk yüzde 27,4 ile en çok izlenen yapımlar oldu.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

Ecuavisa Programlama Müdürü Karina Medina, bu başarının tesadüf olmadığını ifade ederek "Türk yapımlarıyla inanılmaz sonuçlar gördük" dedi. Medina, kanalın Türk yapımlarına yer verme kararlılığının süreceğini dile getirerek, "Ecuavisa, yaklaşan Dünya Kupası öncesinde yeni dizilerin prömiyerini yapmayı planlıyor ve Türk içerikleri akşam yayın programının omurgasını oluşturmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

Neden Hollywood yerine Türk yapımlarının tercih edildiği sorusunu yanıtlayan Medya ve Kültür Çalışmaları Uzmanı Dr. Juan Pablo Viteri, yanıtın ortak değerlerde yattığını dile getirerek "Türkiye ile benzerliklerimiz, her ikimizin de çok güçlü bir dini temele sahip, harmanlanmış kültürler olmamızdan kaynaklanıyor" dedi. Viteri,
bu ortak ahlaki çerçeve, aile hayatının ve belirli etik ikilemlerin Anglo-Sakson veya Avrupa yapımlarına kıyasla çok daha yakından deneyimlenmesine olanak tanıdığını kaydetti.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

İletişim Uzmanı Dr. Gustavo Cusot da benzer düşünce olduğunu ifade ederek, söz konusu öykülerin geleneksel ailelerle yankı bulan muhafazakar değerleri aktardığını belirtiyor. Cusot, "Görünüşte bizden uzak ülkeler olmalarına rağmen öyküler kendini tekrar ediyor. Her zaman kötü adam, kahraman ve birden fazla aşk öyküsü var," diyerek klasik melodram yapısının başlıca çekicilik olmaya devam ettiğini vurguluyor.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

Duygusal bağlar güçleniyor

Genç izleyiciler Adrian Idrovo ve Arez Khalegh Parast ise Türk yapımlarının anneleriyle olan bağlarını güçlendirdiğini savunuyor. Arez, okuldan döndükten sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın dünyasına nasıl dahil olduğunu, tarih ve kurgunun karışımından nasıl büyülendiğini anlattı. Adrian ise eğitimsel ve görsel değere dikkat çekerek, "Batı'da genellikle gördüklerimizden farklı olan diğer ülkeleri, kültürleri veya manzaraları görebilmek hoşuma gidiyor" ifadelerini kullandı. Arez ve Adrian Türk dizileri sayesinde, televizyon kapandıktan sonra dahi oturma odasındaki sohbetin devam ettiğini dile getirdi.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

Aylin, Demir ve Elif gibi isimler

Türk dizilerinin en büyük etkisi ise nüfus kayıtlarına yansıdı. Ekvador nüfus kayıtlarından elde edilen veriler, çocuklara Türkçe isim konulmasında artan bir eğilimi ortaya koyuyor. Aylin, Demir ve Elif gibi isimler Ekvador kimliğinin parçası haline geldi. Ebeveynler eskiden Hollywood veya Meksikalı yıldızlardan ilham alırken, bugünün isimleri genellikle İstanbul dizilerinin karakterlerinden geliyor.

 

"Türkiye'de bir arkadaş edinirseniz bu ömür boyu sürer"

Bir yıl Türkiye'de yaşamış bir dil koçu olan Laudi Caterine Martinez ise, Türklerin nazik olduğunu ifade ederek, "Türkiye'de bir arkadaş edinirseniz bu ömür boyu sürer" diyerek iki halk arasındaki bağa dikkat çekti. Martinez, "Dizilerin uzunlukları nedeniyle onları sevebilir veya nefret edebilirsiniz. Ancak ülkeyle gerçek bir bağı olanlar için diziler bu anılara bir köprü görevi görüyor" dedi. Ekvador’da sadece Türk televizyonu izlenmiyor, Türk kültürü, isimleri ve değerleri özümseniyor.

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

Gabriel Hernandez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.