GÜNDEM - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 18:48 | Son Güncelleme : 27 Ağustos 2025 Çarşamba 19:58

Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi'nde Çelik Kubbe Teslimatları, Tesis Açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ASELSAN’ın 50. yılında milletin göz bebeği bu şirketi gelecek 50 yılına yön verecek projelere öncülük etmenin bahtiyarlığı içinde olduklarını belirtti. Ağustos ayının millet için özel bir ay olduğunu belirten Erdoğan, "Malazgirt, Çaldıran, Mohaç ve Büyük Taarruz gibi kaderimizi tayin eden nice önemli zaferi bu ayda kazandık. Dün Sultan Alparslan'ı ve ordusundaki kahraman yiğitleri yad etmek üzere bize bu toprakların kapılarını açan Malazgirt'teydik. Önce Ahlat'ta ardından Malazgirt Meydanı'nda muhteşem bir buluşmaya imza attık. 30 Ağustos'ta ise bu topraklardaki varlığımızı sonsuza dek mühürleyen büyük zaferi kutlayacağız. Bugün ise zafer haftasında bir başka gururu yaşıyoruz. Silahlı kuvvetlerimize güç katacak ve savunma sanayimizi bambaşka bir seviyeye taşıyacak 3 değerli hamleyi birlikte yapıyoruz. Bunların ilki Çelik Kubbe bileşeni sistemlerin envantere girmesi. İkincisi ASELSAN'ın 14 tesisinin açılışıdır. Üçüncüsü de Oğulbey Teknoloji Üssü'nün temelinin atılmasıdır. Yani Aselsan açısından bu tarihi günde sadece bir şirketin değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlık yolculuğunun alın terinin, azminin ve kararlılığının yeni bir safhasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Şehitlerimizin ruhlarını da şahit edeceğine inandığım tüm bu adımların ASELSAN'ımıza savunma sanayimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren 50 yıl boyunca ASELSAN çatısı altında Türk savunma sanayine katkılarda bulunmuş herkesi şükranla yad ediyorum. Aynı şekilde şirketimiz bünyesinde emek veren ter döken yöneticisinden mühendisine tüm kardeşlerimi ASELSAN ailesinin her bir ferdini kutluyor. Ülkem ve milletim adına kendilerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"İşi şansa bırakma gibi bir lüksümüzün olmadığının gayet bilincindeyiz"

Bugün ilk olarak 460 milyon dolar değerinde dosta güven, düşmana korku veren toplam 47 araçtan oluşan Gök Kubbe sistemlerini orduya kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, "Son yıllarda etrafımızda yaşanan sıcak çatışmalar, hava savunma ve radar sistemlerinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koydu. İşi şansa bırakma gibi bir lüksümüzün olmadığının gayet bilincindeyiz. Çünkü kendi radarını kendi hava savunma sistemini elektronik harp yeteneklerini geliştiremeyen hiçbir ülke açık ve net söylüyorum. Mevcut güvenlik sınamaları karşısında bilhassa bölgemizde geleceğine güvenle bakamaz. Masada olmakla menüde olmak arasındaki ince çizgiyi belirleyen unsur hava savunma ve taarruz kabiliyetlerinizdir. Bu anlayışla gerekli adımların öncesinde atmaya başladığımız bu inşa ve ihya sistemi hamdolsun ciddi yol alıyor. Çok kısa sürede tüm engellere rağmen çok ciddi yol aldık. Bugün gerçekleşen teslimatlar verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğinin en somut delilidir" şeklinde konuştu.
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"Daha fazla sayıda sistemi yeni yeteneklerle birlikte geliştirecek ve envantere kazandırmayı sürdüreceğiz"

Salona gelmeden önce sistemleri yerinde görme ve inceleme fırsatı olduğunu açıklayan Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki adeta bir gövde gösterisine tanık oldum. Ürünlerimiz karşısında bu milletin bir ferdi olarak kıvanç duydum. Teslim edilecek bir adet Siper Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi ve ona bağlı 10 araç ülkemizin hava savunmasında bir dönüm noktasıdır. 3 adet Hisar Orta Menzilli Hava Savunma Sistemi ve toplam 21 araç caydırıcılığımızı orta menzilde daha da güçlendirecek. KORKUT Hava Savunma Sistemi ile erken ihbar radarlarımız sahada gözümüz ve kulağımız olarak görev yapacak. 7 adet PUHU ve 2 adet Reddet elektronik harp sistemi ise bu alanda ülkemizi bir üst lige taşıyacak. Emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. Elbette burada durmayacak daha fazla sayıda sistemi yeni yeteneklerle birlikte geliştirecek ve envantere kazandırmayı sürdüreceğiz."
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız"

Türkiye'nin Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağının altını çizen Erdoğan, "ASELSAN'ın Çelik Kubbe'de sistem geliştirmenin yanı sıra kritik bir rolü daha var. Sahadaki bütün sistemlerin birbiriyle anlık haberleşmesini ve entegre çalışmasını sağlayacak yapay zeka destekli komuta kontrol yazılımını da ASELSAN geliştiriyor. Çelik Kubbe'nin omurgasını oluşturacak bu yazılım sayesinde sahadaki yüzlerce hava savunma sistemi tek bir sistem gibi hareket edecektir" dedi.

Savunma sanayiinde üstünde titizlikle durmaları gereken alanların en başında seri üretimin geldiğine dikkat çeken Erdoğan, "Geliştirdiğimiz yüksek teknolojili ürünleri çok daha hızlı, verimli ve yüksek adetlerde üretmemiz şart. ASELSAN'ın ve diğer savunma şirketlerimizin son dönemde bu konuya verdiği önemi memnuniyetle takip ediyorum. Bugün açılışını yaptığımız 280 milyon dolar değerindeki 14 tesisle üretim kapasitemizi ciddi şekilde artırıyoruz. Hizmete aldığımız sessizler arasında hava savunma sistemleri tasarım ofisi radar üretim ve entegrasyon ilave tesisi ileri mühendislik malzemeler araştırma geliştirme tesisi elektro optik sistemler tasarım ofisi güdümlü mühimmat sistemleri tesisi Teknopark İstanbul Araştırma Geliştirme Merkezi ve daha birçok kritik altyapı bulunuyor. Bu tesisler yaklaşık 4 bin kişiye nitelikli istihdam sağlama yanında genç mühendislerimize yeni çalışma alanları açacaktır. Bunların da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" açıklamalarında bulundu.
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır"

Türkiye’nin geleceğini inşa edecek dev bir yatırımın temelini attıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ASELSAN'ın ikinci 50 yılına yakışacak dev bir yerleşkede ilk betonu bugün döküyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır. Bu yatırım cumhuriyet tarihimizin tek seferde yapılan en büyük savunma sanayi yatırımıdır. Burası ayrıca Avrupa'nın en büyük entegre hava savunma tesisidir. Aselsan, savunma sanayimizin adeta kalbi durumunda olduğu için bu yatırım tüm sektör için kritik bir eşik olacaktır. Şu an içinde bulunduğumuz Gölbaşı Yerleşkesi, 800 dönüm büyüklüğünde bir alan" dedi.
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir vizyonla 6 bin 500 dönümlük bir alanı ASELSAN’a tahsis ettik"

ASELSAN’ın 40’ıncı yılı olan 2015 yılında yerleşkedeki ilk tesisin açılışını yapmanın gururunu yaşadığını hatırlatan Erdoğan, "O zaman bana bilgi veren arkadaşlarımız en az 30 senelik büyüme planlarını karşılayacak bir alana kavuştuklarını söylemişlerdi. 10 yıl içinde savunma sanayimiz ve ASELSAN öyle bir büyüme gösterdi ki bugün bu yerleşkenin tamamı dolmuş durumda. Biz de ilgili kurumlarımızla yeni bir yerleşke için gerekli adımları attık. Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir vizyonla 900 futbol sahasından daha büyük 6 bin 500 dönümlük bir alanı ASELSAN’a tahsis ettik. Dikkat edin laf üretmiyoruz, icraat yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"Yoğun bir gayretle 2026’nın ortasında ilk tesisi devreye alacağız"

Oğulbey Teknoloji Üssü’nün 585 bin metrekare kapalı alan ve 132 bin metrekare temiz oda, laboratuvar ve üretim alanı ile bölgenin en ileri savunma teknoloji merkezlerinden biri olacağına dikkati çeken Erdoğan, "Bu yatırım ASELSAN'ın seri üretim kapasitesini iki katından fazla artırarak, ülkemizi sadece bölgesinde değil dünyada da öncü bir konuma taşıyacak. Teknoloji üssünün bir an önce tamamlanması için yürütülen çalışmaların takipçisi olacak. İnşallah yoğun bir gayretle 2026’nın ortasında ilk tesisi devreye alacağız. Burada yapacağımız iş betonla, demirle ve çimento ile ilgili bir iş değil. Burada yapacağımız iş teknoloji, Ar-Ge, tasarım ve üretimle ilgili bir iş. Bu tesisler, gençlerimiz için hayallerinin peşinden koşabilecekleri en yüksek teknolojiler üzerinde çalışabilecekleri bir ortam sunacak" diye konuştu.
Erdoğan: 'Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız'

"Yurt dışındaki tüm gençlerimizi Türkiye’nin müreffeh geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz"

Konuşmasında "Ana muhalefetin başını çektiği bir kesim bu ülkenin pırıl pırıl gençlerine umutsuzluk, karamsarlık kendi ülkesinden adeta nefret etmeyi aşılarken biz gençlerimize yepyeni ufuklar kazandırıyoruz" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Birileri Türk gençliğini soygunculara savunmak için sorumsuzca sokağa, boykota ve adeta şiddete çağırırken biz TEKNOFEST gençliği olarak meydanlara çağırıyoruz. Onlar gençleri kullanıp atabilecekleri sarf malzemesi olarak görürken biz milli teknoloji hamlemizin öncüleri olarak görüyoruz. Hangi görüşe, fikre, kökene mensubu olursa olsun sınırlarımız içinde ve yurt dışındaki tüm gençlerimizi dünya markası şirketlerimizde Türkiye'nin müreffeh geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz."

ASELSAN’ın sadece bir şirket olmadığını, bir milletin hafızasında derin izler taşıyan destansı bir yolculuğun sembolü de olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan tam 50 yıl önce, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda yaşanan acı tecrübeler bize çok büyük bir ders verdi. O gün kendi silahını, kendi haberleşme sistemini üretemeyen bir milletin nasıl ağır bedeller ödediğini gördük. İşte o gün, milletimizin vicdanında bir kıvılcım çaktı ve o kıvılcım 1975’te kurulan ASELSAN ile dev bir meşaleye dönüştü. Bir avuç idealist mühendisin 50 sene önce mütevazi imkanlarla attığı adım bugün 11 araştırma-geliştirme merkezine 12 bin 500’ten fazla çalışana dünyanın en hızlı büyüyen 10 savunma sanayi şirketinden biri haline geldi. Sadece ASELSAN değil, diğer şirketlerimizde gerçekten göğsümüzü kabartan birçok başarılı projeye imza attılar. Geliştirilen her projede ASELSAN HAVELSAN, ROKETSAN, BAYKAR, TUSAŞ, BMC gibi kıvanç kaynağımız olan büyük şirketlerimizin yanı sıra binlerce KOBİ’miz de görev alıyor. İrili ufaklı bu firmalarda 100 binden fazla insanımız istihdam ediliyor. Bugün kahraman ordumuzun ihtiyaçlarını yüzde 80’lere varan oranlarda yerli sistemlerle karşılıyoruz. Böylece normalde yurt dışına gidecek büyük bir kaynağın ülkemizde kalmasını sağlıyoruz. Ayrıca sistemlerimizi Dost ve müttefiklerimizin de kullanımına sunuyor. Diplomatik etkinliğimizi artırıyoruz" ifadelerine yer verdi.

"Ekonomideki istiklal savaşımızı da kazanmak için yüksek katma değerli ürünleri geliştirmeli ve dünyaya ihraç etmeliyiz"

Geçen yıl 7 milyar doları aşan bir ihracat gerçekleştirildiğini kaydeden Erdoğan, "Bu senede oldukça iyi gidiyoruz. Savunma ve havacılık ihracatımız temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 128,9 artışla 989,6 milyon dolara ulaştı. Ocak-temmuz döneminde toplam ihracat yüzde 38,6 artarak, 4 milyar 591 milyon dolara yükseldi. Bunlar fevkalade gurur verici rakamlar. Yakaladığımız ivmeyi dikkate alınca birkaç sene içinde inşallah 20 milyar dolar seviyesini yakalayacağımıza inanıyorum. Ülke olarak ekonomideki istiklal savaşımızı da kazanmak için yüksek katma değerli ürünleri geliştirmeli ve dünyaya ihraç etmeliyiz. Bugün birçok Avrupa ülkesi savunma sanayinin öneminin yeniden farkına varıyor. Yıllarca savunma sanayi ölü yatırım tezini dillendirenler bugün nasıl biz de bu yarışta yerimizi alırız telaşıyla adeta kendilerini paralıyor. Biz ise hamdolsun daha rahatız. Eksiklerimiz yok mu? Var. Onları da süratle tamamlıyoruz. Kendimizi sürekli geliştiriyoruz, doğru yoldayız ve iyi durumdayız. İnşallah daha da iyi olacağız. İnsanımıza, gençlerimize, mühendislerimize güveniyoruz. ASELSAN'a güveniyoruz. Bütün şirketlerimize güveniyoruz. Savunma sanayimizin bize çok daha mutlu, çok daha gururlu günler yaşatacağını biliyoruz" açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış törenine katılmadan önce Çelik Kubbe sistemlerini inceledi. Programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar katıldı. Programa katılan basın mensuplarına envantere alınan Çelik Kubbe de tanıtıldı.

Mehmet Kalay - Muhammed Musab Gümüşer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.