GÜNDEM - 20 Kasım 2013 Çarşamba 21:14

Erdoğan, 'Türkiye’nin Kürdistan’ı’ ifadesi bana göre şık değil'

A
A
A
Erdoğan, 'Türkiye’nin Kürdistan’ı’ ifadesi bana göre şık değil'

Başbakan Erdoğan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in “Türkiye’nin Kürdistan’ı” ifadesinin kullanılması yönündeki isteğini eleştirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’a yaptığı konuşma sırasında ‘Kürdistan’ kelimesini kullanmasından sonra gelen eleştirilere cevap verdi. Gazi Mustafa Kemal’in de Kürdistan ve Lazistan kelimelerini kullandığını belirten Başbakan Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal bölücü mü?” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Murat Akgün’ün moderatörlüğündeki “Gündem Özel” programına konuk oldu. Gazeteciler Mehmet Barlas, Sevilay Yükselir, Mustafa Karaaliooğlu, İbrahim Karagül ve Bengisu Karaca’nın sorularını cevaplandıran Başbakan Erdoğan, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Diyarbakır’a gerçekleştirdiği tarihi ziyareti değerlendiren Başbakan Erdoğan, Cumartesi ve Pazar günü gerçekleştirdiği Diyarbakır’daki buluşmayı birçok yönüyle ‘çözüm sürecini’ güçlendiren bir adım olduğunu ifade etti. Bu adım atılmasında arkadaşlarının katkıları yanında özellikle Barzani’nin, Şivan Perver’in ve İbrahim Tatlıses’in katılmış olmasının buna çok farklı bir güç kattığını ifade eden Başbakan Erdoğan, “İlk gün açılış töreninde yaklaşık 60 bin Diyarbakırlı orada bir araya geldi. Bu buluşmayı onlarda büyük bir coşkuyla, heyecanla kutladılar. Tabii biz iki gün içerisinde 880 trilyonluk bir açılışı orada gerçekleştirdik. İşin sosyal boyutunda ise bu buluşma önem arz ediyordu. Sayın Barzani’nin oradaki konuşması ve daha sonra televizyonlarla yapmış olduğu görüşmelerde bu buluşmanın bir milat olması bakımından önemliydi. Tabii bizler gittiğimizde belediyeyi ziyaret ettik. Arkasından valiliğimizi ziyaret ettik ve buralarda da bazı görüşmelerimiz oldu. Aslında tabi bunlara uzak değiliz. Çünkü biz çözüm sürecinin içerisindeyiz ve bir barış havasını adeta bu kucaklaşmayla gerçekleştirmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu.

“AİLESİ İSTERSE AHMET KAYA’NIN NAŞI TÜRKİYE’YE GETİRİLEBİLİR”
Siyasetin genlerinde bunun olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, bunun olması gerektiğini sözlerine ekledi. Erdoğan, belki ertelenmiş ve geç kalınmış olabileceğini ama böyle bir şeyin yerine gelmesi bir yerde de cesaret işi olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu adımları 2005’te de attığımızda söyledik. Bunu biz halledeceğiz dedik. Ve orada gerek Şivan Perver’in 38 yıldan sonra kendi ülkesine gelmiş olması, bu noktadaki tavırlar bunlar herhalde üzerinde konuşulması, düşünülmesi gereken konular. Ben kendisine de onu söyledim ‘Bakın vatandaşlık noktasında da eğer böyle bir talebiniz, böyle bir arzunuz varsa biz bunu da çözüme hazırım’ dedik. Zira aynı şeyi ben merhum Ahmet Kaya’yla ilgili de ailesine bir nakli yapılması gerekiyorsa bu konuda biz varız, buna hazırız dedik. Belki buradan gidişi çok farklıydı ama şuanda da dönüşü bunun kesinlikle bizim açımızdan kolaydır. Biz bunun içerisine düşeni yerine getirmeye hazırız dedik. Şivan vatandaşlık konusunda bize cevabı verecek. Biz süreci şuanda başlatmış buluyoruz. Hatta bazı programlar kendisiyle ayrıca yapacağız. Üzerinde durulması gereken konu ertesi gün Bismil’e gittim, Ergani’ye gittim oralarda bulundum. Eğil’e gittim oralarda halkımızla kucaklaştım ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ifadesinden birilerinin rahatsız olması, muhalefetin rahatsız olması aslında çok çok manidar. Bunlar hakikaten bizim tarihimizi bilmiyorlar. Fazla uzaklara gitmeye gerek yok. Yakın tarihide bilmiyorlar. Ben burada aslında şöyle çok yakın bir süreçle alakalı Gazi Mustafa Kemal’in Meclis’teki bazı konuşmaları getirdim. Bunlar Meclis zabıtlarında olan ifadeler. Çok çok anlamlı bunu bu bakımdan önemsiyorum. Bir defa Irak Anayasa’sında geçen ifade şudur; ‘Kürdistan Bölgesel hükümeti’ diye geçer. Kürdistan bölgesi yasaları diye geçer. Kürdistan bölgesini şeklinde geçer. Madde 4’de aynı şekilde ‘Federal ve resmi kurum ve ajanslar Kürdistan bölgesinde her iki dili de kullanırlar’ şeklinde geçer. Bu onların anayasal ismidir.”

“GAZİ MUSTAFA KEMAL ‘KÜRDİSTAN’ KELİMESİNİ KULLANDI”
TBMM reisi Mustafa Kemal olarak tüm Bakanlar Kurulu’nun imzasının bulunduğu bir kararname olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, bu kararnamede Kürdistan kelimesine yer verildiğine dikkat çekti. Başbakan Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in bir konuşmasında Kürdistan ve Lazistan kelimelerini kullandığını ifade etti.
Gazi Mustafa Kemal’in yaptığı konuşmalarda kullandığı Kürdistan ifadelerini okuyan Başbakan Erdoğan, “Bu ifadeleri kullanan Gazi Mustafa Kemal bölücü mü? Bana bölücü ifadesini kullananlar o zaman Gazi Mustafa Kemal’in bu ifadelerini nereye koçaklar. Bunu nasıl tanımlayacaklar, nasıl izah edecekler. Bunlar bizim tarihimizde olan gerçeklerdir. Eğer işi ta Osmanlı’ya götürecek olursak orada zaten çok açık net ortada” dedi.

“’TÜRKİYE’NİN KÜRDİSTAN’I’ İFADESİ BANA GÖRE ŞIK DEĞİL”
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in “Türkiye’nin Kürdistan’ı” ifadesinin kullanılması yönündeki isteğini eleştiren Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir defe Türkiye ile yaklaşım konusunda tabi bunu bizim kabul etmemiz böyle bir şey asla mümkün değil. Ne benden böyle bir şey sadır olmuştur ne ben böyle bir ifade kullanmışımdır ama Diyarbakır Belediye Başkanı’nın bu tür bir ifadeyi kullanması bana göre şık değildir. Bunlar belli yerleri tahrik etmekten başka bir işe yaramaz. Şuanda Türkiye Cumhuriyeti’nin ismi bellidir. Dolayısıyla bu isim üzerinde herhangi bir spekülasyona gitmenin de anlamı yok. Kendi bölgesi Güneydoğu Anadolu bölgesidir. Adı böyle geçer. Biraz daha Kuzeye çıkarız Doğu Anadolu Bölgesi geçer. Adı böyle geçer. Burada bu tür şeyler toplum içerisinde yeni yeni rahatsızlara neden olur ki burada bu tür bir ifadeyi kullanması veya bunu adeta dayatır gibi böyle güzel bir hafta sonundan sonra yapılması şık değil.”

'BARZANİ BÖYLE BİR İFADE KULLANMIŞSA YANLIŞ YAPMIŞ. BÖYLE BİR ŞEY ARAMIZDA DA GEÇMEDİ'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Barzani’nin ‘Öcalan serbest kalabilir’ yönündeki açıklamalarına ilişkin, “Barzani böyle ifade kullanmışsa yanlış yapmış. Böyle bir şey aramızda da geçmedi” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Murat Akgün’ün moderatörlüğündeki “Gündem Özel” programına konuk oldu. Gazeteciler Mehmet Barlas, Sevilay Yükselir, Mustafa Karaaliooğlu, İbrahim Karagül ve Nihal Bengisu Karaca’nın sorularını cevaplandıran Başbakan Erdoğan, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Muhafazakarlık tartışmalarıyla ilgili olarak Başbakan Erdoğan, muhafazakarlık noktasında Fransızlar'ın tanımının kendi tanımları olmadığını belirtti. Fransızların muhafazakarlık tanımıyla kendi tanımlarının farklı olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, “Biz bu milletin değerler silsilesini koruma anlamında bir muhafazakarlıktan bahsediyoruz. Bizim muhafazakarlık anlayışımız bu. Ama bizim uygulamalarımıza baktığınız zaman sosyal demokratların sosyal adalet anlayışından mahrum olmaları sebebiyle, bizim bu silsile içinde sosyal adalet anlayışı da var. Biz o konuda da muhafazakarız. Böyle bir durumumuz da söz konusu. Ve bu yapı içerisinde geleceği olgunlaştırmaya gayret ediyoruz” dedi.
Söylediği sözlerin talimat gibi algılanmasına yönelik bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
“Siyasi yönümüzün aynı zamanda başbakanlık makamında attığımız adımların yanlış anlaşılması ve bunun üzerine farklı bir şekilde yaklaşım bürokratlar, teknokratlar tarafından da zaman zaman yapılabiliyor. Gerekli uyarıları yapıyoruz. Gerekli incelemeleri yapıyoruz atılması gereken adımlar neyse bu adımları da atıyoruz. Bakınız ahlak değerleri Batıdaki hukuk anlayışına baktığımız zaman, adeta hukukla iç içedir. Hukukun müeyyidelerini hazırlarken bile kendi ahlak değerlerini bir kenara bırakmazlar. Hatta hatta inanç değerlerini. Ama biz şimdi bir Roma Hukuku'na baktığımız zaman nereye dayanıyor acaba onu incelersek orada onların kendi inanç değerlerini görürüz. Hristiyanlığın şu anda var olan ve ona dayalı olan yapısını anlatıyorum. Böyle bir yapı orada söz konusu.”

“BEN BİR BAŞBAKAN OLARAK KATİLİ AFFETME YETKİSİNİ KENDİMDE GÖREMEM”
Genel af tartışmalarına son noktayı koyan Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Benim orada 'dağlardan inme' ve 'cezaevlerini boşalmasıyla ilgili konu'. Başını kesip atıyorlar. Öbür taraftan yine bakıyorsunuz yine bir bölümünü kesip atmışlar. Halbuki benim orada kullandığım cümle çok farklı. Onu iyi takip ettiysek orada bunu çok açık görürüz. Çünkü yanlış anlaşılma var ve işi öyle bir noktaya getirdiler ki genel af beklentisi. Orada ben diyorum ki, 'biz şu anda bir duadayız, bir temennideyiz. Öyle bir gün gelecek ki dağlardan inecekler ve cezaevleri de boşalacak' diyoruz. Hemen genel af. Genel af konusunda bu güne kadar asla böyle bir ifadeyi kullanmadım. Böyle bir taahhüdümüz kimseye yoktur. Böyle bir şey olamaz. Benim bir Uşak konuşmam vardır. Orada çok açık net söyledim: 'Ben bir başbakan olarak katili affetme yetkisini kendimde göremem, hatta hatta devletin katili affetme yetkisini de asla kabul edemem' Niye? Çünkü onu af yetkisi sadece o maktulun varislerin aittir, devlete değil. Ama devlete karşı işlenen suçlarda böyle bir adım atılabilir. Bunu içinde siyasi suçlar da olabilir. Daha farklı suçlar da olabilir. Orada böyle bir adım atılabilir. Ama ben burada kalkıp da katili genel af kapsamı içerisinde nasıl affederim? Ondan sonra ben o maktullere o şehitlere bunun hesabını nasıl vereceğim. O şehitlerin ailelerine bunu hesabını nasıl vereceğim? Böyle bir şey söz konusu değil. Ama özlemimiz temennimiz dağlardan inişlerdir. Cezaevlerinin tabii ki büyük ölçüde boşalmasıdır.”

“CUMHURBAŞKANININ BİR YETKİSİ VAR”
Hasta KCK’lıların serbest bırakılması yönündeki bir soruya ise Başbakan Erdoğan, “O konuda Cumhurbaşkanımızın zaten bir yetkisi biliyorsunuz var” dedi.

“BU RİSKİ ALMAZSANIZ SİYASET YAPAMAZSINIZ”
Diyarbakır’da ortaya çıkan görüntünün siyasette zihin lehinize dönecek mi? yönündeki bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, siyasetin, ticaretin ve yaşamın bir risk olduğunu söyledi. Bunların hepsinin cesaret istediğini dile getiren Başbakan Erdoğan, “Bu riski göze alamazsanız ne siyaset, ticaret yapabilirsiniz ne de yaşamın bir anlamı olur. Adımları atarken istişareleri yaparak atıyoruz. Yaptığımız işin insani olmayan bir boyutu mu var. Hayır. İki günde 100 bin kişi meydanlara gelmişse demek ki bu konuda açlık var. Bu açlığı gidermemiz lazım. Aldığımız telefonlara baktığımız zaman Batı’dan Orta Anadolu, İç Anadolu her yerden. Barışı tesis ettiniz. Batılısını Doğulusunu bir araya kucaklaştırdınız getirdiniz diyorlar” dedi.

“ONLAR BİZE HAİN DEDİLER DİYE BİZ HAİN OLMUYORUZ”
“Genel Başkanları anlamıyorsa bize hain diyorsa, onlar bize hain dediler diye hain olmuyoruz” diyen Erdoğan, “Millet ne diyor aslolan budur. 96 yaşındaki nine kucaklıyor öpüyor, niye böyle. Ortada bir gerçek var. Muhalefet ve anamuhalefet niye Doğu ve Güneydoğu'da siyaset yapmıyor. Tabela partisi olmaktan başka bir şey yok. Buralara gidip siyaset yapsın ki demokrasi güçlensin. Ondan sonra kalkıp sadece sahillerde kumsallarda kalırsın siyasete orada yapmış olursun. Diğer muhalefette bir siyasi parti ırki düşüncelerle hareket ediyorsa diğer partide karşı ırki düşüncelerle hareket ediyor. Biz 81 vilayetinde halkımızla kucaklaşarak bu adımları atıyoruz. Halkımız bizi adım atmaya teşvik ediyor. Diyarbakır'da meydan Türk bayraklarıyla doluydu. Ne oldu kavgamı oldu kıyamet mi koptu. Hiçbir şey olmadı” diye konuştu.

“BARZANİ YANLIŞ YAPMIŞ”
Barzani’nin Öcalan’a af gelebilir yönündeki açıklamasının sorulması üzerine ise Başbakan Erdoğan, “Barzani böyle bir ifade kullanmışsa yanlış yapmış. Böyle bir şey aramızda da geçmedi. Böyle bir şeyi söylemek onun da kendi alanında değil, kendinin de bizim de ilgi alanımızda değil. Bununla ilgili yargı hükmünü vermiştir. Bu hüküm cereyan etmektedir” dedi.

“BİRLİKTE BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞA EDELİM İSTİYORUZ”
Başbakan Erdoğan, Diyarbakır’a gerçekleştirdiği ziyaret ile ilgili konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türk diye dayatırsanız veya Kürt diye dayatırsanız Anayasa meselesinde işin koptuğu yerlerden birisi. 'Türkiye ahalisi veya Türkiye halkı' diyeceksin. 3 parti eğer Türk milleti diyorsa sende buna katılırsın olur biter. Bunu ayrıştırma sebebi yapmanın anlamı yok. 12 ayda bitmesi gereken anayasa 25 ay sürünce kurucu unsur çekilince bizde çekildik. Derdimiz, birlikte bir Türkiye'yi inşa edelim istiyoruz. Barzani, Şivan Perver, Tatlıses hep birlikte birlik, beraber iri olalım diri olalım dedik. Burada ayrım nerde. Kendi yapamadıkları şeyi AK Parti iktidarı attığı için rahatsız oluyorlar. Bu adımı burada bırakmayacağız bu adımı sürdüreceğiz. Bu bizim için görevdir. Onlar sorumluluk makamında değil sırtında küfe yok. Biz bunun gereğini yapmak durumundayız. Güneydoğu'daki kardeşlerim niye birbirine düşman nazarıyla nefretle baksın. Bu ayrım niye diyeceksin bu adımları attığımızda yaftalar gelecek. Belediyeye Barzani gitti bende gittim. Daha güzel anlamlı olmadı mı? Böyle bir oluşumu kendileri başaramayınca iktidar başarınca rahatsız oluyorlar. Atılan her iyi adıma önüne gelip bariyer oluşturmak güçlü ülke yapmaya değil zayıflatır. Ama biz daha başka gelecekte farklı sürprizler olur.”

“DERDİMİZ IRAK’TA AYRIMCILIK DEĞİL”
Türkiye'nin Irak'a Irak'ın Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, “Mezhebi yaklaşımları aşmamız lazım. Baş Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği çalışmaları yarıda kesildi. Çok büyük mesafeler alabilirdik. Ama şimdi karşılıklı adımlarla konsey toplantılarını yeniden başlatalım. Derdimiz Irak'ta ayrımcılığın değil, birliktelik. Camilerde, kiliselerde ölümler yaşanıyor. Karşılıklı olarak bölgenin istikrarı için Irak'taki çalışmalara İran'ı katmak suretiyle Suriye meselesini çözülmesine fırsat verecektir” şeklinde konuştu.

“TAZMİNATLAR KONUSU HALLOLMADIĞI SÜRECE NORMALLEŞME OLMAZ”
İsrail ile tazminat ve Filistin ambargonun kaldırılması konusunda iki madde hallolmadığı sürece normalleşme olamayacağının altını çizen Başbakan Erdoğan, “Normalleşmeyi sağlamak istiyorsa tazminat ve ambargonun çözmesi gerekir. Ama hala yerleşim yerleriyle ilgili sorun devam ediyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana şalgamı Avrupa yolunda Türkiye’nin önemli gastronomi merkezlerinden Adana’da, Avrupa Birliği (AB) tescil süreciyle birlikte şalgam suyu ihracatının artması bekleniyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2020 yılında coğrafi işaret tescili alan Adana şalgamının, Avrupa Birliği nezdinde de tescillenmesi için Adana Ticaret Odası tarafından çalışma yürütüldü. Bu kapsamda 19 Nisan 2023’te yapılan başvuru, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda 21 Kasım 2025 tarihinde uygun bulundu. Şehirdeki şalgam üreticileri, Avrupa Birliği tescil başvurusu kabul edilen ürünle ilgili askı sürecinin olumlu sonuçlanmasını ise heyecanla beklemeye başladı. İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamada bulunan Büyük Usta & Serfressh Şalgam Kurumsal Satış Müdürü Özgür Pehlivan, Adana şalgamının 2020 yılında coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlatarak, "Bu tescil, Adana şalgamının geleneksel üretim yöntemlerine uygun şekilde yapıldığının göstergesidir. Şimdi ise Adana Ticaret Odası öncülüğünde Avrupa Birliği tescili için önemli bir aşamaya gelinmiştir" dedi. "Bizler için büyük bir gurur" Avrupa Birliği tescilinin, ürünün uluslararası alanda korunması anlamına geldiğini vurgulayan Pehlivan, "Bu tescil, Adana’nın tanıtımına büyük katkı sağlayacak ve şalgamın yurt dışındaki marketlerde daha kolay konumlandırılmasına imkan tanıyacaktır. Yerel ürünlerin dünyaya açılması bizler için büyük bir gurur" ifadelerini kullandı. "Kış ayları satışlar artıyor" Kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyici ürünlere ilginin arttığına da değinen Pehlivan, "Şalgam satışları özellikle kış aylarında artış gösteriyor. Katkısız ve doğal şalgama olan talep her geçen gün yükseliyor. Türkiye’de içecek kategorisinde talebi giderek artan şalgamın, dünya genelinde de sevilerek tüketilen bir içecek olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Herkesi Adana’nın bu tescilli lezzetini tüketmeye davet ediyoruz" diye konuştu.
Düzce Başkan Özlü’den KSS esnafına müjde Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Küçük Sanayi Sitesi (KSS) bölgesinin alt yapı konusu ve iskansız dükkanların sorununun da çözüleceğine dair sanayi esnaflarına müjdeler verdi. Başkan Özlü, "Burası önümüzdeki dönemde altyapısı tamamlanmış, asfaltı olan aydınlatması olan yağmur suyu hatlarının çalıştığı bir bölge olacak. İnşallah dükkan sahiplerimize de iskanlarını vereceğiz" dedi. Başkan Faruk Özlü, KSS’nin önümüzdeki süreçte alt yapı çalışmalarının hızlı şekilde tamamlanarak bölgenin aydınlatılmasının sağlanacağını, tüm yolların asfaltlanacağını ve iskan sorunlarının çözüme kavuşturulmasının sağlanacağı ve yeni bir yaşam alanına dönüştürüleceğini söyledi. Küçük Sanayi Sitesinde bir açılışta konuşan Faruk Özlü, KSS’nin önemli bir bölge olduğunu dile getirerek, "Tüm Düzce‘nin iş merkezi, Küçük Sanayi Sitesi dediğimiz bu bölgede yaklaşık 600 dükkan var. Şimdi biz de az ileride dükkanlar inşa ediyoruz, onların da sayısı 274 yani toplandığı zaman burada yaklaşık 900 iş yeri olacak. Bu önemli bir sayı. Bu bölge bir yaşam alanı olacak bunun için birkaç çalışma yapıyoruz" dedi. Yapılan çalışmaların içerikleri hakkında da bilgilendirmede bulunan Özlü, şunları kaydetti; "Birkaç konuda sizleri bilgilendirmek isterim. Bunlardan birincisi bu bölgedeki altyapı konusu bunu yüzde 80 oranında tamamladık. Bu bölgede yağmur yağdığı zaman kış geldiğinde bu bölgedeki yağmur suyu hatları çalışacak, kanalizasyon hatları çalışacak, burası tertemiz pırıl pırıl bir bölge olacak birincisi bu; altyapıyı tamamlıyoruz. İkincisi dükkanların olduğu bölgede aydınlatma sorunu var. Elektrik hatları yok. SEDAŞ‘la görüştük inşallah bu sene bu bölgeye aydınlatma getireceğiz. Yani burası aydınlık bir bölge olacak. Akşamları gece vakitlerinde gerçekten karanlık ve bu daha önce düşünülmemiş konu. Bunu yerine getireceğiz. Elektrik aydınlatma işlemleri bittikten sonra bütün sokakları bütün caddeleri asfaltlayacağız. Pırıl pırıl tertemiz olacak. Bu üçünü yaptığımız zaman burası bir yaşam alanı gerçek bir cazibe merkezi olacak." Site yönetimi kurulması için destek istedi Bölgedeki bazı dükkanların iskan sorunları olduğundan da bahseden Özlü, "Burada kooperatifimiz var onların yöneticileri ile yakın çalışıyoruz. Bunu da en kısa zamanda çözeceğiz. Diğer arkadaşlarla biz önceden yapılan dükkanların bina statiğini bozmadığı sürece içindeki düzenlemelere çok karışmayacağız. İçinde ne yapıyorlarsa yaparlar ama binanın statiğini bozmak kaygılı bir durum. Bina dışında projesi uygun olmayan yapılaşmalara da izin vermeyeceğiz bunu da söyleyeyim. Yani örnek olarak söylüyorum dükkan 100 metrekare, 100 metrekare çıkma var bu çok adil bir şey değil, doğru bir şey değil. Bizi bu konuda mazur görün. Bunlara da bir düzenleme getireceğiz. Burası önümüzdeki dönemde altyapısı tamamlanmış, asfaltı olan aydınlatması olan yağmur suyu hatlarının çalıştığı bir bölge olacak. İnşallah dükkan sahiplerimize de iskanlarını vereceğiz. Ben buranın bir yaşam merkezi olmasını çok arzu ediyorum. Burası tertemiz pırıl pırıl bir sanayi sitesi olsun. Önümüzdeki dönemde de bizim yapmakta olduğumuz 274 dükkan da dahil burada bir site yönetimi kuralım diye düşünüyorum. Çünkü kooperatif, yapı kooperatifi idi. Yapı kooperatifleri bildiğiniz gibi iskan alındıktan sonra görevi sona erer. Site yönetimine geçmemiz lazım. Bu konuda sizlerden destek istiyoruz. Buradaki esnaf, buradaki insanlar bu söylediğim çalışmalara olumlu bakarsa, çabuk biter ama olumlu bakılmazsa uzun sürer. O yüzden sizlerden destek istiyorum" ifadelerinde bulundu.
Erzurum Vali Çiftçi, Yazıpınar Köyü’nde tel helvası geleneğine katıldı Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Yakutiye ilçesine bağlı Yazıpınar Köyü’nde düzenlenen Tel Helvası Yapımı Programı’na katılarak, kentin köklü kış geleneklerinden birine eşlik etti. Erzurum’da özellikle kış aylarında köy odaları ve köy konaklarında yapılan tel helvası; şeker, su, irmik ve limon kullanılarak hazırlanan, kar üzerinde soğutularak kıvam alan ve zahmeti yüksek olmasına rağmen maliyeti düşük olmasıyla bilinen önemli bir kültürel miras olarak yaşatılmaya devam ediyor. Yüzyıllardır sürdürülen bu gelenek, uzun ve karlı kış gecelerinde toplumsal dayanışmayı, sohbet kültürünü ve türkü geleneğini besleyen önemli bir sosyo-kültürel unsur olma özelliği taşıyor. Kültürel değerlere sahip çıkmanın önemine vurgu yapan Vali Mustafa Çiftçi, tel helvası yapımı için kolları sıvayarak bu kadim geleneğe bizzat katıldı. Program kapsamında düzenlenen konak buluşmalarında; geleneksel oyunlar, türküler ve sohbetler eşliğinde Erzurum’a özgü kültürel miras misafirlere tanıtıldı. Etkinlikte ayrıca, Yazıpınar Köyü’nden çiftçi-şair Sinan Örnek tarafından kaleme alınan "Seyyahın Gönül Sözleri 1" adlı eserin tanıtımı da alışılmışın dışında, geleneksel bir atmosferde gerçekleştirildi. Kültürel değerlerin yaşatıldığı bu özel program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek’in organizasyonuyla Yazıpınar Köy Konağı’nda düzenlenen programda, Erzurum kültüründe "yatsılık" olarak adlandırılan akşam öğünü eşliğinde misafirler ağırlandı. Yöresel mutfağın seçkin lezzetleri arasında göğermiş peynir, kavurmalı ve civil peynirli su böreği, lor dolması, tandır ketesi, tandır ekmeği, tereyağı ve limonlu çay ikram edildi. Kış mevsimine özgü olarak kar üzerinde hazırlanan tel helvası, türküler eşliğinde yapıldı. Halk Müziği Sanatçısı Mehmet Çalmaşur ile Mahmut Kıvanç’ın seslendirdiği türküler programa ayrı bir renk kattı. Vali Mustafa Çiftçi de tel helvası yapımına katılarak bu kültürel geleneğe verdiği desteği bir kez daha gösterdi. Palandöken Masterlar Koşu Grubu üyelerinin de katılım sağladığı etkinlik, Erzurum’un kış kültürünü, misafirperverliğini ve somut olmayan kültürel mirasını yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma açısından önemli bir örnek teşkil etti. Erzurum Valiliği, yerel değerlerin korunması ve tanıtılmasına yönelik bu tür kültürel etkinlikleri desteklemeye devam edeceği aktardı. (ERZ-NK)
Aydın Başkan Günel: "Sosyal belediyecilikten asla taviz vermeyeceğiz" Başkan Ömer Günel, Kuşadası Belediyesi Kadınca Oluşumu tarafından emekliler için ‘İkinci Bahar Merkezi’nde’ düzenlenen etkinliğe katıldı. Belediye meclis üyelerinin de yer aldığı etkinlikte hemşehrileri tarafından sıcak bir şekilde karşılanan Başkan Ömer Günel, "Sosyal belediyecilikten asla taviz vermeyip, sizler ve gençlerimiz için bu tür tesislerin sayısını artıracağız" dedi. Kuşadası Belediyesi Kadınca Oluşumu, Davutlar Mahallesi’nde bulunan İkinci Bahar Merkezi’nde emekliler için etkinlik düzenledi. Etkinliğe Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Ayşegül Dağlı, Kadınca Oluşumu Onursal Başkanı Duygu Günel, belediye meclis üyeleri ve Davutlar Mahallesi muhtarı Erol Yağcıoğlu da katıldı. Emeklilerin fasıl eşliğinde gönüllülerince eğlendiği etkinliği, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de ziyaret etti. Hemşehrileri Başkan Ömer Günel’i çok sıcak ve samimi bir şekilde karşılayıp, bağırlarına bastı. Başkan Ömer Günel de hemşehrileriyle yakından ilgilenip, hem İkinci Bahar Merkezi hem de kentle ilgili taleplerini dinledi. Etkinlikte bir konuşma yaparak hemşehrilerine seslenen Başkan Ömer Günel, "Öncelikle sizlerle bir araya geldiğim için çok mutluyum. Sosyal belediyecilikten asla taviz vermeyip, Kuşadası’nda bu tür tesislerin sayısını artırmayı hedefliyoruz. Çünkü bu ekonomik şartlarda sizlerin sosyalleşmek için yeterince imkan bulamadığınızı biliyorum. Yakın zamanda kent merkezinde Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi de açılacak. Orada da çok güzel sosyal ve kültürel tesislerimiz olacak. Buradan Davutlar’a da yakın zamanda doğal gaz dağıtım firması yatırım çalışmalarına başlayacağını müjdelemek istiyorum. Net tarih belli olunca duyuracağım" diye konuştu.
Aydın Kuşadası Belediyesi camileri Ramazan ayına hazırlıyor Yaklaşan mübarek Ramazan ayı öncesinde Kuşadası Belediyesi, kent genelindeki camileri ibadete hazırlamak için kapsamlı bir bakım ve temizlik seferberliği başlattı. Manevi iklimin en yoğun yaşandığı Ramazan ayında vatandaşların huzur ve ferahlık içinde ibadet edebilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar, belediyenin ilgili tüm birimlerinin ortak mesaisiyle sürdürülüyor. Kuşadası Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyon içinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında, camilerin hem iç hem de dış alanları titizlikle elden geçiriliyor. İlk etapta Kadınlar Denizi ve Cumhuriyet Mahallelerinde başlayan uygulamalarda, camii içlerinde detaylı temizlik yapılırken, avlu ve bahçelerde ise çim biçme, ağaç budama ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Ekipler, ibadet alanlarının yanı sıra ortak kullanım alanlarını da hijyenik ve düzenli hale getirerek ramazan ayına yakışır bir görünüm kazandırıyor. Kent genelindeki tüm camileri kapsayacak şekilde planlanan bu çalışmaların Ramazan ayı başlamadan tamamlanması hedefleniyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren sahada görev yapan Kuşadası Belediyesi ekipleri, vatandaşların temiz, bakımlı ve huzurlu ortamlarda ibadetlerini yerine getirebilmesi için çalışmalarını özveri ile sürdürüyor.