ASAYİŞ - 13 Mart 2017 Pazartesi 18:04

Eski belediye başkanı Diba Keskin'in cezası belli oldu

A
A
A
Eski belediye başkanı Diba Keskin'in cezası belli oldu

Van’ın Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Erciş Belediyesi eski Başkanı Diba Keskin’e 13 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Erciş ilçesinde 12 Ekim 2015 tarihinde yapılan basın açıklamasında sözde ‘öz yönetim’ ilan edilmesiyle ilgili Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda aralarında görevden alınan eski Erciş Belediye Başkanı Diba Keskin’in yanı sıra HDP ve DBP’li yöneticiler ile belediye meclis üyelerinin de bulunduğu 38 kişinin yargılandığı davanın karar duruşması Erciş Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Sabah 10.00’da yapılan duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıklar katılmazken, bazı sanıklar ise tutuklu bulundukları cezaevlerinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada söz alan sanık avukatları, müvekkillerinin atılı suçu işlemediklerini ileri sürerek, haklarında beraat kararı verilmesini talep etti.

13 yıl 9 ay hapis cezası 

Mahkeme heyeti ise sanıklardan Erciş Belediyesi eski Başkanı Diba Keskin ile birlikte belediye meclis üyeleri Abdurahman Çağan, Mecit Sargut, Nuri Çiçek, HDP ile DBP yöneticilerinden Seval Çadırcı, Şahmus Bülbül, Erhan Basut, Münir Aras, Turgut Bayramhan, Şaban Elbir, Mustafa Akyüz, Salih Ergün ve Erol Cengiz’e ‘terör örgütüne üye olmak’, ‘terör örgütü propagandası yapmak’ ve ‘suç işlemek için alenen tahrik’ suçlarından toplamda 13 yıl 9’ar ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Duruşmada Şakir Asıl’ın tahliyesine karar verilirken, 24 sanık da 1 yıldan 5 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırıldı.

Erciş Belediyesi eski Başkanı Keskin, İçişleri Bakanlığınca Anayasa ve Belediye Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak 28 Ekim 2015’te görevden alınmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.