DÜNYA - 08 Temmuz 2022 Cuma 08:49

Eski Japonya Başbakanı Abe, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti

A
A
A
Eski Japonya Başbakanı Abe, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti

Eski Japonya Başbakanı Shinzo Abe, seçim konuşması yaptığı Nara şehrinde uğradığı silahlı saldırının ardından hayatını kaybetti. Saldırının nedeninin belirlenmesine yönelik zanlının evinde başlatılan çalışmalar sürüyor.

Japonya'da seçim konuşması yaptığı Nara kentinde silahlı saldırıya uğrayan ve hastaneye kaldırılan Eski Japonya Başbakanı Shinzo Abe, 67 yaşında hayatını kaybetti. Daha önce Japonya Öz Savunma Kuvvetleri (SDF) bünyesinde çalışan 41 yaşındaki Yamagami Tetsuya'nın el yapımı olduğu öğrenilen silahından çıkan 2 kurşunla ağır yaralanan Abe, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Japonya Başbakanı Fumio Kishida saldırı hakkında, "Demokrasinin temeli olan seçim döneminde yapılan bu alçakça eylemi en güçlü şekilde kınıyorum" ifadelerini kullanırken, Abe'nin ölümü Japonya kamuoyunda da derin bir şok etkisine yol açtı. Saldırının nedenini öğrenmeye çalışan Japon polisi, zanlının Nara'daki evinde arama başlattı.

Eski Japonya Başbakanı Abe, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti

En uzun süre görev yapan başbakandı

İlk kez 2006'da başbakanlık koltuğuna oturan Abe, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek 1 yıl sonra istifa etmiş, Aralık 2012'de başbakanlığa geri dönmesinin ardından 2019 yılında görevinde 2 bin 887 güne ulaşarak Japonya'nın en uzun süre görevde kalan başbakanı unvanını elde etmişti. Aralık 2012'de göreve dönen Abe, ekonomi ve çalışma tarzı reformları üzerine çalışmıştı. Abe, çocuk bakımı konusunda devlet desteğini teşvik etmek için de çaba harcamıştı. Görev süresi boyunca askeri harcamaları artıran ve 2. Dünya Savaşı sonrası pasifist Japonya anayasasını değiştirme hedefinden vazgeçmeyen Abe, Kuzey Kore tarafından kaçırılan Japon vatandaşlarının ülkeye dönüşü için yürüttüğü çalışmalarla da gündeme gelmişti.

Abe'nin ABD-İran krizindeki arabuluculuğu

Görevi süresince füze programı ve kaçırılan Japon vatandaşları sorununun çözümü için Kuzey Kore yönetimi ile görüşmeye hazır olduğunu sıkça dile getiren Abe'nin adı, güçlü Tahran-Tokyo ilişkileri nedeniyle İran ile ABD arasındaki "nükleer" krizde arabuluculuk rolünü üstlenebilecek isim olarak da gündeme gelmişti. Abe, 2019'da İran'a gerçekleştirdiği ziyaretle ilk kez başbakan olarak ülkeyi ziyaret eden Japon olmuştu. Ancak Abe’nin ilk İran ziyareti, İran-Irak arasında arabulucu olmak için çabalayan Japonya Dışişleri Bakanı babasıyla Tahran’a gelişiydi.

Abe başbakan unvanıyla 2019'da geldiği İran'da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yle görüşmüş, ABD ile İran arasında artan gerilimden endişe duyduğunu belirterek, "Bugün bölgede askeri çatışma riski artmıştır ve her ne pahasına olursa olsun bu çatışmayı önlememiz gerek. Japonya barışın sağlanması adına üzerine düşen her şeyi yapmaya hazırdır" ifadelerini kullanmıştı. Abe, Orta Doğu'da barışın inşa edilmesi için Tahran'ın yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Ruhani ise ABD ile bir müzakerenin ancak uygulanan yaptırımların kalkmasıyla mümkün olabileceğini söylemişti.

Abe ayrıca kritik ziyaretinde İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney ile görüşmüştü. Abe, Hamaney'e ABD Başkanı Trump’tan mesaj getirdiğini söylemiş, ancak Hamaney Trump’tan mesaj almak istemediğini belirterek, "Trump’ı mesaj alışverişinde bulunmaya layık bir insan olarak görmüyorum. Ona verecek bir cevabım yok ve onu yanıtlamayacağım" demişti. Abe, Trump’ın mektubunu elinde tutmakla yetinmişti.

Eski Japonya Başbakanı Abe, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti

Yolsuzluk skandalı

Abe, çeşitli yolsuzluk iddiaları ile de kamuoyunun dikkatini çekmişti. Japonya'da devlete ait bir arazinin Başbakan Shinzo Abe'nin eşi Akie Abe ile bağlantılı bir özel okul işletmesine çok ucuza verildiği yönündeki iddialarla muhalefetin tepkisini çeken Abe, ayrıca yüzlerce davetlinin katıldığı bir partiye kendi siyasi taraftarlarını davet ederek yurttaşların vergilerini israf etmekle eleştirilmişti.

Sağlık sorunları nedeniyle istifa etmişti

Japon ekonomisini canlandırma ile deflasyonu önlemeyi amaçlayan ve "Abenomics" olarak bilinen bir dizi politikayla uzun yıllar halkın desteğini kazanan Abe, son olarak Covid-19 salgınında yeteri kadar sorumluluk almamakla eleştirilmişti. Salgın süresince zaman zaman gözlerden uzak kalmayı tercih eden Abe'nin bu davranışı, sağlık sorunları yaşadığı ve başbakanlık görevlerini yürütmekte zorlandığı iddialarını güçlendirmişti. Abe, görev süresi boyunca kontrol altında tutabildiği ülseratif kolit rahatsızlığının yeniden kötüleşmeye başladığını ifade ederek 28 Ağustos 2020'de istifa etme kararı aldığını kamuoyuna duyurmuştu. Başbakanlık görevini bırakmasının ardından iktidardaki Liberal Demokrat Parti'de (LDP) siyaset yapmayı sürdüren Abe, bugün Nara'da Pazar günü yapılacak üst meclis seçimlerinde yarışacak bir LDP adayını desteklemek üzere bulunuyordu.

Dünya liderleri saldırıyı kınadı

Eski Japonya Başbakanı Shinzo Abe'nin silahlı saldırıya uğraması dünya gündeminde geniş yankı uyandırdı. Birçok ülke lideri gönderdiği mesajlarla saldırıyı kınadı. Tayvan lideri Tsai Ing-wen, resmi Facebook hesabından saldırıyı kınayarak Abe için, "Tayvan-Japonya ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlamak için hiçbir çabadan kaçınmadı. Abe sadece benim için çok iyi bir arkadaş değil, aynı zamanda Tayvan için de samimi bir dost" ifadelerini kullanırken, Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong da Facebook üzerinden yaptığı açıklamada "anlamsız bir şiddet eylemi" olarak nitelediği saldırıyı öğrendiğinde "derin bir şok geçirdiğini" ifade etti. Saldırıyı kınayan Loong, "Abe, Singapur'un iyi bir arkadaşı. Tokyo'ya yaptığım ziyarette, Mayıs ayında onu öğle yemeğine davet etmiştim" ifadelerini kullandı.

Dünyanın dört bir yanından mesaj yağdı

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ise Twitter'da yaptığı paylaşımda Shinzo Abe'nin vurulduğuna dair şoke edici haberler geldiğini belirterek, "Kalbimiz, Abe'nin ailesi ve Japon halkıyla birlikte" dedi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Sevgili arkadaşım Shinzo Abe'ye yapılan saldırıdan derin üzüntü duyduk. Kalbimiz onunla, ailesiyle ve Japonya halkıyla birlikte" ifadelerini kullandı.

Eski Japonya Başbakanı Abe, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti

G20 dışişleri bakanlarından da mesaj geldi

G20 grubunun dışişleri bakanlarının Endonezya'da gerçekleştirilen toplantısında bulunan Güney Kore Dışişleri Bakanı Park Jin, Japon mevkidaşı Yoshimasa Hayashi'ye üzüntülerini iletti. Endonezya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi'nin de Hayashi ile "en derin üzüntülerini" paylaştığı kaydedildi.

Burak Ersoy
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.