ASAYİŞ - 16 Şubat 2022 Çarşamba 13:13

Falyalı cinayeti şüphelileri sağlık kontrolünden geçirildi

A
A
A
Falyalı cinayeti şüphelileri sağlık kontrolünden geçirildi

KKTC’de uğradığı silahlı saldırıda öldürülen Halil Falyalı cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmanın İstanbul ayağında gözaltına alınan şüphelilerden Mehmet Faysal Söylemez ve Cengiz Şener sağlık kontrolünden geçirildi.

Kumarhane işletmecisi Halil Falyalı, 8 Şubat’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kentine bağlı Çatalköy bölgesinde evine giderken şoförü ile birlikte otomobilinde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Söz konusu cinayete ilişkin yürütülen soruşturmanın İstanbul ayağında 3’ü 9 Şubat’ta, diğer 3’ü de 12 Şubat günü olmak üzere 6 şüpheli yakalanmıştı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Cengiz Şener ile Mehmet Faysal Söylemez, ek gözaltı süresi alınmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi. Zanlılar, Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi.

Selim Bayraktar - Furkan Duman

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ akademik iş birliklerine devam ediyor Karabük Üniversitesi(KBÜ), Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi(AFSÜ) ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi(KAEÜ) arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle ortak araştırma, proje ve yayın çalışmalarının ulusal ölçekte geliştirilmesi hedefleniyor. Karabük Üniversitesi Rektörlüğünde düzenlenen programda KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan ve KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil bir araya geldi. Üç üniversitenin bilimsel üretim kapasitesinin artırılması, araştırma altyapılarının paylaşımı ve proje temelli ortaklıkların güçlendirilmesi konuları ele alındı. Toplantıya KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz, KAEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş, KAEÜ Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin İlter ile KBÜ Genel Sekreteri Lütfü Köm de katıldı. Programda akademik iş birliğini kurumsallaştıran protokole imza atıldı. Rektör Kırışık, kurumlar arası iş birliği kapsamında ortak projeler ve yayınlar için önemli bir anlaşmaya imza attıklarını belirtti. Anlaşmanın yeni projelere ve farklı alanlarda gelişmelere zemin hazırlamasını temenni etti. AFSÜ Rektörü Aslan, Karabük Üniversitesinin uluslararası öğrenci çalışmaları konusundaki tecrübelerinden yararlanmak istediklerini ifade etti. Safranbolu safranı başta olmak üzere tıbbi aromatik bitkiler alanında ortak projeler planladıklarını, safranın ilaç ham maddesi olarak değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmeyi hedeflediklerini kaydetti. KAEÜ Rektörü Karahocagil ise eğitim-öğretim ve uluslararasılaşma alanlarında iyi uygulama örneklerini paylaşmayı amaçladıklarını belirterek, üniversiteler arası iş birliğinin yükseköğretime daha güçlü katkı sunacağını ifade etti. Karabük Üniversitesi, akademik iş birlikleriyle araştırma temelli ortaklıklarını güçlendirmeyi ve ulusal düzeyde iş birliği ağını genişletmeyi sürdürüyor.
Malatya Malatya’da asayiş olaylarında yüzde 21 azalma Malatya Valisi Seddar Yavuz, kentte son bir ayda meydana gelen asayiş olaylarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. 2025 ve 2026 yıllarının Ocak aylarını karşılaştırmalı olarak değerlendiren Vali Yavuz, birçok suç türünde ciddi düşüş yaşandığını açıkladı. Terörle mücadele kapsamında 2026 yılı Ocak ayında 5 operasyon gerçekleştirildiğini belirten Vali Seddar Yavuz, 7 şüphelinin gözaltına alındığını, 2’sinin tutuklandığını, 4’ünün ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını kaydederek, 2025 yılı ile kıyaslandığında operasyon sayısında yüzde 50, gözaltı sayısında yüzde 41, tutuklu sayısında ise yüzde 50 oranında azalma yaşandığı söyledi. Düzensiz göçle mücadele çalışmalarına da değinen Vali Yavuz, Ocak ayı içerisinde organizatörlere yönelik 2 operasyon düzenlendiğini, 4 şüphelinin yakalandığını belirterek, bölgedeki güven ortamının artmasıyla birlikte düzensiz göç kaynaklı sorunların büyük ölçüde azaldığını ifade etti. Narkotik suçlarla mücadelede saha baskısının artırıldığını kaydeden Vali Yavuz, 2026 yılı Ocak ayında 268 olay ve operasyonda 320 şüphelinin gözaltına alındığını, 67’sinin tutuklandığını, 25’inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını operasyonlarda 980 gram ve 23 bin 58 adet sentetik madde, 1 kilo 740 gram sentetik uyuşturucu, 299 adet sentetik hap ve 1 kilo 323 gram esrar ele geçirildiğini kaydetti. Organize suçlarla mücadele kapsamında 2026 yılı Ocak ayında 6 operasyon gerçekleştirildiğini belirten Vali Yavuz, 11 şüphelinin gözaltına alındığını, 1 kişinin tutuklandığını, 3 kişinin adli kontrolle serbest bırakıldığını ifade etti. Asayiş olaylarına ilişkin verileri de paylaşan Vali Yavuz, 2025 yılı Ocak ayında bin 892 olan asayişe müessir olay sayısının, 2026 yılı Ocak ayında bin 489’a düştüğünü belirterek, olay sayısında yüzde 21 oranında azalma yaşandığını gasp ve yağma suçlarında yüzde 75, motosiklet hırsızlığında yüzde 80, iş yeri ve kurumdan hırsızlıkta ise yüzde 40 oranında düşüş yaşandığı belirtti. Ocak ayı içerisinde kesinleşmiş hapis cezası ve çeşitli suçlardan aranan 706 kişinin yakalanarak adli mercilere teslim edildiğini belirten Vali Yavuz, siber suçlarda ise yüzde 56 oranında artış yaşandığını ifade etti. Trafik verilerine de değinen Vali Yavuz, kentte trafiğe kayıtlı araç sayısının 251 bin 434’e ulaştığını, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında yüzde 29,1 oranında azalma yaşandığını yaralanmalı kazalarda yüzde 15,3 düşüş yaşanırken, hastanede hayatını kaybeden kişi sayısının yüzde 100 oranında azaldığını söyledi. Vali Yavuz, okul çevrelerinde denetimlerin artırıldığını belirterek, çocukların ve gençlerin güvenliği için her türlü tedbirin alınmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Adana Uzmanı anlattı: Fonksiyonel tıp yol haritası çizer Fonksiyonel tıpın kişinin hikayesini merkeze alan bir yaklaşımı temsil ettiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, "Herkese aynı diyet listesi veya aynı tetkik paketleri uygulanmaz. Bunun yerine vücutta sorunlara yol açan temel mekanizmalara odaklanılır" dedi. Fonksiyonel tıp, hastalıklara sadece tanı üzerinden bakmak yerine kişiyi bir bütün olarak değerlendiren ve sorunun kökenine inmeyi amaçlayan bir sağlık yaklaşımı olarak tanımlanıyor. Özellikle son yıllarda daha sık gündeme gelen bu yaklaşım, belirsiz kalan ve çoğu zaman göz ardı edilen şikayetlerin nedenlerini anlamaya odaklanıyor. Kimi zaman yapılan tetkiklerde ciddi bir hastalık tespit edilmese bile dile getirilen yakınmalar bireyin günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebiliyor. Konu hakkında önemli bilgiler veren Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, "Fonksiyonel tıp, birkaç cümlelik tanılarla yetinmeyip kişinin hikayesini merkeze alan bir yaklaşımı temsil eder. Burada amaç hastaya özel bir iyilik hali sağlamaktır" dedi. Hasta bütün olarak ele alınıyor Fonksiyonel tıpın hastalığı yalnızca bir tanı başlığı altında değerlendirmek yerine kişiyi bir bütün olarak ele alan ve bilimsel temellere dayanarak kişiye özel planlamayı merkeze koyan bir klinik yaklaşım olduğunu kaydeden Dr. Coşkun, "Bu anlayışta temel soru yalnızca ‘Hangi hastalık var?’ değildir. Aynı zamanda ‘Bu durum neden ortaya çıktı?’ ve ‘Günlük yaşamda nelerin değişmesi gerekiyor?’ sorularına da yanıt aranır. Çünkü aynı tanıya sahip iki kişinin beslenme alışkanlıkları, stres yükü, uyku düzeni ve metabolik yapısı gibi unsurlar birbirinden tamamen farklı olabilir. Fonksiyonel tıpta ilk değerlendirme, klasik bir muayeneden daha kapsamlıdır. Tetkik sonuçlarda elde edilen veriler doğrultusunda vücutta en fazla etki oluşturan temel sorun alanları belirlenir. Bunun yanı sıra kişinin uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları, gün içindeki enerji dalgalanmaları, stres düzeyi, fiziksel aktivite durumu ve sindirim sistemiyle ilgili yakınmaları ayrıntılı şekilde ele alınır. Gerektiğinde ilaç düzenlemeleri ve bilimsel kanıta dayalı vitamin-mineral destekleri bu sürece eklenir. Ardından, tüm bu adımlar düzenli takip randevuları ve ölçülebilir hedeflerle izlenir" diye konuştu. "Herkese aynı diyet listesi veya aynı tetkik paketleri uygulanmaz" Bu yaklaşımın olağanüstü çözümler vaat etmediğinin altını çizen Coşkun, "Tek bir testle ya da tek bir takviye ile her şeyin düzeleceğini iddia etmez. Herkese aynı diyet listesi veya aynı tetkik paketleri uygulanmaz. Bunun yerine vücutta sorunlara yol açan temel mekanizmalara odaklanılır. İnsülin direnci, kronik inflamasyon, uyku ve stres dengesi, hormon sistemi, bağırsak sağlığı ve mikro besin eksiklikleri bu sürecin önemli başlıkları arasında yer alır. Gerekli görülen durumlarda çevresel faktörler ve yaşam şartları da değerlendirmeye dahil edilir. Fonksiyonel tıp yaklaşımı; kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, insülin direnci, kilo yönetimi sorunları, hashimoto dahil olmak üzere tiroid hastalıkları, bağırsak problemleri, vitamin ve mineral eksiklikleri, karaciğer yağlanması, trigliserid yüksekliği ve hipertansiyon gibi yaygın sağlık sorunlarında destekleyici bir yol haritası sunmak için devreye girer. Bunun yanı sıra ailesinde kalp-damar hastalığı öyküsü bulunan bireylerde, kardiyometabolik risklerin daha ayrıntılı değerlendirilmesine de imkan tanır" ifadelerini kullandı.