SAĞLIK - 10 Ekim 2017 Salı 10:55

'Felce bağlı konuşma bozukluklarında TMS tedavisi'

A
A
A
'Felce bağlı konuşma bozukluklarında TMS tedavisi'

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, son yıllarda transkraniyel manyetik stimulasyon (TMS) tedavisinin geliştirilerek felce bağlı konuşma bozukluğunu (afazi) gidermede kullanılmaya başlandığını belirtti.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, felce bağlı konuşma bozukluğunu gidermede kullanılmaya başlanan TMS tedavisi hakkında bilgi verdi. Bahadır, “Tek taraflı beyin felçleri (inme, hemipleji) beyinde damar tıkanması yada kanama sonucu ortaya çıkan ve vücudun bir yarısını tutan felçlerdir. Beyinin sol yarımının etkilendiği bir durumda vücudun sağ tarafında felç gözlenir ve konuşma merkezi solda olduğundan genelde konuşma bozukluğu da ortaya çıkar. Bu konuşma bozukluğu yarım yamalak konuşmadan, hiç konuşamamaya kadar değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Afazi olarak adlandırılan bu durum felçli hastalarının yaklaşık üçte birinde ortaya çıkmakta, hastalarda ruhen yıkıcı etkilere yol açmakta ve rehabilitasyon sürecini olumsuz etkilemektedir” dedi.

“TMS tedavisi geliştirilmiş ve afazi tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır”

Non-fluent afazi denilen konuşma bozukluğunda hastanın konuşmak istediği zaman doğru kelimeleri bulamadığını objeleri isimlendirmede güçlük çektiğini ve bu nedenle söylemek istediklerini doğru anlatamadığını vurgulayan Bahadır, “Duysal afazide hasta konuşulanı anlamaz ki bu daha zor bir durumdur. Bir de hiç konuşamayan total afazi hastaları vardır. Eğer beynin konuşma merkezinde etkilenme az ise hastanın afazisi zaman içinde kısmen düzelebilir. Konuşma terapisi afazi hastalarında sıklıkla kullanılsada tedavi etkisi sınırlıdır. Son yıllarda transkraniyel manyetik stimulasyon (TMS) tedavisi geliştirilmiş ve afazi tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır” diye konuştu.

TMS tedavisinin beynin korteksi olarak adlandırılan bölümünü ağrısız bir şekilde uyardığını ve beyin sinir hücrelerinin aktivitesini düzenleyebilmekte olduğunu belirten Bahadır, “TMS uyarımı ardı sıra düşük frekans ile uygulandığında sinir hücrelerinin aktivitesini baskılamakta yada yüksek frekans ile uygulandığında sinir hücre aktivitesini arttırabilmektedir. Bu sayede yüksek frekans ile felç olan beyin bölümü aktive edilebilir yada düşük frekans ile sağlam taraf aktivitesi azaltılarak sağlam beyin yarısının hasta tarafı baskılaması önlenebilmektedir. Böylece hasta tarafın felç ile kaybettiği konuşma yeteneğini geri kazanması kolaylaşmaktadır. En başarılı sonuçlar nonfluent afazi dediğimiz yarım yamalak da olsa az buçuk konuşabilen hastalarda alınmaktadır” dedi.

Afaziye yönelik yapılan TMS tedavilerinde değişik protokollerin de bulunduğunu aktaran Bahadır şunları kaydetti: “Afaziye yönelik yapılan TMS tedavisinde diğer TMS tedavilerinde olduğu gibi öncelikle beynin motor eşiği belirlenir. Uygulama genelde sağ beyin yarımına baskılayıcı uyarı verilmesiyle gerçekleştirilir. Böylece beynin sol tarafında bulunan konuşma merkezi üzerindeki baskı kaldırılmaya çalışılır. Diğer yöntemde ise konuşma merkezine direk yüksek frekanslı uyarım yapılır. Stereotaksik TMS beyin uyarımı özel ekipmanlarla üç boyutlu görüntüleme eşliğinde yapılır ve daha da iyi sonuçlar verir. Uyarı sayısı ve şiddeti tedavi protokollerine göre değişiklik göstermektedir. Tedavi süresi hastanın durumuna göre genelde 10-30 dakika arasında değişmektedir. Tedavi protokolleri değişebilmekle beraber TMS tedavinsine hastanın verdiği cevaba göre başlangıçta her gün sonra arası açılarak devam edilir.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mersin merkezli 9 ilde FETÖ operasyonu: 43 gözaltı Mersin merkezli 9 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 43 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ‘Signal’ ile haberleşme sağladıkları ve "muavenet" adı altında para topladığı ve bu paraları örgüt ile bağlantılı hesaplar üzerinden dağıttığı tespit edildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 50 şüphelinin FETÖ ile bağlantısı tespit edildi. Bu şüphelilerden bir kısmının yurtdışında, bir kısmının cezaevinde olduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde örgüt mensubu H.K.’nın, "Signal" uygulaması üzerinden yurt dışındaki diğer örgüt üyeleriyle irtibat kurduğu belirlendi. H.K.’nın 2017-2025 yılları arasında kendisi ve çevresindeki, "Yusuf ve Yusuf aileleri" olarak tabir edilen örgüt mensuplarından "muavenet" adı altında para topladığı ortaya çıkarıldı. Toplanan bu paraların ise örgütle bağlantılı kişiler adına açılan hesaplar üzerinden dağıtımının organize edildiği tespit edildi. 43 şüpheli gözaltına alındı Mersin merkezli Ankara, İstanbul, Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Muğla, Erzurum ve Adana’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 43 şüpheli "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Kanuna Muhalefet, Örgüte Üye Olmakla Birlikte Yardım ve Yataklık Etme" suçlarından gözaltına alındı. Meslekten ihraç edilen ve aktif çalışanlar var Hakkında işlem başlatılan şüpheliler arasında meslekten ihraç edilmiş ve aktif çalışan emniyet mensuplarının, askeri personel, öğretmen, mühendis, hemşire, kuran kursu öğreticisi ve özel sektör çalışanlarının olduğu tespit edildi. Operasyonlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 46 adet cep telefonu, 8 adet HDD, 7 adet Flash bellek, 8 adet bilgisayar, 5 adet tablet, 7 adet hafıza kartı ile 1 adet e-imza kartı ile 101 bin 150 TL nakit para ve 2 adet 1 USD ele geçirildi.