DÜNYA - 05 Kasım 2025 Çarşamba 18:08 | Son Güncelleme : 05 Kasım 2025 Çarşamba 18:12

Fidan: "Gazze'de ateşkesin bütün zorluklara rağmen devam etmesini bekliyoruz"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze Şeridi'ndeki son gelişmelere ilişkin, "Ateşkesin ilanından bu yana 250 Filistinli hayatını kaybetti. Ateşkesin bütün zorluklara rağmen devam etmesini ve uluslararası toplumun üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Türkiye de elinden geleni yapmaktadır" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyaret çerçevesinde geldiği Finlandiya'da mevkidaşı Elina Valtonen ile bir araya geldi. Fidan ve Valtonen görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına mevkidaşı Valtonen'e misafirperverliğinden ötürü teşekkür ederek başlayan Bakan Fidan, "Bugün de dostumuz ve müttefikimiz Finlandiya'ya ikili ziyarette bulunmaktan ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bugün kendisiyle ve heyetiyle çok verimli görüşmeler yaptık. Bugün ayrıca Finlandiya Parlamento Başkanı Sayın Jussi Halla-aho ile bir araya gelme imkanımız olacak. Bu ziyaret esnasında Finlandiya Parlamentosu'nda bir düşünce kuruluşunun etkinliğine de konuşmacı olarak katılma imkanımız olacak. Burada parlamentonun Türkiye dostluk grubu üyeleri başta olmak üzere Fin milletvekilleri ve diğer üst düzey yetkililer ile de bir araya gelme imkanımız olacak" dedi.
Fidan, dün Finlandiya'da Tatarların çatı derneği "Finlandiya İslam Cemaati" temsilcileri ile yaptığı görüşmeye de değinerek, "Buradaki Tatarların kendi kimliklerini korurken aynı zamanda bu ülkenin toplumsal ve kültürel hayatına katkı sunuyor olmaları gerçekten bizleri sevindiriyor" diye konuştu.
Görüşmede ikili ilişkileri kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını ifade eden Fidan, "Önümüzdeki dönemde atacağımız müşterek adımları değerlendirdik. Ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek için yoğun bir çaba sarf etmekteyiz. Türkiye ile Finlandiya arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında yaklaşık 1,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Bilişim teknolojileri ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda daha yakın iş birliğine hazırız. Arktik bölgesinin de iş birliğimiz bakımından fırsatlar sunabileceğine açıkçası inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Savunma sanayi iş birliğimizi geliştirmeyi hedefliyoruz"

Savunma sanayinin Finlandiya ile yapılacak bir diğer iş birliği alanı olduğuna vurgu yapan Hakan Fidan, "Bildiğiniz gibi savunma sanayi iş birliği mutabakat muhtırasını geçtiğimiz haziran ayında imzalamıştık. Bu belgeyle ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve kabiliyet geliştirme alanlarında iki ülke arasında yeni bir dönemin kapısı aralanmıştır. Savunma sanayi iş birliğimizi kurum ve firmalarımızın somut projeleri ile daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. NATO'nun caydırıcılığını pekiştirecek bu iş birliğini aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği ve savunma sanayi kapasitesine de katkı sağlayacak bir adım olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.

"Türkiye'nin AB savunma ve güvenlik girişimlerine dahil edilmesi büyük önem taşıyor"

Açıklamalarını sürdüren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Geçtiğimiz yıl aralık ayında NATO toplantısı vesilesiyle Nordic (İskandinav) ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla bir toplantı yapmıştık. Nordic ülkeleri ile güvenlik konularındaki diyaloğumuzu derinleştirilmesine önem veriyoruz. AGİT 2025 dönem başkanlığını da yürüten değerli mevkidaşım ile bugün Avrupa güvenliğini ele alan konuları da görüştük. Türkiye, Avrupa'nın güvenliğine kritik katkılar sağlayan bir NATO müttefikidir. Bu çerçevede Türkiye'nin SAFE mekanizması başta olmak üzere AB'nin savunma ve güvenlik girişimlerine dahil edilmesi büyük bir önem taşımaktadır" dedi.

AB'ye Türkiye ile ilişkilerini uzun vadeli, gerçekçi ve stratejik bir bakış açısıyla ele alma çağrısı

Görüşmede Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri de değerlendirdiklerini vurgulayan Fidan, "Finlandiya'nın ülkemizin AB üyelik sürecine başından beri verdiği desteğe ayrıca teşekkür etmek istiyorum. AB'nin ülkemiz ile ilişkilerini artık uzun vadeli, gerçekçi ve stratejik bir bakış açısı ile ele alması gerekmekte. İçinde bulunduğumuz dönemde karşılıklı güveni güçlendirecek ve iş birliğimizi ileri taşıyacak bir perspektife açıkçası ihtiyacımız var. Bu amaçla yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının etkinleştirilmesini ve düzenli hale getirilmesini son derece önemli görmekteyiz. Gümrük birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisinin diyaloğunun ilerletilmesinin her iki tarafın da menfaatine olduğuna inanıyoruz. Schengen vize süreçleri konusunda AB tarafından son dönemde atılan kolaylaştırıcı adımlar, olumlu bir iyi niyet göstergesidir" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Fidan, "Finlandiya ile beraber küresel barış ve güvenliğe yönelik çabalara katkı sunmak için çalışıyoruz. Bu bağlamda BM ve AGİT bünyesindeki arabuluculuk dostlar gruplarının eş başkanlığını kıymetli mevkidaşım ile beraber yürütmekteyiz. Bugün sayın bakanla Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı da ele alma imkanımız oldu. Rusya demişken ben kendisine ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bana Finlandiya'nın eski Cumhurbaşkanlarından Mauno Koivisto'nun Rusya ile ilgili bir kitabını hediye etmişti; 'The Russian Idea.' Onu da buraya gelmeden önce okuma imkanım oldu. Kendisine de kitap için ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Türkiye olarak adil ve kalıcı barışa ancak diplomasi yoluyla ulaşabileceğimize inanıyoruz. Zorluklar, diyalog ve müzakere yoluyla barışa ulaşma yönündeki kararlı duruşumuzu değiştirmeyecektir. Bu yöndeki çabaların tarafların asgari müştereklerini yansıtan, sahadaki dinamiklerle uyumlu ve gerçekçi bir anlayışla şekillendirilmesi, büyük bir önem taşımaktadır. Barışın tesisine yönelik çabalarımızı uluslararası ortaklarımızla etkin ve yapıcı bir iş birliği ile sürdürmekteyiz" şeklinde konuştu.

"Gazze'deki ateşkes, tüm zorluklara rağmen devam etmeli"

Bugün ayrıca Gazze'deki son gelişmeleri de konuştuklarını ifade eden Fidan, "Ateşkesin ilanından bu yana İsrail'in saldırılarında yaklaşık 250 Filistinli hayatını kaybetti. Fakat biz ateşkesin tüm zorluklara rağmen devam etmesini, bir sonraki aşamaya geçilmesini ve uluslararası toplumun bu noktada üzerine düşen görevi yapmasını bekliyoruz. Türkiye de elinden geleni yapmaktadır. Özellikle BM'de şu anda devam eden çalışmalar var. Barış planının nasıl hayata geçirileceğine ilişkin çok yoğun müzakereler, görüşmeler devam etmekte. İnsani yardımların içeriye girişi yetersiz, bu konuda da çeşitli şikayetler var. Onları da nasıl daha etkin hale getirebileceğimiz konusunda çalışmalarımız devam ediyor" dedi.

"Ukrayna'daki savaş konusunda Türkiye'nin pozisyonunu takdir ediyoruz"

Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen ise Türkiye ile Finlandiya arasındaki gündemde konuşulacak birçok başlık bulunduğunu ve ikili ilişkilerde özellikle ticaretin öneminin altını çizdiklerini söyledi. Türkiye ile Finlandiya'nın transatlantik güvenlik konusundaki taahhütleriyle de bir arada olduklarını söyleyen Valtonen, "Bu anlamda Türkiye'nin pozisyonunu takdir ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı konusunda Türkiye sadece son dört yılda Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusunu desteklemekle kalmadı, aynı zamanda Rusya, Kırım'ı yasa dışı bir şekilde ilhak ettiğinden beri bu konuyu açıkça dile getirdi" diye konuştu.
Türkiye'nin arabuluculuk çalışmalarını da memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Valtonen, "Türkiye'nin Rusya'nın Ukrayna'ya karşı gerçekleştirdiği savaşta adil ve kalıcı bir barışın sağlanması konusunda yaptıklarını takdirle karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan ile Orta Doğu'ya ilişkin meselelerin de görüşüldüğünü kaydeden Valtonen, "Orta Doğu söz konusu olduğunda bizler şu anda birkaç haftadır devam eden ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz ve umuyoruz ki bundan sonra ikinci aşamanın uygulanması için daha fazla adım atılır. Bu, iki devletli çözüme doğru bir yol bulunmasına yardımcı olacaktır. Yine aynı şekilde bu anlamdaki son gelişmeleri paylaşma fırsatı bulduk" şeklinde konuştu.

Uluslararası istikrar gücüne ilişkin Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı zirveyi de görüşme imkanı bulduklarını söyleyen Elina Valtonen, "Finlandiya iki devletli çözüme güçlü bir şekilde bağlılığını devam ettirmektedir" dedi.

"Türkiye Avrupa ve tüm transatlantik ittifakı için güvenlik sağlayan bir ülke"

Basın toplantısında Türkiye'nin AB'ye katkıları ve üyelik sürecine ilişkin bir soru alan Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen, "Finlandiya, Türkiye'nin Avrupa'ya güvenlik sağlayan bir ülke olarak rolüne değer vermektedir. Türkiye aynı zamanda Avrupa ve tüm transatlantik ittifakı için güvenlik sağlayan bir ülkedir" şeklinde konuştu.

"Finlandiya Türkiye'nin AB'ye üyeliğini 1999'dan bu yana destekleyen bir ülke olmuştur"

"Finlandiya en başından beri Türkiye'nin AB'ye üyeliğine 1999'dan bu yana, Finlandiya AB'nin dönem başkanlığını gerçekleştirirken hem bu fikre açık olmuş hem de bu fikri her zaman destekleyen bir ülke olmuştur" diyen Bakan Valtonen, ülkesinin Türkiye'nin AB'ye üyeliğine ilişkin görüşünün değişmediğini söyledi. Valtonen, "Finlandiya her zaman liyakat temelli bir genişlemeyi desteklemiştir. Ayrıca SAFE konusunda Finlandiya olarak Türkiye'nin de bir ortak olarak eşit temelde eşit koşullarla savunma sanayi iş birliğine katılma imkanı var ki şu anda güçlü bir şekilde buna ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerine yer verdi.

"Yeni konjonktürde Türkiyesiz bir AB eksik kalır"

Basın toplantısında Türkiye ile AB arasında son zamanda yoğunlaşan ziyaret trafiği ve AB'ye entegrasyonun son durumuna ilişkin bir soru alan Fidan, "Biliyorsunuz her seçimden sonra Cumhurbaşkanımız halktan meşruiyeti seçimler ile aldıktan sonra dış politikamıza ilişkin önemli açıklamalarda, yol göstermelerde bulunuyor. Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nden sonra da Cumhurbaşkanımız Türkiye'nin AB yolunda stratejik yolculuğunun değişmediğini ve buradaki üyelik hedefinin tam olduğu konusunda bir irade beyanında bulunmuştur. Bu noktada toplumumuzun da biliyorsunuz belirli şartlar sağlandığı sürece geniş desteği bulunmaktadır. Esas itibarıyla bizim bulunduğumuz yerden yani jeostratejik ilişkiler ve dış politikasına baktığımız zaman gerçekten sadece dünya değil Avrupa da yeni bir stratejik denklemin içine girmiş durumda" diye konuştu.
ABD'nin dış politikasına değinen Fidan, "Özellikle yeni ABD dış politikasına baktığımız zaman küresel müdahalecilikten daha çok bölge ülkelerinin kendi sorunlarını kendilerinin sahip çıkması yönünde bir anlayışı aslında getirdiğini görüyoruz. Burada tabii ki ait olduğumuz Avrupa coğrafyasında, Avrupa ülkeleri olarak bir araya gelerek hem ekonomik hem siyasi hem de güvenliğe ilişkin sorunları beraber çözmemiz esas teşkil etmektedir. Bölgesel sahiplenmenin en iyi örneklerinden biri olan AB'nin Türkiyesiz özellikle yeni konjonktürde eksik olacağını, Türkiye'nin de AB'siz bölgede gerçekten eksik bir ayağının olacağını düşünmekteyiz. Onun için AB ve Türkiye'nin mevcut entegrasyon sürecini herhangi bir bahaneye dayanmaksızın bir an önce ileri taşıması gerekmekte. Biz hükümet olarak, devlet olarak bu konunun arkasına büyük bir irade koyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Hakan Fidan, "Bu yeni dönemde Avrupalı liderlerin de bu yönde irade beyanlarını yeniden yapmalarını kıymetli buluyoruz. Özellikle geçtiğimiz hafta Alman Şansölyesi (Başbakan) Sayın Merz, Türkiye'de bulundukları süre içerisinde yaptıkları basın toplantısında Türkiye'nin AB üyeliğine destek verdiğini açıkça beyan etmesi açıkçası kıymetli bir beyandı. Bu noktada başlıca Avrupalı devletlerin irade beyanları, aslında sürecin önünde tıkalı bulunan konuları aşmak için önemli bir bizce başlangıç teşkil etmekte" şeklinde konuştu.
Son yıllarda alınan çeşitli kararlar ve yaşanan çeşitli olaylardan dolayı belirli konuların ilerletilmesinin pek mümkün olmadığını söyleyen Bakan Fidan, "Ama şimdi her iki tarafta da bir irade beyanı, yenilenmesi var. Açıkçası zamanın ruhu da bunu dikte etmekte, gerekli kılmakta, bu konuda irade beyanı olduğu sürece teknik diğer tüm çalışmalar zamana bağlı ve profesyonelliğe bağlı olarak aşılır. Burada önemli olan hem Avrupa ülkelerinin hem Türkiye'nin samimi bir irade beyanında bulunup yola devam etmeleri. Ben bu konuda yeni bir başlangıcın olmaya başladığını görüyorum" dedi.

"Finlandiya'nın iki devletli çözüme desteği önemli"

Finlandiya'nın Filistin'i tanımaması konusundaki düşünceleri sorulan Fidan, "150'den fazla ülke biliyorsunuz şu anda Filistin'i devlet olarak tanımakta. Eminim Finlandiya'nın kendine has sebepleri vardır, iç politik dinamikleri vardır. Ama şu anda Finlandiya'nın iki devletli çözümü resmi olarak desteklemesi, ateşkesi sürecini savunuyor ve destekliyor olmaları, insani yardımlarda desteğe hazır olmaları bizim için önemli husus" diye konuştu.

"Rus İmparatorluğu'nun saygı gösterdiği tek güç Osmanlı Devleti'ydi"

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a Rusya'ya ilişkin eski Cumhurbaşkanı Mauno Koivisto'nun 'The Russian Idea' başlıklı kitabını gönderme nedenine değinerek, "Russian Idea kitabını Sayın mevkidaşım Hakan Fidan'a göndermemin sebebi şuydu; içerisinde bir bölüm var orada deniliyor ki; 'Rus İmparatorluğu'nun saygı gösterdiği tek güç Osmanlı Devleti'ydi" dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.