DÜNYA - 17 Nisan 2024 Çarşamba 22:24 | Son Güncelleme : 17 Nisan 2024 Çarşamba 23:12

Fidan: “Netanyahu'nun iktidarda kalabilmek için bölgemizi bir savaşa sürüklemeye çalıştığı aşikardır

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Mohammed bin Abdulrahman Al-Thani ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Netanyahu'nun iktidarda kalabilmek için bölgemizi bir savaşa sürüklemeye çalıştığı aşikardır” ifadelerini kullanarak, “Biz bölge ülkeleri olarak üçüncü tarafların kendi çatışmalarını bu coğrafyaya taşımasını istemiyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’ın başkenti Doha’da temaslarına devam ediyor. Bakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Mohammed bin Abdulrahman Al-Thani ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından Fidan ve Al-Thani ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, Al-Thani ile iki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgesel konular açısından çok yoğun ve nitelikli bir koordinasyonu olduğunu belirterek, “Sürekli bölge meselelerini bir koordinasyon ve danışma içerisinde beraber götürmekteyiz” dedi.

Katar ve Türkiye arasındaki ilişkilerin son on yılda müstesna bir düzeye ulaştığına dikkat çeken Bakan Fidan, “İşbirliğimizin temelinde Sayın Cumhurbaşkanımız ile Katar Emiri Şeyh Tamim’in ortaya koyduğu kuvvetli irade bulunmaktadır. Yüksek Stratejik Komite'nin dokuzuncu toplantısını liderlerimizin başkanlığında biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda Doha'da gerçekleştirmiştik. Bir sonraki toplantıyı bu yıl içinde inşallah Türkiye'de düzenleyeceğiz” dedi.

“Görüşmelerimizde askeri ve savunma sanayi alanındaki işbirliğimizi de görüştük”

Bugünkü görüşmelerde Türkiye ve Katar arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin kapsamlı bir şekilde ele alındığını aktaran Bakan Fidan, “Kısa ve orta vadedeki hedefimiz olan 5 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşabileceğimize inanıyoruz. Keza yatırımlar, turizm ve enerji gibi alanlardaki mevcut işbirliğimizi daha da derinleştirme imkanlarını ele aldık. Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması geçtiğimiz şubat ayında bildiğiniz gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmıştı. Bunun ekonomik ve ticari ilişkilerimizde hedeflerimize ulaşmada önemli bir ivme oluşturacağını düşünüyoruz. Körfez İşbirliği Konseyi ve ülkemiz arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin yeniden başlatılması kararı Katar'la ticaretimize de katkı sağlayacaktır. Körfez İşbirliği Konseyi ile kurumsal ilişkilerimizi güçlendirmek için Katar ve diğer üye ülkelerle birlikte çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Görüşmelerimizde askeri ve savunma sanayi alanındaki işbirliğimizi de görüştük. Doha'da bulunan Türk Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımızın faaliyetlerini değerlendirme imkanımız oldu” dedi.

“Biz İsrail'in Gazze'de işlediği suçların bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski barındırdığını baştan itibaren ifade etmiştik”

Bölgedeki son gelişmeleri de ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, “Biz İsrail'in Gazze'de işlediği suçların bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski barındırdığını baştan itibaren ifade etmiştik. Tırmanma ve yayılma ihtimaline karşı uyarılarımızı yapmıştık. Geçtiğimiz hafta sonu yaşananlar, bölge dışı ülkelerin de dahil olduğu bir savaş ihtimalinin çok uzak olmadığını hepimize bir kez daha gösterdi. Bu risk maalesef hala devam etmekte. Olaylar başlamadan önce gerilimin nispeten kontrollü şekilde aşılması için yoğun bir çaba harcadık. Bazı görüşmelerimiz oldu. Bu çalışmalarımızı halen sürdürmekte ve itidal mesajlarımızı tüm ilgili taraflara iletmekteyiz. Bölge dışı güçlerin de gelişmelere soğukkanlı yaklaşması gerekmektedir. Biz bölge ülkeleri olarak üçüncü tarafların kendi çatışmalarını bu coğrafyaya taşımasını istemiyoruz” dedi.

“Uluslararası hukuk herkes için bağlayıcıdır”

İran’ın İsrail’e 13 Nisan’da düzenlediği saldırıya değinen Bakan Fidan, “13 Nisan'da yaşananlar bizim için çok önemli dersler ortaya koymakta. Birinci olarak uluslararası hukuk herkes için bağlayıcıdır. Küresel düzeyde barışın ve istikrarın anahtarı uluslararası hukuka uyulmasıdır. İkinci olarak, Netanyahu'nun iktidarda kalabilmek için bölgemizi bir savaşa sürüklemeye çalıştığı aşikardır. Netanyahu'yu kayıtsız ve şartsız destekleyenler, tutumlarını acilen gözden geçirmek zorundadırlar. Üçüncüsü ve en önemlisi yaşanan olayların temelinde Gazze'de İsrail tarafından uygulanan şiddet ve zulüm yatmakta. Şu hususun altını çizmek istiyorum. Şu anda mağdur olan ne İsrail ne de İran'dır. Mağdur olan Gazze halkıdır. Hepimiz Gazze'de yaşanan felaketi sona erdirmek için daha fazla çaba harcamalıyız. İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2728 sayılı kararını ve Uluslararası Adalet Divanı'nın aldığı ihtiyati tedbirleri harfiyen uygulaması şarttır” dedi.

“ABD başta olmak üzere İsrail üzerinde etkisi olan ülkelerin ortak tutum sergilemeleri ve İsrail'e dur demeleri gerekmektedir”

Gazze Şeridi’nde bir an önce acil ve kalıcı ateşkes sağlanması gerektiğine vurgu yapan Bakan Fidan, “İnsani yardımlara izin verilmelidir. Sonrasında ise iki devletli çözümü hayata geçirmeye dönük adımları ivedilikle atmalıyız. Batılı ülkelerin İran karşısında tek bir ses olarak tepki vere bildiklerini gördük. Şimdi de aynı şekilde ABD başta olmak üzere İsrail üzerinde etkisi olan ülkelerin ortak tutum sergilemeleri ve İsrail'e dur demeleri gerekmektedir” dedi.

“Tüm bu yaşananlar Filistinliler arası birliğin tesisinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur”

Türkiye’nin Katar'ın ateşkes için yürüttüğü çalışmaları desteklediğini belirten Bakan Fidan, “Kendilerine de canı gönülden teşekkür ediyoruz. Sürecin Filistin halkının vazgeçilmez haklarına ve istikbaline halel getirmemesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Tüm bu yaşananlar Filistinliler arası birliğin tesisinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu amaca yönelik olarak tüm tarafların yapıcı tutum sergilemesin de büyük fayda görmekteyiz. Nihai amacımız adil ve kalıcı barışın tesisidir. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını desteklemeye var gücümüzle devam edeceğiz. Bu ziyaretin Filistin halkı, Türkiye-Katar ilişkileri ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Filistin meselesinde ve var olan krizle ilgili çok yoğun bir koordinasyon mekanizması bulunduğunu aktaran Bakan Fidan, “Hem siyasi düzeyde hem diğer kurumlarımız bu görüşmeleri yapmakta ve liderlerimiz düzeyinde de görüşmeler devam etmekte. Özellikle kıymetli mevkidaşı Şeyh Muhammed'le hem İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde oluşturulan Temas Grubu vesilesiyle hem de ikili görüşmelerimiz vesilesiyle sürekli bir koordinasyon içerisindeyiz” dedi.

“Türkiye ve Katar, Hamas'la sağlıklı ilişkisi olan ender ülkelerden”

Türkiye ve Katar’ın Hamas'la sağlıklı ilişkisi olan ender ülkelerden ikisi olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, “Dolayısıyla bizim özellikle şu anda yürütülmekte olan ateşkes görüşmelerinde elimizden ne geliyorsa onu yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Özellikle Katarlı kardeşlerimizin, Mısırlı kardeşlerimizle beraber ortaya koydukları çabaya biz ne türden destek verebiliriz? Onunla ilgili düzenli istişarelerimiz oluyor. Çoğu zaman özellikle Batı ve diğer dünya kamuoyu temsilcilerinden tarafımıza temasa geçiliyor ve belli konularda görüşlerimiz isteniyor. Belli konularda müdahalemiz isteniyor. Bunların detayına girmek istemiyorum. Bunları tabii yaparken Katarlı kardeşlerimizle sürekli bir koordinasyon içerisindeyiz. Özellikle ateşkesle ilgili anlaşmaların yürütülmesinde kendileri önemli bir rol oynamakta. Biz buraya nasıl destek verebiliriz, daha farklı nasıl katkıda bulunabiliriz? Bizim amacımız şu anda bu. Diğer bir husus, insani yardımlar konusunda ciddi koordinasyonumuz var. Bölgedeki özellikle istikrarın ve barışın tehlikeye girmemesi için, çatışmanın yayılmaması için neler yapılabilir? Bu konuda stratejik görüş, alışverişlerimiz var. Özellikle hem iki ülke arasında hem bize dost olan diğer ülkelerle beraber ortak bir strateji, ortak bir görüş oluşturma konusunda yoğun çalışmalarımız var ve bu çalışmaları diğer ilgili taraflara, dünya kamuoyuna, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere diğer siyasi aktörlere nasıl iletebiliriz onunla ilgili sürekli devam eden çalışmalarımız var. Kısacası aramızdaki koordinasyon çok yoğun ve devamlı bir nitelik taşımakta” dedi.

“Türkiye iki devletli çözüm için Katar ve diğer ülkelerle beraber yoğun bir çaba sarf etmekte”

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ile üç saatlik bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Fidan, “Kendilerine hem taziyelerimizi ilettik hem de Cumhurbaşkanımızın selamlarını ilettik. Görüşmemiz esnasında birkaç tane hususa yoğunlaştık. Bunların başında bugün değerli dostum Şeyh Muhammed'le de yaptığımız konuşma konusu olan ateşkesle ilgili müzakereler. Bu müzakerelerde Hamas'ın perspektifi ne? Durduğu yer ne? Şu anda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyor? O konuda yoğun görüş alışverişi oldu. Türkiye olarak kendi görüşlerimizi ilettik. Diğer taraftan biliyorsunuz değerli arkadaşlar, Türkiye iki devletli çözüm için Katar ve diğer ülkelerle beraber yoğun bir çaba sarf etmekte. Bu trajediden. 30 binden fazla insanın şehadetinden eğer ortaya çıkacak bir fayda varsa o da iki devletli çözüm suretiyle bölgeye kalıcı bir barışın gelmesi olacaktır diye değerlendiriyoruz. Bunun için çok yoğun çaba gösteriyoruz” dedi.

“İsrail kaynaklı propaganda Hamas'ı bir ulusal direniş hareketi olarak göstermekten daha ziyade DEAŞ gibi terörist örgüt olarak nitelendiriyor”

Batı’da iki devletli çözüm fikrine sempati duyan, bunu desteklemek isteyen birçok aktörün Hamas'la ilgili endişelerinin olduğunu gördüklerini aktaran Bakan Fidan, “Özellikle Hamas'la ilgili yapılan İsrail kaynaklı propagandanın Hamas'ı bir ulusal direniş hareketi olarak göstermekten daha ziyade bir DEAŞ gibi terörist örgüt olarak nitelendirme çabalarının ve Batı'da ve uluslararası kamuoyunun bazı aktörleri nezdinde makes bulduğunu görüyoruz. Hamas'la yaptığımız görüşmelerde bu türden algıların giderilmesi için kendilerinin özellikle iki devletli çözüm Filistin devletine giden çözüm içerisinde ne türden görüşleri var, ne türden beklentileri var, bunları açık şekilde ifade etmeleri gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunduk” dedi.

Hamas’ın 1967 sınırları içerisinde kurulacak olan bir Filistin devletini kabul ettiğini belirten Bakan Fidan, “Ben daha önce de Batılı muhataplarıyla yaptığım görüşmelerde de söyledim. Yıllardır Hamas'la yaptığımız siyasi görüşmelerde kendilerinin 1967 sınırları içerisinde kurulacak olan bir Filistin devletini kabul ettiklerini ve Filistin devletinin kurulmasına müteakip Hamas'ın ayrıca silahlı kanadının olmasına gerek kalmayacağını, kendilerinin bir siyasi parti olarak hayatlarına devam edeceklerini bana ilettiler. Bu da aslında bence dünya kamuoyunun Filistin devletine giden yolda atacağı adım için fevkalade önemli bir mesaj diye düşünüyorum. Ben bugün bu türden mesajları almaktan kendilerinden memnun oldum” dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Afyonkarahisar’da 9. kez yapılacak MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın yanı sırada organizasyon Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacağını söyledi. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar’a hem Türkiye’ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100’e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye’nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye’nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100’e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye’nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye, özellikle Afyonkarahisar’a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar’a, Dünya Motokros Şampiyonası’na bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Afyon Türkiye, Avrupa Gençler ve BMU Motokros Şampiyonaları heyecanı başladı Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası ve Türkiye Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası, Afyonkarahisar’da antrenman ve sıralama turlarıyla başladı. Organizasyona 6 ülkeden 150 sporcu katılıyor. Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayağı, Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası’nın ilk ayağı ve Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayak yarışları öncesinde idari ve teknik kontroller ile jüri toplantısı gerçekleştirildi. Pistteki hazırlıkların tamamlanmasının ardından üç şampiyonada antrenman ve sıralama turları başladı. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarışlara; Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 20’si yabancı toplam 150 sporcu katılıyor. "Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke şampiyonayla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu hafta sonu yapılan yarışlarda katılım rekoru kırdık, 150’ye yakın yerli ve yabancı sporcumuz var. 6 farklı ülkeden sporcularımız ve misafirlerimiz var. Bu organizasyon artık geleneksel bir hale geldi. Çok mutluyuz ve padok alanı hıncahınç dolu. Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar. Burada yarışmak artık sporcular için bir ayrıcalık. Herkesi hafta sonu bu büyük şölene bekliyoruz" dedi.
Kayseri Erciyes, tarihin en uzun sezonunu yaşadı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; 18 Aralık 2025’te başlayan ve 15 Mayıs 2026’da sona eren Erciyes kayak sezonunun, 3 milyon 300 bin ziyaretçiyle tüm zamanların rekorunu kırdığını açıkladı. İngiltere’den Japonya’ya kadar dünyanın birçok ülkesinden turist ağırlayan Erciyes, tarihinin en uzun sezonunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Erciyes Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kayak sezonunun ziyaretçi sayısı ve sezon süresi bakımından tarihi bir başarıyla tamamlandığını açıkladı. Başkan Büyükkılıç, 18 Aralık 2025 tarihinde başlayan sezonun 15 Mayıs 2026 itibarıyla sona erdiğini belirterek, Erciyes’in bu yaklaşık 150 günlük süreçte 3 milyon 300 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını ifade etti. Böylece Erciyes, 2011 yılından bu yana sürdürdüğü ziyaretçi rekorlarını bu sezon da geliştirerek tarihinin en yoğun ve en uzun kayak sezonunu yaşamış oldu. Toplam 112 kilometre uzunluğunda 41 farklı piste sahip olan Erciyes Kayak Merkezi’nin; Develi, Tekir, Hisarcık ve Hacılar olmak üzere dört ana giriş kapısıyla yerli ve yabancı ziyaretçilere geniş imkân sunduğunu kaydeden Büyükkılıç, merkezin Türkiye’nin en önemli kış turizmi destinasyonlarından biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Büyükkılıç açıklamasında, "Erciyes artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı kayak merkezlerinden biri konumuna geldi. Her yıl artan yerli ve yabancı turist sayısı, yaptığımız yatırımların ve uluslararası tanıtım çalışmalarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Daha önce 2014-2015 sezonunu 3 Mayıs’ta, 2018-2019 sezonunu ise 5 Mayıs’ta kapatan Erciyes’in, bu yıl 15 Mayıs’a kadar hizmet vererek kendi sezon rekorunu da geride bıraktığını belirten Büyükkılıç, kar kalitesi ve modern tesis altyapısının Erciyes’i uluslararası ölçekte öne çıkardığını dile getirdi. Kış sezonu boyunca düzenlenen ulusal ve uluslararası organizasyonların Kayseri’nin tanıtımına önemli katkı sunduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, Erciyes Kökbörü Oyunları, Geleneksel Kızak Türkiye Şampiyonası, Erciyes Kar Voleybolu Turnuvası, Uluslararası Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Mount Open Sprint Cup, 5. Diplomatik Kayak Yarışı, Erciyes Kış Festivali ve Berkin Usta Sezonu Alp Disiplini Eleme Yarışları gibi etkinliklerin büyük ilgi gördüğünü, bu organizasyonların aynı zamanda Kayseri’nin 2029 Dünya Spor Başkenti sürecine güç kattığını vurguladı. Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nin Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk organizasyona ev sahipliği yaparak önemli bir role imza attığını kaydederek, böylelikle 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanını taşıyacak olan Kayseri’nin tanıtımına da katkı sağladığını söyledi. 2025-2026 sezonunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nden düzenli charter uçuşlarının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Büyükkılıç, Almanya, İtalya, Amerika, İngiltere, Japonya, Güney Kore, Malezya, Fransa, Portekiz ve Endonezya başta olmak üzere birçok ülkeden turistin Erciyes’i tercih ettiğini kaydetti. Büyükkılıç, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin de Erciyes’e yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Nevşehir, Konya, Aksaray, Niğde ve Gaziantep başta olmak üzere çok sayıda şehirden misafirin sezon boyunca Kayseri’de ağırlandığını sözlerine ekledi.
Erzurum İletişim öğrencileri sektör temsilcileriyle buluştu Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından geleneksel hale getirilen "Paydaşlar Buluşması 4" etkinliği, Ata Teknokent Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Üniversite-sektör iş birliğini güçlendirmek, öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine katkı sunmak ve reklam kampanyası uygulamalarında destek veren paydaş kurumları bir araya getirmek amacıyla düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Program kapsamında Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinin hazırladığı reklam kampanyası uygulamalarına ilişkin stantlar açıldı. Öğrenciler, dönem boyunca yürüttükleri çalışmalarını sektör temsilcileri, kurum uzmanları, akademisyenler ve katılımcılarla paylaşma imkânı buldu. Hazırlanan stantlar katılımcılar tarafından ilgiyle incelenirken, öğrenciler de projelerini tanıtarak uygulamalı deneyim kazanma fırsatı elde etti. Etkinlikte konuşan Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Derya Öcal, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü olarak öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, sahaya dönük uygulamalarla da yetişmesini önemsediklerini belirtti. Öcal, üniversite-sektör iş birliğinin iletişim alanında eğitim gören gençler için önemli bir kazanım olduğunu ifade ederek, öğrencilerin gerçek kurumlar, gerçek hedef kitleler ve gerçek iletişim süreçleriyle temas kurmasının mesleki gelişimlerine büyük katkı sunduğunu söyledi. Reklam kampanyası uygulamalarının öğrencilerin farklı düşüncelerini ortaya koymalarına, ekip çalışması becerilerini geliştirmelerine ve iletişim disiplininin sahadaki karşılığını görmelerine imkân sağladığını vurgulayan Öcal, bu sürece destek veren tüm paydaş kurumlara teşekkür etti. Prof. Dr. Öcal, paydaşlarla kurulan iş birliğinin yalnızca bir etkinlik günüyle sınırlı kalmadığını, öğrencilerin meslek hayatına hazırlanmasında kalıcı bir deneyim alanı oluşturduğunu dile getirdi. Gençlerin iletişim sektöründe daha donanımlı, üretken ve bilinçli bireyler olarak yer almaları için bu tür buluşmaların büyük önem taşıdığını kaydeden Öcal, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen öğrencilere, akademisyenlere ve katkı sunan kurum temsilcilerine teşekkür etti. Programda, reklam kampanyası uygulamalarına değer katan ve destek veren firma ve kurum temsilcilerine protokol üyeleri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlik, pasta kesimi ve müzik dinletisiyle devam etti. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği "Paydaşlar Buluşması 4", öğrenciler, akademisyenler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sundu. Renkli görüntülere sahne olan program, öğrencilerin mesleki deneyim kazanması ve paydaş kurumlarla güçlü iletişim ağları kurması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Programa; Çaykur Bölge Müdürü Yakup Öztürk, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Yunus Okur, Erzurum Halkıma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Erzurum Yeni Medya Derneği Başkanı Gamze İspirli, kamu kurum temsilcileri, gazeteciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.