BASKETBOL - 21 Ekim 2014 Salı 10:01

Galatasaray, Devler Ligi’nde galibiyet peşinde

A
A
A
Galatasaray, Devler Ligi’nde galibiyet peşinde

Galatasaray, Fenerbahçe derbisi galibiyetinin ardından gözüne Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi Borussia Dortmund’u kestirdi.

Sarı-kırmızılılar 2-1'lik Fenerbahçe galibiyetinin ardından yarın Şampiyonlar Lig’i 1. Tur D Gurubu 3. maçında TT Arena’da saat 21.45’te Alman takımı Borussia Dortmund ile karşılaşacak. Mücadeleyi İspanya Futbol Federasyonu'ndan Antonio Miguel Mateu Lahoz yönetecek. Lahoz’un yardımcılıklarını Pau Cebrian Devis ve Roberto Diaz Perez Del Palomar yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi ise Raul Cabanero Martinez olacak.

GALATASARAY’IN AKLI 3 PUAN’DA
Galatasaray, bu zorlu mücadele karşısında 3 puan alarak gruptaki iddiasını sürdürmek istiyor. Sarı-kırmızılı takım, Şampiyonlar Ligi D Gurubu'nda oynadığı ilk 2 maçın ardından aldığı 1 puanla 3. sırada yer alıyor. Aslanlar gruptaki ilk maçında kendi evinde Belçika temsilcisi Anderlecht’i konuk etti. Mücadele karşılıklı atılan gollerle 1-1'lik beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılılar ikinci maçında ise Emirates Stadı’nda İngiliz devi Arsenal’e konuk oldu ve maçı 4-1’lik net bir skorla kaybederek büyük hayal kırıklığı yaşattı. Galatasaray 2 maçta yediği 5 gole karşılık, rakip filelere 2 gol gönderebildi.

AVRUPA’DA 258. MAÇ
Galatasaray, Avrupa Kulüpler Kupası'na ve UEFA Şampiyonlar Ligi’ne 24 kez katıldı. Galatasaray, oynadığı 153 maçta 55 galibiyet, 38 beraberlik ve 60 mağlubiyet aldı. Sarı-kırmızılı takım bu karşılaşmalarda rakip fileleri 199 kez havalandırırken, kalesinde ise 226 gol gördü. Aslanlar, Avrupa kupalarında ise 258. kez boy gösterecek. Mücadele ettiği bu karşılaşmalarda 97 galibiyet alan sarı-kırmızılılar, 67 maçta berabere kalırken, rakiplerine 93 kez boyun eğdi. Bu müsabakalarda Galatasaray 359 gol atarken, kalesinde ise 373 gol gördü.

DİŞE DİŞ REKABET
Galatasaray'ın Alman takımlarıyla şimdiye kadar oynadığı 25 karşılaşmada beraberlikler ön plana çıkarken, sarı-kırmızılılar bu maçlarda 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı. Aslanlar, bu maçlarda rakip takım kalelerine atılan 30 gole karşılık, 36 gol yedi. Galatasaray, Borussia Dortmund ile daha önce 4 kez karşı karşıya geldi. Oynanan bu maçlarda sarı-kırmızılı takım 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 yenilgi alırken, attığı 3 gole karşılık 5 gol yedi. Galatasaray, Alman ekiplerinden son olarak 2012-2013 UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Turu'nda Schalke 04’le karşılaştı. Sarı-kırmızılılar Schalke 04 ile İstanbul'da oynanan mücadelede 1-1 berabere kalırken, deplasmanda 3-2 kazanarak çeyrek finale yükselen taraf oldu.

PRANDELLI’NİN AVRUPA KARNESİ
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli, Devler Ligi’nde 4 sezon sonra boy gösterirken, sarı-kırmızılı takımın başında 3. maçına çıkacak. İtalyan teknik adam, kariyerinde 3. kez Şampiyonlar Ligi heyecanı yaşayacak. Prandelli, Fiorentina takımını çalıştırdığı dönemlerde Devler Ligi’nde bir kez gruplardan çıkmayı başardı. Tecrübeli teknik adam, Avrupa kupalarında toplam 28 karşılaşma gördü. Başında bulunduğu takımlar bu müsabakalarda 11 galibiyet, 11 beraberlik ve 6 mağlubiyet aldı.

GALATASARAY’DA UMUT VAR
Galatasaray’da yarın oynanacak Borussia Dortmund karşılaşması öncesi tek eksik futbolcu Burak Yılmaz. Başarılı futbolcunun sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenilirken, Cesare Prandelli’nin bu zorlu karşılaşmada milli futbolcuya forma şansı verip vermeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Burak Yılmaz’ın oynayamaması durumunda, Prandelli’nin en büyük kozu Umut Bulut olacak.

RESUL YILDIZ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Göynük Fen Lisesi NOVA takımı 500 proje arasından ilk 10’a girdi Göynük Fen Lisesi öğrencileri tarafından geliştirilen DETAS projesi, GençBizzTech Türkiye finallerinde büyük başarı elde etti. Antalya’yı ve Kemer ilçesini temsil eden NOVA takımı, Türkiye genelinden katılan yaklaşık 500 proje arasından ilk 10’a girerek önemli bir başarıya imza attı. NOVA takımında yer alan öğrenciler Öykü Sarlar ve Talat Kuşçu ile danışman öğretmen Vahit Hüyük tarafından geliştirilen DETAS (Deprem Erken Tespit ve Analiz Sistemi) projesi, deprem sonrası ilk saatlerde müdahale ekiplerine hızlı ve doğru saha verisi sağlamayı amaçlıyor. Otonom İHA destekli sistem; yol durumu, enkaz yoğunluğu ve kritik bölgelerin analiz edilmesini sağlayarak afet koordinasyonuna destek sunuyor. Türkiye finallerinde yoğun ilgi gören proje standı, jüri üyeleri ve ziyaretçiler tarafından dikkatle incelendi. Çalışır prototip, uçuş sistemi ve analiz paneliyle sunulan DETAS, yalnızca fikir aşamasında kalmayıp geliştirilebilir ve uygulanabilir bir afet teknolojisi çözümü olarak öne çıktı. Takım üyeleri, projeyi geliştirirken afet teknolojileri ve deprem bilimi alanındaki çalışmaları detaylı şekilde araştırdıklarını, özellikle saha koordinasyonu ve karar desteği üzerine yoğunlaştıklarını ifade etti. Projenin ilerleyen süreçte sel, yangın ve farklı afet senaryolarına da uyarlanabilmesi hedefleniyor. Göynük Fen Lisesi NOVA takımının elde ettiği bu derece, hem Antalya hem de Kemer adına gurur kaynağı olurken gençlerin teknoloji ve girişimcilik alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu.
Gaziantep GSO Mayıs ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mayıs ayı meclis toplantısı, GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, meclis ve meslek komite üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler, sanayi sektörünün mevcut durumu, üretim maliyetleri, ihracat rakamları ve iş dünyasının beklentileri değerlendirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu, küresel gelişmeler ışığında ekonomide sürdürülebilirlik için sanayinin, üretimin ve ticaretin önemine vurgu yaparak, "Bu doğrultuda şehrimiz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacak, üretim, ihracat ve istihdamı destekleyecek her adımı çok değerli buluyor, şehrimiz ve ülkemiz için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, küresel ticaretin savaşın gölgesinde darbe almaya devam ettiğini belirterek, "Sıkışan küresel ticaretin geleceği için anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli bir şekilde geçişe açılması büyük önem taşıyor. Pandemi, savaşın bölgemize etkileri ve küresel krizlerle birlikte deprem felaketini yaşamış ve çok yorulan bölgemiz sanayisi için özel bir teşvik programına ihtiyaç duyuyoruz’’ diye konuştu. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, finansmana erişim ve maliyetler konusunda beklentiler uzadıkça üreticilerin üzerindeki baskının arttığını belirten Adnan Ünverdi, "Dezenflasyon süreci devam ederken üreticinin elini güçlendirecek; üretim, ihracat ve istihdamın devamlılığını sağlayacak şekilde finansman kanalları devreye alınmalıdır. Ticari krediler zaten politika faizinin çok üstünde maliyetlenmekte olup, bankacılık sektörünün yaklaşımları nedeniyle finansmana erişimde güçlükler yaşanmaktadır. Reel sektör ve bankacılık sektörü birlikte yürüyen iki sektördür. Bu sebeple gerek kamu gerekse özel bankaların reel sektöre yapıcı bir yaklaşımda bulunmasını beklemekteyiz. Temkinli olmak adına işleyen sürece sekte vuracak yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Bankalar tarafından işletme sahiplerimize, mevcut kredilerini kapatmaları halinde yeniden kredi kullanabilecekleri bildirilmektedir ancak, firmalarımız krediyi kapattıktan sonra kredi verilmemektedir. Unutulmamalıdır ki Gaziantep sanayisi geçmişte olduğu gibi bugünün zorluklarını da atlatacak güç ve altyapıya sahiptir" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı nisan ayında 967 milyon 492 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,7 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 34,2 ile tekstil ürünleri ikinci, yüzde 13,4 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.