SPOR - 01 Mayıs 2022 Pazar 17:53

Galatasaray'a evinde Sivasspor darbesi!

A
A
A
Galatasaray'a evinde Sivasspor darbesi!

Spor Toto Süper Lig’in 35. haftasında Galatasaray, DG Sivasspor’u konuk etti. Konuk ekip, deplasmandan 3-2'lik galibiyetle ayrılmayı başardı.

MAÇTAN DAKİKALAR

9. dakikada Taylan’ın pasıyla sağ kanatta topla buluşan Boey, kale sahasına hareketlenen Gomis’e yerden gönderdi. Bu futbolcunun kayarak vuruşunda top az farkla auta çıktı.
10. dakikada Kerem’in pasıyla soldan ceza sahasına giren Emre Kılınç, penaltı noktası üzerine yerden gönderdi. Bu noktada topla buluşan Gomis düzgün bir vuruşla takımını öne geçirdi. 1-0
38. dakikada sol kanatta topla buluşan Aanholt, kale sahasına hareketlenen Babel’e ortaladı. Hollandalı futbolcu net pozisyonda kafa vuruşunu istediği gibi yapamadı ve top yandan auta çıktı.
43. dakikada soldan son çizgiye inen Uğur Çiftçi’nin yerden ceza sahasına gönderdiği ortada Hakan Arslan kayarak vuruşunu yaptı ancak meşin yuvarlak Muslera’dan döndü.
44. dakikada sol kanatta topla buluşan Uğur Çiftçi, arka direğe doğru ortaladı. Savunmanın arkasından yükselen Yatabare’nin kafa vuruşunda skora eşitlik geldi. 1-1

49. dakikada kazanılan serbest vuruşta Erdoğan ceza sahasına ortaladı. Savunmanın uzaklaştırmak istediği meşin yuvarlağı Appindangoye kafayla indirdi. Kale sahası önünde topla buluşan Ulvestad düzeltip vurdu ve takımını öne geçirdi. 1-2
56. dakikada Halil Dervişoğlu’nun pasında topla buluşan Kerem Aktürkoğlu, ceza sahasına girdikten sonra Appindangoye’nin müdahalesi sonrasında yerde kaldı. Hakem Kadir Sağlam bu pozisyonda penaltı noktasını gösterdi.
58. dakikada Appindangoye’nin Kerem’e müdahalesi sonrasında kazanılan penaltı atışında topun başına Gomis geçti. Bu futbolcunun şutunda top filelere gitti. 2-2
64. dakikada savunmanın uzaklaştırmak istediği top ceza sahası dışı sağ çaprazındaki Ahmet Oğuz’un önünde kaldı. Bu futbolcunun uzak mesafeden direkt kaleye gönderdiği top uzak köşede ağlarla buluştu. 2-3

Galatasaray'a evinde Sivasspor darbesi!

Galatasaray'a evinde Sivasspor darbesi!

---------

Stat: Nef
Hakemler: Kadir Sağlam xx, Erdinç Sezertam xx, Mustafa Sönmez xx

Galatasaray: Muslera x, Boey x, Nelsson x, Semih x, Patrick van Aanholt x, Taylan x, Pulgar x (Berkan dk. 76 x), Emre Kılınç xx (Halil Dervişoğlu dk. 46 xx), Babel x (Morutan dk. 76 x), Kerem xx, Gomis xxx (Mustafa Muhammed dk. 76 x)
Yedekler: Jankat, Alpaslan, Ömer Bayram, Cicaldau, Barış Alper, Arda Turan
Teknik Direktör: Domenec Torrent

DG Sivasspor: Ali Şaşal xx, Ahmet Oğuz xxx (Kayode dk. 81 ?), Appindangoye xxx (Goutas dk. 74 xx), Caner Osmanpaşa xxx, Uğur Çiftçi xxx, Ulvestad xxx, Hakan Arslan xxx, Erdoğan xxx, Fajr xxx (Ziya dk. 86 ?), Gradel xxx (Atakan dk. 86 ?), Yatabare xxx (Konate dk. 74 xx)
Yedekler: Muammer, Isaac Cofie, Sefa, Camara, Özkan
Teknik Direktör: Rıza Çalımbay

Goller: Gomis (dk. 10 ve dk. 58 pen.) (Galatasaray), Yatabare (dk. 44), Ulvestad (dk. 49), Ahmet Oğuz (dk. 64) (DG Sivasspor)
Sarı kartlar: Emre Kılınç, Boey (Galatasaray), Fajr, Ulvestad, Appindangoye, Ahmet Oğuz (DG Sivasspor)

-Bozhan Memiş - Mehmet Şirin Topaloğlu-
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk tüketicisinin köklü marka kriteri ’54 yıl’ Türk tüketicisinin köklü marka algısının hangi kriterlere dayandığına dair çalışma yapıldı. Araştırmaya göre, tüketicinin bir markayı ‘köklü’ sayması için beklediği ortalama süre ise 54 yıl. Markanın geçmişten gelen değerlerini koruması, kuşaklar arası bağ kurması ve zamanın testinden başarıyla geçmesi gerekiyor. Türk tüketicisinin köklü marka algısının hangi kriterlere dayandığını araştıran çalışma FutureBright Group ve Yüzyıllık Markalar Derneği ortaklığında gerçekleştirildi. Araştırmada yer alan çarpıcı sonuçlara göre tüketicinin köklü marka algısı slogana ya da logoya değil, nesiller boyu sınanmış olmasına bağlanıyor. Yerellik, köklü marka algısında ayrıştırıcı bir rol oynuyor; isim, mekan ve logo geleneksellik çağrışımı yapmaya yeterli değil, tüketici ikna olmak için markanın geçmişini ve hikayesini de duymak istiyor. Araştırmaya katılanların büyük bir kısmı, markanın köklü ve mirası olan haline gelmesi için nesiller boyu kullanılması gerektiğini belirtiyor. 54 yıl kriteri Tüketicinin bir markayı "köklü" sayması için beklediği ortalama süre ise 54 yıl. Markanın geçmişten gelen değerlerini koruması, kuşaklar arası bağ kurması ve zamanın testinden başarıyla geçmesi gerekiyor. Köklü markanın ismi duyulduğunda belli bir standart ve güven duygusunu geçirmeli. Nesiller boyu değişmeyen kalite algısı ve toplumsal hafızada yer edinmesi, geleneksel değerlerini modern dünyaya adapte etmesi en önemli unsurlar. Kuruluş tarihi köklü marka olmak için yeterli değil Araştırma sonuçlarına göre köklü markanın sırrı sadece kuruluş tarihinde değil, güven verebilme yetisinde yatıyor. Güveni besleyen unsurlar ise değerlerini korumak, yüksek ürün ve hizmet kalitesi, net kimlik ve toplumda saygı görmek olarak sıralanıyor. Her 4 tüketiciden 3’ü bir markanın mirası olduğunu kanıtlaması gerektiğini söylüyor. Miras kanıtı olarak ise en başta kaliteyi gösteriyor. Tüketicinin ürünü her satın aldığında aynı kaliteyi yakalaması markanın mirasının en önemli göstergesi olarak düşünülüyor. Tarihî görünmeye çalışmak ters tepiyor Bir diğer çarpıcı bulgu ise; tarihî görünmeye çalışan markaların güven unsurunu aşındırması. Araştırmaya katılanların çoğunluğu "Bazı markaların köklü olmadığı halde tarihî bir algı oluşturmaya çalıştığını düşünüyorum" diyor. Büyük bir oran ise "Köklü olmadığı halde böyle bir algı oluşturmaya çalışmak güvenimi olumsuz etkiler" diye düşünüyor. Bu alanda yapılan ilk araştırma Araştırmanın lansman toplantısında konuşan Yüzyıllık Markalar Derneği Başkanı Gürsel Arseven, "Köklü marka algısı üzerinde yapılan araştırmanın Türkiye’de bir ilk olması dolayısıyla gururluyuz. Benzer alanda pek fazla çalışma yok. Bu tarz çalışmalar dünyanın kaotik durumunun aşılması için gerçekten büyük önem taşıyor. Hız yüzünden her şeyin hızlıca yıpranıp tüketildiği dünyamızda yüzyıllık markalar 19’uncu yüzyıldan bu yana kadim uğraşlarını devam ettiriyorlar. Kaotik süreçler ve güvensiz ortamlar, köklü kurumlara yönelme eğilimini artırıyor. Bizler de yazılı kayıtlarla daha geniş kitle oluşturmak için gayret ediyoruz. Ülkemizde milli mirasın oluşması için gereken ekonomik ömür ortalama 34 yıl olarak düşünülüyor, oysaki bu rakam İtalya’da yaklaşık 100 yıl. Bu yüzden bu grup ile gerçekleştirdiğimiz bu araştırma çok kıymetlidir. Toplumsal dokuyu kalıcı ve sürdürülebilir kılmak, duygusal bağ oluşturmak ve aidiyet oluşturmak konusunda çalışmalarımız devam edecektir" dedi. Logonun başına tarih koymak bir şey ifade etmiyor FutureBright kurucu ortağı Akan Abdula ise markanın köklülük algısındaki önemli kriterin aslında yaşanmışlık olduğunu belirterek ". tarihinden bu yana" başlığının tüketici nezdinde çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledi. Abdula sözlerine şöyle devam etti: " Araştırmada yabancı markalarda olan köklülüğün bizim köklülüğümüz olmadığını ve çok da önemsenmediğini gördük. En köklü markamızın ise İstanbul olarak belirtildiğini gözlemledik. Köklü olmak için nostalji kelimesi ise bazen yük olabiliyor; inovasyon yoksa nostalji herhangi bir işe yaramıyor. X, Y ve Z kuşaklarının da köklü marka algısının değişiklikler gösterdiğini belirledik. Köklü marka olmanın temelleri; tutarlı kalite, kurumsal kimlik ve itibar üçlüsünde yatıyor"
Bursa BUÜ’den Vergi Denetim Kuruluna akademik destek Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK) Başkanlığı arasında, lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmaları kapsayan önemli bir işbirliği protokolüne imza atıldı. Rektörlük Yönetim Kurulu Salonunda düzenlenen törene; Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Yasin Eryiğit, Maliye Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Gerçek ile VDK temsilcileri ve akademik personel katılım gösterdi. Protokol kapsamında vergi müfettişlerinin akademik yetkinliklerinin artırılması ve teori ile pratiğin buluşturulması hedefleniyor. Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, köklü bir geçmişe sahip olan BUÜ’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, kurum olarak devlet bütçesinin sürekliliğini sağlama gayesiyle hareket ettiklerini ancak akademik destek ve teori olmadan bu hedeflere sağlıklı bir şekilde ulaşmanın mümkün olmadığını belirtti. Müfettişlik mesleğinin sadece bir memuriyet değil, sürekli gelişim ve uzmanlık gerektiren dinamik bir alan olduğunu vurgulayan Atcı, akademi ile kamu arasındaki mesafeyi daraltmak istediklerini ifade etti. Bu kapsamda, verileri bilimsel çalışmaların hizmetine sunacak "VDK Scholar" projesi gibi adımlarla akademisyenlerin aklına talip olduklarını söyleyen Atcı, bilimin rehberliğinde ülkeye katma değer sağlayacak her türlü ortak çalışmaya ve eğitim desteğine açık olduklarının altını çizdi. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin 2017’den bu yana sahip olduğu araştırma üniversitesi kimliğiyle Türkiye’nin beşeri sermayesine katkı sunmaya devam ettiğini dile getirdi. Özellikle İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Maliye Bölümünün güçlü geleneğine dikkat çeken Rektör Yılmaz, bu protokolün hem müfettişlerin nitelikli eğitim alması hem de öğrencilerin kariyer fırsatlarını yakından tanıması açısından çift taraflı bir kazanım sağladığını kaydetti. Bu tür işbirliklerine her zaman açık olduklarını belirten Yılmaz, protokolün olgunlaşmasında emeği geçen tüm hocalara ve VDK ekibine teşekkürlerini sundu. Protokolün mutfak sürecine dair bilgiler paylaşan BUÜ Maliye Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Gerçek ise sürecin VDK Bursa Daire Başkanlığı’nın başvurusuyla başladığını ve Ankara ile yürütülen titiz çalışmalar neticesinde şekillendiğini anlattı. Müfettişlerin üniversite çatısı altında lisansüstü eğitim alarak uzmanlaşmalarını temel alan protokolün her iki kuruma da önemli yükümlülükler getirdiğini ifade eden Gerçek, atılan imzaların kalıcı bir anıya ve verimli bir iş birliğine dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti paylaştı.