KENT HABERLERİ - 13 Haziran 2013 Perşembe 13:44

Gaziosmanpaşa ekmek israfına karşı

A
A
A
Gaziosmanpaşa ekmek israfına karşı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca Türkiye'nin 81 ilinde uygulanmaya başlayan 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası' kapsamında 'Bayat Ekmekte Geri Dönüşüm Projesi'nin Gaziosmanpaşa’daki tanıtımı yapıldı.

İSTANBUL


Gaziosmanpaşa Belediyesi, Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı ile Gaziosmanpaşa İlçe Gıda-Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, ülke ekonomisine katkı sağlamak ve toplumsal bir bilinç oluşturmak amacıyla “Bayat Ekmek İsrafını Önleme” kampanyası düzenledi

.
“Bayat Ekmek İsrafını Önleme” kampanyası kapsamında Gaziosmanpaşa Meydanı’nda kurulan stantlarda bayat ekmekten üretilen 30'dan fazla yiyecek sergilendi. Bayat ekmekten sağlanacak geri dönüşümle neler yapılabileceği anlatılırken, evde kısa sürede hazırlanabilecek yiyeceklerle bayat ekmek israfının önüne geçilebileceği aktarıldı.


SERDAR YAVUZ: “EKMEK BİZİM TOPLUMUMUZDAN KUTSALDIR”
Gaziosmanpaşa Halk Eğitim Müdürlüğü Kafkas yöresi ekibinin gösterisiyle başlayan kampanyada konuşma yapan Gaziosmanpaşa Kaymakamı Seddar Yavuz, projenin başarılı olması ve toplumda farkındalık yaratmasını beklediklerini vurgulayarak, “Türk mutfak kültürünün vazgeçilmez unsuru ekmek, verilen tüm öneme rağmen israf ediliyor. Ekmek bizim toplumumuzda kutsaldır.


Ayrıca israf edilmesi de dinimizce haramdır” dedi.
Kampanyaya “Bayat Ekmekli Yemek Tarifleri” kitabıyla katılan Gaziosmanpaşa Belediyesi, vatandaşın ilgiyle incelediği kitapçıkta, ev için ekmek alırken nelere dikkat edilmesi ve ekmeğin evde nasıl saklanması gerektiği konularında bilgi verildi. Gaziosmanpaşa Kaymakamı Seddar Yavuz ile Gaziosmanpaşa İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Nuri Şahin’in de “Ekmek İsrafını Önleme” konusunda yazılarının bulunduğu kitapçıkta, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Dr. Erhan Erol’un da önemli açıklamaları yer aldı.


ERHAN EROL: “EKMEK İSRAF ETMEYEN BİR NESİL YETİŞTİRMELİYİZ”
Başkan Dr. Erhan Erol’un “Ekmek İsrafı” ile ilgili yazılı açıklamasında, “Tasarruf, toplumun temelini oluşturan aileden başlar. Özellikle de kadınlarımızın çocuklarımızın ve gençlerimizin ekmek israfına karşı daha duyarlı olmaları gerekmektedir. Ekmek israf etmeyen bir nesil yetiştirmeliyiz. Toplu tüketim yapılan kuruluşların yemekhanelerinde, ekmeğin ince dilimlenmiş olarak, paketli ekmeğin ise düşük gramajlı olarak sunulması, tam buğday ekmeği bulundurulmasının sağlanması ve tüketiminin yaygınlaştırılması da ekmek israfını önemli ölçüde önleyecektir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de çocuklara doğa sevgisi sahne üzerinden aktarıldı Edirne’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen tiyatro gösterisinde çocuklara çevre bilinci aşılandı. Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde Atatürk Kültür Merkezi’nde dezavantajlı bölgelerde bulunan okulların öğrencilerine yönelik Edirne Sanat Tiyatrosu ekibi tarafından "Bizim Sokağın Çocukları" isimli tiyatro oyunu gösterimi yapıldı. Edirne Sanat Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Erdoğan Eğmen öncülüğündeki oyunda çocuklara çevre bilinci uygulamalı olarak aşılandı. Tiyatro gösteriminde yer alan ekip, sahneledikleri oyunda çocuklara çevre temizliği ve kişisel hijyen konularını eğlenceli şekilde aktardı. 8 Nisan Romanlar Günü çerçevesinde birçok faaliyet yaptıklarını söyleyen Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, özellikle dezavantajlı kesimdeki okullardaki çocuklarla beraber tiyatro gösterisini izlediklerini belirtti. Bu tiyatroda çocuklara çevre bilincini, temizliği, empati kurmayı, böyle güzel hasretleri anlatacak bir çalışma yaptıklarını söyleyen Tohumcu, "Bu tiyatroda çocuklarımızla beraber olacağız. Emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Edirne Sanat Tiyatrosu çalışanı arkadaşlarımıza ve personellerime teşekkür ediyorum" dedi. Gösteriyi izleyen öğrenciler ise oyunu beğendiklerini ifade ederek çevreyi temiz tutma ve doğayı koruma konusunda bilinç kazandıklarını dile getirdi. Tiyatro oyununun çok güzel olduğunu belirten öğrencilerden Hatice Haydarlık, "Oyun çok güzeldi, komikti. Çevremizi temiz tutmayı ve çöp atmamayı öğrendik. Çevreyi kirletmemeyi de öğrendik. Çevremizi herkes temiz tutmalı" ifadelerini kullandı. Tiyatroyu çok beğendiğini söyleyen öğrencilerden Cennet Atalan, "Tiyatromuzu çok beğendik. Çevremizi kirletmemeyi öğrendik. Çevremizi temiz tutmalıyız, çöplerimizi sokağa atmamalıyız. Çöpleri çöpe atmalı ve doğamızı kirletmemeliyiz" dedi. Gösteri sonunda tiyatro ekibine plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Manisa Manisa Büyükşehir’den su seferberliği: 2026 hedefi 155 yeni sondaj Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, şehrin su ihtiyacını kesintisiz karşılamak adına sondaj çalışmalarına hız verdi. 2025 yılında 115 sondajı tamamlayan MASKİ, 2026 yılında 300 milyon liralık dev bir yatırımla 155 yeni sondaj açmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve artan su ihtiyacına karşı önlemlerini artırıyor. MASKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalarla şehrin dört bir yanında yeni su kaynakları sisteme dahil ediliyor. 2026 planlaması kapsamında açılacak 155 sondajın dağılımı ise şu şekilde belirlendi: Manisa merkez 14 adet, ilçe merkezlerinde 37 adet, kırsal mahallelerde 89 adet ve yeni su havzalarının belirlenmesi için araştırmada kullanılmak üzere 15 adet. Ayrıca geçtiğimiz yaz kuraklıktan en çok etkilenen Kula ve Gördes ilçelerinde, su sorununu kökten çözmek amacıyla 4’er adet geniş çaplı sondaj çalışması gerçekleştirilecek. "Amacımız halkımıza temiz ve kesintisiz içme suyu ulaştırmak" Manisa genelinde yürütülen su yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, küresel su krizine dikkat çekti. Manisa’nın bir tarım şehri olması nedeniyle su yönetiminin kritik bir önem taşıdığını vurgulayan Başkan Dutlulu şunları söyledi: "Dünyayı saran su krizi artık kapımızda. Manisa’da özellikle yaz aylarında sulama nedeniyle su kullanımı ciddi oranlara ulaşıyor. Eskiden yüzeye yakın noktalarda suya ulaşabilirken, artık ortalama 250-300 metre derinliklere inmek zorunda kalıyoruz. Yeraltı sularındaki bu azalmayı vatandaşlarımıza hissettirmemek için gece gündüz çalışıyoruz. Tek amacımız, halkımıza sağlıklı, temiz ve kesintisiz içme suyu ulaştırmak." Çalışmaların şu an Alaşehir, Saruhanlı, Gördes, Demirci ve merkez ilçelerde yoğunlaştığını belirten Başkan Dutlulu, 2026 yılı sonuna kadar 300 milyon liralık bütçenin bu projeler için kullanılacağını ifade etti. 2026’da 155 adet sondaj açılacak MASKİ Genel Müdürlüğü İçme Suyu Temini ve Su Arıtma Kalite Şube Müdürü Muzaffer Görkem Yemişçi ise teknik süreçle ilgili bilgi vererek, "15 ilçemizde eş zamanlı olarak planlamalarımız sürüyor. Sondaj çalışmalarımızda ortalama 250 metre derinliklerde suya ulaşıyoruz. Manisa’nın her noktasında vatandaşlarımıza standartlara uygun, kaliteli su sağlamak için ekiplerimizle sahadayız" dedi.
Ankara Bakan Güler: "Çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleri savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlar" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte, çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleriyle bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi, artık savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlardan birisi haline gelmiştir" dedi. ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. ROKETSAN Lalahan Tesisi’nde düzenlenen programa, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol katıldı. Burada konuşan Bakan Güler, bölgede ve dünyada yaşanan belirsizliklerin arttığı süreçte Bakanlık olarak gece gündüz çalıştıklarını belirterek, faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi. Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her şartta görevini başarıyla yerine getirmesi kahraman, fedakar ve vatanına yürekten bağlı personelimizin eseridir. Bu başarıların arkasında aynı zamanda zatı devletlerinin güçlü destekleriyle gelişen yerli ve milli savunma sanayiimizin imkan kabiliyetleri de bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, köklü savunma sanayii birikimiyle öncü şehirlerden birinin Kırıkkale olduğunu aktararak, "Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz 3 önemli tesis, kritik yakıt teknolojilerinin geliştirilmesine imkan sağlayacak, mevcut harp başlığı üretim kapasitemizi artıracak aynı zamanda ileri düzey Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarına ev sahipliği yapacak olmasıyla şehrimizin bu stratejik rolünü daha da pekiştirecektir. Bu kritik tesislerin yanı sıra teslim edilecek balistik ve seyir füzeleriyle hava savunma sistemlerinden oluşan geniş ürün yelpazesi yani TAYFUN’dan SİPER’e, ATMACA’dan HİSAR’a ve SUNGUR’a kadar uzanan toplam 20 kalem sistem, kahraman ordumuzun gücünü ve caydırıcılığını çok daha ileri seviyelere ulaştıracaktır" açıklamasında bulundu. "Tesisler ile ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri, ülkemizin kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir" Lalahan füze entegrasyon tesislerinin üretim kapasitelerini kat be kat artıracağına ve ihtiyaçların karşılanmasında önemli katkılar sunacağına inandığını söyleyen Güler, sözlerine şöyle devam etti: "Son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayiimizin bekamız açısından ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan çatışmalar modern savaşın doğasının açık şekilde ortaya koymuştur. Güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte, çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleriyle bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi artık savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlardan birisi haline gelmiştir. Bu gerçeklik karşısında etkin bir hava savunma mimarisi kurmanın yüksek hassasiyetli füze ve roket sistemlerine sahip olmanın stratejik bir zorunluluk olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Hayata geçirilen ‘Çelik Kubbe’ projesi kapsamındaki çok katmanlı hava savunma sistemlerimiz de ülkemizin savunma konseptinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu anlayış doğrultusunda açılışı gerçekleştirilecek ve temeli atılacak tesisler ile de ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri ülkemizin önleyici, caydırıcı ve kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir." "Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi caydırıcılığını kendi aklı ve kendi mühendisliğiyle büyüten bir ülkedir" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, açılışını yaptıkları ve temelini attıkları her yatırımın Türkiye’nin savunma sanayiindeki kararlı yükselişinin bir ifadesi olduğunu anlatarak "Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatlarını geliştiren, kendi caydırıcılığını kendi aklı ve kendi mühendisliğiyle büyüten bir ülkedir. ROKETSAN’ımız da büyük bu büyük yürüyüşün en kıymetli lokomotiflerinden biridir. Bugün devreye aldığımız tesisler ve temeline attığımız yeni altyapılar, ROKETSAN’ımızın üretimden entegrasyona, testten ileri mühendisliğe uzanan tüm kabiliyet alanlarında yeni bir safhayı temsil etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Lalahan füze entegrasyon tesislerimizde bin 300 kişilik yeni istihdam imkanı oluşacaktır" Açılacak tesislere ilişkin bilgi veren Görgün, "Açılışı yapılan tesislerimizde 2 bin kişilik ilave istihdam sağlanacak, Lalahan füze entegrasyon tesislerimizde de bin 300 kişilik yeni istihdam imkanı oluşacaktır. Bu tablo savunma sanayiimizin aynı zamanda yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve büyüten güçlü bir kalkınma alanı olduğunu da göstermektedir" dedi. "Tesislerimizle birlikte kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır" Teslimatı yapılan sistemlerde ROKETSAN’ın yüksek üretim kabiliyetini ve stratejik katkısının bulunduğunun altını çizen Görgün şu ifadelere yer verdi: "Lalahan füze entegrasyon tesislerimizle birlikte SİPER, HİSAR ve TAYFUN gibi ülkemizin savunmasında kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır. Kurulmakta olan üretim altyapısı, özellikle patlayıcı ve kritik ham maddelerde dışa bağımlılığı azaltacak, savunma sanayiimizin tedarik gücünü, sürekliliğini ve stratejik dayanıklılığını pekiştirerek olası ambargo risklerine karşı güçlü bir yerli üretim zemini oluşturacaktır. Sayın Cumhurbaşkanım ‘Tam Bağımsız Savunma Sanayii’ hedefinizi daha güçlü altyapılarla, daha büyük projelerle, daha yüksek yerlilik oranlarıyla, daha yaygın ihracat başarılarıyla ve daha nitelikli insan kaynağıyla ileri taşımaya sürdüreceğiz."