EKONOMİ - 01 Temmuz 2019 Pazartesi 10:18

Gelecek kadın mühendislerle şekilleniyor

A
A
A
Gelecek kadın mühendislerle şekilleniyor

Çalışanları arasında kadın mühendis oranı yüzde 23 olan Siemens Türkiye, gelecek dört yıl içinde bu rakamı yüzde 30’a çıkarmayı hedefliyor.

Siemens Türkiye, işe katılımda fırsat eşitliğini savunarak kadın mühendislerin istihdamına önem veriyor. Çeşitliliği temel değerleri arasında konumlandıran ve bu sayede kadın mühendis oranını şirket genelinde yüzde 23’e, Ar-Ge’de ise yüzde 30'a ulaştıran şirket, hem Türkiye'de hem de dünya genelinde ortalamaların üzerinde bir profil çiziyor. Yapılan açıklamaya göre şirket, fırsat eşitliği anlayışını kurumsal kültürünün önemli bileşenlerinden biri olan sürdürebilirlikle birleştirerek eğitime ve kadınların iş hayatında güçlendirilmesine odaklanan çalışmalar yürütüyor.

Kadın mühendis oranı yüzde 30’un üzerine çıkacak

Halihazırda 3 binden fazla çalışanı bulunan Siemens Türkiye’de kadın yönetici oranı yüzde 25 seviyesinde. Ancak hedef, 2023 yılına kadar bu rakamı en az yüzde 30’a ulaştırmak. Şirketin, mühendisliğin toplum nezdinde yalnızca erkeklere ait bir meslek olduğu yönündeki algının değiştirilmesi hedefiyle hayata geçirdiği ‘Geleceği Şekillendiren Kadınlar’ projesi, belirlenen bu hedeflere ulaşma konusunda en önemli dayanak noktasını oluşturuyor. Proje kapsamında, şirkette çalışan kadın mühendisler genç mühendis adaylarına mentorluk desteği veriyor.

Böylece genç mühendis adayları okulda aldıkları teorik bilgileri, deneyime ve pratiğe dayalı bilgilerle destekliyor. İş hayatına daha iyi hazırlanıyor. Ayrıca çok sayıda kız öğrencinin mühendislik fakültelerine girmesi teşvik ediliyor. Beraberinde mühendislik eğitimi alan kız öğrencilere destek sağlanıyor. Projenin ilk etabında geçen yıl TEV iş birliğiyle 10 mühendislik öğrencisine mentorluk desteği verilirken bu yıl için yeni başvurular da başladı. Ayrıca kısa süre önce FIRST Robotics Competition’ın (FRC) dünya finallerinde, “Engineering Inspiration Award”un sahibi olma başarısı gösteren Darüşşafaka Robot Kulübü’ne mentorluk desteği veren Siemens Türkiye çalışanları arasında kadın mühendislerin de bulunması söz konusu projenin olumlu çıktılarından biri.

‘Kadınların iş hayatına katılımını önemsiyoruz’

Sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için kadınların tam desteği ve katılımının şart olduğunu söyleyen Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Kadın çalışanların analitik zekâsı çok yüksek, perspektifleri çok yönlü ve problem çözme kabiliyetleri kuvvetli. Özellikle çok yönlü, pratik ve detaylı düşünebilmenin önem kazandığı dijitalleşme sürecinde kadın çalışanların potansiyeli şirketlerin başarısı için kritik önem taşıyor. Siemens Türkiye’de çeşitliliğin ve fırsat eşitliğinin gücüne olan inancımızla, her seviyede ve pozisyonda kadın çalışan sayısını artırmayı önceliklendiriyoruz. Bu projede olduğu gibi, kadınların iş hayatına katılımını artırmaya, çeşitlilik konusunda farkındalık oluşturmaya ve fırsat eşitliği sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Geleceğin kadın mühendislerini yetiştirmek üzere oluşturulan Mentorluk Programı, profesyonel ve eylem odaklı bir yapı doğrultusunda devam ediyor.

Programda mentorluk yapan Siemens Türkiye’nin kadın mühendisleri, genç mühendis adaylarıyla ilgili deneyimlerini şu sözlerle paylaşıyor:

Sinem Albal (Darüşşafaka robot kulübü mentoru): “Birlikte çalıştığım grup 15 kişilik karma lise öğrencilerinden oluşuyor. Bir mentor olarak bir yandan kendi yeteneklerimi geliştirmeye çalışırken diğer yandan rol model olarak bilgi ve becerilerimle yol gösterici olmaya gayret ediyorum. Hedeflerine ulaşmak için kullanabilecekleri planlama, strateji geliştirme, sorun çözme ve takım halinde çalışma kabiliyetlerine katkıda bulunmaya özen gösteriyorum.”

Gözde Konca: “Genç arkadaşlarımıza okul hayatında edindikleri teorik bilgilerin pratikte nasıl kullanabilecekleri konusunda yol göstermeye çalışıyoruz. Yeni kuşakların bakış açılarını, orijinal fikirlerini ve hayata dair pozitif enerjilerini görmek bizim açımızdan oldukça faydalı oluyor. Mentorluğunu yaptığımız arkadaşlarımızdan biri mezun oldu ve bir mühendislik firmasında Kalite Mühendisi olarak çalışmaya başladı. Sadece öğrenciler için değil, iş hayatına atılmaya çekinen kadınlarımız için de bu tarz projelerin devam etmesini diliyorum.”

Defne Özlem Ekmekçi Sayar: “Üniversite sıralarında yer alan veya yeni mezun olmuş genç kadın arkadaşlarımla çalışmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Mühendislik bölümlerinde okuyan kız öğrencilerin ileride şirketlerde söz sahibi olacaklarını bilmek benim için en büyük motivasyon kaynağı. Bu arkadaşlarımızın donanımlı, dürüst ve kendilerine güvenen bireyler olarak iş hayatına atılmalarına destek oluyoruz. Özellikle bir kadın olarak proje yönetiminde, şantiyelerde, operasyonda yer almanın mümkün olduğunu görerek bu alanı seçmelerinden ayrıca mutluluk duyuyorum.”

Nilgün Akpınar: “Kadınların çalışma yaşamındaki yeri ve sorunlarına yönelik çözümler konusunda pek çok tartışma var. Geleceği Şekillendiren Kadınlar projesi dezavantaja neden olan durumları ortadan kaldırarak kadınların iş hayatındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Üniversiteden yeni mezun olan bir bireye iş yaşamında ne istediğinin farkına varmasını sağlamak, isteklerine ayna tutabilmek ve işe başvurusu, mülakat iş süreçleri konularında süreçleri önden anlatmak açısından fayda sağlıyor. Genç bir kadın mühendise mentorluk yaparak onu iş hayatına hazırlamanın ve daha mutlu bir çalışan olarak iş dünyasına katılmasına katkı sağlamanın huzurunu yaşıyorum.”

Selen Kürklü: “Kadın üretir, besler, büyütür, yetiştirir, dönüştürür. Ülkemizde kadınların iş hayatına katılımı maalesef hala çok düşük seviyede. Oysa mühendislikte, siyasette, hukukta, ticarette, sağlıkta, sanatta ve akademik hayatta daha cesur, daha eğitimli, daha bilinçli ve girişken kadınlara ihtiyacımız var. Kadın mühendis adaylarının hayallerine giden yolda küçücük de olsa katkım olduğunu bilmek bana mutluluk veriyor.”  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.