MAGAZİN - 14 Kasım 2017 Salı 11:13

Genç oyuncu Doğan Bayraktar ilk dizisindeki 'sniper' rolünü sevdi

A
A
A
Genç oyuncu Doğan Bayraktar ilk dizisindeki 'sniper' rolünü sevdi

Savaşçı dizisinde Astsubay Kıdemli Üstçavuş Selçuk Yenilmez karakteriyle ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Doğan Bayraktar, Bordo Berelileri oynadığı için son derece mutlu olduğunu söyledi.

'Bordo Bereliler'e mensup Kılıç Timi'nin destansı hikayesini anlatan Savaşçı dizisinin çekimleri Eskişehir'de çeşitli bölgelerde sürüyor. Kahraman askerlerin mücadelelerinin yanı sıra yaşamlarında tanık olunmayan yönleri de anlatan dizide rol alan 22 yaşındaki Doğan Bayraktar, ilk oyunculuk deneyiminin heyecanını yaşıyor. Dizide saf ve temiz bir köy çocuğu olan Selçuk Yenilmez karakterine can veren Bayraktar, ilk dizisinde keyif aldığı bir rolde oynadığını belirtti.

Ekip olarak sıkı çalıştıklarını belirten Bayraktar, sette güzel bir ortamın olduğunu dile getirdi. Eskişehir'i sevdiklerini anlatan genç oyuncu Doğan Bayraktar, "Eskişehir, bir şehir dışı işi yapıldığında bana sorsalar söyleyebileceğim şehirlerden biridir. Çünkü iş olmadığı günlerde gezip tozacağımız çok yer var. Yaşam güzel burada. Onun dışında çekim olarak zaten arazi bakımından en müsait bu iş için sanırım Eskişehir. Doğu bölgesine gitmediğimiz sürece. O yüzden her şey tamam burada. Sonuçta ikinci sezondayız, artık onunla yaşıyoruz. Bu ara şimdi bu karakterin badisi öldü. O yüzden biraz dertli" ifadelerini kullandı.

"İlk dizimde gururlanarak oynuyorum"
Dizi başlamadan önce askeri bir eğitimden geçtiklerinden bahseden Doğan Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Dizi başlamadan bir ay önce eğitim aldık. Bizim emekli albayımız Şevket ağabey var, onunla çalışmalarımız olmuştu. Çalışmalarda, silah dersleri oldu poligonlarda. Bunun dışında duruşlar, geçişler hani yaptığı onların da hızlı hızlı tabi kısa bir süremiz olduğu için bütün Özel Kuvvetler eğitimini alamadık, ama en azından oynayabileceğimiz kadarını bize gösterdiler. Kötü haberler de alıyoruz tabii ki dışarıdan. Yani çok gurur verici bizim için, ben epey gururlanarak oynuyorum. Güzel yani bu arada benim ilk dizim. Hani ilk rol aldığım dizi ve bana şahsi sorsalar isteyeceğim dizilerden biriydi. Böyle oldu o yüzden çok mutluyum. Epey istediğim rolü canlandırıyorum. Süper, timin bir parçası 'sniper’ım (keskin nişancı) zaten güzel yani."

Kadir Arslan - Mustafa Kaplan 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı tanımladı, "Veteriner hekimler gıda zincirinin temel taşı konumundadır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, veteriner hekimlerin gıda zincirir temel taşı olduğunu söyledi. Veteriner hekimliğin toplum sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, "Her yıl Nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü, yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve gıda güvenliğini de koruyan, veteriner hekimlerin önemini hatırlatan özel bir gündür. Günümüzde gıda, sadece bir tüketim unsuru değil; ülkelerin ekonomik, sosyal ve hatta politik dengelerini etkileyen stratejik bir ürün haline gelmiştir. Bu nedenle güvenli, sürdürülebilir ve yeterli gıda üretimi her zamankinden daha kritik bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Gıda Zincirinin Temel Taşı: Veteriner Hekimler Veteriner hekimliğin gıda üretim sürecindeki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Uslu, "Veteriner hekimler, hayvansal üretimin her aşamasında aktif rol alarak gıda zincirinin temel taşı konumundadır. Çiftlikten sofraya uzanan süreçte hayvan sağlığını koruyan, hastalıkları önleyen ve üretim standartlarını denetleyen veteriner hekimler, sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmanın güvencesidir. Özellikle hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıkların kontrolünde üstlendikleri rol, halk sağlığının korunmasında ne kadar kritik bir görev üstlendiklerini açıkça göstermektedir." dedi. Sürdürülebilir Üretimde Veteriner Hekimlerin Önemi Veteriner hekimliğin gıda üretimindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Uslu, artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıklarının gıda üretiminde verimliliği artırma ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu noktada veteriner hekimlerin; bilimsel bilgi, teknoloji ve etik sorumluluk çerçevesinde üretimin sürdürülebilirliğini sağladığını belirten Prof. Dr. Uslu, antibiyotik kullanımı, hijyen standartları ve hayvan refahı gibi alanlarda yürüttükleri çalışmaların hem gıda kalitesini yükselttiğini hem de toplum sağlığını güvence altına aldığını vurguladı. Dünya Veteriner Hekimler Günü Mesajı Son olarak Dünya Veteriner Hekimler Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Uslu, insanlığın sağlıklı geleceği için büyük bir özveriyle görev yapan tüm veteriner hekimlerin bu özel gününü kutladığını ifade etti. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği, halk sağlığı ve sürdürülebilir yaşam açısından vazgeçilmez bir meslek grubu olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Mersin Mersin’de edebiyat buluşması: Dr. Nedim İnce okurlarıyla bir araya geldi Mersin’de hekimliği ve yazarlığıyla tanınan Toros Devlet Hastanesi eski Üroloji Uzmanı Op. Dr. Nedim İnce, 6’ncı kitabı ’İnsan Dediğin Derya Deniz’ için düzenlenen tanıtım, imza ve söyleşi gününde okurlarıyla buluştu. İçel Sanat Kulübünde gerçekleştirilen etkinlik, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Gazeteci Kıymet Gökçe’nin moderatörlüğünde düzenlenen programda İnce, yazarlık serüvenini ve Mersin ile olan bağını anlattı. Okurlarıyla birebir sohbet etme fırsatı bulan İnce, kitabını imzalayarak katılımcılarla samimi anlar yaşadı. İnce, konuşmasında Mersin’e ilk geldikleri yıllarda kimseyi tanımadıklarını belirterek, tanıştıkları kişilerin hayatlarında önemli etkiler bıraktığını söyledi. Yazarlık sürecinin Yelken Kulübünde başladığını ifade eden İnce, daha sonra yerel gazete sahibi Ahmet Leventyürü’nün ısrarı ile köşe yazarlığına yöneldiğini ve ilk kitabı ’Sağlık Olsun’un bu süreçte ortaya çıktığını dile getirdi. Mersin’de geçirdiği yılların hayatında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan İnce, "Bir insanın en büyük ihtiyaçlarından biri kabul edilmek ve değerli olduğunu hissedebilmektir. Burada bunu fazlasıyla hissediyorum. İyi ki Mersin’e gelmişim" dedi. Ayvalık’ta yaşamasına rağmen gönlünün Mersin’de olduğunu ifade eden İnce, sağlığı el verdiği sürece yazmaya devam edeceğini kaydetti. Programda İnce’nin dostları da söz alarak yazarla ilgili düşüncelerini paylaşırken, eserlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, imza töreninin ardından sona erdi.