TEKNOLOJİ - 08 Kasım 2012 Perşembe 10:10

Google'dan Bram Stoker'ı unutmadı

A
A
A
Google'dan Bram Stoker'ı unutmadı

Google, Bram Stoker'ın 165. doğum günü için bugün özel olarak doodle yayınladı.

Google'ın 165. doğum gününe özel olarak doodle yayınladığı Abraham Bram Stoker, Kimdir?

İrlandalı yazar Abraham Bram Stoker, 8 Kasım 1847'de Dublin'de dünyaya geldi. Yaşamının ilk yıllarında hiçbir doktorun teşhis edemediği bir nedenden ötürü yatalak hasta idi. Sekiz yıl sonra bir gün ayağa kalktı, yürümeye başladı. Zamanla vücudu gelişti ve Dublin Trinity College'in en çok ödül alan sporcusu oldu.

Babası tiyatro tutkunu orta halli bir devlet memuruydu. Öğrenimi bittikten sonra Abraham da 1890'da devlet memuru oldu. Aynı zamanda bu yıllarda başyapıtı Drakula'yı yazmaya başladı. 10 yıl bu görevi sürdürürken ücret talep etmeksizin tiyatro eleştirileri yazarak babasının merakını da sürdürdü. Nihayet 1876'da yazdığı bir yazı ile dönemin ünlü oyuncusu Henry Irvıng tarafından keşfedildi. İki yıl sonra devlet memurluğundan istifa ederek Londra'ya yerleşti.

Irving'in yanında çalışıp sahne amirliğinden özel sekreterliğe yükseldi ama yazarlığı da bırakmadı. 1897'de Dracula romanını baskıya verdi. (Yayıncılar romanı çok uzun bulduğu için romandan çıkarttığı giriş kısmı Dracula' s Guest ilk basımlarda yer almamıştır. Stoker'ın ölümünden sonra eşi bu bölümü yayınlamıştır.)

Bu roman çok tutulunca zaten acemi bir yazar olmayan Stoker, hayatının geri kalanını bir edebiyatçı olarak geçirir, evlenir ve çok sevdiği dostu olan Henry Irvıng'in yanından ayrılmaz. Kimilerine göre araları bu kadar iyi değildir; hatta Dracula'nın dış görünüşünün, hırsının, despotluğunu, kendini beğenmişliğinin de Irvin'den geldiğini iddia edenler de vardır.

Stoker karakter olarak kontrollü, ciddi, kültürlü, yetenekli biridir. Davranışları ve dış görünüşü Victoria çağını temzsil eden kibar bir centilmendir. Aynı zamanda maceraprest, heyecanlı ve tutkuludur da. Bunun en güzel örneği Thames Nehri' nde sandalı ile gezerken sulara atlayan birini görüp hemen suya atlaması ve erişip sahile çıkarmasıdır. Bu kişinin hayatını kurtaramasa da cesaretinden ötürü bir bronz madalya ile ödüllendirilir.

1975'te ilk kez yayınlanan Bram Stoker'ın biyografisi (A Biography of Bram Stoker) Daniel Farson yazarın özel yaşamını açıyan türde bir eserdir.

Bram Stoker, 20 Nisan 1912'de frengi'den ölmüştür...

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" (2) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sanılandan çok daha büyük olduğunu dile getirerek, "Biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye, sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz" dedi. "‘Terörsüz Türkiye sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı" Türkiye demokrasisine kurulan tuzaklara karşı hedeflerinden sapmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı. En son Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyuyla nihayet rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız, gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler" diye konuştu. "Rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun odağının sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle ele alınmasına izin vermediklerini belirterek, şunları söyledi: "Hamdolsun diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık. 137 kurum ve kişinin dinlendiği, 4 bin 200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor, bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor, bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır." "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır" Erdoğan, rapora ilişkin yapılan spekülasyonlar olduğunu sözlerine ekleyerek, "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin ekseri çoğunluğuyla ‘Terörsüz Türkiye’ bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır" ifadelerine yer verdi. "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" Terörsüz Türkiye sürecinin yeni bir aşamasının başlayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Allah’ın izniyle sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce ‘Terörsüz Türkiye’, ardından ‘terörsüz bölge’ hedefimize vasıl olacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda uygulamaya koyduğumuz her politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım bunda kararlıyız. Hep söylüyorum. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne güveneceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır, bunun önünü kimse kesemez" Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacaklarının altını çizen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki Türkiye, 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz. Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir. Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak, herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek, bu uğurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz" şeklinde konuştu.